Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 12. ayet

Enbiyâ suresi, 12. ayet. فَلَمَّآ أَحَسُّوا۟ بَأْسَنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ

felemmâ eḥassû be'senâ iẕâ hüm minhâ yerküḍûn.

Diyanet İşleri

Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 9–15 · surenin 12. ayeti / 112

Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3

  1. Enbiyâ 9

    Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.

  2. Enbiyâ 10

    Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

  3. Enbiyâ 11

    Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.

  4. 12

    Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.

  5. Enbiyâ 13

    Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.

  6. Enbiyâ 14

    "Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.

  7. Enbiyâ 15

    Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 12–13. ayetler için yazılmıştır.

12-13. İşte bu helâk edilenlerin, Allah’ın azabını ve cezasını fark edip fiilen üzerlerine geldiğini gördüklerinde geriye dönme imkânları kalmadığı gibi tutturdukları yoldan vazgeçme imkânları da yoktu. Bu sefer pişmanlıklarından ve tedirginliklerinden dolayı ayaklarını yere vurarak tepinmekten ve kaçışmaktan başka bir şey yapamadılar. Onlara alay yollu şöyle denildi: Tepinmenin, kaçışıp durmanın ve pişmanlığın size faydası olmayacaktır, ama eğer gücünüz yetiyorsa haydi daha önce zevkini, sefasını sürdüğünüz lezzetlere, arzu ve isteklerinize, gösterişli meskenlerinize, Allah’ın emri gelinceye kadar sizleri oyalayıp duran ve aldatan o dünyanıza geri dönün. Oradaki iktidarınıza devam edin, zevk ve sefanızı sürün. Evlerinizde rahat ve huzur içerisinde ve sizlere saygı gösterilir halde kalmaya devam edin. Belki de önceden olduğunuz gibi çeşitli işleriniz için yanınıza gelenler, dünyalık ihtiyaçlarını karşılamak için sizlerden bir şeyler isteyenler olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Helak olanlar onları köklerinden söküp, yok eden azabımızı görünce, korku içinde yaşadıkları şehirlerinden hızlıca kaçıyorlardı.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma zaman
  2. أَحَسُّوا۟ ehassu hissettikleri kök: حسس
  3. بَأْسَنَآ be'sena azabımızı kök: باس
  4. إِذَا iza derhal
  5. هُم hum onlar
  6. مِّنْهَا minha oradan
  7. يَرْكُضُونَ yerkudune kaçıyorlardı kök: ركض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركض (3 geçiş)

    Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.

  • Aynı kök: ركض (3 geçiş)

    Biz de ona, "Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içecek soğuk bir su" dedik.

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حسس (6 geçiş)

    "Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar Bizim ezici gücümüzü hissettikleri zaman, derhal oradan kaçmaya yeltendiler.

Muhammed Esed

Ve onlar Bizim cezalandırıcı kudretimizi hissetmeye başlar başlamaz, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.

Ahmed Hulusi

Şiddetimizi hissettiklerinde bir de bakarsın, oradan kaçıyorlar!

Ali Bulaç

Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Azabımızı hissettiklerinde birde bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!

Ali Rıza Safa

Cezamızı sezdiklerinde, hızla oradan kaçmak için uğraşıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Azabımızı hissettiklerinde, oralardan kaçmaya başladılar.

Edip Yüksel

Azabımızı hissettikleri anda ondan kaçmaya çalışıyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Azabımızı hissettikleri anda ondan kaçmaya çalışıyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Azabımızı hissettikleri zaman, hemen oradan üzengi tepiyorlardı (kaçıyorlardı).

Elmalılı Hamdi Yazır

Be'simizi hissettikleri vakit, hemen oradan üzengi depiyorlardı,

Erhan Aktaş

Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.

Gültekin Onan

Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.

Hasan Basri Çantay

(Evet), onlar azabımızı his (ve müşahede) etdikleri zaman hemen oralardan harıl harıl kaçıyorlardı.

İbni Kesir

Bizim baskınımızı hissettikleri zaman; onlar, oradan kaçmaya yelteniyordu

Mehmet Alagaş

(10-17) Kesin olan şu ki, içinde sizin hatırlamanız gereken şeyler olan kitabı indirdik, hâlâ akletmez misiniz? / bu verilerle bir bağlantı kuramıyor musunuz? / bir işlem yapamıyor musunuz? Zalim olan nice yerleşim yerini kırdık geçirdik , onların ardından diğer kavimleri inşa ettik, bizden bir sertlik / bir azap geleceğini sezdiklerinde işte o zaman panikle koşuşturuyorlardı, koşuşmayın, şımardığınız meskenlerinize gerisin geri dönün böylelikle belki sizi birileri sual edebilir, yazıklar olsun bize ki biz zalimlermişiz dediler, biz onları hasat edilmiş hâle / sönmüş hâle getirince ye kadar onların çağrıları /duaları, işte böyle sürdü gitti. Biz Göğü ve yeri bu ikisi arasını oyun olsun diye yaratmadık / oyun parkı değil buralar, biz eğlence istesek / yapacak olsak kendi katımızda edinirdik / yerde ve semada değil de burada olduğumuz yerde eğlenirdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.

Süleyman Ateş

Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Baskınımızı hissedince hemen oradan kaçıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Baskınımızı anlayınca hemen oradan kaçarlardı.

Şaban Britch

Azabımızı hissettikleri zaman, ondan süratle kaçıyorlardı.

Şaban Piriş

Azabımızı hissettikleri zaman, ondan süratle kaçıyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they sensed Our wrath approaching, in vain for their life, they fled to other places.

Abdul Haleem

When they felt Our might coming upon them, see how they tried to escape it!

Abdullah Yusuf Ali

Yet, when they felt Our Punishment (coming), behold, they (tried to) flee from it.

Abul A'la Maududi

Then, when they perceived Our chastisement dipnot 1 they took to their heels and fled.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when they realized that Allah’s scourge was actually coming.

Aisha Bewley

When they perceived Our violent force they ran away from it.

Al-Hilali & Khan

Then, when they perceived (saw) Our Torment (coming), behold, they (tried to) flee from it.

Ali Quli Qarai

So when they sighted Our punishment, behold, they ran away from it.

Amatul Rahman Omar

No sooner did they perceive Our punishment than they began to flee from it.

Arthur John Arberry

Then, when they perceived Our might, behold, they ran headlong out of it.

Bijan Moeinian

When My punishment descended upon them, they tried to run from it.

E. Henry Palmer

And when they perceived our violence they ran away from it.

Edip-Layth

So it was that when they perceived Our power, they were running from it.

George Sale

And when they felt our severe vengeance, behold, they fled swiftly from those cities.

Hamid S. Aziz

How many a community that had done wrong have We shattered, and raised up after it another people!

Mahmoud Ghali

Then, when they perceived Our violence, only then did they (run) scampering out of it.

Marmaduke Pickthall

And, when they felt Our might, behold them fleeing from it!

Mohamed Ahmed - Samira

Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.

Muhammad Asad

And [every time, ] as soon as they began to feel Our punishing might, lo! they tried to flee from it

Mustafa Khattab

When the wrongdoers sensed ˹the arrival of˺ Our torment, they started to run away from their cities.

Progressive Muslims

So it was that when they perceived Our power, they were running from it.

Rashad Khalifa

When our requital came to pass, they started to run.

Sahih International

And when its inhabitants perceived Our punishment, at once they fled from it.

Sam Gerrans

And when they perceived Our might, then did they flee from it.

Shabbir Ahmed

And as soon as they began feeling Our Mighty Requital, behold them fleeing from it! (7:182), (16:26).

Syed Vickar Ahamed

Then, when they felt Our Punishment (coming), look, they (tried to) run away from it.

Taqi Usmani

So, as soon as they sensed Our punishment (approaching them), they started fleeing from it.

The Monotheist Group

So it was that when they perceived Our power, they were running from it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩