Sebe' suresi

Sebe' suresi, 15. ayet

Sebe' suresi, 15. ayet. لَقَدْ كَانَ لِسَبَإٍ فِى مَسْكَنِهِمْ ءَايَةٌ جَنَّتَانِ عَن يَمِينٍ وَشِمَالٍ كُلُوا۟ مِن رِّزْقِ رَبِّكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لَهُۥ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ

leḳad kâne lisebein fî meskenihim âyeh. cennetâni `ay yemîniv veşimâl. külû mir rizḳi rabbiküm veşkürû leh. beldetün ṭayyibetüv verabbün gafûr.

Diyanet İşleri

Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 12–18 · surenin 15. ayeti / 54
  1. Sebe' 12

    Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

  2. Sebe' 13

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

  3. Sebe' 14

    Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

  4. 15

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."

  5. Sebe' 16

    Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

  6. Sebe' 17

    Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.

  7. Sebe' 18

    Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–19. ayetler için yazılmıştır.

15-19. Sebe’, Yemen’deki meşhur bir kabilenin adıdır. Yurtlarının adı da Me’rib idi. Yüce Allah’ın genel olarak bütün insanlara, özel olarak da Araplara ihsan ettiği nimet ve lütuflarından biri de Araplara komşu olan ve geride bıraktıkları eserleri görülen, helâk olmuş kavimlerin, insanların birbirlerine aktarageldikleri birtakım haberlerini Kur’ân-ı Kerîm’de anlatmış olmasıdır. Bundan maksat bunun Kur’ân’ı tasdik etmeyi daha bir teşvik edici olması ve öğüt alma ihtimalini yükseltmesidir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki Sebeliler için kendi yurtlarında” yani yaşadıkları yerlerinde “bir ibret vardı.” Buradaki ibretten kasıt, Yüce Allah’ın kendilerine bol bol nimet ihsan etmiş olması ve onlardan birçok musibeti uzaklaştırmasıdır. Bu, Allah’a ibadet edip O’na şükretmelerini gerektiren bir husustu.

Daha sonra Allah, bu ibretin mahiyetini şu buyruğu ile açıklamaktadır: “Sağda ve solda iki bahçeleri vardı.” Onların pek büyük bir vadileri vardı. Bu vadiden çokça sel akardı. Suları toplamak üzere oldukça sağlam bir set (baraj) inşa etmişlerdi. Seller buraya gelir ve bu setin arkasında çok büyük miktarda su birikirdi. Onlar da bu suyu vadinin sağ ve solunda bulunan bahçelerine dağıtırlardı. Böylelikle bu pek büyük bahçeler ihtiyaçlarına yetecek kadar mahsüller verir, gıpta edilecek bir halde ve sevinç içerisinde yaşar giderlerdi.

Yüce Allah, kendilerine pek çok yönden ihsan etmiş olduğu nimetlerine şükretmelerini emretmişti ki bu nimetlerin bazıları şöylece sayılabilir:

1. Gıdalarının pek büyük çoğunluğunu elde ettikleri bu iki bahçeye sahip olmaları.

2. Yüce Allah, onlara havası güzel, nemi az ve rahat bir şekilde rızıklarını elde ettikleri güzel bir ülke vrmişti.

3. Yüce Allah, kendisine şükredecek olurlarsa günahlarını bağışlayacağını, onlara merhamet buyuracağını vaat etmişti. Onun için de burada: “İşte güzel bir yurt ve bağışlayıcı bir Rab!” buyurmaktadır.

4. Yüce Allah, ticaret ve kazançları için bereketleri bol topraklara gitme ihtiyaçları olduğunu bildiğinden onların gâyet kolay bir şekilde o topraklara ulaşmalarını sağlayacak sebepleri de hazırlamıştı. Anlaşıldığı kadarıyla bu bereketli topraklar -seleften birçok kimsenin söylediği üzere- San’a çevresindeki kasabalardır. Buranın Şam olduğu da söylenmiştir. İşte bu yerlere kolaylıkla, güven içinde ve korkudan uzak şekilde ulaşabilmelerini sağladı. Ülkeleri ile gidecekleri yerler arasında azık ve ihtiyaçlarını taşıma meşakkatine girmelerini gerektirmeyecek şekilde birbiri ardınca dizili komuş şehirler vardı. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Oranın halkı ile bereketli kıldığımız memleketler arasında biri diğerinden görünen (komşu) şehirler var ettik ve buralarda (meşakkatsiz bir) seyir güzergahı takdir ettik.” Yani onların yaptıkları bu yolculuğun süresi, onlar tarafından bilinirdi ve herhangi bir nedenle bu yolda kaybolmalarını önleyecek şekilde nasıl gidip geleceklerini tespit edebiliyorlardı.

“Oralarda hem geceleri hem gündüzleri güven içinde yol alın.” Yani gece ve gündüz boyunca yolculuğunuzda korkuya kapılmaksızın huzur içerisinde gidin gelin, dedik. Yüce Allah’ın onları korkudan yana emin kılmış olması, üzerlerindeki nimetini tamamlayan bir unsurudur. Ancak onlar, bu nimetleri ihsan edenden, O’na ibadetten yüz çevirdiler ve şımarıp nankörlük ettiler. Hatta bu nimetin verdiği rahatlıktan usandılar ve nihâyet kolaylıkla yolculuk yaptıkları bu şehirler arasındaki yolculuk güzergahlarının birbirlerinden daha da uzaklaşmasını isteyecek ve temenni edecek hale geldiler.

“Ve nefislerine” Allah’a karşı küfür, nimetlerine karşı da nankörlük etmek sureti ile “zulmettiler.” Allah da kendilerini azdıran bu nimet sebebi ile onları cezalandırdı. Nimetlerini de yok etti. Onların üzerlerine setlerini/barajlarını tahrip eden, bahçelerini yok eden, bağlarını-bostanlarını mahveden dehşetli bir sel olan Arim selini gönderdi. O pek hoş bahçeler ve mahsulleri bol ağaçlar yerine hiçbir faydası bulunmayan ağaçlar kaldı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“…onların o iki bahçesini içinde buruk yemişli ağaçlar, ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki” önemsenecek bir şeye sahip olmayan az yiyecekli “iki bahçeye çevirdik.”

Burada sözü edilen ağaçlar faydasız oldukları bilinen ağaçlardır. Bu da tam olarak onların amellerine uygun bir cezadır. Zira onlar, güzelce şükretmek yerine çirkin olan nankörlüğü seçtiklerinden dolayı üzerlerindeki nimet de bu şekilde değiştirilmiş oldu. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“İşte küfürleri/nankörlükleri sebebi ile onları böyle cezalandırdık. Zaten biz, kafirlerden/nankörlerden başkasını cezalandırır mıyız hiç?” Yani Allah’ı inkar edip, nimetler dolayısı ile şımaranlardan nankörlerden başkalarını cezalandırır mıyız ki?

Bu musibet başlarına gelince daha önceleri bir arada bulunuyorlarken ayrılıp darmadağın oldular. Yüce Allah onları anlatılan ibretlik hikâyelere, gece sohbetlerinde nakledilen rivâyetlere dönüştürdü. O kadar ki bu dağılışları “Sebeliler gibi dağıldılar” şeklinde darb-ı mesel olmuş, herkes onların başlarına gelen olayları anlatır olmuştur. Ama onların bu ibretli hallerinden sadece Yüce Allah’ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden başkası ibret alıp yararlanmaz:

“Şüphesiz bunda pek sabırlı ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.” Hoşuna gitmeyen şeylere ve zorluklara karşı Allah için tahammül eden, bunlara karşı öfkelenmeyen, aksine onlara katlanan çok sabırlı kimseler ile Yüce Allah’ın nimetlerini dile getirip itiraf eden, bu nimetleri ihsan edene övgülerde bulunan ve bunları O’na itaat uğrunda harcayan, Allah’ın nimetlerine çokça şükreden kimseler ibret alır.

İşte onlar, böylelerinin kıssalarını, başlarından geçen olayları ve üzerlerine gönderilen azabı işittiklerinde şu gerçekleri anlarlar: Bu ceza, Allah’ın nimetine karşı nankörlük ettiklerinden dolayı başlarına gelmiştir ve onlar gibi hareket eden herkese de onlara yapılanın aynısı yapılacaktır. Allah’a şükretmek, nimeti muhafaza eder ve musibeti de önler. Allah’ın peygamberleri verdikleri haberlerde sadıktırlar. Ceza (amellerin karşılıklarının verilmesi) haktır. Tıpkı dünya yurdunda bunun örneklerini gördüğümüz gibi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Sebe kabilesinin yerleşmiş oldukları yerlerde Allah'ın kudretine ve onlara vermiş olduğu nimetlerine dair açık deliller vardır. Bu nimetler; biri sağ (taraf) dan diğeri sol (taraf) dan olmak üzere iki bahçeydi. Onlara; "Rabbinizin (size vermiş olduğu) rızkından yiyin ve nimetlerine karşı O'na şükredin. İşte (sizin için) bu; güzel bir belde ve kendisine tövbe edenin tövbesini çokça kabul edip bağışlayan bir Rab!" dedik.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad andolsun
  2. كَانَ kane vardır kök: كون
  3. لِسَبَإٍۢ lisebein Sebe (oğulların)ın
  4. فِى fi yerlerde
  5. مَسْكَنِهِمْ meskenihim oturdukları kök: سكن
  6. ءَايَةٌۭ ۖ ayetun bir ibret kök: ايي
  7. جَنَّتَانِ cennetani iki bahçe kök: جنن
  8. عَن an
  9. يَمِينٍۢ yeminin sağdan kök: يمن
  10. وَشِمَالٍۢ ۖ ve şimalin ve soldan kök: شمل
  11. كُلُوا۟ kulu yeyin kök: اكل
  12. مِن min -ndan
  13. رِّزْقِ rizki rızkı- kök: رزق
  14. رَبِّكُمْ rabbikum Rabbinizin kök: ربب
  15. وَٱشْكُرُوا۟ veşkuru ve şükredin kök: شكر
  16. لَهُۥ ۚ lehu O'na
  17. بَلْدَةٌۭ beldetun (bir) ülke kök: بلد
  18. طَيِّبَةٌۭ tayyibetun hoş kök: طيب
  19. وَرَبٌّ ve rabbun ve Rabbin kök: ربب
  20. غَفُورٌۭ gafurun çok bağışlayandır kök: غفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden…

  • Aynı kök: شمل (12 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Arkeoloji2
  • Eski Me'rib yerleşimi

    Arkeoloji

    Eski Me'rib yerleşimi

    Ayet: Sebe' 15-17

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Tapatio at en.wikipedia
    Tarih
    27 February 2008 (original upload date)
    Lisans
    CC BY-SA

    Tapatio at en.wikipedia · Transferred from en.wikipedia (Original text : self-made ) · CC BY-SA 3.0

    Kaynağı görüntüle

  • Sebe krallığının sulama düzenini taşıyan antik baraj yapısı.

    Arkeoloji

    Târihî Me'rib Barajı kalıntısı

    Sebe krallığının sulama düzenini taşıyan antik baraj yapısı.

    Baraj kalıntıları Sebe dönemine aittir; 34:16'daki 'Arim seli' ile ilişkilendirilmesi tefsir geleneğine dayanır.

    Ayet: Sebe' 15-17

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    H. Grobe
    Tarih
    1988
    Lisans
    CC BY-SA

    H. Grobe · Own work · CC BY-SA 3.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin!" (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu (bu), yurtlarında bir nice ibret bulunan Sebe halkı için de geçerliydi: sağdan ve soldan boylu boyunca uzanan cennetler (gibi bir doğa, hal diliyle sanki şöyle sesleniyordu): "Rabbinizin size bahşettiği rızıktan nasiplenin, ama O'na olan şükrünüzü de eda edin! (İşte) tarifsiz güzellikte bir yurt ve tarifsiz bağışlayıcı bir Rab!"

Muhammed Esed

Sebe halkı, (çekici güzellikler içindeki) yurtlarında (Allah'ın rahmetinin) bir işaretine sahiptiler; sağa ve sola doğru uzanan iki (geniş) bahçe, (onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:) "Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O'na şükredin! Ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!"

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Sebe halkına kendi meskenlerinde (bedenlerinde) bir işaret vardır! Sağdan ve soldan iki bahçe ile çevrili. . . (Kendilerine): "Rabbinizin yaşam gıdasından beslenin ve O'na şükredin! Tayyib bir belde ve Ğafur bir Rab!" (denildi).

Ali Bulaç

Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)."

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Sebe Toplumu için, yerleşim yerlerinde bir kanıt vardı; sağdan ve soldan iki bahçe. "Efendinizin verdiği yiyeceklerden yiyin ve O'na şükredin!" Güzel bir yöre ve Sınırsız Bağışlayan Efendi!

Bayraktar Bayraklı

Sebe'lilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır. Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara, "Rabbinizin verdiği rızıktan yiyiniz ve O'na şükrediniz" denildi. Ne güzel bir ülke ve ne güzel affedici bir Rabb!

Edip Yüksel

Sebelilerin evleri, sağlı sollu iki bahçeyle birlikte bir harikaydı. Efendinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel bir ülke ve Bağışlayan bir Efendi...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sebe'lilerin evleri, sağlı sollu iki bahçeyle birlikte bir harikaydı. Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel bir ülke ve Bağışlayan bir Rab...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Sebe topluluğu için yurtlarında gerçekten bir ibret vardı; sağlı sollu iki bahçe! Onlara hal diliyle: "yiyin Rabbinizin rızkından da O'na şükredin, ne güzel, hoş bir şehir ve bağışlayan bir Rabb!" derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalime kasem ederim ki Sebe' için meskenlerinde hakıkaten bir ayet vardı: Sağ ve soldan iki Cennet, yeyin diye rabbınızın rızkından da ona şükredin, ne güzel! Hoş bir belde, gafur bir rab.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, Sebelilerin yaşadıkları yerde bir ayet dipnot 1 vardı: Sağda ve solda iki cennet! dipnot 2 "Rabb'inizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. dipnot 3 Temiz bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rabb!"

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, belge.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçe.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, Sebelilerin yaşadıkları yerde bir ayet dipnot 1 vardı: Sağda ve Solda iki cennet! dipnot 2 Rabb'inizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. dipnot 3 Temiz bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rabb!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, belge.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçe.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. Örneğin malın şükrü infaktır. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, Sebe'lilerin yaşadıkları yerde bir ayet dipnot 1 vardı: Sağda ve Solda iki cennet! dipnot 2 Rabb'inizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. dipnot 3 Temiz bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rabb!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, belge.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bahçe.
  3. metne dön, dipnot 3
    O'nun size verdiği nimet ve imkanların karşılığını; O'nun istediği şekilde harcayarak verin. O rızıktan ihtiyaç sahiplerine verin. İhtiyacı olanlara yardım edin.

Gültekin Onan

Andolsun, Sebe (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir rabb(iniz var)."

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki "Sebe'" (kavmini) n sakin olduğu yerde (de) bir ibret vardı. (Her ev) sağdan, soldan iki (şer) cennet (bağçe ile muhacir idi). (Onlara:) "Rabbinizin rızkından yeyin, Ona şükredin. Çok güzel (temiz) bir belde. Rab (şükredenleri) cidden yarlığayıcıdır" (denilmişdi).

İbni Kesir

Sebe'liler için yurdlarında bir ayet vardı: Sağlı sollu iki bahçe. Rabbınızın rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayan bir Rabb.

Mehmet Alagaş

(15-21) Kesin olan şu ki, Sebe’ nin meskenlerinde / oturdukları yerlerde göstergeler / ayetler vardır, sağda ve solda iki bahçe. Rabbinizin rızkından / erzaklarından yiyin ona teşekkür edin / şükredin, hoş bir kasaba / belde. Bağışlayıcı bir Rab! Onlar sırt çevirdiler ve biz de onlara arim / yıkıcı tufanı gönderdik, onların bahçelerini buruk ve acı yemesi olan az da sedir ağacı olan bahçelere dönüştürdük . İşte bu yok saymalarının / örtbas etmelerinin karşılığıdır, Kafirden başkasını cezalandırır mıyız? Onlarla memleketler arasında bereketli açıkça görülen memleketler yaptık, Onun içinde seyirlikler / yürüme yerleri takdir ettik , Onun içinde geceleri ve gündüzleri güven içinde seyredin / yürüyün. Rabbimiz sefer aralıklarımızı / gidiş geliş aralıklarımızı uzat dediler ve kendilerine zulmettiler , (Tembellik ve keyfe düşkün lük) onları birer hadise / sözlü anlatı yaptık , parçaladıklarımızın her biri gibi onları da darmadağın / paramparça ettik, muhakkak ki bunda , çokça sabreden ve şükreden her bir kimse için göstergeler / ayetler vardır. Kesin olan şu ki iblis onlar üzerindeki sandıklarını / zannettiklerini doğruladı, Mümin bir bölüm hariç, ona (iblise) uydular. Onlar üzerinde delile dayalı bir otoritesi / sultanlığı yoktu, ancak biz kim ahirete inanıyor , kimin de bunda bir şüphesi var bilmemiz içindi , Rabbin her şeyi belleğine kaydedendir / hıfzedendir / hafızdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, Sebe kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!"

Süleyman Ateş

Andolsun (Kahtan oğlu, Ya'rub oğlu...) Sebe (oğulların)ın oturdukları yerlerde de bir ibret vardır: (O meskenler) Sağdan, soldan iki bahçe (ile çevrili idi. Onlara): "Rabbinizin rızkından yeyin de O'na şükredin! Hoş (bir) ülke, çok bağışlayan Rab!" (denilmişti).

Süleymaniye Vakfı

Sebeliler için oturdukları yerde bir ayet /gösterge vardı: sağlı sollu bahçeler. (Onlara şöyle denmişti:) "Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin ve ona karşı görevlerinizi yerine getirin dipnot 1 ! Şehriniz tertemiz bir şehir, Rabbiniz ise kusurları örten bir Rabdir!"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sebe'lilerin oturdukları yerde bir (ibret) gösterge vardı;: sağlı sollu iki bahçe. Onlara: "Sahibinizin verdiği rızıktan yiyin ve ona şükredin" denmişti. "Hoş bir şehriniz ve kusurları örten bir Sahibiniz var."

Şaban Britch

Sebe halkı için, ülkelerinde bir ayet vardı: Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!

Şaban Piriş

Sebe halkı için, ülkelerinde bir ibret vardı: Sağlı sollu bir bahçe! -Rabbiniz'in rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayıcı bir Rab!

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, Sebe' için kendi meskenlerinde bir ibret vardı. Sağ ve soldan iki bahçe. Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve affeden bir Rab...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There was a great sign indicative of Allah's mercy and bounty which were extended to the people of Saba in their home-land and Allah's grace was made to abound in them. They enjoyed fertile and productive land covered with carpets of greenery and orchards right and left; they were told: "Eat of what Allah has provisioned you of sustenance and enjoy it, it is all replete with choice of all delight and be thankful to Him. Productive of incalculable good was the land and Gracious and Ghafurun, the Ilah, the Creator"

Abdul Haleem

There was a sign for the people of Sheba, too, in their dwelling place: two gardens, one on the right, one on the left: ‘Eat from what your Lord has provided for you and give Him thanks, for your land is good, and your Lord most forgiving.’

Abdullah Yusuf Ali

There was, for Saba, aforetime, a Sign in their home-land - two Gardens to the right and to the left. "Eat of the Sustenance (provided) by your Lord, and be grateful to Him: a territory fair and happy, and a Lord Oft-Forgiving!

Abul A'la Maududi

For Sheba dipnot 1 there was also a Sign in their dwelling place: dipnot 2 the two gardens dipnot 3 to the right and to the left." Eat of your Lord's provision, and render thanks to Him. Most pleasant is your land and Most Forgiving is your Lord."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    To understand the continuity of the subject matter one should keep in view the theme as expressed in( Ayats 1-9). There it has been pointed out that the pagans of Arabia regarded the coming of the Hereafter as irrational, and declared openly that the Messenger (peace be upon him) who was presenting this doctrine was either a mad man or deliberately was fabricating falsehood. In reply to this, Allah first gave some rational arguments, which we have elaborated in (E.Ns 7, 8 and 12 )above. Then in (Ayats 10-21) the story of the Prophets David and Solomon and of Saba has been related as an historical argument, which is meant to impress the reality that the history of the human species on the earth itself testifies to the law of retribution. If man studies his own history carefully, he will see that this world is not a lawless kingdom, which might be functioning blindly, but it is being ruled by an All-Hearing and All- Seeing Being, Who treats and deals with His grateful servants in one way and with the ungrateful and thankless people in quite another way. If one wants one can learn this lesson from the same history that in the Kingdom of God which has such a character, goodness and evil cannot have one and the same result. The necessary demand of its justice is that a time must come when goodness should be fully rewarded and evil fully punished.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, a sign of this that whatever they have is the gift of some one else and not of their own creation, and a sign of this that the one worthy of their service and worship and gratitude is that God who has blessed them with these favors and not those who have no share in bestowing these, and a sign of this that their wealth is not imperishable but can perish even as it has been amassed.
  3. metne dön, dipnot 3
    This does not mean that there were only two gardens in the whole country, but that the entire land of Saba was like a garden. Wherever a man stood, he could see a garden on his right and a garden on his left.

Aisha Bewley

There was also a sign for Saba in their dwelling place: two gardens – one to the right and one to the left. ‘Eat of your Lord’s provision and give thanks to Him: a bountiful land and a forgiving Lord.’

Al-Hilali & Khan

Indeed there was for Saba’ (Sheba) a sign in their dwelling-place - two gardens on the right hand and on the left; (and it was said to them:) "Eat of the provision of your Lord, and be grateful to Him." A fair land and an Oft-Forgiving Lord!

Ali Quli Qarai

There was certainly a sign for Sheba in their habitation: two gardens, to the right and to the left. ‘Eat of the provision of your Lord and give Him thanks: a good land and an all-forgiving Lord!’

Amatul Rahman Omar

There was indeed a great sign for Sheba in their homeland. (They had) two gardens (one) on the right and (one) on the left, (and We had said to them,) `Eat of the provisions (and enjoy the gifts) of your Lord and render Him thanks. (Yours is) a happy and beautiful land and Lord a Great Protector.'

Arthur John Arberry

For Sheba also there was a sign in their dwelling-place -- two gardens, one on the right and one on the left: 'Eat of your Lord's provision, and give thanks to Him; a good land, and a Lord All-forgiving. '

Bijan Moeinian

[Continuing on the subject of ungratefulness, ] Sheba’s land was a wonderful place. One could see nothing but the fruitful gardens to the right and to the left. They were told: "Enjoy your provision and be grateful to God. Pure and pleasant is your land and the Most Forgiving your Lord.

E. Henry Palmer

Seba had in their dwellings a sign; two gardens, on the right hand and on the left, 'Eat from the provision of your Lord; and give thanks to Him! a good country and a forgiving Lord!'

Edip-Layth

There was for Sheba a sign in their homeland, with two paradises, on the right and the left. "Eat from the provisions of your Lord, and be thankful to Him." A good land, and a forgiving Lord.

George Sale

The descendants of Saba had heretofore a sign in their dwellings; namely, two gardens, on the right hand and on the left: And it was said unto them, eat ye of the provision of your Lord, and give thanks unto Him; ye have a good country, and a gracious Lord.

Hamid S. Aziz

But when We decreed death for him, naught showed them his death but a creature of the earth that ate away his staff; and when he fell down, the Jinn came to know plainly that if they had known the unseen, they would not have continued in abasing toil.

Mahmoud Ghali

Indeed there was already for SabaÉ (Sheba) a sign in their dwelling-place: two gardens, (one) on the right and (one) on the left. "Eat of the provision of your Lord, and give thanks to Him; a good country and a Lord Ever-Forgiving."

Marmaduke Pickthall

There was indeed a sign for Sheba in their dwelling-place: Two gardens on the right hand and the left (as who should say): Eat of the provision of your Lord and render thanks to Him. A fair land and an indulgent Lord!

Mohamed Ahmed - Samira

There was a sign for the people of Saba in their habitations: Two gardens, on the right and left. (And they were told:) "Eat of what your Lord has given you and be thankful. Fair is your land, and forgiving your Lord."

Muhammad Asad

INDEED, in [the luxuriant beauty of] their homeland, the people of Sheba had an evidence [of God’s grace] two [vast expanses of] gardens, to the right and to the left, [calling out to them, as it were:] "Eat of what your Sustainer has provided for you, and render thanks unto Him: a land most goodly, and a Sustainer much-forgiving!"

Mustafa Khattab

Indeed, there was a sign for ˹the tribe of˺ Sheba in their homeland: two orchards—one to the right and the other to the left. ˹They were told:˺ "Eat from the provision of your Lord, and be grateful to Him. ˹Yours is˺ a good land and a forgiving Lord."

Progressive Muslims

There was for Sheba a sign in their homeland, with two paradises, on the right and the left. "Eat from the provisions of your Lord, and be thankful to Him." A good land, and a forgiving Lord.

Rashad Khalifa

Sheba's homeland used to be a marvel, with two gardens on the right and the left. Eat from your Lord's provisions, and be appreciative of Him - good land, and a forgiving Lord.

Sahih International

There was for [the tribe of] Saba' in their dwelling place a sign: two [fields of] gardens on the right and on the left. [They were told], "Eat from the provisions of your Lord and be grateful to Him. A good land [have you], and a forgiving Lord."

Sam Gerrans

There was for Saba’ a proof in their dwelling-place: — two gardens, on the right hand and on the left — “Eat of the provision of your Lord, and be grateful to Him. A good land and a forgiving Lord!”

Shabbir Ahmed

The People of Sheba had a homeland that was a marvel indeed, with gardens everywhere on the right and the left (Yemen-Somalia-Abyssinia). "Enjoy what your Sustainer has provided for you, and render thanks to Him - a goodly land and a Sustainer Absolver of imperfections."

Syed Vickar Ahamed

(Even) before this time, there was Sign for (the people of the City of) Saba (Sheba, see verse 27. 22) in their home-land two (rows of) Gardens to the right and to the left. Eat from the provisions (provided) by your Lord, and be grateful to Him: A fair and happy place (for the) City, and a Lord Often Forgiving (Ghafoor)!

Taqi Usmani

There was indeed a sign for (the community of) Saba’ in their home-land: two gardens, (one) on the right and (one) on the left. "Eat of the provision from your Lord, and be grateful to Him - (You have) an excellent city, and a Most-Forgiving Lord."

The Monotheist Group

There was for Sheba a sign in their homeland, with two gardens on the right and the left. "Eat from the provisions of your Lord, and be thankful to Him." A good land, and a forgiving Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩