40. sure

Mü'min Suresi غافر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası 1–9 karşılaştır — Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası
  2. İnkâr edenlere nida ve buluşma günü 10–20 karşılaştır — İnkâr edenlere nida ve buluşma günü
  3. Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun 21–27 karşılaştır — Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun
  4. Firavun ailesinden imanını gizleyen adam 28–45 karşılaştır — Firavun ailesinden imanını gizleyen adam
  5. Ateşte tartışma ve peygamberlere yardım 46–52 karşılaştır — Ateşte tartışma ve peygamberlere yardım
  6. Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret 53–59 karşılaştır — Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret
  7. "Bana dua edin"; yaratılıştaki deliller 60–68 karşılaştır — "Bana dua edin"; yaratılıştaki deliller
  8. Ayetler hakkında tartışanların sonu 69–76 karşılaştır — Ayetler hakkında tartışanların sonu
  9. Sabret; hayvanlardaki faydalar; azabı görünce iman 77–85 karşılaştır — Sabret; hayvanlardaki faydalar; azabı görünce iman

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası 1–9

  1. Mü'min suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 1. ayet

  2. Mü'min suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    (Bu) Kitabın indirilişi, güçlü, bilen Allah katındandır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 2. ayet

  3. Mü'min suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 3. ayet. غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوْبِ شَدِيدِ ٱلْعِقَابِ ذِى ٱلطَّوْلِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ إِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

    gâfiri-ẕẕembi veḳâbili-ttevbi şedîdi-l`iḳâbi ẕi-ṭṭavl. lâ ilâhe illâ hû. ileyhi-lmeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olandır, lütuf sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur; dönüş de yalnızca O'nadır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın sıfatları arasında [vâv] edatının kullanılmamasıyla ilgili bkz. Fâtiha 1:1, dipnot 1.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 3. ayet

  4. Mü'min suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 4. ayet. مَا يُجَٰدِلُ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِى ٱلْبِلَٰدِ

    mâ yücâdilü fî âyâti-llâhi ille-lleẕîne keferû felâ yagrurke teḳallübühüm fi-lbilâd.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlardan başkası, Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların diyar diyar dolaşması kesinlikle seni aldatmasın! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:196.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 4. ayet

  5. Mü'min suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 5. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَعْدِهِمْ وَهَمَّتْ كُلُّ أُمَّةٍۭ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَٰدَلُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ فَأَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv vel'aḥzâbü mim ba`dihim. vehemmet küllü ümmetim birasûlihim liye'ḫuẕûhü vecâdelû bilbâṭili liyüdḥiḍû bihi-lḥaḳḳa feeḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan önce Nuh kavmi ve bunlardan sonraki gruplar da (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi elçisini yakalamaya azmetmişti. dipnot 1 Batıl sayesinde gerçeği iptal etmek için mücadele etmişlerdi. dipnot 2 (Bunun üzerine onları) kıskıvrak yakalamıştım. Azabım (bak) nasıl olmuştu!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [hemmet] fiili "azmetmek", "harekete geçmek", "canla başla uğraşmak", "tuzaklar kurmak"; "plan ve entrikalar yapmak" gibi anlamlar içermektedir. Bunu yapmalarının sebebi ayette [liye'huzûhu] ifadesiyle ifade edilmekte ve amaçları da peygamberleri "yakalamak", "tutuklamak", "öldürmek", "hapsetmek" şeklinde dile getirilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Enbiyâ 21:18. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 5. ayet

  6. Mü'min suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 6. ayet. وَكَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ

    vekeẕâlike ḥaḳḳat kelimetü rabbike `ale-lleẕîne keferû ennehüm aṣḥâbü-nnâr.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 6. ayet

  7. Mü'min suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 7. ayet. ٱلَّذِينَ يَحْمِلُونَ ٱلْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُۥ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَٱغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا۟ وَٱتَّبَعُوا۟ سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    elleẕîne yaḥmilûne-l`arşe vemen ḥavlehû yüsebbiḥûne biḥamdi rabbihim veyü'minûne bihî veyestagfirûne lilleẕîne âmenû. rabbenâ vesi`te külle şey'ir raḥmetev ve`ilmen fagfir lilleẕîne tâbû vettebe`û sebîleke veḳihim `aẕâbe-lceḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Arşı taşıyan ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1 O'na iman eder ve müminler için şöyle bağışlanma dilerler: dipnot 2 "Rabbimiz! Senin merhamet ve ilmin her şeyi kapsamıştır. Tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla; onları cehennem azabından koru!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Zümer 39:75 ve Hâkka 69:17. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj Şûrâ 42:5. ayet ile birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 7. ayet

  8. Mü'min suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 8. ayet. رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُمْ جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدتَّهُمْ وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    rabbenâ veedḫilhüm cennâti `adnini-lletî ve`attehüm vemen ṣaleḥa min âbâihim veezvâcihim veẕürriyyâtihim. inneke ente-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Onları da atalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi olanları da kendilerine vadettiğin durmaya değer dipnot 1 cennetlere koy! dipnot 2 Şüphesiz ki güçlü, doğru hüküm veren yalnızca sensin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Durulmaya değer cennetler" anlamı verdiğimiz "‘Adn cennetleri" ifadesi Kur'an'da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü'min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:23; Tûr 52:21; İnşikâk 84:9.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 8. ayet

  9. Mü'min suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 9. ayet. وَقِهِمُ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَمَن تَقِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۥ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    veḳihimü-sseyyiât. vemen teḳi-sseyyiâti yevmeiẕin feḳad raḥimteh. veẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Onları her türlü kötülüklerden koru! O gün sen kimi kötülüklerden korursan elbette ona merhamet etmişsindir. Asıl büyük kurtuluş işte budur."

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 9. ayet

İnkâr edenlere nida ve buluşma günü 10–20

  1. Mü'min suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ مِن مَّقْتِكُمْ أَنفُسَكُمْ إِذْ تُدْعَوْنَ إِلَى ٱلْإِيمَٰنِ فَتَكْفُرُونَ

    inne-lleẕîne keferû yünâdevne lemaḳtü-llâhi ekberu mim maḳtiküm enfüseküm iẕ tüd`avne ile-l'îmâni fetekfürûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlara (mahşerde) şöyle seslenilecektir: "Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür. Zira imana davet ediliyorken inkâr ediyordunuz."

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 10. ayet

  2. Mü'min suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 11. ayet. قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَمَتَّنَا ٱثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا ٱثْنَتَيْنِ فَٱعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَىٰ خُرُوجٍ مِّن سَبِيلٍ

    ḳâlû rabbenâ emettene-ŝneteyni veaḥyeytene-ŝneteyni fa`terafnâ biẕünûbinâ fehel ilâ ḫurûcim min sebîl.

    Mehmet Okuyan

    Onlar "Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. dipnot 1 Günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkış yolu var mıdır?" demiş (olacaklar)dır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:28, Sâffât 37:58-59, Duhân 44:56 ve Mülk 67:2. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayette sözü edilen "iki ölüm"den "ilki", insanın bedeninin yaratılmadığı, ruhuyla bedeninin henüz buluşmadığı halidir. İnsanların meskûn olmadığı şehre nasıl ki "ölü şehir" (A‘râf 7:57; Zuhruf 43:11), bitkilerle örtülmemiş toprağa nasıl ki "ölü toprak" (Yâsîn 36:33) deniliyorsa, ruh ve beden buluşmadan önce de insana "ölü" denmektedir. Mülk 67:2'de ölümün önce, hayatın sonra kullanılmasının sebebi bu olsa gerektir. Bakara 2:28'de de ilk ölüm insanın topraktaki halidir; ikinci ölüm ise bedenlerinin ölmesidir. Bu nedenle Mü'min 40:11'deki ilk ve ikinci ölümü bu şekilde yorumlamak gerekmektedir. Aksi takdirde Duhân 44:56'da belirtilen "Orada (cennette) ilk ölümden başka bir ölüm tatmayacaklar" ifadesiyle çelişki kaçınılmaz olacaktır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 11. ayet

  3. Mü'min suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 12. ayet. ذَٰلِكُم بِأَنَّهُۥٓ إِذَا دُعِىَ ٱللَّهُ وَحْدَهُۥ كَفَرْتُمْ وَإِن يُشْرَكْ بِهِۦ تُؤْمِنُوا۟ فَٱلْحُكْمُ لِلَّهِ ٱلْعَلِىِّ ٱلْكَبِيرِ

    ẕâliküm biennehû iẕâ dü`iye-llâhü vaḥdehû kefertüm. veiy yüşrak bihî tü'minû. felḥukmü lillâhi-l`aliyyi-lkebîr.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara şöyle denecektir:) "Tek Allah'a çağrıldığı(nız) zaman inkâr ederdiniz. O'na ortak koşulunca (buna) inanırdınız. dipnot 1 Hüküm yüce (ve) büyük olan Allah'a aittir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: İsrâ 17:46; Zümer 39:45.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 12. ayet

  4. Mü'min suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 13. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُنَزِّلُ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ رِزْقًا وَمَا يَتَذَكَّرُ إِلَّا مَن يُنِيبُ

    hüve-lleẕî yürîküm âyâtihî veyünezzilü leküm mine-ssemâi rizḳâ. vemâ yeteẕekkeru illâ mey yünîb.

    Mehmet Okuyan

    Size delillerini gösteren ve sizin için gökten rızık indiren O'dur. dipnot 1 Allah'a yönelenden başkası (gerçeği) hatırlamaz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökten rızık indirilmesi ile kastedilen yağmurun vesile olduğu bitkilerin ürün vermesidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada belirtildiği üzere, yönelmek "sebep", gerçeği hatırlayıp öğüt almak ise "sonuç"tur.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 13. ayet

  5. Mü'min suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 14. ayet. فَٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    fed`ü-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîne velev kerihe-lkâfirûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfirlerin hoşuna gitmese de dini O'na özgü kılarak Allah'a dua edin!

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 14. ayet

  6. Mü'min suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 15. ayet. رَفِيعُ ٱلدَّرَجَٰتِ ذُو ٱلْعَرْشِ يُلْقِى ٱلرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ لِيُنذِرَ يَوْمَ ٱلتَّلَاقِ

    rafî`u-dderacâti ẕü-l`arş. yülḳi-rrûḥa min emrihî `alâ mey yeşâü min `ibâdihî liyünẕira yevme-ttelâḳ.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) dereceleri yükseltendir; arşın sahibidir. Kavuşma günüyle ilgili uyarmak için emri gereği kullarından dilediğine rûhu (Kur'an'ı) indirir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nahl 16:2; Şûrâ 42:52; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 15. ayet

  7. Mü'min suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 16. ayet. يَوْمَ هُم بَٰرِزُونَ لَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِنْهُمْ شَىْءٌ لِّمَنِ ٱلْمُلْكُ ٱلْيَوْمَ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ

    yevme hüm bârizûn. lâ yaḫfâ `ale-llâhi minhüm şey'ün. limeni-lmülkü-lyevm. lillâhi-lvâḥidi-lḳahhâr.

    Mehmet Okuyan

    O gün onlar meydana çıkacaklar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. (Onlara:) "Bugün otorite kimindir? Tek, ezici güç sahibi olan Allah'a aittir!" (denecektir).

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 16. ayet

  8. Mü'min suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 17. ayet. ٱلْيَوْمَ تُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ لَا ظُلْمَ ٱلْيَوْمَ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    elyevme tüczâ küllü nefsim bimâ kesebet. lâ żulme-lyevm. inne-llâhe serî`u-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Bugün herkese kazandığının karşılığı verilecektir. Bugün haksızlık yoktur. Şüphesiz ki Allah hesabı hızlı olandır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 17. ayet

  9. Mü'min suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 18. ayet. وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلْقُلُوبُ لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ كَٰظِمِينَ مَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

    veenẕirhüm yevme-l'âzifeti iẕi-lḳulûbü lede-lḥanâciri kâżimîn. mâ liżżâlimîne min ḥamîmiv velâ şefî`iy yüṭâ`.

    Mehmet Okuyan

    Yaklaşan gün dipnot 1 hakkında onları uyar! Çünkü (o anda) dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelecektir. Zalimlerin hiçbir dostu ve sözü dinlenir hiçbir şefaatçisi yoktur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah bu ayette mahşer gününün [yevmü'l-âzifeh] "yaklaşmakta olan gün" olduğunu bildirmektedir. Ayette geçen [el-âzifeh] kelimesi Kamer 54:1. ayet gereği "Son Saat", Necm 53:57 gereği "yaklaşan şey" yani "kıyamet günü" anlamına gelmektedir. Kur'an'da bir kez de Al-i İmrân 3:134'te [el-kâzımîne] şeklinde geçen [kâzımîne] kelimesi "yutanlar" anlamına gelmekte, burada da kişinin sıkıntılı zamanında yutkunarak yüreklerin ağızlara gelmesi bağlamında kullanılmaktadır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 18. ayet

  10. Mü'min suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 19. ayet. يَعْلَمُ خَآئِنَةَ ٱلْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِى ٱلصُّدُورُ

    ya`lemü ḫâinete-l'a`yüni vemâ tuḫfi-ṣṣudûr.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) gözlerin (bakışların) hainliğini dipnot 1 ve kalplerin gizlediğini bilir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [hâinete'l-a‘yuni] ifadesi "gözlerin hainliği", "hain bakışlar", "bakışların gizlediği hainlikler", "art niyetli bakışlar", "bakışlardaki gizli ihanet" demektir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 19. ayet

  11. Mü'min suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 20. ayet. وَٱللَّهُ يَقْضِى بِٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَقْضُونَ بِشَىْءٍ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    vellâhü yaḳḍî bilḥaḳḳ. velleẕîne yed`ûne min dûnihî lâ yaḳḍûne bişey'. inne-llâhe hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Allah adaletle hükmedecektir. dipnot 1 O'nun peşi sıra yalvardıkları ise asla hükmedemezler. Şüphesiz ki yalnızca Allah gerçek duyandır, görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın mahşerdeki tek hüküm verici oluşuyla ilgili bkz. Fâtiha 1:4; İnfitâr 82:18-19.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 20. ayet

Yeryüzünde dolaşın; Mûsâ ve Firavun 21–27

  1. Mü'min suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 21. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوا۟ هُمْ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne kânû min ḳablihim. kânû hüm eşedde minhüm ḳuvvetev veâŝâran fi-l'arḍi feeḫaẕehümü-llâhü biẕünûbihim vemâ kâne lehüm mine-llâhi miv vâḳ.

    Mehmet Okuyan

    Öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? dipnot 1 Onlar kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden bunlardan daha da üstündüler. dipnot 2 (Böyleyken) Allah onları günahları yüzünden yakalamıştı. dipnot 3 Onları Allah'(ın gazabın)dan koruyan da olmamıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü'min 40:82; Muhammed 47:10.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü'min 40:82; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.
    3. metne dön, dipnot 3
      Burada insanların işlediği günahlar "sebep", onların azapla yakalanması ise "sonuç"tur.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 21. ayet

  2. Mü'min suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 22. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَكَفَرُوا۟ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ قَوِىٌّ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    ẕâlike biennehüm kânet te'tîhim rusülühüm bilbeyyinâti fekeferû feeḫaẕehümü-llâh. innehû ḳaviyyün şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Bunun sebebi, elçileri kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde inkâr etmeleriydi. Allah da onları yakalamıştı. Şüphesiz ki O kuvvetlidir, azabı da şiddetlidir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 22. ayet

  3. Mü'min suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    veleḳad erselnâ mûsâ biâyâtinâ vesülṭânim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) Yemin olsun ki Musa'yı da ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a, dipnot 1 Haman'a ve Karun'a göndermiştik de (onlar "Bu) bir büyücüdür; çok yalancıdır!" demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hûd 11:96-97.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 23. ayet

  4. Mü'min suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 24. ayet. إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَقَٰرُونَ فَقَالُوا۟ سَٰحِرٌ كَذَّابٌ

    ilâ fir`avne vehâmâne veḳârûne feḳâlû sâḥirun keẕẕâb.

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) Yemin olsun ki Musa'yı da ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a, dipnot 1 Haman'a ve Karun'a göndermiştik de (onlar "Bu) bir büyücüdür; çok yalancıdır!" demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hûd 11:96-97.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 24. ayet

  5. Mü'min suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 25. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا۟ ٱقْتُلُوٓا۟ أَبْنَآءَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ وَٱسْتَحْيُوا۟ نِسَآءَهُمْ وَمَا كَيْدُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    felemmâ câehüm bilḥaḳḳi min `indinâ ḳâlu-ḳtülû ebnâe-lleẕîne âmenû me`ahû vestaḥyû nisâehüm. vemâ keydü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

    Mehmet Okuyan

    İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine gerçeği getirince "Onunla birlikte iman edenlerin oğullarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın!" demişlerdi. dipnot 1 (Ama) kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:127, 141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Neml 27:47; Fâtır 35:10, 43; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 25. ayet

  6. Mü'min suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 26. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُونِىٓ أَقْتُلْ مُوسَىٰ وَلْيَدْعُ رَبَّهُۥٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُبَدِّلَ دِينَكُمْ أَوْ أَن يُظْهِرَ فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْفَسَادَ

    veḳâle fir`avnü ẕerûnî aḳtül mûsâ velyed`u rabbeh. innî eḫâfü ey yübeddile dîneküm ev ey yużhira fi-l'arḍi-lfesâd.

    Mehmet Okuyan

    Firavun, "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim; (o da) Rabbine yalvarsın! Şüphesiz ki ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum!" demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Firavun, toplumda yaşanmakta olan dini hayatı geleneksel anlamda doğru kabul ettiği için vahyi anlatan Hz. Musa'yı "dini değiştiren adam" ve "toplumda fesat çıkaran kişi" olarak tanıtmış ve onu öldürmek istediğini dile getirmiştir. Günümüzde benzer söylemlerin vahye karşı bilinçsizce kullanılması kimlerin farkında olarak veya olmayarak kimlerin yolunu takip ettiğini göstermekte son derece çarpıcı bir örnek oluşturmaktadır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 26. ayet

  7. Mü'min suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 27. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَّا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ

    veḳâle mûsâ innî `uẕtü birabbî verabbiküm min külli mütekebbiril lâ yü'minü biyevmi-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Musa da "Ben hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olana (Allah'a) sığındım." demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Musa, Firavun'un aslında inkârcı olduğunu, güç sahibi olması nedeniyle kibirli davrandığını, onun tehdit ve zorbalıklarına karşılık Yüce Allah'tan başkasına sığınmadığını ifade ederek, sonraki dönemdekilere bir davranış ahlakı öğretmektedir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 27. ayet

Firavun ailesinden imanını gizleyen adam 28–45

  1. Mü'min suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 28. ayet. وَقَالَ رَجُلٌ مُّؤْمِنٌ مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ إِيمَٰنَهُۥٓ أَتَقْتُلُونَ رَجُلًا أَن يَقُولَ رَبِّىَ ٱللَّهُ وَقَدْ جَآءَكُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ مِن رَّبِّكُمْ وَإِن يَكُ كَٰذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۥ وَإِن يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُم بَعْضُ ٱلَّذِى يَعِدُكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ

    veḳâle racülüm mü'min. min âli fir`avne yektümü îmânehû etaḳtülûne racülen ey yeḳûle rabbiye-llâhü veḳad câeküm bilbeyyinâti mir rabbiküm. veiy yekü kâẕiben fe`aleyhi keẕibüh. veiy yekü ṣâdiḳay yüṣibküm ba`ḍu-lleẕî ye`idüküm. inne-llâhe lâ yehdî men hüve müsrifün keẕẕâb.

    Mehmet Okuyan

    Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mümin adam şöyle demişti: "Siz bir adamı ‘Rabbim Allah'tır!' diyor diye öldürecek misiniz? (Oysa) o, size Rabbinizden apaçık deliller getirmiştir. O (Musa) yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiği (azab)ın bir kısmı olsun gelip size isabet eder. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola ulaştırmaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sebe' 34:50.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 28. ayet

  2. Mü'min suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 29. ayet. يَٰقَوْمِ لَكُمُ ٱلْمُلْكُ ٱلْيَوْمَ ظَٰهِرِينَ فِى ٱلْأَرْضِ فَمَن يَنصُرُنَا مِنۢ بَأْسِ ٱللَّهِ إِن جَآءَنَا قَالَ فِرْعَوْنُ مَآ أُرِيكُمْ إِلَّا مَآ أَرَىٰ وَمَآ أَهْدِيكُمْ إِلَّا سَبِيلَ ٱلرَّشَادِ

    yâ ḳavmi lekümü-lmülkü-lyevme żâhirîne fi-l'arḍ. femey yenṣurunâ mim be'si-llâhi in câenâ. ḳâle fir`avnü mâ ürîküm illâ mâ erâ vemâ ehdîküm illâ sebîle-rraşâd.

    Mehmet Okuyan

    Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hâkim kişiler olarak hükümdarlık sizindir. (Fakat) Allah'ın azabı bize gelip çatarsa bize kim yardım edebilir ki!" dipnot 1 Firavun ise "Ben size sadece kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum!" demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Firavun'un ailesinden olan bu yiğit kişi, bir süre imanını gizlese de bunu devam ettirmemiş, gerektiğinde ilgililere mesaj vermeyi ihmal etmemiştir. Bu yiğit kişi, Firavun'un şeklen sahip olduğu dünyevi iktidar ve gücünün aslında çok bir anlam ifade etmediğini, Yüce Allah'tan gelebilecek herhangi bir azap karşısında yardımcısız kalacaklarını muhataplara, hatta zalim hükümdar Firavun'un yüzüne haykırabilmiştir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 29. ayet

  3. Mü'min suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 30. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِىٓ ءَامَنَ يَٰقَوْمِ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُم مِّثْلَ يَوْمِ ٱلْأَحْزَابِ

    veḳâle-lleẕî âmene yâ ḳavmi innî eḫâfü `aleyküm miŝle yevmi-l'aḥzâb.

    Mehmet Okuyan

    İman eden kişi şöyle demişti: "Ey kavmim! Doğrusu ben üzerinize önceki toplulukların günü dipnot 1 gibi (bir felaket gelmesinden) korkuyorum.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [yevmu'l-Ahzâbi] tamlaması ile kastedilen mesaj, sonraki ayetten de anlaşıldığı gibi, azgınlıkları sebebiyle başlarına gelen "felaket günleri"dir. Özellikle İbrâhîm 14:5, Câsiye 45:14, Fussilet 41:16, Kamer 54:19 ve Hâkka 69:7 gibi ayetlerde dile getirilen husus da budur.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 30. ayet

  4. Mü'min suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 31. ayet. مِثْلَ دَأْبِ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ وَمَا ٱللَّهُ يُرِيدُ ظُلْمًا لِّلْعِبَادِ

    miŝle de'bi ḳavmi nûḥiv ve`âdiv veŝemûde velleẕîne mim ba`dihim. veme-llâhü yürîdü żulmel lil`ibâd.

    Mehmet Okuyan

    Nuh kavminin, Âd ile Semûd (kavimlerinin) ve onlardan sonra gelenlerin durumunun örneği gibi. Allah kullarına haksızlık dilemez.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 31. ayet

  5. Mü'min suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 32. ayet. وَيَٰقَوْمِ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ ٱلتَّنَادِ

    veyâ ḳavmi innî eḫâfü `aleyküm yevme-ttenâd.

    Mehmet Okuyan

    Ey kavmim! Şüphesiz ki sizin için o bağrışıp çağrışma gününden korkuyorum.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 32. ayet

  6. Mü'min suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 33. ayet. يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرِينَ مَا لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    yevme tüvellûne müdbirîn. mâ leküm mine-llâhi min `âṣim. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Mehmet Okuyan

    O gün arkanıza dönüp kaç(maya çalış)acaksınız. Sizi Allah'tan (azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa artık ona hiçbir yol gösteren olamaz." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:23, 36; Câsiye 45:23.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 33. ayet

  7. Mü'min suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 34. ayet. وَلَقَدْ جَآءَكُمْ يُوسُفُ مِن قَبْلُ بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا زِلْتُمْ فِى شَكٍّ مِّمَّا جَآءَكُم بِهِۦ حَتَّىٰٓ إِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَن يَبْعَثَ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِهِۦ رَسُولًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُّرْتَابٌ

    veleḳad câeküm yûsüfü min ḳablü bilbeyyinâti femâ ziltüm fî şekkim mimmâ câeküm bih. ḥattâ iẕâ heleke ḳultüm ley yeb`aŝe-llâhü mim ba`dihî rasûlâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü men hüve müsrifüm mürtâb.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki (Musa'dan) önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti; onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Sonunda o vefat edince "Allah ondan sonra asla elçi göndermez!" demiştiniz. İşte Allah aşırı giden (bütün) şüphecileri böyle sapkınlıkta bırakır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 34. ayet

  8. Mü'min suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 35. ayet. ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَٰنٍ أَتَىٰهُمْ كَبُرَ مَقْتًا عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ

    elleẕîne yücâdilûne fî âyâti-llâhi bigayri sülṭânin etâhüm. kebüra maḳten `inde-llâhi ve`inde-lleẕîne âmenû. keẕâlike yaṭbe`u-llâhü `alâ külli ḳalbi mütekebbirin cebbâr.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı hâlde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler, dipnot 1 gerek Allah katında, gerekse iman edenler katında büyük bir öfkeyle karşılanır. Allah her zorba kibirlinin kalbini işte böyle mühürler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mü'min 40:56.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93, Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 35. ayet

  9. Mü'min suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 36. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰهَٰمَٰنُ ٱبْنِ لِى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَبْلُغُ ٱلْأَسْبَٰبَ

    veḳâle fir`avnü yâ hâmânü-bni lî ṣarḥal le`allî eblügu-l'esbâb.

    Mehmet Okuyan

    Firavun "Ey Haman, bana yüksek bir kule yap; belki sebeplere (yollara) ulaşırım.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 36. ayet

  10. Mü'min suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 37. ayet. أَسْبَٰبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ فَأَطَّلِعَ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ كَٰذِبًا وَكَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِفِرْعَوْنَ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَصُدَّ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا كَيْدُ فِرْعَوْنَ إِلَّا فِى تَبَابٍ

    esbâbe-ssemâvâti feeṭṭali`a ilâ ilâhi mûsâ veinnî leeżunnühû kâẕibâ. vekeẕâlike züyyine lifir`avne sûü `amelihî veṣudde `ani-ssebîl. vemâ keydü fir`avne illâ fî tebâb.

    Mehmet Okuyan

    Yani göklerin sebeplerine (yollarına ulaşırım). (Böylece belki) Musa'nın ilahına ulaşırım; şüphesiz ki ben onu (Musa'yı) yalancı sanıyorum!" demişti. dipnot 1 Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterilmiş ve yoldan saptırılmıştı. (Zaten) Firavun'un tuzağı elbette yıkımdadır (kayıptadır). dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Kasas 28:38 ile birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen [tebâb] kelimesi Tebbet suresinde geçen [tebbe] fiili ve Hûd 11:101'de geçen [tetbîb] kelimesiyle aynı köktendir ve "helak olmak", "kahrolmak", "boşa çıkmak" gibi anlamlar içermektedir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 37. ayet

  11. Mü'min suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 38. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِىٓ ءَامَنَ يَٰقَوْمِ ٱتَّبِعُونِ أَهْدِكُمْ سَبِيلَ ٱلرَّشَادِ

    veḳâle-lleẕî âmene yâ ḳavmi-ttebi`ûni ehdiküm sebîle-rraşâd.

    Mehmet Okuyan

    İman eden kişi şöyle demişti: dipnot 1 "Ey kavmim! Siz bana uyun ki ben de size doğru yolu göstereyim. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Firavun'un ailesinden olan bu yiğit kişi, yöneticiler ve/veya kalabalıklar farklı düşünüyor ve öyle istiyorlar diye hakikati söylemekten geri durmamak gerektiğini bir tebliğ ahlakı olarak öğretmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mümin yiğit kişi kavmine hitap etmiş ve Firavun'un Mü'min 40:29. ayette kullandığı kavramı kullanarak asıl doğru yolu kendisinin göstermekte olduğunu belirtmiştir. Ayette geçen [ehdi] fiiline "hidayete erdirmek" değil de "göstermek, rehberlik etmek" anlamı verilmelidir. Çünkü [hidayet] fiili kullar için kullanıldığında bu anlamda değerlendirilmelidir. Hidayeti isteyen insan olsa da hidayet eden ve onu yaratan Yüce Allah'tır. Bu zatın davetinde "kendisine tâbi olmak"tan söz etmesi, ilkelerini ve prensiplerini savunduğu Hz. Musa'nın yoluna tâbi olmak şeklinde anlaşılmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 38. ayet

  12. Mü'min suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 39. ayet. يَٰقَوْمِ إِنَّمَا هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا مَتَٰعٌ وَإِنَّ ٱلْـَٔاخِرَةَ هِىَ دَارُ ٱلْقَرَارِ

    yâ ḳavmi innemâ hâẕihi-lḥayâtü-ddünyâ metâ`. veinne-l'âḫirate hiye dâru-lḳarâr.

    Mehmet Okuyan

    Ey kavmim! Dünya hayatı, geçici (bir eğlence)den ibarettir. Ahiret(e gelince), işte kalınacak yurt orasıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 39. ayet

  13. Mü'min suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 40. ayet. مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ فِيهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ

    men `amile seyyieten felâ yüczâ illâ miŝlehâ. vemen `amile ṣâliḥam min ẕekerin ev ünŝâ vehüve mü'minün feülâike yedḫulûne-lcennete yürzeḳûne fîhâ bigayri ḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Kim herhangi bir kötülük işlerse, kendisine sadece o kadar karşılık verilecektir. dipnot 1 Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi iş yaparsa işte onlar cennete gireceklerdir; orada kendilerine hesapsız rızık verilecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Enfâl 8:60; Yûnus 10:27; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Kasas 28:84; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 40. ayet

  14. Mü'min suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 41. ayet. وَيَٰقَوْمِ مَا لِىٓ أَدْعُوكُمْ إِلَى ٱلنَّجَوٰةِ وَتَدْعُونَنِىٓ إِلَى ٱلنَّارِ

    veyâ ḳavmi mâ lî ed`ûküm ile-nnecâti veted`ûnenî ile-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Ey kavmim! Siz beni ateşe çağırıyorken ben sizi kurtuluşa çağırıyorum.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 41. ayet

  15. Mü'min suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 42. ayet. تَدْعُونَنِى لِأَكْفُرَ بِٱللَّهِ وَأُشْرِكَ بِهِۦ مَا لَيْسَ لِى بِهِۦ عِلْمٌ وَأَنَا۠ أَدْعُوكُمْ إِلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلْغَفَّٰرِ

    ted`ûnenî liekfüra billâhi veüşrike bihî mâ leyse lî bihî `ilm. veenâ ed`ûküm ile-l`azîzi-lgaffâr.

    Mehmet Okuyan

    Siz beni, Allah'ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi, güçlü ve çok bağışlayan olan (Allah)'a davet ediyorum.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 42. ayet

  16. Mü'min suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 43. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ لَيْسَ لَهُۥ دَعْوَةٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْمُسْرِفِينَ هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ

    lâ cerame ennemâ ted`ûnenî ileyhi leyse lehû da`vetün fi-ddünyâ velâ fi-l'âḫirati veenne meraddenâ ile-llâhi veenne-lmüsrifîne hüm aṣḥâbü-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Gerçek şu ki sizin beni davet ettiğiniz şeyin, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Şüphesiz ki dönüşümüz Allah'adır; aşırı gidenler de elbette ateş halkının kendileridir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 43. ayet

  17. Mü'min suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 44. ayet. فَسَتَذْكُرُونَ مَآ أَقُولُ لَكُمْ وَأُفَوِّضُ أَمْرِىٓ إِلَى ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    feseteẕkürûne mâ eḳûlü leküm. veüfevviḍu emrî ile-llâh. inne-llâhe beṣîrum bil`ibâd.

    Mehmet Okuyan

    Size söylediklerimi ileride hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz ki Allah kulları görendir."

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 44. ayet

  18. Mü'min suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 45. ayet. فَوَقَىٰهُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا۟ وَحَاقَ بِـَٔالِ فِرْعَوْنَ سُوٓءُ ٱلْعَذَابِ

    feveḳâhü-llâhü seyyiâti mâ mekerû veḥâḳa biâli fir`avne sûü-l`aẕâb.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda Allah kurdukları tuzakların kötülüklerinden onu korumuştu. Firavun'un ailesini (destekçilerini) ise kötü azap kuşatmıştı.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 45. ayet

Ateşte tartışma ve peygamberlere yardım 46–52

  1. Mü'min suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 46. ayet. ٱلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّا وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ أَدْخِلُوٓا۟ ءَالَ فِرْعَوْنَ أَشَدَّ ٱلْعَذَابِ

    ennâru yü`raḍûne `aleyhâ gudüvvev ve`aşiyyâ. veyevme teḳûmü-ssâ`ah. edḫilû âle fir`avne eşedde-l`aẕâb.

    Mehmet Okuyan

    Sabah akşam ateşe sunulurlar. dipnot 1 O (Son) Saat gerçekleştiğinde "Firavun'un ailesini (destekçilerini) azabın en şiddetlisine koyun!" (denecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümlede Firavun'un destekçilerinin iktidarı kaybetmekle çektikleri sıkıntı, onlara sabah akşam sunulan azap tehdidi bilgileri yer almaktadır. Ayetin, sanıldığı gibi "kabir azabı"yla herhangi bir ilgisi yoktur. Mü'min 40:46. ayette "kabir azabı" veya "kabirde azap" ifadelerinin kesinlikle kullanılmadığını özellikle belirtmeliyiz. Dünyada sabah akşam ateşe sunulmak, psikolojik veya manevî olarak insanın içinde yanan bir ateşi ifade edebilir. Sıkıntılar, pişmanlıklar, günahların izleri, muhaliflerin başarısı, ateşle ilgili sabah akşam uyarılar vs. inkarcı insanın gönlünü, nefsini ve beynini adeta ateşe çevirmektedir. İnsanın içinde yanan ateş, dışarıdaki ateşlere benzer mi? Yürek yangını başka ateşlere benzemez. Ateşe sunulmak, ateşe girmekten farklıdır. Ateşe sunulanlar, insanların ruhlarıdır; ateşe girecek olanlar ise ruhlarla birlikte bedenlerdir. Bu dünyada psikolojik olarak çeşitli sıkıntılarla, belalarla, bir anlamda manevî ateşle iç içe yaşamak da bir çeşit ateştir. Ateşe sunulmanın bu dünyada geri dönüşü vardır ama ateşe girmenin geri dönüşü yoktur. Bir bakıma Yüce Allah özelde Firavun ve ailesine, genelde ise bütün insanlığa "böyle davranmaya devam ederseniz bu ateşe atılacaksınız" uyarısını yapmaktadır, diyebiliriz.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 46. ayet

  2. Mü'min suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 47. ayet. وَإِذْ يَتَحَآجُّونَ فِى ٱلنَّارِ فَيَقُولُ ٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا نَصِيبًا مِّنَ ٱلنَّارِ

    veiẕ yeteḥâccûne fi-nnâri feyeḳûlu-ḍḍu`afâü lilleẕîne-stekberû innâ künnâ leküm tebe`an fehel entüm mugnûne `annâ neṣîbem mine-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    (Kâfirler) ateşin içinde birbirleriyle çekişirlerken dipnot 1 zayıf olanlar, (saptıran) kibirlilere "Şüphesiz ki biz size uymuştuk. Şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz?" diyecekler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cehennemliklerin birbirini suçlamalarıyla ilgili olarak Kur'an'da pek çok ayet vardır. Bkz. A‘râf 7:38-39; İbrâhîm 14:22; Kasas 28:63; Ahzâb 33:66-68; Sebe' 34:31-33; Fâtır 35:14; Sâffât 37:27-34; Mü'min 40:47-48; Ahkâf 46:6; Kâf 50:27.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: İbrâhîm 14:21.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 47. ayet

  3. Mü'min suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 48. ayet. قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُلٌّ فِيهَآ إِنَّ ٱللَّهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ ٱلْعِبَادِ

    ḳâle-lleẕîne-stekberû innâ küllün fîhâ inne-llâhe ḳad ḥakeme beyne-l`ibâd.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 48. ayet

  4. Mü'min suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 49. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ فِى ٱلنَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ٱدْعُوا۟ رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِّنَ ٱلْعَذَابِ

    veḳâle-lleẕîne fi-nnâri liḫazeneti cehenneme-d`û rabbeküm yüḫaffif `annâ yevmem mine-l`aẕâb.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 49. ayet

  5. Mü'min suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 50. ayet. قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ تَكُ تَأْتِيكُمْ رُسُلُكُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالُوا۟ بَلَىٰ قَالُوا۟ فَٱدْعُوا۟ وَمَا دُعَٰٓؤُا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    ḳâlû evelem tekü te'tîküm rusülüküm bilbeyyinât. ḳâlû belâ. ḳâlû fed`û. vemâ dü`âü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

    Mehmet Okuyan

    (Cehennemin bekçileri) "Size elçileriniz apaçık deliller getirmediler mi?" diyecekler. Onlar da "Evet (getirdiler)!" cevabını verecekler. (Bekçiler ise) "(Öyleyse) kendiniz yalvarın! (Gerçi) kâfirlerin yalvarması sadece boşunadır." diyeceklerdir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 50. ayet

  6. Mü'min suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 51. ayet. إِنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ ٱلْأَشْهَٰدُ

    innâ lenenṣuru rusülenâ velleẕîne âmenû fi-lḥayâti-ddünyâ veyevme yeḳûmü-l'eşhâd.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 51. ayet

  7. Mü'min suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 52. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ ٱلظَّٰلِمِينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ

    yevme lâ yenfe`u-żżâlimîne ma`ẕiratühüm velehümü-lla`netü velehüm sûü-ddâr.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 52. ayet

Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret 53–59

  1. Mü'min suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 53. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْهُدَىٰ وَأَوْرَثْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ

    veleḳad âteynâ mûse-lhüdâ veevraŝnâ benî isrâîle-lkitâb.

    Mehmet Okuyan

    (53, 54) Yemin olsun ki biz Musa'ya hidayeti vermiş ve İsrailoğullarına da o Kitabı öz akıl sahipleri için bir rehber ve (gerçeği) hatırlatan bir (öğüt) olarak miras bırakmıştık.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 53. ayet

  2. Mü'min suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 54. ayet. هُدًى وَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

    hüdev veẕikrâ liüli-l'elbâb.

    Mehmet Okuyan

    (53, 54) Yemin olsun ki biz Musa'ya hidayeti vermiş ve İsrailoğullarına da o Kitabı öz akıl sahipleri için bir rehber ve (gerçeği) hatırlatan bir (öğüt) olarak miras bırakmıştık.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 54. ayet

  3. Mü'min suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 55. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

    faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv vestagfir liẕembike vesebbiḥ biḥamdi rabbike bil`aşiyyi vel'ibkâr.

    Mehmet Okuyan

    Sabret! Şüphesiz ki Allah'ın vaadi gerçektir. dipnot 1 Günahının bağışlanmasını iste! dipnot 2 Akşam sabah Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Rûm 30:60; Mü'min 40:77.
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhammed 47:19, Fetih 48:2 ve Nasr 110:3'te de belirtildiği üzere, Hz. Muhammed'in de bağışlanmayı gerektirecek hataları vardı. Bu ayetlerde verilen bilgilere göre, Hz. Muhammed hem kendi hataları için hem de bütün mümin erkek ve kadınların günahları için Yüce Allah'tan bağışlanma dileğinde bulunması gerektiği noktasında bilgilendirilmiştir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 55. ayet

  4. Mü'min suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَٰنٍ أَتَىٰهُمْ إِن فِى صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَّا هُم بِبَٰلِغِيهِ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    inne-lleẕîne yücâdilûne fî âyâti-llâhi bigayri sülṭânin etâhüm in fî ṣudûrihim illâ kibrum mâ hüm bibâligîh. feste`iẕ billâh. innehû hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı hâlde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, dipnot 1 onların göğüslerinde (kalplerinde), asla ulaşamayacakları bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın! Şüphesiz ki -O'dur O- duyan; gören.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mü'min 40:35.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 56. ayet

  5. Mü'min suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 57. ayet. لَخَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    leḫalḳu-ssemâvâti vel'arḍi ekberu min ḫalḳi-nnâsi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. dipnot 1 Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökleri ve yeri yaratanın Yüce Allah olduğunu kabul eden müşriklere kabul ettikleri bu gerçek üzerinden bir mesaj verilmekte, inkârcılıkta nasıl bir çelişki içerisinde bulundukları, kendilerince Allah ile ilişkilerini nasıl yanlış bir şekilde belirledikleri dikkatlere sunulmaktadır. Müşriklerin ahiret hayatı hakkındaki alaycı tutumları ve inkarcılara Yüce Allah'ın verdiği susturucu cevapları içermesi bakımından Yâsîn 36:77-83'teki bilgiler çok önemlidir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 57. ayet

  6. Mü'min suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 58. ayet. وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَلَا ٱلْمُسِىٓءُ قَلِيلًا مَّا تَتَذَكَّرُونَ

    vemâ yestevi-l'a`mâ velbeṣîru velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti vele-lmüsî'. ḳalîlem mâ teteẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Körle gören, iman edip iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. dipnot 1 Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu tür kıyaslamalar soru cümlesi veya düz cümle şeklinde Kur'an'da çeşitli konularda yer almaktadır. Benzer mesajlar: Nisâ 4:95; Mâide 5:100; En‘âm 6:50; Hûd 11:24; Ra‘d 13:16, 19; Nahl 16:76; Nûr 24:26; Fâtır 35:12, 19-22; Zümer 39:9, 29; Mü'min 40:58; Hadîd 57:10; Haşr 59:20.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 58. ayet

  7. Mü'min suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 59. ayet. إِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne-ssâ`ate leâtiyetül lâ raybe fîhâ velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    O (Son) Saat, mutlaka gelecektir; bunda hiçbir şüphe yoktur. dipnot 1 Fakat insanların çoğu inanmazlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Son Saatle ilgili bilgi hiç kimseye verilmemiş, Rabbimiz bunu gaybın konusu olarak sadece kendisine saklamıştır. Neml 27:65'te ifade edildiği gibi, "Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse gaybı bilemez." gaybın en önemli konularından birisi olan Son Saat ve ahiret süreciyle ilgili bilgi sadece Allah'ın katındadır. Genellikle alametlerinden bahsedilen Kıyâmet hakkında onun "aniden" geleceği defalarca ifade edilmesine ve bu konuda Hz. Muhammed dahil hiç kimsenin bilgi sahibi kılınmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, alametlere dair bir literatür oluşturulması çeşitli istismarları da maalesef beraberinde getirmiştir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:59; A‘râf 7:187-188; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Şûrâ 42:17; Muhammed 47:18; Cinn 72:25; Nâzi‘ât 79:42-44.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 59. ayet

"Bana dua edin"; yaratılıştaki deliller 60–68

  1. Mü'min suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 60. ayet. وَقَالَ رَبُّكُمُ ٱدْعُونِىٓ أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِى سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ

    veḳâle rabbükümü-d`ûnî estecib leküm. inne-lleẕîne yestekbirûne `an `ibâdetî seyedḫulûne cehenneme dâḫirîn.

    Mehmet Okuyan

    Rabbiniz şöyle demiştir: "Bana dua edin, dipnot 1 cevap vereyim. dipnot 2 Şüphesiz ki bana ibadeti bırakıp kibirlenenler, ileride aşağılanarak cehenneme gireceklerdir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'in "Dua imanınızdır" (Buhârî, İmân, 2), "Dua ibadetin iliğidir" (Tirmizî, De'avât, 1), "Allah katında duadan daha üstün bir davranış yoktur" (Tirmizî, De'avât, 1), "Dua ibadettir" (İbn Mâce, Du‘â', 1; Tirmizî, De'avât, 1) hadislerinden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Dua "davet etmek, çağırmak, yalvarmak" gibi anlamlarıyla kulun Allah ile olan bağının en güzel ifadesidir. Çağrısını Yüce Allah'a yönlendiren kişi, O'nun yüceliğini ve yardıma karşılık vericiliğini idrak eden bilinçtedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Bakara 2:186. Yüce Allah her duaya cevap verecektir; ancak bu onları kulların istediği gibi kabul etmesi değildir. Çünkü insanlar bazen hayır sanarak şerri de isteyebilirler. Bkz. İsrâ 17:11.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 60. ayet

  2. Mü'min suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 61. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

    allâhü-lleẕî ce`ale lekümü-lleyle liteskünû fîhi vennehâra mübṣirâ. inne-llâhe leẕû faḍlin `ale-nnâsi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yeşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah, içinde dinlenesiniz diye sizin için geceyi yaratan, (çalışıp kazanmanız için de) gündüzü aydınlık kılandır. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:67; Kasas 28:73.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 61. ayet

  3. Mü'min suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 62. ayet. ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ

    ẕâlikümü-llâhü rabbüküm ḫâliḳu külli şey'. lâ ilâhe illâ hû. feennâ tü'fekûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte bu, her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah'tır. dipnot 1 O'ndan başka ilah yoktur. Nasıl da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:102; Yûnus 10:32; Hacc 22:6, 62; Nûr 24:25.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 62. ayet

  4. Mü'min suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 63. ayet. كَذَٰلِكَ يُؤْفَكُ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

    keẕâlike yü'fekü-lleẕîne kânû biâyâti-llâhi yecḥadûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın ayetlerini inkâr etmiş olanlar, işte (gerçeklerden) böyle döndürülüyorlardı.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 63. ayet

  5. Mü'min suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 64. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ قَرَارًا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءً وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    allâhü-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ḳarârav vessemâe binâev veṣavveraküm feaḥsene ṣuveraküm verazeḳaküm mine-ṭṭayyibât. ẕâlikümü-llâhü rabbüküm. fetebârake-llâhü rabbü-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan dipnot 1 ve sizi temiz (helal) besinlerle rızıklandıran Allah'tır. İşte Rabbiniz Allah budur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:6; Teğâbun 64:3; İnfitâr 82:7-8.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 64. ayet

  6. Mü'min suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 65. ayet. هُوَ ٱلْحَىُّ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱدْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    hüve-lḥayyü lâ ilâhe illâ hüve fed`ûhü muḫliṣîne lehü-ddîn. elḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    O, daima diridir, O'ndan başka ilah yoktur. Dini O'na özgü kılarak O'na dua edin! Hamd (övgü) âlemlerin Rabbi Allah içindir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 65. ayet

  7. Mü'min suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 66. ayet. قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَمَّا جَآءَنِىَ ٱلْبَيِّنَٰتُ مِن رَّبِّى وَأُمِرْتُ أَنْ أُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳul innî nühîtü en a`büde-lleẕîne ted`ûne min dûni-llâhi lemmâ câeniye-lbeyyinâtü mir rabbî veümirtü en üslime lirabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Bana Rabbimden apaçık deliller geldiğinde (de) Allah'ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı dipnot 1 ve bana ‘Âlemlerin Rabbine teslim olmam' emredildi." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle esasında bu tür "bilgiler gelmeden önce Hz. Muhammed müşriklerin yaptığı gibi yapıyordu" anlamını asla ve asla içermez. Çünkü kâfirûn 109:4'te Hz. Muhammed'in risaletten daha önce de puta tapmadığı ifade edildiği gibi, Necm 53:2'de de onun hiçbir zaman sapmadığı ve azgınlaşmadığı bildirilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet En‘âm 6:56. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 66. ayet

  8. Mü'min suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 67. ayet. هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا۟ شُيُوخًا وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ مِن قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوٓا۟ أَجَلًا مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    hüve-lleẕî ḫaleḳaküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme yuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm ŝümme litekûnû şüyûḫâ. veminküm mey yüteveffâ min ḳablü veliteblügû ecelem müsemmev vele`alleküm ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Sizi (önce) topraktan, sonra nutfeden (zigottan), dipnot 1 sonra ‘alakadan (embriyodan) yaratan, sonra sizi bebek olarak (ana rahminden) çıkaran, sonra sizi yetişkinlik çağınıza ulaşmanız, ardından da ihtiyarlamanız için (yaşatan) O'dur. İçinizden daha önce vefat ettirilenler de vardır ve belirli bir vakte ulaşmanız için (sizi yaşatan da O'dur). dipnot 2 Umulur ki akıl edersiniz. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Fâtır 35:11.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:60; Hacc 22:5.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayette insanın yaratılışıyla ilgili elementer aşama olan toprak, ardından biyolojik aşama olan ana rahminde yaşananların bir kısmı, sonrasında insan hayatı hakkında farklı yönlere dikkat çekilmektedir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 67. ayet

  9. Mü'min suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 68. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    hüve-lleẕî yuḥyî veyümît. feiẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

    Mehmet Okuyan

    O diriltendir, öldürendir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "Ol!" der, o da hemen olmaya başlar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Kün fe yekûnu] yani "yaratılış sistemi"yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 68. ayet

Ayetler hakkında tartışanların sonu 69–76

  1. Mü'min suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 69. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ أَنَّىٰ يُصْرَفُونَ

    elem tera ile-lleẕîne yücâdilûne fî âyâti-llâh. ennâ yuṣrafûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da (gerçeklerden) uzaklaştırılıyorlar!

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 69. ayet

  2. Mü'min suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 70. ayet. ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِٱلْكِتَٰبِ وَبِمَآ أَرْسَلْنَا بِهِۦ رُسُلَنَا فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    elleẕîne keẕẕebû bilkitâbi vebimâ erselnâ bihî rusülenâ. fesevfe ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, Kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. İleride (gerçeği) bilecekler!

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 70. ayet

  3. Mü'min suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 71. ayet. إِذِ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ وَٱلسَّلَٰسِلُ يُسْحَبُونَ

    iẕi-l'aglâlü fî a`nâḳihim vesselâsil. yüsḥabûn.

    Mehmet Okuyan

    (71, 72) O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde dipnot 1 kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [selâsil] kelimesi "zincirler" anlamına gelmektedir ve [silsileh] kelimesinin çoğuludur. Kur'an'da üç kez kullanılmakta ve uzunluğu 70 arşın olup cehennemliklere takılacak zincirler veya kelepçeler demektir. [Ağlâl] ellere takılan zinciri, [selâsil] ise daha çok ayaklara vurulanı ifade etmektedir. İbrâhîm 14:49 ve Furkân 25:13'te her iki anlamı içerecek şekilde [mukarranîne] (elleri boyunlarına kelepçelenmiş bir şekilde) kelimesiyle ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe' 34:33; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 71. ayet

  4. Mü'min suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 72. ayet. فِى ٱلْحَمِيمِ ثُمَّ فِى ٱلنَّارِ يُسْجَرُونَ

    fi-lḥamîmi ŝümme fi-nnâri yüscerûn.

    Mehmet Okuyan

    (71, 72) O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde dipnot 1 kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [selâsil] kelimesi "zincirler" anlamına gelmektedir ve [silsileh] kelimesinin çoğuludur. Kur'an'da üç kez kullanılmakta ve uzunluğu 70 arşın olup cehennemliklere takılacak zincirler veya kelepçeler demektir. [Ağlâl] ellere takılan zinciri, [selâsil] ise daha çok ayaklara vurulanı ifade etmektedir. İbrâhîm 14:49 ve Furkân 25:13'te her iki anlamı içerecek şekilde [mukarranîne] (elleri boyunlarına kelepçelenmiş bir şekilde) kelimesiyle ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe' 34:33; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 72. ayet

  5. Mü'min suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 73. ayet. ثُمَّ قِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تُشْرِكُونَ

    ŝümme ḳîle lehüm eyne mâ küntüm tüşrikûn.

    Mehmet Okuyan

    (73, 74) Sonra onlara "Allah'ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?" denecektir. Onlar da "Bizden kayboldular; dipnot 1 zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!" dipnot 2 diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır). dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Fussilet 41:48.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş)."
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 73. ayet

  6. Mü'min suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 74. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا بَل لَّمْ نَكُن نَّدْعُوا۟ مِن قَبْلُ شَيْـًٔا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلْكَٰفِرِينَ

    min dûni-llâh. ḳâlû ḍallû `annâ bel lem nekün ned`û min ḳablü şey'â. keẕâlike yüḍillü-llâhü-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    (73, 74) Sonra onlara "Allah'ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?" denecektir. Onlar da "Bizden kayboldular; dipnot 1 zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!" dipnot 2 diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır). dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Fussilet 41:48.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş)."
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 74. ayet

  7. Mü'min suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 75. ayet. ذَٰلِكُم بِمَا كُنتُمْ تَفْرَحُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَمْرَحُونَ

    ẕâliküm bimâ küntüm tefraḥûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳi vebimâ küntüm temraḥûn.

    Mehmet Okuyan

    Bu, sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanız ve aşırı derecede sevinip kibirlenmenizden ötürüdür.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 75. ayet

  8. Mü'min suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 76. ayet. ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

    üdḫulû ebvâbe cehenneme ḫâlidîne fîhâ. febi'se meŝve-lmütekebbirîn.

    Mehmet Okuyan

    (Şöyle denecektir): "İçinde ebedî kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin!" Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Zümer 39:72.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 76. ayet

Sabret; hayvanlardaki faydalar; azabı görünce iman 77–85

  1. Mü'min suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 77. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳun. feimmâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feileynâ yürce`ûn.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 77. ayet

  2. Mü'min suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 78. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ مِنْهُم مَّن قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُم مَّن لَّمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ فَإِذَا جَآءَ أَمْرُ ٱللَّهِ قُضِىَ بِٱلْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلْمُبْطِلُونَ

    veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike minhüm men ḳaṣaṣnâ `aleyke veminhüm mel lem naḳṣuṣ `aleyk. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. feiẕâ câe emru-llâhi ḳuḍiye bilḥaḳḳi veḫasira hünâlike-lmübṭilûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik. Onlardan kıssasını sana anlattıklarımız da var; kıssasını sana anlatmadıklarımız da var. dipnot 1 Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti (mucizeyi) getiremez. Allah'ın (azap) emri gelince de hüküm verilmiş (olur); batılı seçenler orada kaybetmiş (olacak)lardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da kıssası anlatılanların peygamberlerin tamamı olduğu algısı yanlış olduğu gibi, peygamberlerin sadece Orta Doğu'ya gönderildiği iddiası da doğru değildir. Kur'an'da kıssası anlatılanlar o dönemdeki muhatapların haklarında bilgi veya duyum sahibi olduğu peygamberlerdi. Zira Mekkeli müşrikler Kur'an'da kıssası anlatılan hiçbir peygamber için itirazda bulunmamıştır; çünkü kendileri de söz konusu peygamberler hakkında az veya çok bilgi sahibiydiler. İşte bu cümlede de esasında dikkat çekilen husus budur ve Nisâ 4:163-164'teki bilgiyle de tamamen uyum söz konusudur.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 78. ayet

  3. Mü'min suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 79. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمَ لِتَرْكَبُوا۟ مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

    allâhü-lleẕî ce`ale lekümü-l'en`âme literkebû minhâ veminhâ te'külûn.

    Mehmet Okuyan

    Bir kısmına binesiniz, bir kısmının (etinden) yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratan Allah'tır.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 79. ayet

  4. Mü'min suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 80. ayet. وَلَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَلِتَبْلُغُوا۟ عَلَيْهَا حَاجَةً فِى صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ

    veleküm fîhâ menâfi`u veliteblügû `aleyhâ ḥâceten fî ṣudûriküm ve`aleyhâ ve`ale-lfülki tuḥmelûn.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 80. ayet

  5. Mü'min suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 81. ayet. وَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ فَأَىَّ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُنكِرُونَ

    veyürîküm âyâtih. feeyye âyâti-llâhi tünkirûn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) size delillerini gösteriyor. Allah'ın ayetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz ki!

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 81. ayet

  6. Mü'min suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 82. ayet. أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    efelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. kânû ekŝera minhüm veeşedde ḳuvvetev veâŝâran fi-l'arḍi femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? dipnot 1 Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlamdılar. dipnot 2 (Fakat) kazandıkları şeyler, onlara asla yarar sağlamamıştır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü'min 40:21; Muhammed 47:10.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü'min 40:21; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 82. ayet

  7. Mü'min suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 83. ayet. فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَرِحُوا۟ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    felemmâ câethüm rusülühüm bilbeyyinâti feriḥû bimâ `indehüm mine-l`ilmi veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Mehmet Okuyan

    Elçileri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (eksik) bilgiye güvenmişlerdi. (Buna karşılık) alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her kim her ne sebeple olursa olsun, Yüce Allah'ın gönderdiği vahye itibar etmez, bir anlamda onunla alay ederse alay etmesinin karşılığının kendisini çepeçevre kuşatacağını bilmelidir.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 83. ayet

  8. Mü'min suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 84. ayet. فَلَمَّا رَأَوْا۟ بَأْسَنَا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشْرِكِينَ

    felemmâ raev be'senâ ḳâlû âmennâ billâhi vaḥdehû vekefernâ bimâ künnâ bihî müşrikîn.

    Mehmet Okuyan

    Ağır azabımızı gördükleri zaman "Tek olan Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik." derler.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 84. ayet

  9. Mü'min suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Mü'min suresi, 85. ayet. فَلَمْ يَكُ يَنفَعُهُمْ إِيمَٰنُهُمْ لَمَّا رَأَوْا۟ بَأْسَنَا سُنَّتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى قَدْ خَلَتْ فِى عِبَادِهِۦ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    felem yekü yenfe`uhüm îmânühüm lemmâ raev be'senâ. sünnete-llâhi-lletî ḳad ḫalet fî `ibâdih. veḫasira hünâlike-lkâfirûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın kulları hakkında süregelen kanunu olarak dipnot 1 azabımızı gördükleri zaman (o anki) imanları, kendilerine yarar sağlamamıştır. dipnot 2 Kâfirler, orada kaybetmiş (olacak)lardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Ahzâb 33:38, 62; Fâtır 35:43; Fetih 48:23.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ölüm anında veya Son Saat'te ya da mahşerde dile getirilecek olan iman ve tevbenin kabul edilmeyeceği çeşitli ayetlerde dile getirilmektedir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.

    Ayet detayı — Mü'min suresi, 85. ayet