İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 37. ayet

İbrâhîm suresi, 37. ayet. رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

rabbenâ innî eskentü min ẕürriyyetî bivâdin gayri ẕî zer`in `inde beytike-lmüḥarrami rabbenâ liyüḳîmu-ṣṣalâte fec`al ef'idetem mine-nnâsi tehvî ileyhim verzuḳhüm mine-ŝŝemerâti le`allehüm yeşkürûn.

Diyanet İşleri

"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 34–40 · surenin 37. ayeti / 52
  1. İbrâhîm 34

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  2. İbrâhîm 35

    Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."

  3. İbrâhîm 36

    "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

  4. 37

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."

  5. İbrâhîm 38

    "Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."

  6. İbrâhîm 39

    "Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."

  7. İbrâhîm 40

    "Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. İbrahim, Hacer’i ve oğlu İsmail’i daha süt emmekte olan bir çocuk iken Şam topraklarından getirmiş, Mekke’de bırakmıştı. O sırada Mekke’de oturan hiçbir kimse yoktu. Ne ses verecek, ne de sese karşılık verecek kimse bulunmuyordu. İbrahim ikisini oraya yerleştirince Rabbine dua etti ve yalvarıp yakararak, O’na tevekkül ederek şunları söyledi: “Rabbim! Ben zürriyetimden bir kısmını” hepsini değil, çünkü İshak da diğer çocukları da Şam’da bulunuyordu. Mekke’de yalnızca İsmail’i ve onun soyundan gelecekleri yerleştirmişti. “senin mukaddes evinin yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim.” Mekke toprakları ziraate elverişli olmadığından böyle söylemiştir. “Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılsınlar diye.” Yani sen, onları namazı dosdoğru kılan muvahhidler eyle. Çünkü namaz, dini ibadetlerin en özel ve en faziletlilerindendir. Onun dosdoğru kılan dinini de dosdoğru yaşar. “Artık sen, insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir.” Hem onları hem de onların yerleştikleri bu yeri sevsinler.

Yüce Allah, onun duasını kabul buyurdu. İsmail’in soyundan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i çıkardı. O da onun soyundan gelenleri İslâm dinine, ataları İbrahim’in dinine davet etti. Onlar da onun çağrısını kabul edip namazı dosdoğru kılmaya başladılar. İbrahim’in, yakınında zürriyetini yerleştirmiş olduğu mukaddes evi haccetmelerini onlara farz kıldı. Bu Ev’e kalpleri kendisine doğru çeken, şaşırtıcı bir sır verdi. Öyle ki onun ümmeti bu Ev’i sürekli haccettikleri halde bir türlü ona doyamamaktadır. Hatta kul, oraya ne kadar çok giderse ona karşı duyduğu şevk o kadar artar, ona duyduğu özlemi ve onsuz edememe duygusu daha bir büyür. Bu da Yüce Allah’ın bu Ev’i kendi münezzeh zatına izafe etmesinden dolayıdır. “ve kendilerini birtakım meyvelerle rızıklandır, olur ki şükrederler.” Yüce Allah, onun bu duasını da kabul buyurdu. Her türlü mahsüllerden oraya getirilir oldu. Mekke-i Mükerreme’de her zaman için çeşitli meyve ve mahsüllerin bol bol bulunduğunu, çeşitli rızıkların oraya dört bir yandan ardı arkasına geldiğini görüyoruz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rabbimiz! Zürriyetimden olan oğlum İsmail ve oğullarını ekin bitmeyen, su çıkmayan Beytu'l Haram'ın yanında bir vadiye (Mekke'ye) yerleştirdim. Rabbimiz! Namazlarını dosdoğru kılmaları için bunu böyle yaptım. -Ey Rabbim!- İnsanların kalplerini onlara çevir ki, onları ve bu beldeyi sevsinler. Onları ürünlerle rızıklandır, umulur ki onlara vermiş olduğun nimetlerden dolayı sana şükrederler.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رَّبَّنَآ rabbena Rabbimiz kök: ربب
  2. إِنِّىٓ inni ben
  3. أَسْكَنتُ eskentu yerleştirdim kök: سكن
  4. مِن min (bazısını)
  5. ذُرِّيَّتِى zurriyeti çocuklarımdan kök: ذرر
  6. بِوَادٍ bivadin bir vadiye kök: ودي
  7. غَيْرِ gayri olmayan kök: غير
  8. ذِى zi sahibi
  9. زَرْعٍ zer'in ekin kök: زرع
  10. عِندَ inde yanında kök: عند
  11. بَيْتِكَ beytike senin evinin kök: بيت
  12. ٱلْمُحَرَّمِ l-muharrami mukaddes kök: حرم
  13. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  14. لِيُقِيمُوا۟ liyukimu ayakta tutsunlar diye kök: قوم
  15. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  16. فَٱجْعَلْ fec'al artık kıl kök: جعل
  17. أَفْـِٔدَةًۭ ef'ideten gönüllerini kök: فاد
  18. مِّنَ mine birtakım
  19. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  20. تَهْوِىٓ tehvi meylettir kök: هوي
  21. إِلَيْهِمْ ileyhim onlara
  22. وَٱرْزُقْهُم verzukhum ve onları rızıklandır kök: رزق
  23. مِّنَ mine (çeşitli)
  24. ٱلثَّمَرَٰتِ s-semerati meyvalarla kök: ثمر
  25. لَعَلَّهُمْ leallehum umulur ki
  26. يَشْكُرُونَ yeşkurune şükrederler kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını senin Saygın Ev'inin (Kâbe'nin) yanında, tarım yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. dipnot 1 Rabbimiz! Namazı doğru kılmaları için (böyle yaptım). dipnot 2 İnsanlardan bir kısmının gönüllerini onlara eğilimli kıl ve ürünlerden onlara rızık ver! dipnot 3 Umulur ki şükrederler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Hz. İbrahim'in, eşi Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail'i ıssız bir yere yerleştirdiği iddiasının doğru olmadığının delilidir. Çünkü ayette olumsuzlanan konu tarımdır. Orada mabedin varlığı ve insanların yoğunluğu zaten ayette dile getirilmektedir ki Hz. İbrahim'in duasında da dikkat çekilen nokta budur. "Tarım yapılmaması" ifadesi ailesinin bakımı endişesi nedeniyledir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. İbrahim'in bu duası evlerin mabetlere yakın yapılmasını ve ibadetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini göstermektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Bakara 2:126.

Mustafa İslamoğlu

"Rabbimiz! İşte ben, neslimden bir kısmını ekip-biçmeye elverişsiz bir vadiye, Senin Mukaddes Beytinin yanına yerleştirdim. Ey Rabbimiz, (bunu) kulluklarını yerine getirebilsinler diye (yaptım)! Artık insanların gönüllerini onlara meylettir; onları bereketli ürünlerle rızıklandır; umulur ki onlar da (bunun) şükrünü eda ederler!..

Muhammed Esed

"Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salatı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.

Ahmed Hulusi

"Rabbimiz. . . Muhakkak ki ben, zürriyetimden bazısını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. . . Rabbimiz, salatı ikame (sana yönelişlerinin getirisini) yaşasınlar diye! (O halde) insanlardan bazı hakikati idraka açık olan şuur sahiplerini, onlara meylettir ve kendilerini ilim ve marifetlerden rızıklandır. . . Ta ki değerlendirsinler, şükretsinler. "

Ali Bulaç

"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler."

Ali Özek ve heyeti

«Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyti Harem'inin (Kâbe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler.»

Ali Rıza Safa

"Efendimiz! Aslında, Kutsal Ev'in yanında, ekin bitmeyen bir vadiye, soyumdan bir bölümünü yerleştirdim. Efendimiz! Namazı kılmaları için böyle yaptım. İnsanlardan bir bölümünün gönlünü onlara yaklaştır ve onlara geçimlik ürünler ver; böylece, belki şükrederler!" dipnot 184

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 184
    İbrahim peygamberin soyu, Tevrat, Yaratılış 17:2-7 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "‘Seninle yaptığım sözleşmeyi sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım.' Abram, yüzüstü yere kapandı. Allah, şöyle buyruk verdi: ‘Seninle yaptığım sözleşme şudur: Birçok ulusun babası olacaksın. Artık, ismin, Abram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni, birçok ulusun babası yapacağım; çok verimli kılacağım. Soyundan uluslar doğacak; krallar çıkacak. Sözleşmemi seninle ve soyunla sonsuza dek sürdüreceğim. Senden sonra da soyunun Allah'ı olacağım.'"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Rabbimiz!Ben çocuklarımdan bazısını ekilebilir toprağı olmayan vadiye, senin Kutsal Ev'inin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz!Namazı dosdoğru kılsınlar diye böyle yaptım. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve meyvelerden onlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler."

Edip Yüksel

"Efendimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Sınırlanmış Ev'inin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Efendimiz, onlar salatı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, onlar namazı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbimiz, ben çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz, namazı kılsınlar diye; bundan böyle insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara doğru akıt ve onları bazı ürünlerden rızıklandır; umulur ki şükrederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarabbena! Ben, zürriyyetimden ba'zısını senin beyti muharreminin yanında, ekin bitmez bir vadide iskan ettim, yarabbena! namazı ikame etsinler diye, bundan böyle insanlardan bir takım gönülleri onlara doğru akıt, ve onları hasılattan merzuk buyur, gerek ki şükrederler

Erhan Aktaş

"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kutsal Ev'in, Kabe'nin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şirkten arınmış tevhidi bir bilinçle Allah'a yönelsinler; ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna iman etsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbimiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kutsal Ev'in, Kabe'nin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şirkten arınmış tevhidi bir bilinçle Allah'a yönelsinler; ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inansınlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ının dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kutsal Ev'in, Kabe'nin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şirkten arınmış tevhidi bir bilinçle Allah'a yönelsinler; ibadete layık yeğane ilahın Allah olduğuna inansınlar.

Gültekin Onan

"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım); böylelikle sen, insanların bir kısmının yüreklerini (efideten) onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler.

Hasan Basri Çantay

"Ey Rabbimiz, ben evladlarımdan kimini Senin mukaddes olan evinin yanında ekinsiz bir vadiye yerleşdirdim. Sebebi şudur ki, Rabbimiz, dosdoğru namaz (larını) kılsınlar. Artık Sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyl etdir. Onların şükretmeleri me'mul olduğu için kendilerini ba'zı meyvelerle rızıklandır".

İbni Kesir

Rabbımız; ben, çocuklarımdan kimini; namaz kılabilmeleri için, Senin mukaddes evinin yanında çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbımız; insanların gönüllerini onlara meylettir. Şükretmeleri için onları meyvelerle rızıklandır.

Mehmet Alagaş

(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.

Rowwad Tercüme Merkezi

'Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.''

Süleyman Ateş

"Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, senin Haram Evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan birtakım gönüllüleri, onları sever yap ve onları çeşitli meyvalarla besle ki şükretsinler."

Süleymaniye Vakfı

Rabbimiz! Ben soyumdan bir kısmını senin dokunulmazlığı olan Beyt'inin dipnot 1 yanında, ekin bitmez, çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz namazı düzgün ve sürekli kılsınlar diye (bunu yaptım). Sen de insanlardan kiminin gönlünü onlara meylettir ve onları birtakım ürünlerle rızıklandır dipnot 2 . Belki bu sayede şükrederler /görevlerini yerine getirirler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap dilinde beyt, gece kalınabilecek yere denir (Müfredat). "İnsanlar için kurulan ilk Beyt, Bekke'dedir" (Al-i İmran 3/96). "Bir yolunu bulanların o Beyt'te hac yapması, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır." (Al-i İmran 3/97). Bekke, ekin bitmeyen bir vadidir (İbrahim 14/37) ama orası Allah tarafından güvenli hale getirilmiş ve dünyanın her yerinden her türlü ürünün insanlara ulaştırılabileceği özellikte kılınmıştır (Bakara 2/125-126). Tevrat'ta oraya Bekke Vadisi denir (
    Mezmurlar 84:4-7 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 84:4

    Ne mutlu senin evinde oturanlara, 2 Seni sürekli överler! |iSela

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). İbrahim aleyhisselam, oğlu İsmail ile birlikte Kabe'yi, eski temelleri üzerine yeniden bina ettikten sonra Allah ona, hac ve umre ibadetlerinin yapıldığı yerleri göstermiş (Bakara 2/128, 158, 196) ve o yerlere Makam-ı İbrahim adını vermiştir (Al-i İmran 3/97). Oraya Bekke denmesi, birbirini ezecek şekilde oluşan kalabalıktan (التباك = tebakk) dolayıdır (Müfredat). Hac ibadeti sırasında bu kalabalık Arafat, Müzdelife, Mina, Kabe, Safa ve Merve'de oluşur. Bekke Vadisini içinde barındıran şehrin adı Mekke'dir. Batı sınırı, 17 km uzağındaki Hudeybiye'ye kadar uzanır (Fetih 48/24). Mekke için Mescid-i Haram ifadesi de kullanılır (Tevbe 9/7). Kabe'ye de beyt denir (Bakara 2/127, Maide 5/2, 97).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimiz! Ben soyumdan bir kısmını senin dokunulmaz Beytinin dipnot 1 yanında, bitkisiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı tam kılsınlar diye öyle yaptım. İnsanlardan kiminin gönlünde onlara karşı özlem uyandır. Bir de onları birtakım ürünlerle azıklandır; belki görevlerini yerine getirirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kabe

Şaban Britch

Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılmaları için Senin Beyt-i Harem'inin yanında, ziraat yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, onları meyvelerle rızıklandır. Umulur ki şükrederler.

Şaban Piriş

-Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey Rabbimiz! Ben, çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanındaki, ziraata elverişsiz vadiye yerleştirdim ki, namazı kılsınlar, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap. Çeşitli meyvelerle onları rızıklandır ki, şükredebilsinler!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"O Allah, our Creator, I have made some of my progeny take abode in an uncultivated valley in the vicinity of your Sacrosanct House to engage O Allah in the act of worship. Let the hearts and souls of people, O Allah be moved toward them with tenderness and affection, and provide them with the fruits of the earth, they may hopefully be thankful."

Abdul Haleem

Our Lord, I have established some of my offspring in an uncultivated valley, close to Your Sacred House, Lord, so that they may keep up the prayer. Make people’s hearts turn to them, and provide them with produce, so that they may be thankful.

Abdullah Yusuf Ali

"O our Lord! I have made some of my offspring to dwell in a valley without cultivation, by Thy Sacred House; in order, O our Lord, that they may establish regular Prayer: so fill the hearts of some among men with love towards them, and feed them with fruits: so that they may give thanks.

Abul A'la Maududi

"Our Lord! I have made some of my offspring settle in a barren valley near Your Sacred House! Our Lord! I did so that they may establish Prayer. So make the hearts of people affectionately inclined to them, and provide them with fruits for their sustenance dipnot 1 that they may give thanks.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah granted this prayer of Prophet Abraham (peace be upon him). That was why people from the whole of Arabia used to come there for Hajj and Umrah at the time of the revelation of this Surah, and now people gather there from all over the world.

Aisha Bewley

Our Lord! I have settled some of my offspring by Your Sacred House in an uncultivated valley. Our Lord! Let them establish salat! Make the hearts of mankind incline towards them and provide them with fruits, so that hopefully they will be thankful.

Al-Hilali & Khan

"O our Lord! I have made some of my offspring to dwell in an uncultivable valley by Your Sacred House (the Ka‘bah at Makkah) in order, O our Lord, that they may perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât). So fill some hearts among men with love towards them, and (O Allâh) provide them with fruits so that they may give thanks.[1]

Ali Quli Qarai

Our Lord! I have settled part of my descendants in a barren valley, by Your sacred House, our Lord, that they may maintain the prayer. So make the hearts of a part of the people fond of them, and provide them with fruits, so that they may give thanks.

Amatul Rahman Omar

`Our Lord! I have settled some of my children in an uncultivable valley (of Makkah), in the vicinity of your Holy House. Our Lord! (I have done) so that they may observe prayer. Then make the hearts of the people incline towards them and provide them with fruits so that they may always give thanks.

Arthur John Arberry

Our Lord, I have made some of my seed to dwell in a valley where is no sown land by Thy Holy House; Our Lord, let them perform the prayer, and make hearts of men yearn towards them, and provide them with fruits; haply they will be thankful.

Bijan Moeinian

"Lord, I have settled some of my off springs in an uncultivatable valley near your sacred House. Lord, I have given them this opportunity so that they may worship you properly. May you make the people’s hearts tender towards them. May you provide for them all kind of agricultural products and may they turn out grateful to your blessings."

E. Henry Palmer

'O our Lord! verily, I have made some of my seed dwell in a valley without corn, by thy Sacred House. O our Lord! let them be steadfast in prayer and make the hearts of men yearn towards them, and provide them with fruits, haply they may give thanks.

Edip-Layth

"My Lord, I have resided part of my progeny in an uncultivated valley near your Restricted Sanctuary. My Lord, so that they may hold the contact prayer. So let the hearts of the people incline towards them. Provide them with fruits that they may appreciate."

George Sale

O Lord, I have caused some of my offspring to settle in an unfruitful valley, near thy holy house, O Lord, that they may be constant at prayer. Grant, therefore, that the hearts of some men may be affected with kindness towards them; and do thou bestow on them all sorts of fruits; that they may give thanks.

Hamid S. Aziz

"O our Lord! Verily, I have settled some of my seed (posterity) in a valley without corn (uncultivable), near Thy Sacred House (the valley of Mecca). O our Lord! That they may establish proper worship, so make the heart of men yearn towards them, and provide them with fruits in order that they may give thanks.

Mahmoud Ghali

Our Lord, surely I have made (some) of my offspring to dwell in a valley that is not under cultivation (Literally: other than that "owning" plantation) at Your Inviolable Home, our Lord, that they may keep up the prayer. So make heart-sights of mankind yearn towards them and provide them with products, that possibly they would thank (You).

Marmaduke Pickthall

Our Lord! Lo! I have settled some of my posterity in an uncultivable valley near unto Thy holy House, our Lord! that they may establish proper worship; so incline some hearts of men that they may yearn toward them, and provide Thou them with fruits in order that they may be thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

I have settled some of my children, O Lord, in a barren valley near Your sacred House, so that, O our Lord, they may be constant in devotion. So put in the hearts of men some kindness for them, and provide fruits for them: They may haply be grateful.

Muhammad Asad

"O our Sustainer! Behold, I have settled some of my offspring in a valley in which there is no arable land, close to Thy sanctified Temple, so that, O our Sustainer, they might devote themselves to prayer: cause Thou, therefore, people's hearts to incline towards them and grant them fruitful sustenance, so that they might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

Our Lord! I have settled some of my offspring in a barren valley, near Your Sacred House, our Lord, so that they may establish prayer. So make the hearts of ˹believing˺ people incline towards them and provide them with fruits, so perhaps they will be thankful.

Progressive Muslims

"My Lord, I have resided part of my progeny in an uncultivated valley near your Restricted Sanctuary. My Lord, so that they may hold the contact-method. So let the hearts of the people incline towards them and give provisions to them of the fruits that they may give thanks."

Rashad Khalifa

"Our Lord, I have settled part of my family in this plantless valley, at Your Sacred House. Our Lord, they are to observe the Contact Prayers (Salat), so let throngs of people converge upon them, and provide for them all kinds of fruits, that they may be appreciative.

Sahih International

Our Lord, I have settled some of my descendants in an uncultivated valley near Your sacred House, our Lord, that they may establish prayer. So make hearts among the people incline toward them and provide for them from the fruits that they might be grateful.

Sam Gerrans

“Our Lord: I have settled some of my progeny in an uncultivated valley by Thy inviolable house, our Lord, that they uphold the duty; so make Thou hearts among men incline towards them, and provide Thou them some fruits, that they might be grateful.

Shabbir Ahmed

"Our Lord! I have settled some of my family in this barren, plant-less valley by your Sacred House. Our Lord! They are here to establish the Divine System. Give them the nobility of character so that the hearts of people incline toward them. Provide for them so that they may focus on their Mission and show gratitude by sharing Your heavenly and earthly blessings."

Syed Vickar Ahamed

"O our Lord! I have made some of my children to live in the valley without (any) cultivation to (be near) Your Sacred House (in Makkah); So that, O our Lord, they may establish regular Prayer: So fill the hearts of some from among men with love towards them, and feed them with fruits: So that they may offer thanks (to You).

Taqi Usmani

Our Lord, I have settled some of my children in a valley of no vegetation, close to Your sanctified House, so that, Our Lord, they may establish Salāh. So, make hearts of people yearn towards them, and provide them with fruits, so that they may be grateful.

The Monotheist Group

"OurLord, I have resided part of my progeny in a barren valley near your Restricted Sanctuary. Our Lord, that they may hold the contact prayer, so let the hearts of the people incline towards them and give provisions to them of the fruits that they may give thanks."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩