Diyanet İşleri
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
En'âm suresi
En'âm suresi, 97. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلنُّجُومَ لِتَهْتَدُوا۟ بِهَا فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
vehüve-lleẕî ce`ale lekümü-nnücûme litehtedû bihâ fî żulümâti-lberri velbaḥr. ḳad feṣṣalne-l'âyâti liḳavmiy ya`lemûn.
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Taneyi yaran; gece ve gündüz; cinleri ortak koşmak En'âm 95–103 3
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
97. “Karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile doğru yolu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur.” İzleyeceğiniz yollar konusunda şüpheye düşüp işin içinden çıkamadığınız vakit insanlara maslahatlarında, ticaretlerinde ve yolculuklarında ihtiyaç duyacakları yolları göstermek üzere Yüce Allah yıldızları yaratmıştır. Bu yıldızlardan kimisi her zaman görülür ve yerinden hareket etmez. Kimisi de sürekli olarak hareket eder ve hareketi de bu konuda bilgi sahibi olanlar tarafından bilinir ki onlar bu yolla da yönleri ve vakitleri tayin ederler.
Bu âyet-i kerime ve benzerleri yıldızlarla gezegenlerin hareketlerini ve evrelerini öğrenmenin meşru olduğuna delildir. Çünkü bunlar öğrenilmeden yol bulmanın tam anlamı ile gerçekleşmesi imkânsızdır.
“Şüphesiz Biz bilen bir topluluk için” ilim ve marifet sahibi kimseler için “âyetleri geniş geniş açıkladık.” Bu âyetlerin her birini ayr ayrı açıkladık ve izah ettik; öyle ki Allah’ın âyetleri açık seçik ve net bir şekilde ortaya çıktı.
Burada “bilen bir topluluk” denmesi, hitabın kendilerine yöneltilmesi ve bu hitaba onlar tarafından karşılık verilmesinin istenmesinden dolayıdır. Allah’ın âyetlerinden ve peygamberlerin getirdikleri bilgiden yüz çeviren cahil ve akılları donmuş kimseler ise böyle değildir. Çünkü açıklamanın bunlara hiçbir faydası olmaz, onlar için içinden çıkılmaz olan bir hali ortadan kaldırmaz ve yapılan açıklama, onların herhangi bir problemini çözmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Âdemoğlu!- Deniz ve karada yolculuk ettiğiniz zaman yolunuzu kaybettiğinizde kendileri ile yolunuzu bulmanız için Allah -Subhânehu ve Teâlâ- gökteki yıldızları yaratmıştır. Kudretimize delalet eden apaçık delilleri açıkladık ki, bu topluluk apaçık delilleri düşünüp ibret alıp onlardan istifade etsinler.
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
(15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar…
Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. dipnot 1 Elbette biz bilen bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık. dipnot 2
Dahası, karanın ve denizin zifiri karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye sizin için yıldızları var eden O'dur. Doğrusu Biz bu mesajları öğrenmeye gönüllü olanlar için açıklıyoruz.
Karanın ve denizin zifiri karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden Odur: Gerçek şu ki, Biz bu mesajları kavrama yeteneği olan insanlara açık ve anlaşılır kılıyoruz!
"HU"dur; karanın ve denizin karanlıklarında, hidayet bulmanız için yıldızları oluşturan! Gerçekten biz, bilen bir toplum için işaretleri tafsil ettik.
O, karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer (bölüm bölüm) açıkladık.
O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Ve O, karanın ve denizin karanlıklarında yol bulmanız için yıldızları yaratmıştır. Bilen bir toplum için, ayrıntılı olarak ayetleri açıklıyoruz.
O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten, bilen bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık.
Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum için ayetleri detaylı olarak açıklamış bulunuyoruz.
Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum için ayetleri detaylı olarak açıklamış bulunuyoruz.
Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu doğrultmanız için size yıldızları sebep kılan O'dur. Gerçekten Biz ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için açıkladık.
Hem odur, o ki karada ve denizde yolu doğrultmanız için size yıldızları sebeb kılmıştır, hakikat ilim ehli olanlar için ayetleri tafsıl eyledik
Karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü bulasınız diye yıldızları size kılavuz yapan O'dur. Kuşkusuz akleden bir halk için ayetleri böylece ayrıntılı şekilde açıkladık.
Karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü bulasınız diye yıldızları size kılavuz yapan O'dur. Kuşkusuz akleden bir halk için ayetleri böylece ayrıntılı şekilde açıkladık.
Karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü bulasınız diye yıldızları size kılavuz yapan O'dur. Kuşkusuz akleden bir kavim için ayetleri böylece ayrıntılı şekilde açıkladık.
O, karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer açıkladık.
O, karanın ve denizin karanlıkları içinde kendileriyle yollarınızı doğrultmanız için, sizin faidenize, yıldızları yaratandır. Biz ayetlerimizi bilir kimseler için, hakıykat, açıkça bildirdik.
O'dur, yıldızları yaratmış olan, karanın ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulasınız diye. Ayetlerimizi bilen bir kavim için uzun uzadıya açıkladık.
(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.
Karanın ve denizin karanlıklarında kendileriyle doğru yolu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur. Şüphesiz biz, bilen bir topluluk için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
O'dur ki size, karanın ve denizin karanlıklarında, yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkanı verdi. Gerçekten biz, bilen bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık.
O, yıldızları sizin için oluşturdu ki karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız. Ayetlerini, bilen bir topluluk için tek tek açıklamıştır dipnot 1 .
Karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için o yapılandırmıştır. Ayetlerimizi, bilen bir topluluk için tek tek açıklamışızdır.
Bu, Aziz ve Alim olanın takdiridir. Karaların ve denizlerin karanlıklarında kendileriyle yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O’dur. Ayetleri bilen bir toplum için genişçe açıklamışızdır.
Karaların ve denizlerin karanlıklarında kendileriyle yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Ayetleri bilen bir toplum için genişçe açıklamışızdır.
Karanın ve denizin karanlıklarında, kendileriyle yol bulmanız için yıldızları hizmetinize veren O'dur! Bilgiden nasipli bir topluluk için ayetleri gerçekten ayrıntılı kılmışızdır.
And it is He Who designated the stars as a guide-post for you in your travels amid the darkness of night on land and beyond and at sea. We have expounded and distinctly expressed our revelations to people who reflect.
It is He who made the stars, so that they can guide you when land and sea are dark: We have made the signs clear for those who have knowledge.
It is He Who maketh the stars (as beacons) for you, that ye may guide yourselves, with their help, through the dark spaces of land and sea: We detail Our signs for people who know.
It is He Who has made for you the stars that you may follow the right direction in the darkness of the land and the sea. We have indeed spelled out signs for the people who have knowledge. dipnot 1
It is He Who has appointed the stars for you so you might be guided by them in the darkness of the land and sea. We have made the Signs clear for people who have knowledge.
It is He Who has set the stars[1] for you, so that you may guide your course with their help through the darkness of the land and the sea. We have (indeed) explained in detail Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, Revelations, etc.) for people who know.
It is He who made the stars for you, so that you may be guided by them in the darkness of land and sea. We have certainly elaborated the signs for a people who have knowledge.
It is He Who has made the stars for you that you may follow the right course with their help in the darkness of the land and the sea. We have certainly explained (Our) commandments in detail for a people who would know.
It is He who has appointed for you the stars, that by them you might be guided in the shadows of land and sea. We have distinguished the signs for a people who know.
God is the One Who let you use the stars in the darkness of the land or the sea so that you may find your destination. See how clearly I make my points known to the knowledgeable people [with whom you can reason and show the greatness of the Lord.]
He it is who made for you stars that ye might be guided thereby in the darkness of the land and of the sea. Now have we detailed the signs unto a people who do know.
He is the One who made for you the stars, to guide you by them in the darkness of the land and the sea. We have explained the signs to a people who know.
And He it is Who has made the stars for you that you may follow the right direction with their help amid the darkness of the land and the sea. We have explained the Signs in detail for a people who possess knowledge.
He it is who made for you stars that you might be guided thereby in the darkness of the land and of the sea. Now have We detailed the signs unto a people who have knowledge.
And He is (The One) Who has made for you the stars that you may be guided by them in the darkness (es) of the land and the sea. We have already expounded the signs for a people who know.
And He it is Who hath set for you the stars that ye may guide your course by them amid the darkness of the land and the sea. We have detailed Our revelations for a people who have knowledge.
It is He who made the stars by which you reckon your way through the darkness of the desert and the sea. Distinct have We made Our signs for those who recognise.
And He it is who has set up for you the stars so that you might be guided by them in the midst of the deep darkness of land and sea: clearly, indeed, have We spelled out these messages unto people of [innate] knowledge!
And He is the One Who has made the stars as your guide through the darkness of land and sea. We have already made the signs clear for people who know.
And He is the One who made for you the stars, to guide you by them in the darkness of the land and the sea. We have explained the signs to a people who know.
And He is the One who made the stars to guide you during the darkness, on land and on sea. We thus clarify the revelations for people who know.
And it is He who placed for you the stars that you may be guided by them through the darknesses of the land and sea. We have detailed the signs for a people who know.
And He it is that made for you the stars, that you might be guided thereby in the darknesses of the land and the sea; We have set out and detailed the proofs for people who know.
He it is Who has made the stars to guide you through the darkness of the land and the sea. (And they never fail to guide you (21:33), (36:40)). We have scattered Our Signs throughout the Universe for people of Science.
It is He Who makes the stars (as lights) for you, so that you may find your way with their help, through the dark spaces of land and sea: We detail Our Signs for (those) people who know.
He is the One who made for you the stars, so that you may be guided by them in darkness of the land and the sea. We have elaborated the signs for the people who know.
And He is the One who made for you the stars, to guide you by them in the darkness of the land and the sea. We have explained the signs to a people who know.