21. sure

Enbiyâ Suresi الأنبياء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler 1–15 karşılaştır — Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler
  2. Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri 16–33 karşılaştır — Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri
  3. Her nefis ölümü tadacak; adalet terazileri 34–47 karşılaştır — Her nefis ölümü tadacak; adalet terazileri
  4. İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh 48–77 karşılaştır — İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh
  5. Dâvûd, Süleymân, Eyyûb, Zünnûn, Zekeriyyâ ve Meryem 78–91 karşılaştır — Dâvûd, Süleymân, Eyyûb, Zünnûn, Zekeriyyâ ve Meryem
  6. Tek ümmet; Ye'cûc ve Me'cûc 92–97 karşılaştır — Tek ümmet; Ye'cûc ve Me'cûc
  7. Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet 98–112 karşılaştır — Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler 1–15

  1. Enbiyâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 1. ayet. ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ مُّعْرِضُونَ

    iḳterabe linnâsi ḥisâbühüm vehüm fî gafletim mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    İnsanların hesab(a çekilmeler)i yaklaştı. Onlar (ise) gaflet içinde yüz çevirmektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 1. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 2. ayet. مَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّن رَّبِّهِم مُّحْدَثٍ إِلَّا ٱسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ

    mâ ye'tîhim min ẕikrim mir rabbihim muḥdeŝin ille-steme`ûhü vehüm yel`abûn.

    Mehmet Okuyan

    (2, 3) Kendilerine, Rablerinden her yeni mesaj geldiğinde, onlar kalpleri eğlencede olduğu hâlde elbette bununla hep alay ederek dinlemişlerdi. dipnot 1 O zalimler şu gizli fısıltıyı yapmışlardı: "Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka nedir ki! dipnot 2 Siz şimdi göz göre göre büyüye mi geliyorsunuz?"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:5.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnkarcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Mü'minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 2. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 3. ayet. لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ هَلْ هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ ٱلسِّحْرَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ

    lâhiyeten ḳulûbühüm. veeserrü-nnecvâ. elleẕîne żalemû. hel hâẕâ illâ beşer miŝlüküm. efete'tûne-ssiḥra veentüm tübṣirûn.

    Mehmet Okuyan

    (2, 3) Kendilerine, Rablerinden her yeni mesaj geldiğinde, onlar kalpleri eğlencede olduğu hâlde elbette bununla hep alay ederek dinlemişlerdi. dipnot 1 O zalimler şu gizli fısıltıyı yapmışlardı: "Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka nedir ki! dipnot 2 Siz şimdi göz göre göre büyüye mi geliyorsunuz?"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:5.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnkarcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Mü'minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 3. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّى يَعْلَمُ ٱلْقَوْلَ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    ḳâle rabbî ya`lemü-lḳavle fi-ssemâi vel'arḍ. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    (Peygamber) şöyle demişti: "Rabbim, yerde ve gökte(ki her) sözü bilir. O duyandır, bilendir."

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 4. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 5. ayet. بَلْ قَالُوٓا۟ أَضْغَٰثُ أَحْلَٰمٍۭ بَلِ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌ فَلْيَأْتِنَا بِـَٔايَةٍ كَمَآ أُرْسِلَ ٱلْأَوَّلُونَ

    bel ḳâlû aḍgâŝü aḥlâmim beli-fterâhü bel hüve şâ`ir. felye'tinâ biâyetin kemâ ürsile-l'evvelûn.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler:) "Hayır! (Bunlar) karmakarışık rüyalardır; aksine onu kendisi uydurmuştur; dipnot 1 dahası o bir şairdir. dipnot 2 (Öyle değilse) bize hemen, öncekilere gönderilenin benzeri bir ayet (mucize) getirsin!" demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'e "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Sâffât 37:36; Tûr 52:30; Hâkka 69:41.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 5. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 6. ayet. مَآ ءَامَنَتْ قَبْلَهُم مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ

    mâ âmenet ḳablehüm min ḳaryetin ehleknâhâ. efehüm yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Bunlardan önce helak ettiğimiz hiçbir şehir (halkı) iman etmemişti; şimdi bunlar mı iman edecekler!

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 6. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 7. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    vemâ erselnâ ḳableke illâ ricâlen nûḥî ileyhim fes'elû ehle-ẕẕikri in küntüm lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber) olarak göndermedik. Bilmiyorsanız zikr (Kur'an) ehline sorun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:94; Nahl 16:43.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 7. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 8. ayet. وَمَا جَعَلْنَٰهُمْ جَسَدًا لَّا يَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَمَا كَانُوا۟ خَٰلِدِينَ

    vemâ ce`alnâhüm cesedel lâ ye'külûne-ṭṭa`âme vemâ kânû ḫâlidîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz onları (peygamberleri), yemek yemeyen birer ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi kalıcı da değillerdi. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Enbiyâ 21:34 ve Zümer 39:30. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç, Hz. İsa ve Hz. Muhammed dâhil bütün peygamberlerin ebedî veya çok çok uzun bir hayat sahibi olmadıklarını bildirmektir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 8. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 9. ayet. ثُمَّ صَدَقْنَٰهُمُ ٱلْوَعْدَ فَأَنجَيْنَٰهُمْ وَمَن نَّشَآءُ وَأَهْلَكْنَا ٱلْمُسْرِفِينَ

    ŝümme ṣadaḳnâhümü-lva`de feenceynâhüm vemen neşâü veehlekne-lmüsrifîn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirmiştik; böylece hem onları hem de dilediğimiz (layık olan) kişileri kurtarmış; haddi aşanları da helak etmiştik.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 9. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 10. ayet. لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    leḳad enzelnâ ileyküm kitâben fîhi ẕikruküm. efelâ ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki size, içinde (gerçekleri) hatırlamanız (için bilgiler) bulunan bir kitap indirdik. dipnot 1 Akıl etmiyor musunuz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Sâd 38:1 ve Zuhruf 43:44 ile okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 10. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 11. ayet. وَكَمْ قَصَمْنَا مِن قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَأَنشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

    vekem ḳaṣamnâ min ḳaryetin kânet żâlimetev veenşe'nâ ba`dehâ ḳavmen âḫarîn.

    Mehmet Okuyan

    Zalim olan nice şehir (halkını) kırıp geçirmiş; arkasından da başka topluluklar yaratmıştık.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 11. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 12. ayet. فَلَمَّآ أَحَسُّوا۟ بَأْسَنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَرْكُضُونَ

    felemmâ eḥassû be'senâ iẕâ hüm minhâ yerküḍûn.

    Mehmet Okuyan

    Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 12. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 13. ayet. لَا تَرْكُضُوا۟ وَٱرْجِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَآ أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَٰكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ

    lâ terküḍû verci`û ilâ mâ ütriftüm fîhi vemesâkiniküm le`alleküm tüs'elûn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara şöyle demiştik:) "Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!"

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 13. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 14. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ żâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar:) "Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!" demişlerdi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 14. ayet

  15. Enbiyâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 15. ayet. فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَىٰهُمْ حَتَّىٰ جَعَلْنَٰهُمْ حَصِيدًا خَٰمِدِينَ

    femâ zâlet tilke da`vâhüm ḥattâ ce`alnâhüm ḥaṣîden ḫâmidîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz kendilerini yere serilmiş, hasat edilmiş (ekin)e çevirinceye kadar o feryatları sürüp gitmişti.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 15. ayet

Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri 16–33

  1. Enbiyâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 16. ayet. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

    vemâ ḫalaḳne-ssemâe vel'arḍa vemâ beynehümâ lâ`ibîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz göğü, yeri ve bunlar arasındakileri oyuncular olarak yaratmadık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet şöyle de tercüme edilebilir: "Biz göğü, yeri ve bunlar arasındakileri oyun (ve eğlence) olsun diye yaratmadık." Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:191; Sâd 38:27; Duhân 44:38.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 16. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 17. ayet. لَوْ أَرَدْنَآ أَن نَّتَّخِذَ لَهْوًا لَّٱتَّخَذْنَٰهُ مِن لَّدُنَّآ إِن كُنَّا فَٰعِلِينَ

    lev eradnâ en netteḫiẕe lehvel letteḫaẕnâhü mil ledünnâ. in künnâ fâ`ilîn.

    Mehmet Okuyan

    Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Ama) biz (bunu) yapanlar değiliz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet şöyle de tercüme edilebilir: "Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık (öyle değil, böyle yapardık)."

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 17. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 18. ayet. بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ

    bel naḳẕifü bilḥaḳḳi `ale-lbâṭili feyedmeguhû feiẕâ hüve zâhiḳ. velekümü-lveylü mimmâ teṣifûn.

    Mehmet Okuyan

    Aksine biz gerçeği batılın üzerine atarız da o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiştir. dipnot 1 (Allah'a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:118; İsrâ 17:81; Sebe' 34:48-49.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 18. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 19. ayet. وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَنْ عِندَهُۥ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ

    velehû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. vemen `indehû lâ yestekbirûne `an `ibâdetihî velâ yestaḥsirûn.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi yalnızca O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadetten dolayı kibirlenmez ve yorulmazlar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Ra‘d 13:13; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü'min 40:7; Fussilet 41:38.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 19. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 20. ayet. يُسَبِّحُونَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ

    yüsebbiḥûne-lleyle vennehâra lâ yeftürûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, gece gündüz bıkmadan (Allah'ı) tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [lâ yeftürûne] fiili aynı konuda Fussilet 41:38'de geçen [lâ yes'emûne] fiili gibi "kesinti vermemek", "bıkmamak", "yorulmamak", "aralık vermemek", "gevşeklik göstermemek" şeklinde anlamlar içermekte ve meleklerin gece gündüz dur durak bilmeden, ibadet ve tesbih konusunda [fetret] yaşamadan tesbihe devam ettiklerini ortaya koymaktadır. "Ara vermek" anlamına gelen fetret kelimesinin de aynı kökten geldiği düşünüldüğünde, meleklerin aralıksız olarak tesbih ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca ayette geçen [el-leyl] ve [en-nehâr] kelimeleri bütünüyle zaman kavramını kapsadığı için, meleklerin tesbihi sürdürdükleri ifade edilmiş olmaktadır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 20. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 21. ayet. أَمِ ٱتَّخَذُوٓا۟ ءَالِهَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ هُمْ يُنشِرُونَ

    emi-tteḫaẕû âlihetem mine-l'arḍi hüm yünşirûn.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa yerden (dünyevi) birtakım ilahlar edindiler de (ölüleri) onlar mı diriltecekmiş!

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 21. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 22. ayet. لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

    lev kâne fîhimâ âlihetün ille-llâhü lefesedetâ. fesübḥâne-llâhi rabbi-l`arşi `ammâ yeṣifûn.

    Mehmet Okuyan

    O ikisinde (yerde ve gökte) Allah'tan başka ilahlar bulunsaydı, (düzenleri) elbette bozul(up gitmiş)ti. Arşın Rabbi olan Allah onların yakıştırdıkları (şeyler)den yücedir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Mü'minûn 23:71, 91. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 22. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 23. ayet. لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ

    lâ yüs'elü `ammâ yef`alü vehüm yüs'elûn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) yaptığından sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 23. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 24. ayet. أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ هَٰذَا ذِكْرُ مَن مَّعِىَ وَذِكْرُ مَن قَبْلِى بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ٱلْحَقَّ فَهُم مُّعْرِضُونَ

    emi-tteḫaẕû min dûnihî âliheh. ḳul hâtû bürhâneküm. hâẕâ ẕikru mem me`iye veẕikru men ḳablî. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûne-lḥaḳḳa fehüm mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa O'nun peşi sıra birtakım ilahlar mı edindiler! De ki: "Delilinizi getirin! Bu, benimle birlikte olanların ve benden öncekilerin (gerçeği içeren) öğretisidir." Hayır! Onların çoğu gerçeği bilmezler; (bu yüzden) yüz çevirirler.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 24. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 25. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ

    vemâ erselnâ min ḳablike mir rasûlin illâ nûḥî ileyhi ennehû lâ ilâhe illâ ene fa`büdûn.

    Mehmet Okuyan

    Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki ona "Benden başka ilah yoktur; bana kulluk edin!" diye vahyetmiş olmayalım.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 25. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 26. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ بَلْ عِبَادٌ مُّكْرَمُونَ

    veḳâlü-tteḫaẕe-rraḥmânü veleden sübḥâneh. bel `ibâdüm mükramûn.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler): "Rahmân (olan Allah, melekleri) çocuk edindi!" dediler. (Haşa)! O yücedir. Aksine (melekler) ikram edilmiş kullardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meleklerin de Yüce Allah'ın birer kulu olduklarıyla ilgili ayrıca bkz. Nisâ 4:172; Kehf 18:65; Zuhruf 43:19.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 26. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 27. ayet. لَا يَسْبِقُونَهُۥ بِٱلْقَوْلِ وَهُم بِأَمْرِهِۦ يَعْمَلُونَ

    lâ yesbiḳûnehû bilḳavli vehüm biemrihî ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    O'ndan (emir almadan) önce konuşmaz, yalnızca O'nun emri ile iş yaparlar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Melekler kendi tercihlerine göre hareket edemezler; Yüce Allah'ın verdiği emirleri harfiyyen uygularlar; kesinlikle herhangi bir eksiklikte bulunamazlar. Benzer mesajlar: En‘âm 6:61; Nahl 16:50; Meryem 19:64; Tahrîm 66:6.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 27. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 28. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرْتَضَىٰ وَهُم مِّنْ خَشْيَتِهِۦ مُشْفِقُونَ

    ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm velâ yeşfe`ûne illâ limeni-rteḍâ vehüm min ḫaşyetihî müşfiḳûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 28. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 29. ayet. وَمَن يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّىٓ إِلَٰهٌ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ

    vemey yeḳul minhüm innî ilâhüm min dûnihî feẕâlike neczîhi cehennem. keẕâlike neczi-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan kim "O'nun peşi sıra ben (de) ilahım!" derse biz onu (bile) cehennemle cezalandırırız. İşte biz, zalimlere böyle ceza veririz! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette şirke konu aracıların nasıl cezalandırılacağı melekler üzerinden ifade edilmektedir. Konunun önemi Nisâ 4:48 ve 116'da belirtildiği üzere Yüce Allah'ın şirk üzere ölenleri bağışlamayacağı bildirimi nedeniyledir. Bu ayet En‘âm 6:88 ve Zümer 39:65. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 29. ayet

  15. Enbiyâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 30. ayet. أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَٰهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ

    evelem yera-lleẕîne keferû enne-ssemâvâti vel'arḍa kânetâ ratḳan fefetaḳnâhümâ. vece`alnâ mine-lmâi külle şey'in ḥayy. efelâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar, göklerle yer bitişik bir hâldeyken, onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı dipnot 1 gör(üp düşün)mediler mi? (Hâlâ) inanmayacaklar mı? dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nûr 24:45. ayetle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet evrenin oluşumu ve canlıların sudan yaratıldığıyla ilgili çok önemli bilimsel gerçeklere işaret etmektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 30. ayet

  16. Enbiyâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 31. ayet. وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    vece`alnâ fi-l'arḍi ravâsiye en temîde bihim vece`alnâ fîhâ ficâcen sübülel le`allehüm yehtedûn.

    Mehmet Okuyan

    Onları sarsmasıyla ilgili yerin içinde ağır baskılar yarattık. dipnot 1 Yol bulsunlar diye orada geniş yollar yarattık dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sarsılmasıyla ilgili olarak yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Nahl 16:15, dipnot 1. Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Nahl 16:15; Tâhâ 20:53; Zuhruf 43:10; Nûh 71:20.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 31. ayet

  17. Enbiyâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 32. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلسَّمَآءَ سَقْفًا مَّحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ ءَايَٰتِهَا مُعْرِضُونَ

    vece`alne-ssemâe saḳfem maḥfûżâ. vehüm `an âyâtihâ mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 32. ayet

  18. Enbiyâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 33. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

    vehüve-lleẕî ḫaleḳa-lleyle vennehâra veşşemse velḳamer. küllün fî felekiy yesbeḥûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 33. ayet

Her nefis ölümü tadacak; adalet terazileri 34–47

  1. Enbiyâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 34. ayet. وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ ٱلْخُلْدَ أَفَإِي۟ن مِّتَّ فَهُمُ ٱلْخَٰلِدُونَ

    vemâ ce`alnâ libeşerim min ḳablike-lḫuld. efeim mitte fehümü-lḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Senden önce (de) hiçbir insana çok uzun hayat vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar çok uzun süre mi kalacaklar! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Enbiyâ 21:8 ve Zümer 39:30. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 34. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 35. ayet. كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِٱلشَّرِّ وَٱلْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

    küllü nefsin ẕâiḳatü-lmevt. veneblûküm bişşerri velḫayri fitneh. veileynâ türce`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Her nefis (can), ölümü tadıcıdır. dipnot 1 Bir deneme olarak sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz. Sadece bize döndürüleceksiniz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:185; ‘Ankebût 29:57; Zümer 39:30.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 35. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 36. ayet. وَإِذَا رَءَاكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى يَذْكُرُ ءَالِهَتَكُمْ وَهُم بِذِكْرِ ٱلرَّحْمَٰنِ هُمْ كَٰفِرُونَ

    veiẕâ raâke-lleẕîne keferû iy yetteḫiẕûneke illâ hüzüvâ. ehâẕe-lleẕî yeẕküru âliheteküm. vehüm biẕikri-rraḥmâni hüm kâfirûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar seni gördükleri zaman "Sizin ilahlarınızı diline dolayan dipnot 1 bu mu!" diyerek seninle hep alay ederler. dipnot 2 (Oysa) onlar, Rahmân'ın zikrini (Kur'an'ı) inkâr edenlerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [yezküru] fiili "zikretmek, hatırlamak, gündeme getirmek, diline dolamak" gibi anlamlar içermektedir. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:60.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Furkân 25:41.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 36. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 37. ayet. خُلِقَ ٱلْإِنسَٰنُ مِنْ عَجَلٍ سَأُو۟رِيكُمْ ءَايَٰتِى فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ

    ḫuliḳa-l'insânü min `acel. seürîküm âyâtî felâ testa`cilûn.

    Mehmet Okuyan

    İnsan aceleci (olarak) yaratılmıştır. dipnot 1 Size delillerimi ileride göstereceğim; (azabı) benden acele istemeyin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: İsrâ 17:11.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 37. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 38. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 38. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 39. ayet. لَوْ يَعْلَمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَن وُجُوهِهِمُ ٱلنَّارَ وَلَا عَن ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    lev ya`lemü-lleẕîne keferû ḥîne lâ yeküffûne `av vucûhihimü-nnâra velâ `an żuhûrihim velâ hüm yünṣarûn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım edilemeyeceği zamanı (o günün dehşetini keşke) bir bilselerdi!

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 39. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 40. ayet. بَلْ تَأْتِيهِم بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    bel te'tîhim bagteten fetebhetühüm felâ yesteṭî`ûne raddehâ velâ hüm yünżarûn.

    Mehmet Okuyan

    Doğrusu o (Son Saat) kendilerine öyle ani gelir ki onları şaşırtır. Artık onu reddetmeye (geri çevirmeye) güçleri yetmez ve kendilerine bakılmaz da. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetteki "onlara bakılmaz" ifadesi, "onlara fırsat ve huzur verilmez" şeklinde de anlaşılabilir. Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Al-i İmrân 3:77, 88; Nahl 16:85; Secde 32:29.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 40. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 41. ayet. وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُوا۟ مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    veleḳadi-stühzie birusülim min ḳablike feḥâḳa billeẕîne seḫirû minhüm mâ kânû bihî yestehziûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve alay edenleri alay ettikleri şey (çepeçevre) kuşatmıştı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:10; Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 41. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 42. ayet. قُلْ مَن يَكْلَؤُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ مِنَ ٱلرَّحْمَٰنِ بَلْ هُمْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِم مُّعْرِضُونَ

    ḳul mey yekleüküm billeyli vennehâri mine-rraḥmân. bel hüm `an ẕikri rabbihim mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Rahmân'dan (O'nun azabından) sizi gece gündüz kim koruyabilir ki!" dipnot 1 Hayır! Onlar Rablerini hatırlamaktan yüz çevirirler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Hz. Muhammed'e hitap ederek müşriklerin alaycılıklarına bir kez de bu ayette cevap vermektedir. Bu çerçevede mahşerdeki çaresizliklerine ilave olarak dünyada da inkar ettikleri ilahi kudret tarafından gece ve gündüz gelebilecek azaba karşı kendilerini kimin koruyacağını sordurmaktadır. Amaç onları hiç kimsenin koruyamayacağını kendilerine bildirmektir. Benzer mesajlar: Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Zümer 39:38; Mülk 67:20-21, 28.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 42. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 43. ayet. أَمْ لَهُمْ ءَالِهَةٌ تَمْنَعُهُم مِّن دُونِنَا لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَ أَنفُسِهِمْ وَلَا هُم مِّنَّا يُصْحَبُونَ

    em lehüm âlihetün temne`uhüm min dûninâ. lâ yesteṭî`ûne naṣra enfüsihim velâ hüm minnâ yuṣḥabûn.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa Allah'ın peşi sıra kendilerini (bize karşı) savunacak ilahlar mı varmış! (O ilahlar) hem kendilerine yardıma güç yetiremez hem de bizden sahiplenme göremezler.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 43. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 44. ayet. بَلْ مَتَّعْنَا هَٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَآ أَفَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    bel metta`nâ hâülâi veâbâehüm ḥattâ ṭâle `aleyhimü-l`umür. efelâ yeravne ennâ ne'ti-l'arḍa nenḳuṣuhâ min aṭrâfihâ. efehümü-lgâlibûn.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) onları da atalarını da yararlandırdık. Sonunda ömür kendilerine (hiç bitmeyecek gibi) uzun geldi. dipnot 1 Yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmezler mi? dipnot 2 Üstün gelen onlar mıymış!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah yaşattığı insanların bir kısmına bu ömrün uzun geldiğini, yani kendilerine verdiği nimet ve rızıklar sayesinde ömürlerini uzun bir süre yaşadıklarını, hayatlarının sonuna kadar bolluk içinde olduklarını ifade etmektedir. Bolluk içinde yaşamaya alışanlar nimetlerin veriliş nedenini anlamamış, yapılan uyarılara kulak asmamış ve bu hayatın hiç bitmeyeceğini sanarak aldanış içerisine girmişlerdi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Ra‘d 13:41. ayetle birlikte okunmalıdır. Bu cümlede yer alan "Allah'ın gelmesi" mecaz bir ifadedir ve kastedilen O'nun gücünün ve hayata müdahale edişinin bildirilmesidir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 44. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 45. ayet. قُلْ إِنَّمَآ أُنذِرُكُم بِٱلْوَحْىِ وَلَا يَسْمَعُ ٱلصُّمُّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا مَا يُنذَرُونَ

    ḳul innemâ ünẕiruküm bilvaḥy. velâ yesme`u-ṣṣummü-ddü`âe iẕâ mâ yünẕerûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ben sizi sadece vahiy ile uyarıyorum." dipnot 1 Sağır(lar), uyarıldıkları zaman bu çağrıyı duymaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İslam'ı tebliğde müracaat edilmesi gereken kaynağın Kur'an olduğunu bildiren En‘âm 6:51, 70, İbrâhîm 14:52, Enbiyâ 21:45, Furkân 25:52, Sebe' 34:50 ve Kâf 50:45 gibi çeşitli ayetler vardır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 45. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 46. ayet. وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    veleim messethüm nefḥatüm min `aẕâbi rabbike leyeḳûlünne yâ veylenâ innâ künnâ żâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, elbette "Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!" derler.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 46. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 47. ayet. وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ

    veneḍa`u-lmevâzîne-lḳiṣṭa liyevmi-lḳiyâmeti felâ tużlemü nefsün şey'â. vein kâne miŝḳâle ḥabbetim min ḫardelin eteynâ bihâ. vekefâ binâ ḥâsibîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. dipnot 1 Kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu (teraziye) getirmiş (olacağ)ız. Hesap görenler olarak biz yeteriz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:8-9; Mü'minûn 23:102-103; Kâri‘a 101:6-9.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 47. ayet

İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh 48–77

  1. Enbiyâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 48. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءً وَذِكْرًا لِّلْمُتَّقِينَ

    veleḳad âteynâ mûsâ vehârûne-lfürḳâne veḍiyâev veẕikral lilmütteḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz Musa'ya ve Harun'a, muttakîler (duyarlı olanlar) için furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini), aydınlığı ve (gerçeği) hatırlatan (öğüdü) vermiştik.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 48. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 49. ayet. ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشْفِقُونَ

    elleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi vehüm mine-ssâ`ati müşfiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar takvâ (duyarlılık) sahipleri, gaybdaki (bilinemeyendeki) Rablerine saygı duyarlar; dipnot 1 (dahası) onlar o (Son) Saat'ten de tir tir titreyenlerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Fâtır 35:18; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33; Mülk 67:12.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 49. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 50. ayet. وَهَٰذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَٰهُ أَفَأَنتُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ

    vehâẕâ ẕikrum mübârakün enzelnâh. efeentüm lehû münkirûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir hatırla(t)madır. Şimdi onu inkâr mı ediyorsunuz!

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 50. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 51. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَآ إِبْرَٰهِيمَ رُشْدَهُۥ مِن قَبْلُ وَكُنَّا بِهِۦ عَٰلِمِينَ

    veleḳad âteynâ ibrâhîme ruşdehû min ḳablü vekünnâ bihî `âlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki İbrahim'e olgunluğunu daha önce vermiştik. dipnot 1 Biz onu iyi tanırdık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet En‘âm 6:74-77'deki mesajın doğru anlaşılması için son derece önemlidir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 51. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 52. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا هَٰذِهِ ٱلتَّمَاثِيلُ ٱلَّتِىٓ أَنتُمْ لَهَا عَٰكِفُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ hâẕihi-ttemâŝîlü-lletî entüm lehâ `âkifûn.

    Mehmet Okuyan

    Hani o, babasına ve kavmine "Şu tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?" diye sormuştu.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 52. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 53. ayet. قَالُوا۟ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا لَهَا عَٰبِدِينَ

    ḳâlû vecednâ âbâenâ lehâ `âbidîn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 53. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 54. ayet. قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳâle leḳad küntüm entüm veâbâüküm fî ḍalâlim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim) "Şüphesiz ki siz de atalarınız da apaçık bir sapkınlık içindesiniz!" demişti.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 54. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 55. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا بِٱلْحَقِّ أَمْ أَنتَ مِنَ ٱللَّٰعِبِينَ

    ḳâlû eci'tenâ bilḥaḳḳi em ente mine-llâ`ibîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar da "Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen oyun oynayanlardan biri misin?" demişlerdi. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Enbiyâ 21:16 ve Duhân 44:38'de de geçen [el-lâ‘ıbîne/lâ‘ıbîne] kelimesi "oyun oynayanlar", "şaka yapanlar" gibi anlamlar içermektedir. Buradan hareketle, kavminin gözünde Hz. İbrahim'in ciddiye alınabilecek biri olmadığı izlenimi verilmek istenmiştir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 55. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 56. ayet. قَالَ بَل رَّبُّكُمْ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلَّذِى فَطَرَهُنَّ وَأَنَا۠ عَلَىٰ ذَٰلِكُم مِّنَ ٱلشَّٰهِدِينَ

    ḳâle ber rabbüküm rabbü-ssemâvâti vel'arḍi-lleẕî feṭarahünn. veenâ `alâ ẕâliküm mine-şşâhidîn.

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim) "Hayır, sizin Rabbiniz, yoktan yarattığı göklerin ve yerin Rabbidir; dipnot 1 ben buna şahitlik edenlerdenim." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim, kavminin kendisiyle alay etmesine karşılık onlara güçlü bir şekilde tevhid öğretisi sunmuş, inkar etseler bile tevhid gerçeklerini ayrıntılı bir şekilde kendilerine özellikle bildirmiştir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 56. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 57. ayet. وَتَٱللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَٰمَكُم بَعْدَ أَن تُوَلُّوا۟ مُدْبِرِينَ

    vetellâhi leekîdenne aṣnâmeküm ba`de en tüvellû müdbirîn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 57. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 58. ayet. فَجَعَلَهُمْ جُذَٰذًا إِلَّا كَبِيرًا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ

    fece`alehüm cüŝeŝen illâ kebîral lehüm le`allehüm ileyhi yerci`ûn.

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim), sonunda belki ona dönerler (sorarlar) diye büyükleri hariç onları (putları) paramparça etmişti.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 58. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 59. ayet. قَالُوا۟ مَن فَعَلَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَآ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    ḳâlû men fe`ale hâẕâ biâlihetinâ innehû lemine-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi) "Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Şüphesiz ki o (bunu yapan kişi) zalimlerden biridir." demişlerdi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 59. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 60. ayet. قَالُوا۟ سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبْرَٰهِيمُ

    ḳâlû semi`nâ fetey yeẕküruhüm yüḳâlü lehû ibrâhîm.

    Mehmet Okuyan

    (Bir kısmı) "Bunları diline dolayan, dipnot 1 kendisine ‘İbrahim' denen bir genç duyduk." demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [yezküru] fiili "diline dolamak" gibi bir anlam içermektedir. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:36.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 60. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 61. ayet. قَالُوا۟ فَأْتُوا۟ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعْيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ

    ḳâlû fe'tû bihî `alâ a`yüni-nnâsi le`allehüm yeşhedûn.

    Mehmet Okuyan

    "Onu hemen insanların gözü önüne getirin! Belki şahitlik ederler." demişlerdi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 61. ayet

  15. Enbiyâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 62. ayet. قَالُوٓا۟ ءَأَنتَ فَعَلْتَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَا يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

    ḳâlû eente fe`alte hâẕâ biâlihetinâ yâ ibrâhîm.

    Mehmet Okuyan

    Onlar "Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim?" demişlerdi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 62. ayet

  16. Enbiyâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 63. ayet. قَالَ بَلْ فَعَلَهُۥ كَبِيرُهُمْ هَٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ إِن كَانُوا۟ يَنطِقُونَ

    ḳâle bel fe`aleh. kebîruhüm hâẕâ fes'elûhüm in kânû yenṭiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim ise): "Belki de bu işi şu büyük olan yapmıştır. dipnot 1 Konuşabiliyorlarsa onlara sorun!" demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim'e sorulan soruya "hayır ben yapmadım" diye cevap vermemiş yani iddia edildiği gibi yalan konuşmamıştır. Onun yaptığı şey, putların çaresizliğine dikkat çekmek, onlara tapınılmasını eleştirmek ve putperestliğin büyük bir sapkınlık olduğunu muhataplara kavratmaktır. En‘âm 6:76-78'de de gök cisimleri üzerinden benzer mesajlar verdiği bilinmektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 63. ayet

  17. Enbiyâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 64. ayet. فَرَجَعُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ فَقَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ أَنتُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    ferace`û ilâ enfüsihim feḳâlû inneküm entümu-żżâlimûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine dönüp "Zalimler sizsiniz, siz!" demişlerdi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 64. ayet

  18. Enbiyâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 65. ayet. ثُمَّ نُكِسُوا۟ عَلَىٰ رُءُوسِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هَٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ

    ŝümme nükisû `alâ ruûsihim. leḳad `alimte mâ hâülâi yenṭiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra (eski) kafalarına dönmüşler dipnot 1 de "Sen bunların konuşamadığını pekâlâ biliyorsun!" (demişlerdi).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına dönmüşlerdi" cümlesi "başları üzerine geri döndürülmüşlerdi" anlamında "zihnen tepetaklak olmayı", "fikrinden aniden caymayı", "eski kafalarına dönmeyi" içeren deyimsel bir ifadedir. Burada söz konusu halkın Hz. İbrahim'i temize çıkarma temayülünden vazgeçip eski suçlayıcı tavırlarına geri dönmeleri ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 65. ayet

  19. Enbiyâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 66. ayet. قَالَ أَفَتَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْ

    ḳâle efeta`büdûne min dûni-llâhi mâ lâ yenfe`uküm şey'ev velâ yeḍurruküm.

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim) "Allah'ın peşi sıra size hiçbir yarar ve zarar veremeyen şeylere (hâlâ) tapacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 66. ayet

  20. Enbiyâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 67. ayet. أُفٍّ لَّكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    üffil leküm velimâ ta`büdûne min dûni-llâh. efelâ ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    "Size de Allah'ın peşi sıra tapmakta olduğunuz şeylere de yazıklar olsun! Akıl etmiyor musunuz?"

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 67. ayet

  21. Enbiyâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 68. ayet. قَالُوا۟ حَرِّقُوهُ وَٱنصُرُوٓا۟ ءَالِهَتَكُمْ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

    ḳâlû ḥarriḳûhü venṣurû âliheteküm in küntüm fâ`ilîn.

    Mehmet Okuyan

    (Bir kısmı) "(Bir iş) yapacaksanız, onu (İbrahim'i) yakın da ilahlarınıza yardım edin!" demişti.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 68. ayet

  22. Enbiyâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 69. ayet. قُلْنَا يَٰنَارُ كُونِى بَرْدًا وَسَلَٰمًا عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

    ḳulnâ yâ nâru kûnî berdev veselâmen `alâ ibrâhîm.

    Mehmet Okuyan

    Biz de "Ey ateş! İbrahim için serinlik ve esenlik ol!" demiştik.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 69. ayet

  23. Enbiyâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 70. ayet. وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ

    veerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'aḫserîn.

    Mehmet Okuyan

    Ona tuzak kurmak istemişler; biz de onları, en çok kaybedenler hâline getirmiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bağlamda yer alan konu putperest kavminin Hz. İbrahim'i yakmak üzere bir hazırlık yaptıkları, tuzak kurduklarıdır. Yüce Allah ise onların kurduğu bu tuzağı başarıya ulaştırmamış, kendilerini hüsrana uğratmıştır. Benzer mesaj: Sâffât 37:98.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 70. ayet

  24. Enbiyâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 71. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا لِلْعَٰلَمِينَ

    venecceynâhü velûṭan ile-l'arḍi-lletî bâraknâ fîhâ lil`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Onu ve Lut'u kurtararak, dipnot 1 insanlar için bereketli kıldığımız toprağa dipnot 2 (ulaştırmıştık).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim neyden kurtarıldıysa Hz. Lut da ondan kurtarılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Enbiyâ 21:81. ayette de geçen "bereketli kıldığımız toprak" ifadesinde kastedilen, muhtemelen bugün işgal edilen geniş Filistin topraklarıdır. Yeni gelinen coğrafyanın bereketli kılınması, o yörede pek çok peygamberin görev yapacak olması şeklinde anlaşılabileceği gibi, buranın tarım ürünleri noktasındaki bereketine işaret edilmesi de muhtemeldir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 71. ayet

  25. Enbiyâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 72. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَٰلِحِينَ

    vevehebnâ lehû isḥâḳ. veya`ḳûbe nâfileten. veküllen ce`alnâ ṣâliḥîn.

    Mehmet Okuyan

    Ona (İbrahim'e) ilave dipnot 1 (bir bağış) olarak İshak'ı ve (torunu) Yakup'u lütfetmiştik. Hepsini iyi insanlar yapmıştık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kez de İsrâ 17:79'da geçen [nâfileh] kelimesi "ilave olarak", "fazladan", "armağan olarak" gibi anlamlar içermekte ve yıllarca süren çocuksuzluk döneminden sonra yaşlılık çağında ona verdiği Hz. İsmail'e ilave olarak bir de Hz. İshak'ı kendisine armağan ettiğini haber vermektedir. Ayetteki [nâfileh] kelimesi öncelikle Hz. İshak'la, ardından onun oğlu olan Hz. Yakup'la ilişkili olduğunu belirtmeliyiz.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 72. ayet

  26. Enbiyâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 73. ayet. وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ

    vece`alnâhüm eimmetey yehdûne biemrinâ veevḥaynâ ileyhim fi`le-lḫayrâti veiḳâme-ṣṣalâti veîtâe-zzekâh. vekânû lenâ `âbidîn.

    Mehmet Okuyan

    Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yapmış ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyetmiştik. dipnot 1 Onlar daima bizim kullarımızdılar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13. Buradaki ve Beyyine 98:5'teki bilgilerden anlaşılacağı üzere, "bütün hayırlı işler" bütün ilahi öğretilerde yer almıştır. Hayırlı işlerin bedensel anlamda en önemli göstergelerinden biri hatta birincisi "namaz kılmak"tır; ekonomik içerikli olanlardan birisi ise "zekat vermek"tir. Namaz bedensel ibadet ve eylemleri, zekât ise ekonomik yardımlaşmaların tamamını içermektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 73. ayet

  27. Enbiyâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 74. ayet. وَلُوطًا ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَرْيَةِ ٱلَّتِى كَانَت تَّعْمَلُ ٱلْخَبَٰٓئِثَ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَٰسِقِينَ

    velûṭan âteynâhü ḥukmev ve`ilmev venecceynâhü mine-lḳaryeti-lletî kânet ta`melü-lḫabâiŝ. innehüm kânû ḳavme sev'in fâsiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Lut'a gelince, ona da doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Onu çirkin işler yapmakta olan şehir (halkın)dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki onlar kötü iş yapan yoldan çıkan bir toplumdu.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 74. ayet

  28. Enbiyâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 75. ayet. وَأَدْخَلْنَٰهُ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    veedḫalnâhü fî raḥmetinâ. innehû mine-ṣṣâliḥîn.

    Mehmet Okuyan

    Onu (Lut'u) merhametimize yerleştirmiştik. Şüphesiz ki o da iyilerdendi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 75. ayet

  29. Enbiyâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 76. ayet. وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venûḥan iẕ nâdâ min ḳablü festecebnâ lehû fenecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Nuh'u da (an)! Daha önce bize dua etmişti. Biz de duasına cevap vermiş, böylece, onu ve ailesini (destekçilerini) büyük sıkıntıdan dipnot 1 kurtarmıştık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sâffât 37:76 ve 115'te de geçen [el-karbi'l-‘azîmi] tamlaması "büyük sıkıntı", "müthiş felaket", "korkunç bela" gibi anlamlar içermekte ve yaşanan olay bağlamında kavminin tufanda boğulması anlamına gelmektedir. Bu arada kavminin inatçı inkarları ve korkunç tepkisi karşısında bunalan Hz. Nuh ve onunla birlikte iman etmiş olanların içlerinde hissettikleri sıkıntıdan kurtarılmaları da elbette ayette kastedilen anlamın içeriğinde bulunmaktadır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 76. ayet

  30. Enbiyâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 77. ayet. وَنَصَرْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ

    veneṣarnâhü mine-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. innehüm kânû ḳavme sev'in feagraḳnâhüm ecme`în.

    Mehmet Okuyan

    Onu, delillerimizi inkâr eden o toplumdan korumuştuk. Şüphesiz ki onlar, kötü bir toplumdu; hepsini (suda) boğmuştuk.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 77. ayet

Dâvûd, Süleymân, Eyyûb, Zünnûn, Zekeriyyâ ve Meryem 78–91

  1. Enbiyâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 78. ayet. وَدَاوُۥدَ وَسُلَيْمَٰنَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِى ٱلْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ ٱلْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَٰهِدِينَ

    vedâvûde vesüleymâne iẕ yaḥkümâni fi-lḥarŝi iẕ nefeşet fîhi ganemü-lḳavm. vekünnâ liḥukmihim şâhidîn.

    Mehmet Okuyan

    Davud'u ve Süleyman'ı da (an)! Hani içinde halkın koyunlarının yayıldığı bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı. Biz onların hükmüne şahittik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâd 38:22-23.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 78. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 79. ayet. فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ

    fefehhemnâhâ süleymân. veküllen âteynâ ḥukmev ve`ilmâ. veseḫḫarnâ me`a dâvûde-lcibâle yüsebbiḥne veṭṭayr. vekünnâ fâ`ilîn.

    Mehmet Okuyan

    Böylece bunu (bu fetvayı) Süleyman'a biz öğretmiştik. Biz onların hepsine doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Kuşları ve tesbih eden (yücelten) dağları da Davud'a boyun eğdirmiştik. dipnot 1 (Bunları) biz yapmaktayız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Neml 27:16-17; Sebe' 34:10; Sâd 38:18-20.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 79. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 80. ayet. وَعَلَّمْنَٰهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَّكُمْ لِتُحْصِنَكُم مِّنۢ بَأْسِكُمْ فَهَلْ أَنتُمْ شَٰكِرُونَ

    ve`allemnâhü ṣan`ate lebûsil leküm lituḥṣineküm mim be'siküm. fehel entüm şâkirûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 80. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 81. ayet. وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةً تَجْرِى بِأَمْرِهِۦٓ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا وَكُنَّا بِكُلِّ شَىْءٍ عَٰلِمِينَ

    velisüleymâne-rrîḥa `âṣifeten tecrî biemrih ile-l'arḍi-lletî bâraknâ fîhâ. vekünnâ bikülli şey'in `âlimîn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 81. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 82. ayet. وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذَٰلِكَ وَكُنَّا لَهُمْ حَٰفِظِينَ

    vemine-şşeyâṭîni mey yegûṣûne lehû veya`melûne `amelen dûne ẕâlik. vekünnâ lehüm ḥâfiżîn.

    Mehmet Okuyan

    Şeytan(laşmış insan)lar arasından da onun için dalgıçlık yapan (inci çıkaran) dipnot 1 ve bundan başka işler görenler vardı. Onları gözetim altında tutuyorduk.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Sâd 38:37. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 82. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 83. ayet. وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ

    veeyyûbe iẕ nâdâ rabbehû ennî messeniye-ḍḍurru veente erḥamü-rrâḥimîn.

    Mehmet Okuyan

    Eyüp'ü de (an)! Hani Rabbine "Başıma bu dert geldi. dipnot 1 Sen merhametlilerin en merhametlisisin." diye seslenmişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Eyüp'ün şikayet ettiği husus bedensel hastalık olabileceği gibi, şeytan kaynaklı olarak maneviyatına ve kalbine gelen manevi hastalık da olabilir. Bkz. Sâd 38:41.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 83. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 84. ayet. فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَكَشَفْنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرٍّ وَءَاتَيْنَٰهُ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَٰبِدِينَ

    festecebnâ lehû fekeşefnâ mâ bihî min ḍurriv veâteynâhü ehlehû vemiŝlehüm me`ahüm raḥmetem min `indinâ veẕikrâ lil`âbidîn.

    Mehmet Okuyan

    Tarafımızdan bir merhamet ve kulluk edenler için bir hatırla(t)ma olmak üzere onun duasına cevap vermiş, kendisindeki sıkıntıyı gidermiş ve ona ailesini, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini (beklemediği diğer yakınlarını) daha vermiştik.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 84. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 85. ayet. وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِدْرِيسَ وَذَا ٱلْكِفْلِ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    veismâ`île veidrîse veẕe-lkifl. küllüm mine-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (an)! Hepsi de sabreden kişilerdendi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 85. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 86. ayet. وَأَدْخَلْنَٰهُمْ فِى رَحْمَتِنَآ إِنَّهُم مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    veedḫalnâhüm fî raḥmetinâ. innehüm mine-ṣṣâliḥîn.

    Mehmet Okuyan

    Onları merhametimize yerleştirmiştik. Şüphesiz ki onlar da iyilerdendi.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 86. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 87. ayet. وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبْحَٰنَكَ إِنِّى كُنتُ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veẕe-nnûni iẕ ẕehebe mügâḍiben feżanne el len naḳdira `aleyhi fenâdâ fi-żżulümâti el lâ ilâhe illâ ente sübḥânek. innî küntü mine-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Balık sahibini de (Yunus'u da an)! dipnot 1 Hani o, kendisine gücümüzün yetmeyeceğini sanarak öfkeyle çekip gitmişti. dipnot 2 Karanlıkların dipnot 3 içinde şöyle dua etmişti: "(Rabbim)! Senden başka ilah yoktur; sen yücesin. Şüphesiz ki ben haksızlık edenlerden oldum."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Zü'n-Nûn] (balık sahibi) ifadesi, Kalem 68:48'de geçen [sâhıbu'l-hût] ifadesi gibi Hz. Yunus için kullanılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hz. Yunus risalet görevinin ilk aşamasında bir tercih hatası yapmış, ancak bu davranışı kendisine oldukça pahalıya mal olmuştu. O, iddia edildiği gibi peygamberlikten kaçmamıştı; sadece Ninova'da sonuç alamayacağı düşüncesiyle Yüce Allah'ın izin vermesini beklemeden başka bir yere doğru yola çıkmıştı. Görevden kaçmamış, bir anlamda yerini değiştirmek istemişti. Nitekim daha sonra yaptığı tebliğinde başarılı olmuş ve Yûnus 10:98'de de ifade edildiği gibi, yeni görev yerindeki kavminin iman etmesi sayesinde dünya azabından kurtarılmış bir ümmet olarak Kur'an'da övgüye mazhar kılınmıştır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetteki [ez-zulümât] kelimesi "balığın karnındaki karanlık" anlamına gelmektedir. Bu durumda "gecenin, denizin ve balığın karnındaki karanlıklar" söz konusu ediliyor demektir. Dahası Nûr 24:40'ta belirtildiği gibi, denizin içindeki dalgalar ve onların altındaki karanlıkların çoğul oluşu da bu anlamı desteklemektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 87. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 88. ayet. فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَنَجَّيْنَٰهُ مِنَ ٱلْغَمِّ وَكَذَٰلِكَ نُـۨجِى ٱلْمُؤْمِنِينَ

    festecebnâ lehû venecceynâhü mine-lgamm. vekeẕâlike nünci-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz de onun bu duasına cevap vermiş ve (içine düştüğü) sıkıntıdan onu kurtarmıştık. Biz, müminleri işte böyle kurtarırız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Sâffât 37:139-142; Kalem 68:48-50.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 88. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 89. ayet. وَزَكَرِيَّآ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ رَبِّ لَا تَذَرْنِى فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْوَٰرِثِينَ

    vezekeriyyâ iẕ nâdâ rabbehû rabbi lâ teẕernî ferdev veente ḫayru-lvâriŝîn.

    Mehmet Okuyan

    Zekeriya'yı da (an)! Hani o, Rabbine şöyle seslenmişti: "Rabbim! Beni yalnız bırakma! Sen vârislerin en hayırlısısın."

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 89. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 90. ayet. فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَوَهَبْنَا لَهُۥ يَحْيَىٰ وَأَصْلَحْنَا لَهُۥ زَوْجَهُۥٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا۟ لَنَا خَٰشِعِينَ

    festecebnâ leh. vevehebnâ lehû yaḥyâ veaṣlaḥnâ lehû zevceh. innehüm kânû yüsâri`ûne fi-lḫayrâti veyed`ûnenâ ragabev verahebâ. vekânû lenâ ḫâşi`în.

    Mehmet Okuyan

    Biz onun da duasına cevap vermiş ve ona Yahya'yı bağışlamıştık; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kılmıştık. Onlar hayır işlerinde koşuşur, (merhametimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak dipnot 1 bize yalvarırlardı. Onlar, bize saygı içindeydiler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:56; İsrâ 17:57; Secde 32:16; Zümer 39:9.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetler Al-i İmrân 3:37-41 ve Meryem 19:1-15. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 90. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 91. ayet. وَٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلْنَٰهَا وَٱبْنَهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

    velletî aḥṣanet fercehâ fenefaḫnâ fîhâ mir rûḥinâ vece`alnâhâ vebnehâ âyetel lil`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Namusunu korumuş olanı (Meryem'i de an)! Biz ona rûhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu âlemler (insanlar) için bir ayet (mucize) kılmıştık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:50; Tahrîm 66:12.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 91. ayet

Tek ümmet; Ye'cûc ve Me'cûc 92–97

  1. Enbiyâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 92. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُونِ

    inne hâẕihî ümmetüküm ümmetev vâḥideh. veenâ rabbüküm fa`büdûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki bu (peygamberler ve iman edenler), tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir. dipnot 1 Ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Yûnus 10:19; Mü'minûn 23:52.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 92. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 93. ayet. وَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَٰجِعُونَ

    veteḳaṭṭa`û emrahüm beynehüm. küllün ileynâ râci`ûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 93. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 94. ayet. فَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِهِۦ وَإِنَّا لَهُۥ كَٰتِبُونَ

    femey ya`mel mine-ṣṣâliḥâti vehüve mü'minün felâ küfrâne lisa`yih. veinnâ lehû kâtibûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 94. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 95. ayet. وَحَرَٰمٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

    veḥarâmün `alâ ḳaryetin ehleknâhâ ennehüm lâ yerci`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 95. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 96. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُم مِّن كُلِّ حَدَبٍ يَنسِلُونَ

    ḥattâ iẕâ fütiḥat ye'cûcü veme'cûcü vehüm min külli ḥadebiy yensilûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda Ye'cûc ve Me'cûc dipnot 1 (setleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği,

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ye'cûc ve Me'cûc ifadesi, bir kez de Kehf 18:94-99. ayetlerde geçmekte ve her dönemin olumsuz insan tipini nitelendirmektedir. Bu yüzden, ayetin tercümesi şöyle de yapılabilir: "Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (sedleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği ve gerçek vaat (ölüm, Son Saat, kıyamet) yaklaşınca, (yani Ye'cüc ve Me'cûc denilen azgın topluluğun da ortaya çıkıp diriltilip hesap vereceği kıyamet yaklaşınca)..."

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 96. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 97. ayet. وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    vaḳterabe-lva`dü-lḥaḳḳu feiẕâ hiye şâḫiṣatün ebṣâru-lleẕîne keferû. yâ veylenâ ḳad künnâ fî gafletim min hâẕâ bel künnâ żâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Ve gerçek vaat (Son Saat) yaklaşınca, kâfir olanların gözleri birdenbire donakalır! (Onlar) "Ah, eyvah, yazıklar olsun bize! Elbette bu durumdan habersizmişiz; hatta biz zalimlermişiz!" (diyeceklerdir).

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 97. ayet

Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet 98–112

  1. Enbiyâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 98. ayet. إِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمْ لَهَا وَٰرِدُونَ

    inneküm vemâ ta`büdûne min dûni-llâhi ḥaṣabü cehennem. entüm lehâ vâridûn.

    Mehmet Okuyan

    Siz ve Allah'ın peşi sıra taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 98. ayet

  2. Enbiyâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 99. ayet. لَوْ كَانَ هَٰٓؤُلَآءِ ءَالِهَةً مَّا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    lev kâne hâülâi âlihetem mâ veradûhâ. veküllün fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar ilah olsalardı, oraya girmezlerdi. Hepsi orada ebedî kalacaklardır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 99. ayet

  3. Enbiyâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 100. ayet. لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ

    lehüm fîhâ zefîruv vehüm fîhâ lâ yesme`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Orada onlar için inlemek vardır. Onlar orada (iyi haber) duyamayacaklardır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 100. ayet

  4. Enbiyâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 101. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا ٱلْحُسْنَىٰٓ أُو۟لَٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ

    inne-lleẕîne sebeḳat lehüm minne-lḥusnâ ülâike `anhâ müb`adûn.

    Mehmet Okuyan

    Tarafımızdan kendileri için güzel (hüküm) verilmiş olanlara gelince, işte onlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler Meryem 19:66-72, Zümer 39:61 ve Leyl 92:15-18. ayetlerle birlikte okunmalıdır. [Takvâ] (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Kendilerine korku olmayıp hüzünlenmeyecekleri müjdelenen kişilerin de cehenneme hiç girmeyeceğini söyleyebiliriz. Çünkü cehenneme gitmek de oraya uğramak da bir korku ve hüzün sebebidir. Bu konuda bkz. Bakara 2:38, 62, 112, 262, 274; Al-i İmrân 3:170; Mâide 5:69; En‘âm 6:48; A‘râf 7:35; Yûnus 10:62; Zümer 39:61; Ahkâf 46:13. Mahşer gününün korkunç yapısından güvende olacak kişilerin bulunacağı Neml 27:89'da müjdelenmektedir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 101. ayet

  5. Enbiyâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 102. ayet. لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ

    lâ yesme`ûne ḥasîsehâ. vehüm fî me-ştehet enfüsühüm ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Onun (cehennemin) uğultusunu bile duymayacaklardır; onlar canlarının istediği (nimetler) içinde ebedî kalıcıdır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 102. ayet

  6. Enbiyâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 103. ayet. لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ

    lâ yaḥzünühümü-lfeza`u-l'ekberu veteteleḳḳâhümü-lmelâikeh. hâẕâ yevmükümü-lleẕî küntüm tû`adûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 103. ayet

  7. Enbiyâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 104. ayet. يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ وَعْدًا عَلَيْنَآ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ

    yevme naṭvi-ssemâe keṭayyi-ssicilli lilkütüb. kemâ bede'nâ evvele ḫalḳin nü`îdüh. va`den `aleynâ. innâ künnâ fâ`ilîn.

    Mehmet Okuyan

    O gün, yazılı kâğıt tomarlarını dürer gibi göğü toplayıp düreriz. İlk yaratmaya başladığımız gibi üzerimize aldığımız bir vaat olarak onu tekrar yaratacağız. dipnot 1 Şüphesiz ki biz (vadettiğimizi) yaparız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:29; Yûnus 10:34; Neml 27:64; ‘Ankebût 29:19, 20; Rûm 30:11, 27; Burûc 85:13.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 104. ayet

  8. Enbiyâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 105. ayet. وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِى ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعْدِ ٱلذِّكْرِ أَنَّ ٱلْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِىَ ٱلصَّٰلِحُونَ

    veleḳad ketebnâ fi-zzebûri mim ba`di-ẕẕikri enne-l'arḍa yeriŝühâ `ibâdiye-ṣṣâliḥûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 105. ayet

  9. Enbiyâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 106. ayet. إِنَّ فِى هَٰذَا لَبَلَٰغًا لِّقَوْمٍ عَٰبِدِينَ

    inne fî hâẕâ lebelâgal liḳavmin `âbidîn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki bunda, (bize) kulluk eden toplum için bir mesaj vardır.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 106. ayet

  10. Enbiyâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 107. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

    vemâ erselnâke illâ raḥmetel lil`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz seni ancak âlemlere rahmet(imiz) için gönderdik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Hz. Muhammed'i cümle aleme merhametinin tecellisi olarak gönderdiğini ifade etmektedir. Bu ayetin vermek istediği mesaj ile "Rabbinin merhameti gereği peygamberler gönderici olan da elbette biziz" mealindeki Duhân 44:5-6'da verilen mesaj birbirini tamamlamakta, Yüce Allah'ın peygamberler göndermesinin ilahi rahmet ve merhametin tecellisi olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Hz. Muhammed'in peygamberliğinin evrensel olduğuyla ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Sebe' 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 107. ayet

  11. Enbiyâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 108. ayet. قُلْ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ

    ḳul innemâ yûḥâ ileyye ennemâ ilâhüküm ilâhüv vâḥid. fehel entüm müslimûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Bana ‘ilahınızın tek bir ilah olduğu' vahyolunuyor. O'na boyun eğecek misiniz?"

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 108. ayet

  12. Enbiyâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 109. ayet. فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ

    fein tevellev feḳul ehentüküm `alâ sevâ'. vein edrî eḳarîbün em be`îdüm mâ tû`adûn.

    Mehmet Okuyan

    Yüz çevirirlerse de ki: "(Bana emrolunanı) hepinize eşit olarak açıkladım. Size vadolunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir ifade için bkz. Cinn 72:25. Son Saat'in vaktinin bilinememesiyle ilgili benzer mesajlar için ayrıca bkz. A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 109. ayet

  13. Enbiyâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 110. ayet. إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

    innehû ya`lemü-lcehra mine-lḳavli veya`lemü mâ tektümûn.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 110. ayet

  14. Enbiyâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 111. ayet. وَإِنْ أَدْرِى لَعَلَّهُۥ فِتْنَةٌ لَّكُمْ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

    vein edrî le`allehû fitnetül leküm vemetâ`un ilâ ḥîn.

    Mehmet Okuyan

    (Peygamber:) "Bilmiyorum, belki de o (azabın ertelenmesi), sizin için bir imtihan ve belirli bir zamana kadar sizi yararlandırmak içindir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 111. ayet

  15. Enbiyâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Enbiyâ suresi, 112. ayet. قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

    ḳâle rabbi-ḥküm bilḥaḳḳ. verabbüne-rraḥmânü-lmüste`ânü `alâ mâ teṣifûn.

    Mehmet Okuyan

    Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver! Bizim Rabbimiz, sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulan dipnot 1 Rahmân'dır." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [el-müste‘ânu] kelimesi bir kez de Yûsuf 12:18'de yer almakta ve "yardım istenilecek makam" anlamına gelmekte, bir peygamber duruşu bu şekilde ümmete de öğretilmiş olmaktadır. Zira Fâtiha 1:5'te de evrensel anlamda dile getirildiği gibi, "kendisinden yardım istenecek yegane kudret Yüce Allah'tır" ve Hz. Muhammed de işte bunu dile getirmiştir.

    Ayet detayı — Enbiyâ suresi, 112. ayet