Enfâl suresi

Enfâl suresi, 26. ayet

Enfâl suresi, 26. ayet. وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

veẕkürû iẕ entüm ḳalîlüm müstaḍ`afûne fi-l'arḍi teḫâfûne ey yeteḫaṭṭafekümü-nnâsü feâvâküm veeyyedeküm binaṣrihî verazeḳaküm mine-ṭṭayyibâti le`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 23–29 · surenin 26. ayeti / 75

Konu İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan Enfâl 20–29 3

  1. Enfâl 23

    Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

  2. Enfâl 24

    Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

  3. Enfâl 25

    Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

  4. 26

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

  5. Enfâl 27

    Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.

  6. Enfâl 28

    Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükafat vardır.

  7. Enfâl 29

    Ey iman edenler! Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. Yüce Allah zayıflıklarından sonra kendilerine yardım etmesi, az iken sayılarını çoğaltması, önceleri fakirken onları zengin etmesi sureti ile kullarına olan lütuf ve ihsanlarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Hani hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde az ve zayıf idiniz” Başkalarının yönetimi altında ezilmiş ve horlanmış idiniz. “İnsanların sizi yakalayıp götürmesinden korkuyordunuz da O size barınacağınız bir yer verdi, sizi yardımı ile destekledi, size temiz ve hoş şeylerden rızık verdi.” Size sığınacağınız bir belde verdi. Kendi ellerinizle düşmanlarınızdan intikam almanızı sağladı ve siz, onların mallarından ganimetler alarak zenginliğe kavuştunuz. “ki” o büyük lütfu ve eksiksiz ihsanı dolayısı ile O’na ibadet etmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak sureti ile Allah'a “şükredesiniz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Hatırlayın ki, siz Mekke'de iken sayınız azdı ve Mekkeliler sizi zayıf görüyor, baskı yapıyordu. Sizler de düşmanlarınızın sizi hızla kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Yüce Allah, sizi sığınacağınız bir barınakta barındırdı. Bu barınma yeriniz Medine'dir. Bir de sizi düşmanlarınıza karşı harp meydanlarında zaferlerle kuvvetlendirdi. Muzaffer olduğunuz bu harplerden birisi de Bedir savaşıdır. Size helal ve temiz rızık verdi. Bu rızıkların bir kısmı düşmanlarınızdan ganimet olarak aldıklarınızdır. Umulur ki, Yüce Allah'ın size vermiş olduğu bu nimetlerine şükredersiniz. Eğer böyle yaparsanız Yüce Allah bahşettiği nimetleri arttırır. Bu nimetlere karşı nankörlük ederseniz, elinizden çekip alır ve size azap eder.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱذْكُرُوٓا۟ vezkuru düşünün ki kök: ذكر
  2. إِذْ iz bir zaman
  3. أَنتُمْ entum siz
  4. قَلِيلٌۭ kalilun az idiniz kök: قلل
  5. مُّسْتَضْعَفُونَ musted'afune hırpalanıyordunuz kök: ضعف
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  8. تَخَافُونَ tehafune korkuyordunuz kök: خوف
  9. أَن en
  10. يَتَخَطَّفَكُمُ yetehattafekumu sizi kapıp götürmesinden kök: خطف
  11. ٱلنَّاسُ n-nasu insanların kök: نوس
  12. فَـَٔاوَىٰكُمْ fe avakum (Allah) sizi barındırdı kök: اوي
  13. وَأَيَّدَكُم ve eyyedekum ve sizi destekledi kök: ايد
  14. بِنَصْرِهِۦ binesrihi yardımıyle kök: نصر
  15. وَرَزَقَكُم ve razekakum ve sizi besledi kök: رزق
  16. مِّنَ mine
  17. ٱلطَّيِّبَـٰتِ t-tayyibati güzel şeylerle kök: طيب
  18. لَعَلَّكُمْ leallekum belki
  19. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kök: خطف (7 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: اوي (36 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hatırlayın ki hani siz yeryüzünde zayıf düşürülmüş az (bir toplum)dunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye (Allah) sizi barındırmıştı; yardımıyla sizi desteklemişti ve sizi temiz şeylerden rızıklandırmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Ve hatırlayın ki bir zamanlar siz yeryüzünde ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi etnik temizliğe tabi tutmasından endişe ederdiniz! Böyleyken O size sığınak oldu, sizi yardımıyla güçlendirdi ve size güzel ve temiz rızıklar bahşetti: Belki şükredersiniz.

Muhammed Esed

Ve yeryüzünde azınlıkta ve çaresiz olduğunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın ki, derken O sizi himaye etti, yardımıyla güç verip destekledi ve geçiminiz için temiz ve hoş rızıklardan bahşetti size, ki sonunda şükredesiniz.

Ahmed Hulusi

Hatırlayın o günleri ki, azınlık ve güçsüz olmanız nedeniyle insanların zarar vermesinden korkuyordunuz. . . Sizi barındırdı, yardımı ile sizi destekledi ve şükredesiniz (değerlendirerek müteşekkir olasınız) diye sizi temiz nimetlerle rızıklandırdı.

Ali Bulaç

Hatırlayın; hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız, insanların sizi kapıp yakalamasından korkuyordunuz. İşte O, sizi (yerleşik kılıp) barındırandı, sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızıklar verdi. Ki şükredesiniz.

Ali Özek ve heyeti

Hatırlayın ki, bir zaman siz yeryüzünde âciz tanınan az (bir toplum) idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye Allah size yer yurt verdi; yardımıyla sizi destekledi ve size temizinden rızıklar verdi.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde azınlıkta ve güçsüz olduğunuz, insanların sizi yakalayıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın. O zaman sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve temiz yiyecekler verdi; belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde az olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz zamanları hatırlayınız. Bunun için Allah size yer ve yurt verip barındırdı, yardımıyla destekledi ve şükredesiniz diye size iyi ve hoş rızıklar da verdi.

Edip Yüksel

Sayıca az olduğunuz, yeryüzünde ezilip horlandığınız ve insanların sizi kapıp kaçıracaklarından korktuğunuz zamanları hatırlayın. O size barınak sağladı, sizi yardımıyla destekledi ve güzel şeylerden size rızıklar verdi ki şükredesiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sayıca az olduğunuz, yeryüzünde ezilip horlandığınız ve insanların sizi kapıp kaçıracaklarından korktuğunuz zamanları hatırlayın. O size barınak sağladı, sizi yardımıyla destekledi ve güzel şeylerden size rızıklar verdi ki şükredesiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve düşünün ki, siz bir vakit yeryüzünde hırpalanıp duran bir azlıktınız, insanların sizi çarpıvereceğinden korkardınız. Öyle iken O sizi barındırdı, O sizi yardımıyla destekledi, O size temiz rızıklar verdi ki şükredesiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve düşünün ki siz bir vakıt yer yüzünde hırpalanıp duran bir azlıktınız, nasın sizi çarpıvereceğinden korkardınız, öyle iken o sizi barındırdı, o sizi nusratiyle te'yid buyurdu o size temizlerinden rızıklar verdi ki, şükredesiniz

Erhan Aktaş

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve mus'tezaf dipnot 1 kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve mus'tezaf dipnot 1 kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve güçsüz kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Gültekin Onan

Hatırlayın, hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız, insanların sizi kapıp yakalamasından korkuyordunuz. İşte O, sizi (yerleşik kılıp) barındırandı, sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızklar verdi ki şükredesiniz.

Hasan Basri Çantay

O zamanı da hatırlayın ki siz yer yüzünde azlıkdınız, aciz tanıtanlardınız. Halkın sizi tutup kapmasından korkuyordunuz. (İşte bu halde iken Allah) sizi, ev bark saahibi yapdı, yardımıyle kuvvetlendirdi, size en temiz ve güzel şeylerden rızık verdi. Taki şükredesiniz.

İbni Kesir

Hatırlayın ki; bir zamanlar yeryüzünde azlıktınız, zayıf sayılırdınız. İnsanların sizi tutup kapmasından korkuyordunuz. Size ev bark verdi, yardımıyla destekledi ve temiz şeylerden rızıklandırdı. Umulur ki şükredersiniz.

Mehmet Alagaş

(20-26) Ey iman edenler Allah’a ve Resul’üne itaat edin , işittiğiniz halde Ondan yüz çevirmeyin , İ şitmedikleri halde işittik diyenler gibi olmayın. Allah katında yaratıkların en şerlisi akletmeyen sağır dilsizlerdir, eğer Allah, onlarda bir hayır bilseydi onlar işitirlerdi, eğer işitseler de yüz çevirirlerdi, onlar dönektirler. Ey iman edenler Allah’a ve Resul’e, sizleri hayat veren şeylere çağırdığı zaman icabet ediniz, biliniz ki Allah muhakkak kişi ile kalbi arasına girer / nüfuz eder (Havle hulün) ve muhakkak o na toplanacaksınız , sadece özel olarak sizden zalimlere isabet etmeyen fitneden / ayrıştırıcı sınamadan / ayartma dan sakının, biliniz ki kesinlikle Allah şiddetli cezalandırır. Hatırlayın ki sizler yeryüzünde azınlık düşkünler idiniz, insanların sizi kıskıvrak yakalamasından korkuyordunuz , öyleyken sizi barındırdı yardımıyla / nusreti ile sizi destekledi, hoş olan şeylerle sizleri rızıklandırdı, böylelikle belki sizler teşekkür edersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Süleyman Ateş

Düşünün ki bir zaman siz az idiniz, yeryüzünde hırpalanıyordunuz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah, sizi barındırdı, sizi yardımıyle destekledi, sizi güzel şeylerle besledi ki, şükredesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Hatırlayın! Hani bir zamanlar yaşadığınız yerde siz, ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah, size yer yurt verdi, yardımı ile sizi destekledi ve temiz rızıklarla rızıklandırdı ki görevlerinizi yerine getiresiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hatırlayın bir zamanlar siz, bulunduğunuz yerde ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi kapıp kaçırmasından korkuyordunuz. Allah, size yer yurt verdi, yardımı ile sizi destekledi, temiz rızıklarla rızıklandırdı. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Şaban Britch

Hatırlayın, bir zamanlar yeryüzünde güçsüzdünüz, insanların sizi ansızın alıp yakalamasından korkuyordunuz. Allah sizleri barındırdı, yardımıyla güçlendirdi, şükredesiniz diye sizi temiz şeylerle rızıklandırdı.

Şaban Piriş

Hatırlayın, bir zamanlar yeryüzünde az idiniz, güçsüzdünüz, insanların sizi esir alıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah sizleri barındırdı, yardımıyla güçlendirdi, şükredesiniz diye sizi temiz ürünlerle rızıklandırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşünün ki, siz bir zamanlar yeryüzünde ezilip horlanan bir azınlıktınız. İnsanların sizi çarpıvereceğinden korkuyordunuz. Bu haldeyken Allah sizi barındırdı, yardımıyla sizi destekledi ve şükredersiniz ümidiyle sizi tertemiz nimetlerle rızıklandırdı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Remember, you were some few viewed with contempt, living in fear of persecution, abduction and exile, and Allah put you under His tutelage, gave you shelter and made you strong in influence and authority and gave you security of position and reinforced you by His additional support and made victory sit on your helm. He provided you with victuals of the various good and wholesome kinds hoping you would impel yourselves to gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

Remember when you were few, victimized in the land, afraid that people might catch you, but God sheltered you and strengthened you with His help, and provided you with good things so that you might be grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Call to mind when ye were a small (band), despised through the land, and afraid that men might despoil and kidnap you; But He provided a safe asylum for you, strengthened you with His aid, and gave you Good things for sustenance: that ye might be grateful.

Abul A'la Maududi

And recall when you were few in numbers and deemed weak in the land, fearful lest people do away with you. Then He provided you refuge, strengthened you with His help, and provided you sustenance with good things that you may be grateful. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference to gratefulness in the verse is worthy of reflection. Bearing in mind the subject under discussion, it appears that gratefulness does not simply mean that Muslims should acknowledge God's favour to them insofar as He rescued them from their state of abject weakness. God had not only salvaged them from an insecure life in Makka and provided them with a haven of security in Madina where they enjoyed an abundance of livelihood. Gratefulness does not simply require all that. Apart from acknowledging God's favour, gratefulness also demands that Muslims should faithfully obey God and His Messenger out of a consciousness of God's munificence, out of loyalty and devotion to the Prophet's mission, and should cast aside all dangers, hardships and misfortunes that might confront them. In their struggle for God's cause Muslims should have complete trust in God Who has helped them on earlier occasions and Who has delivered them from dangers. The Muslims should also have faith that if they work sincerely in God's cause He will certainly help and protect them. Hence, the gratefulness expected of the Muslims does not simply consist of a verbal acknowledgement of God's benefaction. Gratefulness to God should manifest itself in actual deeds as well. If someone were to acknowledge the favour of his Lord, and yet is slack in seeking His good pleasure, lacks sincerity in serving Him, and entertains doubts that God's benefaction will continue in the future, then that can hardly be characterized as gratitude.

Aisha Bewley

When you were few and oppressed in the land, afraid that the people would snatch you away, He gave you refuge and supported you with His help and provided you with good things so that hopefully you would be thankful.

Al-Hilali & Khan

And remember when you were few and were reckoned weak in the land, and were afraid that men might kidnap you, but He provided a safe place for you, strengthened you with His Help, and provided you with good things so that you might be grateful.

Ali Quli Qarai

Remember when you were few, abased in the land, and feared lest the people should despoil you, and He gave you refuge, and strengthened you with His help, and provided you with all the good things so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when you were only a few and were looked upon as weak in the land, you were afraid lest the people should take you by storm, but He provided you refuge (in Madînah) and strengthened you with His help and provided you with good and pure things so that you might give thanks.

Arthur John Arberry

And remember when you were few and abased in the land, and were fearful that the people would snatch you away; but He gave you refuge, and confirmed you with His help, and provided you with the good things, that haply you might be thankful.

Bijan Moeinian

Remember when you were used to be a few powerless people [in Mecca], fearing that your enemies will destroy you anytime. Then God provided a sanctuary for you (when the people of Medina out of blue invited the prophet and the Muslims to migrate there), gave you victory over your enemies and showered you with pure provisions so that you turn to Him gratefully.

E. Henry Palmer

Remember when ye were few in number and weak in the land, fearing lest people should snatch you away; then He sheltered you and aided you with victory, and provided you with good things; haply ye may give thanks.

Edip-Layth

Recall when you were but a few who were overpowered in the land, you were fearful that men might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

George Sale

And remember when you were a few and deemed weak in the land, and were in fear lest people should snatch you away, but He sheltered you and strengthened you with His help, and provided you with good things that you might be thankful.

Hamid S. Aziz

Remember when you were few in number and weak in the land, fearing lest people should despoil and snatch you away; then He sheltered you and strengthened you with His aid, and provided you with good things, that per chance (or possibly) you may give thanks.

Mahmoud Ghali

And remember as you were few (and) deemed weak in the earth, fearing that mankind would snatch you away, so He gave you an abode, and aided you with His victory, and provided you with the good things, that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

And remember, when ye were few and reckoned feeble in the land, and were in fear lest men should extirpate you, how He gave you refuge, and strengthened you with His help, and made provision of good things for you, that haply ye might be thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, when you were few and powerless in the land, afraid of despoliation at the hands of men. But then God sheltered and helped you to strength, and provided for you good things that you may perhaps be grateful.

Muhammad Asad

And remember the time when you were few [and] helpless on earth, fearful lest people do away with you - whereupon He sheltered you, and strengthened you with His succour, and provided for you sustenance out of the good things of life, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

Remember when you had been vastly outnumbered and oppressed in the land,[1] constantly in fear of attacks by your enemy, then He sheltered you, strengthened you with His help, and provided you with good things so perhaps you would be thankful.

Progressive Muslims

And recall when you were but a few who were weak in the land, you were fearful that men might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

Rashad Khalifa

Remember that you used to be few and oppressed, fearing that the people may snatch you, and He granted you a secure sanctuary, supported you with His victory, and provided you with good provisions, that you may be appreciative.

Sahih International

And remember when you were few and oppressed in the land, fearing that people might abduct you, but He sheltered you, supported you with His victory, and provided you with good things - that you might be grateful.

Sam Gerrans

And remember when you were few and oppressed in the land, fearing that the people would snatch you away, but He gave you refuge, and strengthened you with His help, and provided you with good things, that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

Recall when you were few and oppressed in the land (Makkah) and fearful lest people do away with you. He gave you shelter (in Madinah), strengthened you with His help and gave you decent provision. Be grateful in word and action.

Syed Vickar Ahamed

And remember when you were few (a small group), not well liked through out the land, and afraid that men might rob and take you away (by force); But He provided a place of safety for you, strengthened you with His help, and gave you good things for living; That you may be thankful.

Taqi Usmani

Recall when you were few in number, oppressed on the earth, fearing that the people would snatch you away. Then, He gave you shelter and fortified you with His support and provided you with good things, so that you may be grateful.

The Monotheist Group

And remember when you were but a few who were weak in the land, you were fearful that the people might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩