Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 55. ayet

Enbiyâ suresi, 55. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا بِٱلْحَقِّ أَمْ أَنتَ مِنَ ٱللَّٰعِبِينَ

ḳâlû eci'tenâ bilḥaḳḳi em ente mine-llâ`ibîn.

Diyanet İşleri

"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 52–58 · surenin 55. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 52

    Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.

  2. Enbiyâ 53

    "Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk" dediler.

  3. Enbiyâ 54

    İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.

  4. 55

    "Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.

  5. Enbiyâ 56

    İbrahim, dedi ki: "Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. O, bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim."

  6. Enbiyâ 57

    Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.

  7. Enbiyâ 58

    Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. Onlar İbrahim’in, akılsızlıklarını yüzlerine çarpan ve babalarının da akılsız olduklarını ileri süren bu sözünü garip karşıladılar ve dediklerinin iç yüzünü sorarak: “Sen bunu gerçek mi söylüyorsun yoksa şaka mı yapıyorsun, dediler.” Yani senin söylediğin bu sözler, bize sunduğun bu görüş gerçek midir? Sen ciddi mi söylüyorsun? Yoksa senin bu sözlerin, şaka yapıp alay eden ve ne söylediğini bilmeyen bir kimsenin sözleri türünden midir? Onların kastı bu sonuncusuysu. Söylediği sözün, bu iki şıktan birisi olduğunu söylemekle birlikte esas amaçları, onun bu sözlerinin, söylediklerine aklı ermeyen, akılsız bir kimsenin sözleri olduğu ve bunun herkes tarafından da kabul edildiğidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavmi ona dedi ki: Bu bize söylediklerinle bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen alay edenlerden misin?

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. أَجِئْتَنَا eci'tena bize getirdin mi? kök: جيا
  3. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  4. أَمْ em yoksa
  5. أَنتَ ente sen
  6. مِنَ mine
  7. ٱللَّـٰعِبِينَ l-laibine şaka mı yapıyorsun? kök: لعب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler…

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar da "Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen oyun oynayanlardan biri misin?" demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Enbiyâ 21:16 ve Duhân 44:38'de de geçen [el-lâ‘ıbîne/lâ‘ıbîne] kelimesi "oyun oynayanlar", "şaka yapanlar" gibi anlamlar içermektedir. Buradan hareketle, kavminin gözünde Hz. İbrahim'in ciddiye alınabilecek biri olmadığı izlenimi verilmek istenmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: "Sen (bunları söylerken) gerçekten ciddi misin, yoksa bize (şakacıktan) bir oyun mu oynuyorsun?"

Muhammed Esed

"Sen (bu sözle) karşımıza çıkarken tamamen ciddi misin yoksa o şakacı insanlardan biri misin?" diye sordular.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Sen bize Hak olarak mı geldin yoksa sen oyun oynayanlardan mısın?"

Ali Bulaç

'Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?"

Ali Özek ve heyeti

Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?

Ali Rıza Safa

"Bize gerçeği mi getirdin; yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar da, "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Edip Yüksel

"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bize gerçeği mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Ciddi mi söylüyorsun, yoksa sen şakacılardan mısın?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: ciddi mi söylüyorsun yoksa sen şakacılardan mısın

Erhan Aktaş

"Gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?" dediler.

Gültekin Onan

"Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (benimle) oyun oynayanlardan mısın?"

Hasan Basri Çantay

Onlar: "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen şakacılardan mısın?" dediler.

İbni Kesir

Onlar: Sen, bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun? dediler

Mehmet Alagaş

(51-57) Kesin olan şu ki önceden de İbrahim’i yetişkinliğe / rüşte eriştirdik, Onu bilenlerdendik, O, babasına ve kavmine tutkunu olduğunuz bu heykeller ne ola ki dedi, onlar da babalarımızı bunlara ibadet eder halde bulduk dediler, kesin olan şu ki siz ve babalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz dedi. Sen bize gerçeğimi getirdin yahut bizle oynuyor musun dediler. Dedi ki Rabbiniz, semaların ve arzın Rabbidir, onları yaratmıştır ve ben de buna şahit oluyorum, Allah’a yemin olsun ben de sizin heykellerinize, siz dönüp gittikten sonra bir tuzak kurgulayacağım dedi, büyük olanı hariç onları parçaladı, onu da belki geri dönerler diye parçalamadı. Dediler ki bunu ilahlarımıza kim yaptı? Kesinlikle o zalimlerdendir, İbrahim dedikleri bir gencin onları andığını işittik dediler. Onu insanların göz önüne getirin böylelikle belki şahitlik ederler (Belki İbrahim denilen bu genç kırdı derler) Dediler ki Ey İbrahim ilahlarımıza bunu sen mi yaptın? Dedi ki onların büyük olanı, işte bu, yapmış olabilir, konuşabiliyorsanız ona sorun dedi, kendilerine döndüler ve dediler ki siz zalimlerdensiniz, sonra da başları eğik vaziyette , kesin olarak sende bilirsin ki onlar konuşamazlar dediler , Allah’ın dışında size faydası yahut zararı olmayan şeylere mi ibadet ediyorsunuz? Size de Allah’tan başka ibadet ettiklerinize yuh olsun / uf olsun hâlâ akıllanmayacak mısınız? dedi İlahlarınıza bir yardımınız olacaksa , bir şey yapacaksanız eğer , onu / İbrahim’i yakın dediler, biz de dedik ki ey ateş İbrahim’e soğuk ol ve barışık ol. O ateşle muratları hileli bir tuzak idi , onları hasara uğrattık, Onu ve Lut’u İçinde alemlere bereket olan bir yere götürmek için kurtardık, Ona İshak’ı hibe ettik, İlave olarak / ekstra olarak Yakub’u da hibe ettik, hepsini de Salihlerden eyledik, onları emrimizle hidayete erdiren bir toplum / bir ümmet yaptık , onlara hayırlı fiilleri / hayırlar işlemeyi namaz kılmayı zekât vermeyi vahyetti k, onlar da bize ibadet edenler oldular.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Sen bize hakkı mı getirdin, yoksa bizimle alay mı ediyorsun?” dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka yapanlardan mısın?"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Ciddi misin, yoksa sen şakacılardan mısın?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Sen ciddi misin yoksa bizimle eğleniyor musun?"

Şaban Britch

Bize hakkı mı getirdin, yoksa bizimle alay mı ediyorsun? dediler.

Şaban Piriş

-Bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Sen gerçeği mi getirdin yoksa oynayıp eğlenenlerden biri misin?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Have you brought us the truth, " they asked, "or are you one of those who make this the object of a joke"!

Abdul Haleem

They asked, ‘Have you brought us the truth or are you just playing about?’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "Have you brought us the Truth, or are you one of those who jest?"

Abul A'la Maududi

They said: "Are you expressing your true ideas before us or are you jesting?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The literal translation will be: Are you presenting the truth before us, or just playing with us? They were so sure of the truth of their creed that they could never imagine that anyone could be serious in declaring it to be false.

Aisha Bewley

They said, ‘Have you brought us the truth or are you playing games?’

Al-Hilali & Khan

They said: "Have you brought us the truth, or are you one of those who play about?"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Are you telling the truth, or are you [just] kidding?’

Amatul Rahman Omar

They said, `Is it (really) the truth that you have brought us or are you of those playing a joke (on us)?'

Arthur John Arberry

They said, 'What, hast thou come to us with the truth, or art thou one of those that play?'

Bijan Moeinian

They said: "Are you serious or you are just kidding?"

E. Henry Palmer

They said, 'Dost thou come to us with the truth, or art thou but of those who play?'

Edip-Layth

They said, "Have you come to us with the truth, or are you simply playing?"

George Sale

They said, dost thou seriously tell us the truth, or art thou one who jestest with us?

Hamid S. Aziz

Said he, "Verily, both you and your fathers have been in obvious error. "

Mahmoud Ghali

They said, "Have you come to us with the Truth, or are you of the ones that play?"

Marmaduke Pickthall

They said: Bringest thou unto us the truth, or art thou some jester?

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Are you speaking in earnest, or only jesting?"

Muhammad Asad

They asked: "Hast thou come unto us [with this claim] in all earnest - or art thou one of those jesters?"

Mustafa Khattab

They asked, "Have you come to us with the truth, or is this a joke?"

Progressive Muslims

They said: "Have you come to us with the truth, or are you simply playing"

Rashad Khalifa

They said, "Are you telling us the truth, or are you playing?"

Sahih International

They said, "Have you come to us with truth, or are you of those who jest?"

Sam Gerrans

They said: “Hast thou come to us with the truth, or art thou of those who play?”

Shabbir Ahmed

They said, "Are you telling us some serious truth or are you one of those jesters?"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Have you brought us the Truth, or are you one of those who play around?"

Taqi Usmani

They said, "Did you come to us with truth or are you one of the triflers?"

The Monotheist Group

They said: "Have you come to us with the truth, or are you simply playing?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩