Bakara suresi

Bakara suresi, 172. ayet

Bakara suresi, 172. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لِلَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm veşkürû lillâhi in küntüm iyyâhü ta`büdûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 169–175 · surenin 172. ayeti / 286

Konu Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma Bakara 168–176 3

  1. Bakara 169

    O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.

  2. Bakara 170

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?

  3. Bakara 171

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

  4. 172

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  5. Bakara 173

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Bakara 174

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  7. Bakara 175

    İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

172. Daha önce verilen genel emirden sonra bu; özel olarak mü’minlere verilmiş bir emirdir. Çünkü verilen emir ve yasaklardan imanları sebebi ile gerçek anlamda faydalananlar onlardır. Yüce Allah onlara temiz ve helâl rızıklardan yemelerini, bu nimetleri dolayısıyla da -onları Allaha itaat uğrunda ve ona itaate götüren yollara ulaşmak için güç kazanmak amacıyla kullanmaları suretiyle- şükretmelerini emretmektedir. Böylelikle Yüce Allah peygamberlere verdiği emrin aynısını mü’minlere de emretmektedir: “Ey Peygamberler, hoş ve temiz şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin.” (el-Mü’minûn, 23/51). Bu âyet-i kerimede şükürden kasıt, salih amel işlemektir.

Burada ayrıca “helâl” denmemesi, Yüce Allah’ın hoş ve temiz olan rızıkları mü’minlere sorumluluktan uzak bir şekilde mubah kılmış olmasından dolayıdır. Diğer taraftan mü’minin imanı, onu hakkı (helâl) olmayan şeylere el uzatmaktan alıkoyar.

“eğer O’na kulluk ediyorsanız” o halde O’na şükredin, demektir. Bu da Allah’a şükretmeyen kimsenin, yalnızca bir ve tek olarak Allah’a ibadet etmediğini göstermektedir. Öte yandan Allah’a şükreden de, Allah’a ibadet etmiş ve emrolunduğunu yerine getirmiş demektir. Aynı zamanda bu, helâl ve temiz olan şeyleri yemenin salih amele ve onun kabul edilmesine vesile olduğuna da delildir.

Nimetlerin akabinde şükretme emri şükrün elde bulunan nimetleri koruması, ele geçmemiş nimetleri de kazandırmasından ötürüdür. Nitekim küfür ve nankörlük de elde bulunmayan nimetlerin daha da uzaklaşmasına, mevcut nimetlerin de yok olmasına sebeptir.

Yüce Allah hoş ve temiz şeylerin mübah kılındığını zikrettikten sonra pis şeylerin haram kılındığını da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a İman eden ve peygamberine tabi olanlar! Allah'ın sizi rızıklandırdığı ve size mübah kıldığı temiz olan rızıklardan yiyin! Allah’a, size ikram ettiği nimetlerden ötürü açık ve gizli şükredin! O'nun emirlerini yerine getirmekten ve O'na karşı gelmekten sakınmak, Allah Teâlâ’ya yapılan şükürdendir. Şayet hakikaten sadece O'na ibadet ediyorsanız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın!

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  4. كُلُوا۟ kulu yeyin kök: اكل
  5. مِن min -nden
  6. طَيِّبَـٰتِ tayyibati iyileri- kök: طيب
  7. مَا ma ne ki
  8. رَزَقْنَـٰكُمْ razeknakum size rızık olarak verdik kök: رزق
  9. وَٱشْكُرُوا۟ veşkuru ve şükredin kök: شكر
  10. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  11. إِن in eğer
  12. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  13. إِيَّاهُ iyyahu yalnızca ona
  14. تَعْبُدُونَ tea'budune (ona) tapıyor kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Size rızık olarak bahşettiğimiz şeylerin temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin; gerçekten O'na kulluk ediyorsanız eğer.

Muhammed Esed

Ey imana ermiş olanlar! Size rızk olarak sağladığımız iyi şeylerden nasiplenin ve Allah'a şükredin, eğer gerçekten O'na kulluk ediyorsanız.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, sizi rızıklandırdıklarımızdan temiz olanlarını yeyin. Ve Allah'a şükredin (bunu değerlendirin), eğer yalnızca O'na kulluk etmek istiyorsanız.

Ali Bulaç

Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Allah'a şükredin.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız O'na şükredin.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Size verdiğimiz temiz yiyeceklerden yiyin ve Allah'a şükredin; eğer yalnızca O'na hizmet ediyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyiniz. Eğer sadece Allah'a kulluk ediyorsanız, O'na şükrediniz.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yiyin. ALLAH'a şükredin, sadece O'na hizmet ediyorsunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yeyin. ALLAH'a şükredin, sadece O'na tapıyorsanız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, size kısmet ettiğimiz rızıkların hoşlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnızca O'na tapıyorsanız!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! size kısmet ettiğimiz rızıkların hoşlarından yeyin ve Allaha şükreyleyin eğer ancak ona tapıyorsanız

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Eğer, sadece O'na kulluk ediyorsanız, size rızık olarak verdiğimiz şeylerin sağlıklı, temiz, ve iyi olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Eğer, sadece O'na kulluk ediyorsanız, size rızık olarak verdiğimiz şeylerin sağlıklı, temiz, ve iyi olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Eğer, sadece O'na kulluk ediyorsanız, size rızık olarak verdiğimiz şeylerin tayyiblerinden dipnot 1 yiyin ve Allah'a şükredin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sağlıklı, yararlı, temiz ve güzel olanlarından.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Tanrı'ya şükredin.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, size rızk olarak verdiğimiz şeylerin (maddeten ve manen) en temiz olanlarından yeyin, Allaha şükredin, eğer (hakıykaten) ona kulluk ediyorsanız.

İbni Kesir

Ey iman edenler; size rızık olarak veridğimiz şeylerin temiz olanlarından yeyin, Allah'a şükredin, eğer O'na kulluk ediyorsanız.

Mehmet Alagaş

(168-173) Ey insanlar arzda, yasaklanmamış ve temiz olan şeyleri yiyin, şeytanın adımlarına uymayın / peşinden gitmeyin , O, kesinlikle size apaçık bir düşmandır , muhakkak ki o , size, kötülüğü ve iğrençliği / hayasızlığı ve dahi Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. Onlara Allah’ın indirdiğine tabi olun denildiğinde biz babalarımızı neyin üzerinde buldu isek ona tabi oluruz derler, şayet babaları bir şey akledemeyen ve yola girememiş kişiler olsalar da mı? Kafirlerin misali ancak bağırma ve çağırmay la işitebilecek olana seslenmek gibidir , sağırdırlar dilsizdirler ve kördürler akletmezler. Ey iman edenler sizi rızıklandırdığımız şeylerin hoş olanlarından yiyin , eğer ki ona ibadet ediyorsanız Allah’a şükredin / teşekkür edin. Ölü, kan, domuz eti ve Allah’ın dışında biri için kesilen kesinlikle size haram edilmiş şeylerdir, kim dara düşerse / zorda kalırsa hakka girmeden / haddi aşmamak şartıyla yiyebilir , Allah kesinlikle bağışlayıcıdır ve esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer sadece Allah'a ibadet ediyorsanız, O'na şükredin.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yeyin, Allah'a tapıyorsanız, O'na şükredin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Allah'a inanıp güvenenler! Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerin temiz olanlarından yiyin! Yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, O'na karşı görevinizi yerine getirin!

Şaban Britch

Ey iman edenler! Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yiyin ve eğer gerçekten yalnız Allah’a ibadet ediyorsanız, ona şükredin.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yiyin ve eğer gerçekten yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, ona şükredin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Size verdiğimiz rızkların temizlerinden yiyin ve - eğer kendisine kulluk ediyorsanız - Allah'a şükredin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who believe with faithful hearts: eat the worthy foods, We provisioned you, and impel yourselves to gratitude to Allah, if indeed it is He Whom you worship.

Abdul Haleem

You who believe, eat the good things We have provided for you and be grateful to God, if it is Him that you worship.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Eat of the good things that We have provided for you, and be grateful to Allah, if it is Him ye worship.

Abul A'la Maududi

Believers! Eat of the pure things wherewith We have provided you for sustenance and give thanks to Allah dipnot 1 if it is Him that you serve.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The believers are told that if by having believed they have committed themselves to following the Law of God as they claim then they should abandon all taboos and prohibitions imposed by the pundits and priests, by the rabbis and church fathers, by the monks and recluses, and by their own forefathers. Although they were required to abstain from whatever had been prohibited by God, they ought to feel no compunction with regard to consuming all that He had permitted. This has also been alluded to in the saying of the Prophet reported in a Tradition in the following words: 'Whoever prays in our manner, turns towards our qiblah (in Prayer), and eats (the flesh) of our slaughtered (animals), that person is Muslim. (Bukhari, 'K. al-Salah', 28; 'K. al-Adahi', 12; Muslim, 'K. al-Adahi', 6; Nasai, 'K. al-lman', 9; 'K. al-Dahaya', 17 - Ed.) This means that in spite of praying and facing towards the qiblah, a person is not fully assimilated into Islam as long as he maintains the pre-Islamic taboos in matters of eating and drinking and holds on to the fetters of superstition forged by the victims of Ignorance. A person's adherence to these taboos is indicative of the fact that the poison of Ignorance continues to flow in his veins.

Aisha Bewley

You who have iman! eat of the good things We have provided for you and give thanks to Allah if you worship Him alone.

Al-Hilali & Khan

O you who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism)! Eat of the lawful things that We have provided you[1] with, and be grateful to Allâh, if it is indeed He Whom you worship.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Eat of the good things We have provided you, and thank Allah, if it is Him that you worship.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! eat of the good and pure things We have provided you with, and render thanks to Allâh, if it is He alone whom you really worship.

Arthur John Arberry

O believers, eat of the good things wherewith We have provided you, and give thanks to God, if it be Him that you serve.

Bijan Moeinian

Enjoy eating the clean food that I have provided for you, the believers, and be grateful, if you are the worshippers of God.

E. Henry Palmer

O ye who do believe! eat of the good things wherewith we have provided you, and give thanks unto God if it be Him ye serve.

Edip-Layth

O you who acknowledge, eat of the good things We have provided for you, and be thankful to God if it is Him you serve.

George Sale

O true believers, eat of the good things which we have bestowed on you for food, and return thanks unto God, if ye serve him.

Hamid S. Aziz

O you who do believe! Eat of the good things wherewith We have provided you, and give thanks unto Allah if it be Him you serve.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, eat of the good things (only) which We have provided you, and give thanks to Allah, in case He only is (The One) Whom you do worship.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Eat of the good things wherewith We have provided you, and render thanks to Allah if it is (indeed) He Whom ye worship.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, eat what is good of the food We have given you, and be grateful to God, if indeed you are obedient to Him.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Partake of the good things which We have provided for you as sustenance, and render thanks unto God, if it is [truly] Him that you worship.

Mustafa Khattab

O believers! Eat from the good things We have provided for you. And give thanks to Allah if you ˹truly˺ worship Him ˹alone˺.

Progressive Muslims

O you who believe, eat of the good things We have provided for you, and be thankful to God; if it is Him you serve.

Rashad Khalifa

O you who believe, eat from the good things we provided for you, and be thankful to GOD, if you do worship Him alone.

Sahih International

O you who have believed, eat from the good things which We have provided for you and be grateful to Allah if it is [indeed] Him that you worship.

Sam Gerrans

O you who heed warning: eat of the good things that We have provided you; and be grateful to God if it be Him you serve.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Partake of the clean, decent and aesthetically good things of your liking that We have provided for all of you. (2:168). And render thanks unto Allah if it is indeed He whom you obey.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Eat of the good things that We have provided for you, and be grateful to Allah if it is indeed He Whom you worship.

Taqi Usmani

O you who believe, eat of the good things We have provided to you and be grateful to Allah, if it is He whom you worship (in real terms).

The Monotheist Group

O you who believe, eat from the good things We have provided for you, and be thankful to God; if it is Him you serve.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 172. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 172. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 172. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩