En'âm suresi

En'âm suresi, 94. ayet

En'âm suresi, 94. ayet. وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقْنَٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَٰكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَٰٓؤُا۟ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

veleḳad ci'tümûnâ fürâdâ kemâ ḫalaḳnâküm evvele merrativ veteraktüm mâ ḫavvelnâküm verâe żuhûriküm. vemâ nerâ me`aküm şüfe`âekümü-lleẕîne za`amtüm ennehüm fîküm şürakâ'. leḳat teḳaṭṭa`a beyneküm veḍalle `anküm mâ küntüm tez`umûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 91–97 · surenin 94. ayeti / 165

Konu "Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler" En'âm 91–94 3

  1. En'âm 91

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.

  2. En'âm 92

    İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

  3. En'âm 93

    Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O'nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız" diyecekleri zaman hallerini bir görsen!

  4. 94

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

  5. En'âm 95

    Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?

  6. En'âm 96

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).

  7. En'âm 97

    O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

94. Kıyamet gününde ise onlar iflas etmiş olarak, ailesiz, malsız, evlatsız, askersiz, yardımcısız bir şekilde tek başlarına, ilk defa Allah onları nasıl yarattıysa öylece her şeyden soyutlanmış olarak geleceklerdir. Çünkü mallar ve varlıklar, dünyaya gelindikten sonra sebeplerine başvurularak elde edilir. Kıyamet gününde ise dünya hayatında kulun beraberinde bulunan bütün bu varlıklar ayrılıp gider. Bundan tek istisna iyi ya da kötü ameldir. Bu ise âhiret yurdunun ana maddesidir, ahiret bu amellerden meydana gelir. Zira ahiretin güzelliği, çirkinliği, sevinci, kederleri, azabı, nimetleri amellere göre olacaktır. Fayda ya da zarar veren, insanı üzen ya da sevindiren sadece ameller olacaktır. Bunların dışında kalan aile, çocuklar, mal, yardımcılar ise harici ve ödünç varlıklar, geçici vasıflar, sabit olmayan hallerden ibarettir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi tek başınıza huzurumuza geldiniz ve size bağışladığımız şeyleri arkanızda bıraktınız.” Size vermiş olduğumuz nimetleri geride bıraktınız, artık onların size hiçbir faydası yoktur.

“Hakkınızda (ibadete) ortak olduklarını iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de aranızda göremiyoruz?!” Şüphesiz ki müşrikler Allah’a ortak koşarlar, O’nunla birlikte meleklere, peygamberlere, salihlere ve daha başka varlıklara ibadet ederler. Ancak bunların hepsi de Allah’ındır. Fakat onlar bu yaratıklara kendi öz nefislerinden bir pay ve yaptıkları ibadetlerinde bir ortaklık verirler. Bu, onların delilsiz bir iddiaları ve zulümleridir. Çünkü hepsi Allah’ın kullarıdır. Onların mutlak maliki Allah’tır ve onların ibadetlerine layık olan yalnız O’dur. İbadette Allah’a ortak koşmaları ve ibadetlerini bir takım kullara yöneltmeleri elbetteki o yaratılmışları mutlak malik ve yaratıcının konumuna çıkartmaları demektir. İşte kıyamet gününde bu tutumları dolayısıyla onlar azarlanacak ve onlara şu sözler söylenecektir:

“Hakkınızda (ibadete) ortak olduklarını iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de aranızda göremiyoruz?! Andolsun onlarla aranızdaki bağlar kesilmiş” yani sizlerle ortak koştuğunuz varlıklar arasındaki şefaat ve onun dışındaki diğer bağlar ve ilişkiler tümden kopmuş, artık hiçbir fayda veremez ve hiçbir şey sağlayamaz olmuştur. “ve iddia ettiğiniz” kâr sağlamak, güvenlik, mutluluk ve kurtuluş gibi şeytanın size süslü gösterdiği, kalplerinizde güzelleştirdiği ve buna bağlı olarak da dillerinizle ifade ettiğiniz “o şeyler de önünüzden kaybolup gitmiştir.” Artık sizler bu batıl ve asılsız zannınızla aldanmış olduğunuzu anldınız; zira zannettiğinizin tam aksini açıkça gördünüz. Kendinizi de aile efradınızı da mallarınızı da kaybetmiş ve hüsrana uğramış olduğunuz ortaya çıkmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara tekrar diriliş gününde şöyle denilir: Bugün bizim yanımıza teker teker, yanınızda mallarınız ve önderliğiniz olmadan aynı sizi ilk yarattığımız gibi ayaklarınız yalın ve sünnetsiz olarak geldiniz. Size rağmen, size verdiklerimizi dünyada arkanızda bıraktınız. Bugün sizin için aracı olduklarını iddia ettiğiniz ve ibadeti hak ettiklerini iddia ederek Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızın sizinle beraber olmadıklarını görüyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve onları Allah'ın ortakları görüp sizin için şefaatçi olacakları iddialarınız sizden uzaklaşıp gitmiştir.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. جِئْتُمُونَا ci'tumuna yine bize geldiniz kök: جيا
  3. فُرَٰدَىٰ furada tek olarak kök: فرد
  4. كَمَا kema gibi
  5. خَلَقْنَـٰكُمْ haleknakum sizi yarattığımız kök: خلق
  6. أَوَّلَ evvele ilk kök: اول
  7. مَرَّةٍۢ merratin kez kök: مرر
  8. وَتَرَكْتُم ve teraktum ve bıraktınız kök: ترك
  9. مَّا ma şeyleri
  10. خَوَّلْنَـٰكُمْ havvelnakum sizi hayaline daldırdığımız kök: خول
  11. وَرَآءَ vera'e arkasında kök: وري
  12. ظُهُورِكُمْ ۖ zuhurikum sırtlarınız kök: ظهر
  13. وَمَا ve ma
  14. نَرَىٰ nera ve görmüyoruz kök: راي
  15. مَعَكُمْ meakum yanınızda
  16. شُفَعَآءَكُمُ şufeaa'ekumu şefaatçilerinizi kök: شفع
  17. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  18. زَعَمْتُمْ zeamtum sandığınız kök: زعم
  19. أَنَّهُمْ ennehum onların
  20. فِيكُمْ fikum içinizden
  21. شُرَكَـٰٓؤُا۟ ۚ şuraka'u ortak olduklarını kök: شرك
  22. لَقَد lekad andolsun
  23. تَّقَطَّعَ tekattaa (bağlar) kesilmiş kök: قطع
  24. بَيْنَكُمْ beynekum aranızdaki kök: بين
  25. وَضَلَّ ve delle ve kaybolup gitmiştir kök: ضلل
  26. عَنكُم ankum sizden
  27. مَّا ma şeyler
  28. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  29. تَزْعُمُونَ tez'umune sandığınız kök: زعم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir.…

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Şirk

    Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar.…

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Şirk

    Onların, Allah'a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkar ederler.

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…

  • Aynı kök: خول (8 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    (99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki sizi ilk kez yarattığımız gibi teker teker bize gelmiş dipnot 1 ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakmış (olacaksınız). Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz ki (ilişkiniz) kesilmiş ve (şefaatçı ilah) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Genelde bütün insanların, özelde ise kıyamet ve mahşeri inkâr eden müşriklerle Allah'a yalan isnat edip ayetlere karşı kibirli davrananların Yüce Allah'ın huzuruna tek başına çıkacakları ve herkesin teker teker yargılanacağı ifade edilmektedir. Putperestler yanlarında hiçbir yardımcı bulmayacaklardır. Benzer mesajlar: Kehf 18:48; Meryem 19:80, 95.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Mü'min 40:74; Fussilet 41:48.

Mustafa İslamoğlu

Ve (Allah diyecek ki): "İşte şimdi bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; dahası, size verdiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Sizin lehinize Allah'a ortak olduğunu sandığınız o şefaatçilerinizi neden şimdi yanınızda göremiyorsunuz? Artık aranızdaki bütün bağlar kopmuştur ve bütün dost sandıklarınız sizi yapayalnız bırakmıştır."

Muhammed Esed

(Ve Allah şöyle diyecektir): "İşte şimdi Bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; ve (hayatta iken) size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Kendinizle ilgili olarak Allaha ortak koştuğunuz o şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz! Gerçek şu ki, sizin (dünyadaki hayatınız ile) aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir ve bütün eski dostlarınız sizi terk etmiştir!"

Ahmed Hulusi

Andolsun sizi ilk defa yarattığımız (durumdaki) gibi (orijininizin farkındalığıyla) FERD'ler olarak bize geldiniz! Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri, geride bıraktınız. . . (Allah) ortakları sanıp şefaatçi edindiklerinizi de sizinle beraber görmüyoruz. . . Andolsun ki aranızdaki bağ kopmuş ve var sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!

Ali Bulaç

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.

Ali Özek ve heyeti

İşte sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz; (dünyada iken size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Ne var ki (Allah'a) kendiniz için ortak oldukları iddiasında bulunduğunuz şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş; (sizin için şefaatçi olduklarını) iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiştir.

Ali Rıza Safa

"Oysa gerçek şu ki, sizi ilk kez yarattığımız gibi, yapayalnız Bize geldiniz; size verdiğimiz şeyleri de arkanızda bıraktınız. Ortaklar olduğunu yakıştırdığınız ara bulucularınızı da yanınızda görmüyoruz. Gerçek şu ki, aranızdaki ilinti koparılmıştır ve bir şey olduğunu yakıştırdıklarınız sizden uzaklaşmıştır!"

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Sizinle ilgili olarak ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremeyeceksiniz. Andolsun aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve tanrı sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.

Edip Yüksel

"Sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Sizinle ortak olduklarını ileri sürdüğünüz aracılarınızı (şefaatçılarınızı) yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terk etmiştir." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:48.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Hakkınızda (verilecek kararda Tanrı ile) ortak davranacaklarını ileri sürdüğünüz şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terketmiştir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki Bize, ilk defa yarattığımız gibi, işte teker teker geldiniz. Ve size verip hayaline daldırdığımız servetleri arkalarınızın gerisine bıraktınız. Hani o sizin var oluşunuzda Allah'ın ortakları olduğunu yanlış yere sandığınız şefaatçıları yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya aranızdaki bağlar büsbütün koptu ve güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için işte geldiniz: bize teker teker: ilk defa yarattığımız gibi ve o size bahş edib hayalına daldırdığınız servetleri arkalarınızın gerisine bıraktınız, hani o sizin mevcudiyyetinizde şüreka olduklarını zu'm ettiğiniz şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya aranızdaki rabıtalar didik didik koptu ve o zu'm ettiklerinizin hepsi sizden gaib olub gitti

Erhan Aktaş

Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.

Gültekin Onan

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (olarak)' bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, sizi ilk defa (doğumunuzda) yaratdığımız gibi (ahıretde de) yapayalınız, teker teker (çırılçıplak) huzurumuza gelmişsinizdir (geleceksiniz). Size ihsan etdiğimiz şeyleri (malları) da sırtlarınızın arkasına bırakmışsınızdır. İçinizde, kendileri hakıykaten (Allahın) ortakları olduğunu boş yere iddia etdiğiniz şefaatçilerinizi de şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağ) parça parça kopmuşdur. Haklarında kuru zan besler olduğunuz şeyler (putlar) sizden gaaib olub gitmişdir.

İbni Kesir

Andolsun ki siz; ilk defa yarattığımız gibi, yapayalnız ve teker teker huzurumuza geldiniz. Ve size verdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Hani, ortaklarınız olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı da beraberinizde görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Ortak sandıklarınız da sizden kaybolup gitmiştir.

Mehmet Alagaş

(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışladıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz aranızdaki bağlar kopmuş; (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.

Süleyman Ateş

"Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, yine tek olarak bize geldiniz ve (dünyada) sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani, siz(in yaratılışınızda ve ibadetleriniz)de (bize) ortak olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!"

Süleymaniye Vakfı

İlk yarattığımızdaki gibi karşımıza teker teker geldiniz. Size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Size eşlik edeceğini iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş. Şefaatçileriniz olduğunu iddia ettikleriniz, sizi bırakıp kayıplara karışmışlar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah tarafından onlara denecek ki "Size verdiklerimizi arkanızda bırakıp ilk önce yarattığımız gibi karşımıza tek tek geldiniz. İşlerinizde size eşlik edeceklerini kurguladığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz. Aranız iyice açılmış; kuruntusunu ettikleriniz sizden savuşup kaybolmuşlar"

Şaban Britch

Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışlandıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz, aranızdaki bağlar kopmuş, (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.

Şaban Piriş

Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışlandıklarımızı arkanızda bıraktınız. Kendiniz için ortaklar olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiş.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız. Sizinle ilgili hususlarda ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyorsunuz. Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Now" they are told, "you have come back to Us singly, not less alone than when you were alone when We created you at first and delivered you nude naked and bare to the world below". "Now you have come back to Us stripped of all possessions and of all that We had ascribed to you in life." Nor do We see you accompanied by your intercessors whom you had claimed they enjoyed the same position and power of a god; now the ties of your common fanciful belief are being severed, and those whom you presumed to be godheads have failed your expectation".

Abdul Haleem

[God will say], ‘Now you return to Us, alone, as We first created you: you have left behind everything We gave you, nor do We see those intercessors of yours that you claimed were partners of God. All the bonds between you have been severed, and those about whom you made such claims have deserted you.’

Abdullah Yusuf Ali

"And behold! ye come to us bare and alone as We created you for the first time: ye have left behind you all (the favours) which We bestowed on you: We see not with you your intercessors whom ye thought to be partners in your affairs: so now all relations between you have been cut off, and your (pet) fancies have left you in the lurch!"

Abul A'la Maududi

(And Allah will say): 'Now you have come to Us all alone even as We had created you in the first instance, and you have left behind all that We had bestowed upon you in the world. We do not see with you your intercessors whom you imagined to have a share with Allah in your affairs. You have now been cut off from one another and all those whom you imagined (to be Allah's associates in your affairs) have failed you.'

Aisha Bewley

‘You have come to Us all alone just as We created you at first, leaving behind you everything We bestowed on you. We do not see your intercessors accompanying you, those you claimed were your partners with Allah. The link between you is cut. Those you made such claims for have forsaken you.’

Al-Hilali & Khan

And truly you have come unto Us alone (without wealth, companions or anything else) as We created you the first time. You have left behind you all that which We had bestowed on you. We see not with you your intercessors whom you claimed to be partners with Allâh. Now all relations between you and them have been cut off, and all that you used to claim has vanished from you.

Ali Quli Qarai

‘Certainly you have come to Us alone, just as We created you the first time, and left behind whatever We had bestowed on you. We do not see your intercessors with you —those whom you claimed to be [Our] partners in [deciding] you[r] [fate]. Certainly all links between you have been cut, and what you used to claim has forsaken you!’

Amatul Rahman Omar

(God will say on that day, ) `How is it that you have come to Us all alone as We created you in the first instance and you have left that which We put in your charge (in the world) behind yourselves, and We do not see with you your intercessors whom you (falsely asserted that they were (Our) partisans in (the disposal of) matters relating to you. Indeed the ties between you (and your false deities) are now cut off and the things you falsely asserted (to be gods) have failed you.'

Arthur John Arberry

'Now you have come to Us one by one, as We created you upon the first time, and you have left what We conferred on you behind your backs. We do not see with you your intercessors, those you asserted to be associates in you; the bond between you is now broken; that which you ever asserted has now gone astray from you.

Bijan Moeinian

Now you have come back to your Lord alone; the same way that I created you at first place. Now you have left behind all that I showered you with [and you thought that it belonged to you.] I do not see none of those "intercessors" that you idolized, believing that they will help you [on the day of resurrection.] All bonds between you are now cut off and those idols of yours have abandoned you.

E. Henry Palmer

And ye come now single-handed as we created you at first, and ye have left behind your backs that which we granted you; and we see not with you your intercessors whom ye pretended were partners amongst you; betwixt you have the ties been cut asunder; and strayed away from you is what ye did pretend. '

Edip-Layth

"You have come to Us individually, just as We had created you the first time; and you have left behind you all that We have provided for you. We do not see your intercessors with you that you used to claim were with you in partnership; all is severed between you, and what you have claimed has abandoned you."

George Sale

And now you come to Us one by one even as We create you at first, and you have left behind your backs that which We bestowed upon you, and We do not see with you your intercessors of whom you asserted that they were partners with Allah in your affairs. Now you have been cut off from one another and that which you asserted has failed you.

Hamid S. Aziz

And you come now alone as We created you at first, and you have left behind you that which We granted you; and We see not with you your intercessors whom you pretended were your partners amongst you; so between you have all ties been cut asunder; and that which you fancied has deserted you. "

Mahmoud Ghali

And indeed you have come to Us singly, as We created you the first time, and you have left whatever We granted you behind your backs. And in no way do We see with you your intercessors whom you asserted to be associates in you. Indeed (the bonds) between you are already cut off, and whatever you were asserting has erred away from you.

Marmaduke Pickthall

Now have ye come unto Us solitary as We did create you at the first, and ye have left behind you all that We bestowed upon you, and We behold not with you those your intercessors, of whom ye claimed that they possessed a share in you. Now is the bond between you severed, and that which ye presumed hath failed you.

Mohamed Ahmed - Samira

"You have come before Us all alone, " (God will say), "as when you were created first, leaving behind all that We had bestowed on you. We do not see your intercessors with you who, you imagined, had partnership with you. Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."

Muhammad Asad

[And God shall say:] "And now, indeed, you have come unto Us in a lonely state, even as We created you in the first instance; and you have left behind you all that We bestowed on you [in your lifetime]. And We do not see with you those intercessors of yours whom you supposed to have a share in God's divinity with regard to yourselves! Indeed, all the bonds between you [and your earthly life] are now severed, and all your former fancies have forsaken you!

Mustafa Khattab

˹Today˺ you have come back to Us all alone as We created you the first time—leaving behind everything We have provided you with. We do not see your intercessors with you—those you claimed were Allah’s partners ˹in worship˺. All your ties have been broken and all your claims have let you down.

Progressive Muslims

"And you have come to Us individually, just as We had created you the first time; and you have left behind you all that We have provided for you; and We do not see your intercessors with you that you used to claim were with you in partnership; all is severed between you, and what you have claimed has abandoned you. "

Rashad Khalifa

"You have come back to us as individuals, just as we created you the first time, and you have left behind what we provided for you. We do not see with you the intercessors that you idolized and claimed that they will help you. All ties among you have been severed; the idols you set up have abandoned you."

Sahih International

[It will be said to them], "And you have certainly come to Us alone as We created you the first time, and you have left whatever We bestowed upon you behind you. And We do not see with you your 'intercessors' which you claimed that they were among you associates [of Allah ]. It has [all] been severed between you, and lost from you is what you used to claim."

Sam Gerrans

“And now have you come to Us alone, as We created you the first time; and you have left all that We conferred upon you behind your backs; and We see not with you your intercessors which you claimed were among you as partners; it is cut off between you, and strayed from you is what you claimed.”

Shabbir Ahmed

Now you have come to Us alone just as We created you individuals the first time. You have left behind all your belongings. We do not see with you the intercessors you idolized. Now all ties among you have been cut off and your assumptions have failed you.

Syed Vickar Ahamed

"And look! You (man) come to us bare and alone as We created you for the first time: You have left behind all what We conferred on you: We do not see with you your intercessors whom you thought to be partners in your affairs: So now all relations between you have been cut off, and your (false) hopes have left you in a bind!"

Taqi Usmani

You have come to Us all alone, just as We had first created you, and you have left behind you what We had bestowed on you, and We do not see your intercessors with you - those whom you claimed to be (Our) partners in (managing) your matters. In fact, all ties between you are now severed, and all that you presumed has totally failed you.

The Monotheist Group

"And you have come to Us individually, just as We had created you the first time; and you have left behind you all that We have provided for you; and We do not see your intercessors with you that you used to claim were with you in partnership; all is severed between you, and what you have claimed has abandoned you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩