Diyanet İşleri
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Enfâl suresi · 45–48. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Enfâl suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! (Daha önce size savaş açan) herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman dayanıklı olun dipnot 1 ve Allah'ı çok hatırlayın dipnot 2 ki kurtulasınız!
(Öyleyse) siz ey iman edenler; bir toplulukla savaş için karşı karşıya geldiğinizde, yılmayın ve Allah'ı sürekli anın ki kurtuluşa eresiniz.
(O halde) siz ey imana erişenler, savaş durumunda bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, sıkı durun ve aralıksız Allahı anın ki kurtuluşa erişesiniz!
Ey iman edenler!. . Bir topluluk ile karşılaştığınız vakit (imanınızla) sabit durun. . . Allah'ı çok çok zikredin (anın ve düşünün) ki zorluğu yarıp geçip, kurtuluşa eresiniz!
Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokca zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız.
Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki başarıya erişesiniz.
Ey inanca çağırılanlar! Bir toplulukla karşılaştığınızda dirençli olun ve Allah'ı çok anın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.
Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat ediniz ve Allah'ı çok anınız ki başarıya erişesiniz.
Ey iman edenler bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.
Ey inananlar bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.
Ey iman edenler, bir düşman kümesi ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, kurtuluşa eresiniz.
Ey o bütün iyman edenler bir düşman kümesiyle karşılaştığınız vakıt sebat edin ve Allahı çok zikreyleyin ki felaha irebilesiniz
Ey İman Edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, kararlı ve dirençli olun ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, kararlı ve dirençli olun ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, sebat dipnot 1 edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Ey inananlar, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Tanrı'yı çokca zikredin ki kurtuluş bulasınız.
Ey iman edenler, (harbeden) bir (düşman) topluluğuna çaldığınız vakit sebat edin ve Allahı çok anın. Taki umduğunuza kavuşasınız.
Ey iman edenler; bir toplulukla karşılaşırsanız sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki felaha eresiniz.
(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, başarıya erişesiniz.
Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince sıkı durun ve Allah'ı (onun sözlerini) hep aklınızda tutun dipnot 1 ki hedefinize ulaşasınız.
Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince direnin ve Allah'ı (savaş ve mücadele ile ilgili emirlerini) çokça hatırlayın ki başarıya ulaşasınız.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah’ı çok anın!
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah'ı çok anın!
Ey inananlar! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin. Allah'ı çok anın ki zafere ulaşabilesiniz.
Enfâl suresi, 46. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ
Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Elçisine itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz gider. dipnot 1 Sabredin (direnç gösterin)! Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.
Ve Allah'a ve O'nun Elçisi'ne tabi olun ve birbirinizle didişmeyin! Sonra direncinizi yitirirsiniz, rüzgarınız da kesilir. Kesinlikle direnin, unutmayın ki Allah direnenlerle birliktedir.
Ve Allaha Onun Elçisine duyarlık ve bağlılık gösterin; ve sakın birbirinizle çekişmeye girmeyin, yoksa yılgınlığa düşersiniz; cesaretiniz sönüverir. Ve zor durumlarda sabır gösterin: çünkü Allah, gerçekten, zorluğa göğüs gerenlerle beraberdir.
Allah'a ve Rasulüne itaat edin, birbirinizle zıtlaşmayın; (yoksa) korkuya kapılırsınız ve rüzgarınız (kuvvetiniz) gider. . . Sabredin. . . Muhakkak ki Allah "Es Sabur" isminin özelliğiyle sabredenlerledir.
Allah'a ve Resulü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah ve Rasûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin ve birbirinizle çekişmeyin; yılgınlığa kapılır ve gücünüzü yitirirsiniz. Dirençli olun! Kuşkusuz, Allah, Dirençli Olanlarla Birliktedir.
Allah'a ve Peygamber'ine itaat ediniz, birbirinizle çekişmeyiniz, sonra korkuya kapılıp dağılırsınız da sosyal gücünüz gider. Sabrediniz! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
ALLAH'a ve elçisine uyun, çekişmeyin, yoksa zayıflayıp gücünüzü yitirirsiniz. Güçlüklere karşı direnin. Elbette ALLAH sabredenlerle beraberdir.
ALLAH'a ve elçisine uyun, çekişmeyin, yoksa zayıflayıp gücünüzü yitirirsiniz. Güçlüklere karşı direnin. Elbette ALLAH sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve peygamberlerine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer ve devletiniz elden geçer. Bir de sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Hem Allaha ve Resulüne itaatten ayrılmayın ve birbirinizle niza'laşmayın sonra içinize korku düşer ve devletiniz elden gider ve sabırlı olun çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 1 Birbirinizle çekişmeyin. Sonra zaafa düşüp zayıflarsınız. Sabredin. Kuşkusuz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Resulüne itaat edin. dipnot 1 Birbirinizle çekişmeyin. Sonra zaafa düşüp zayıflarsınız. Sabredin. Kuşkusuz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Rasulü'ne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra zaafa düşüp zayıflarsınız. Bir de sabredin. Kuşkusuz Allah, sabredenlerle beraberdir.
Tanrı'ya ve elçisine itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Kuşkusuz Tanrı, sabredenlerle beraberdir.
Allaha ve Onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekinmeyin. Sonra korku ile za'fa düşersiniz, rüzgarınız (kesilib) gider. Bir de sabr(-u sebat) edin (katlanın). Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız da zaafa düşerseniz ve rüzgarınız gider. Sabredin, muhakkak ki Allah; sabredenlerle beraberdir.
(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.
Allah’a ve Rasûlüne itaat edin; çekişip ayrılığa düşmeyin. Yoksa korkar ve gücünüzü kaybedersiniz. Sabredin! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Elçisine ita'at edin, birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkuya kapılırsınız, devletiniz gider. Sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiğine dipnot 1 gönülden boyun eğin. Birbirinizle çekişmeyin yoksa dağılırsınız ve gücünüz gider. Siz sabırlı olun /duruşunuzu bozmayın. Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve elçisine boyun eğin. Birbirinizle çekişmeyin yoksa telaşa kapılırsınız, hızınız kesilir. Sabırlı (dayanıklı) olun. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Allah’a ve Rasûlüne itaat edin; çekişip, ayrılığa düşmeyin. Yoksa korkar ve gücünüzü kaybedersiniz. Sabredin! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve Resulüne itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar, başarısızlığa düşer ve gücünüz gider. Sabredin! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Allah'a ve resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; yoksa korkuya kapılırsınız, rüzgarınız kesilir. Sabredin; Allah sabredenlerle beraberdir.
Enfâl suresi, 47. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ
Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (saldıran kâfirler) gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
Ve yurtlarından, gösteriş içinde kasılarak huruç eden kimseler gibi olmayın; çünkü onlar Allah'ın yolundan (insanları) alıkoyuyorlar. Allah ise onları yaptıkları şeylerle kuşatandır.
İnsanların gözlerini kamaştıran bir gösteriş içinde ve kurum satarak yurtlarından çıkıp gelen (o inanmayan) kimseler gibi olmayın: Çünkü onlar başkalarını Allahın yolundan çevirmeye çabalıyorlardı. Oysa Allah onların edip eylediği her şeyi (sınırsız kudretiyle) kuşatmış bulunuyordu.
Yurtlarından, şımarıp çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan engelleyenler gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını Muhiyt'tir!
Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (kâfirler) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Büyüklük taslayarak ve insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
İnsanlara çalım satarak, gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayınız. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
ALLAH'ın yoluna engel olmak amacıyla, halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkan o kendini beğenmişler gibi olmayın. ALLAH yaptıklarını çepeçevre Kuşatır.
ALLAH'ın yoluna engel olmak amacıyla, halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkan o kendini beğenmişler gibi olmayın. ALLAH yaptıklarını çepeçevre Kuşatır.
Sakın yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Oysa Allah bütün yaptıklarını çember içine almıştı.
Onlar gibi olmayın ki diyarlarından çalım satarak ve nasa gösteriş yaparak çıktılar ve Allah yolundan men'ediyorlardı, halbuki Allah bütün amellerini çenber içine almıştı
Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve Allah'ın yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Bir de yurtlarından refahtan şımarıp azıtarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (halkı) Tanrı'nın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Tanrı onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
Yurdlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar (halkı) Allahın yolundan (hak dininden) men'edenler gibi olmayın. Onlar ne yaparlarsa (hepsini) Allah (ilmi ve kudreti ile) çepçevre kuşatıcıdır.
Hem yurtlarından böbürlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.
Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.
Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men'edenler gibi olmayın. Allah, onların bütün yaptıklarını kuşatmıştır.
Çalım satmak ve insanlara gösteriş yapmak için yurtlarından çıkan dipnot 1 ve Allah'ın yolundan engelleyenler gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatır.
Çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak yurtlarından çıkan dipnot 1 ve Allah'ın yolundan engelleyenler gibi de olmayın. Allah, onların yaptığı her şeyi kuşatmaya almıştır.
Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
İnsanlara çalım satarak, gösteriş yaparak yurtlarından çıkan ve Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Enfâl suresi, 48. ayet. وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.
Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve "Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ki ben de sizin yardımcınızım!" demişti. Ne zaman ki iki ordu birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine geriye dönmüş ve "Şüphesiz ki ben sizden uzağım; şüphesiz ben sizin göremediğinizi görüyorum; gerçek şu ki ben Allah'tan korkuyorum. dipnot 1 Allah'ın azabı şiddetlidir." demişti.
Ve o zaman Şeytan, yapıp ettiklerini kendilerine güzel göstererek diyordu ki: "Bu gün hiç bir insan size galip gelemez; çünkü ben sizin yanınızdayım!" Fakat iki taraf birbirinin görüş alanına gidince ökçeleri üzerine geri döndü ve dedi ki: "Benim sizinle hiçbir ilişkim olamaz! Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum; üstelik ben Allah'tan korkarım: çünkü Allah'ın cezalandırması pek şedid olur!"
Güya Şeytan, tüm yapıp ettiklerini onlara güzel ve yerinde gösterip: "Bugün kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım!" demişti. Fakat daha iki topluluk birbirlerinin görüş alanına girer girmez, tabanları üzerinde dönüp: "Yoo" dedi, "ben sizden sorumlu değilim; çünkü, bakın, sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allahtan korkuyorum; çünkü Allah, gerçekten, azabında çok çetin, çok şiddetlidir."
Hani şeytan onlara davranışlarını süsledi ve (şöyle) dedi: "Bugün sizi kimse yenemez! Ben de muhakkak sizin yanınızdayım". . . İki grup birbirini görünce iki topuğunun üzerine gerisin geri çarketti ve: "Muhakkak ben sizden ayrıyım! Gerçekten ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum. . . Muhakkak ben Allah'tan korkarım. . . Allah Şediyd ül 'Ikab'dır (suçların sonuçlarını en şiddetli şekilde yaşatan)!" dedi.
O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan da korkuyorum" dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah’ın azabı şiddetlidir, dedi.
Şeytan, yaptıklarını kendilerine çekici göstermiş ve "Bugün, sizi kimse yenemez; ben de size yardımcıyım!" demişti. Fakat iki topluluk yüz yüze geldiğinde, topuklarının üzerinde geriye döndü ve şöyle dedi: "Aslında, ben, sizden uzağım; sizin görmediklerinizi görüyorum. Kuşkusuz, Allah'tan korkarım. Çünkü Allah'ın cezası çok yamandır!"
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi de, "Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ben de sizin yardımcınızım" dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir" dedi.
Sapkın, işlerini onlara süslemiş ve: "Bugün halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım" demişti. İki ordu yüz yüze gelince de, topukları üzerine geri dönüp, "Sizinle bir ilgim yok, sizin görmediğinizi görüyorum ve ALLAH'tan korkarım. ALLAH'ın cezası çetindir" demişti. dipnot 1
Şeytan, işlerini onlara süslemiş ve: 'Bu gün halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım,' demişti. İki ordu yüz yüze gelince de, topukları üzerine geri dönüp, 'Sizinle bir ilgim yok, sizin görmediğinizi görüyorum ve ALLAH'tan korkarım. ALLAH'ın cezası çetindir,' demişti.
O vakit şeytan kendilerine yaptıklarını güzel göstermiş ve: "Bugün insanlardan size galip gelecek yok ben de sizi destekliyorum." demişti. Fakat iki ordu karşılışınca ardına dönüverdi ve: "Ben kesinlikle sizden uzağım, sizin göremeyeceğiniz şeyleri görüyorum ve ben Allah'tan korkarım. Öyle ya, Allah'ın cezalandırması çok şiddetlidir." dedi.
Ve o vakıt ki Şeytan kendilerine amellerini tezyin eylemiş de demişdi bu gün insanlardan size galib gelecek yok, ben de size zahirim, fakat iki taraf karşı karşıya görününce ardına dönüverdi de ben, dedi sizden kat'ıyyen beriyim, ben sizin göremiyeceğiniz şeyler görüyorum, ben Allahtan korkarım, öyle ya Allahın ıkabı çok şiddetlidir.
Hani, şeytan dipnot 1 onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.
Hani, şeytan dipnot 1 onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.
Hani, şeytan dipnot 1 onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.
O zaman şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Kuşkusuz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Tanrı'dan da korkuyorum" dedi. Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
O zaman şeytan onların yapdıklarını süslemiş ve şöyle demişdi: "Bugün insanlardan size galebe edecek (hiç bir kuvvet) yokdur. Ben de sizin muhakkak yardımcınızım". Vaktaki iki ordu (karşı karşıya) göründü, "Ben sizden kat'iyyen uzağım. Gerçek ben sizin göremeyeceğinizi görüyorum. Ben Allahdan korkarım elbet! Allah ukuubetinde çok şiddetlidir" dedi, iki topuğu üstüne (tabana kuvvet) kaçdı!
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve demişti ki: Bugün insanlardan sizi yenecek yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım. İki ordu karşılaşınca da, iki topuğu üstüne kaçarak: Benim sizinle alakam yok, doğrusu sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum. Çünkü Allah azabı şiddetli olandır, demişti.
(42-48) Bir vakit sizler yakın bir vadide idiniz, (dünya yakın demek, hayatın yakın kısmı , ahiret devam kısmı) onlar ise uzak bir vadide idiler (Kusva uzak demek. Dünyanın zıddı) Süvariler ise sizden aşağıda idi. Şayet vaatleşmiş olsaydınız tayin edilen yer konusunda anlaşmazlık / ihtilaf kesin yaşardınız ve lakin Allah emrini gerçeklemek için faaliyette idi. (İşi size bırakmadı) helak olacak olan açık ve net helak olsun , yaşayacak olan da açık ve net yaşasın. Allah kesinlikle işitir, bilir . O vakit Allah rüyanda o nları sana az gösteriyordu , e ğer onları çok gösterseydi korkacaktınız, emirde anlaşmazlığa düşecektiniz ve lakin Allah kurtar dı, (selleme) muhakkak O, göğüslerin özünü bilir. Karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyordu , o nların gözlerinde de sizleri az gösteriyordu , faal olan / aktif olan Allah’ın emrinin gerçekleşmesi içindi, işler Allah ’a dönüş yapar. Ey iman edenler belli bir kısmı ile karşılaştığınız vakitte sebat edin ve Allah’ı çokça hatırlayın böylelikle belki kurtuluşa / felaha erersini z, Allaha ve Resul’üne itaat edin, çekişmeyin içinize korku düşer ve kuvvetiniz gider, sabredin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. Yurtlarından çalımlı ve insanlara gösterişli (Ria, iki yüzlü) çıkanlar gibi olmayın, Allah yolundan alıkoymayın, Allah yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. Bir vakit şeytan onlara amellerini süslü / ziynetli gösterdi ve dedi ki insanlardan bugün size galip gelecek yoktur bende size yakın komşuyum , n e zaman ki iki tarafı gördü, arkasını dönüp caydı , m uhakkak ben sizden u zağım, sizin göremediklerinizi görüyorum, Allahtan da korkarım dedi. Allah şiddetli azap edendir.
Hani Şeytan, onlara yaptıklarını süslemiş ve; “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (Şeytan), gerisin geriye dönüp; “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır.” demişti.
O zaman şeytan onlara yaptıkları işi süslemiş: "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur, (korkmayın), ben sizin yanınızdayım!" demişti. Fakat iki topluluk birbirini görünce iki ökçesi üzerine (geriye) dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, zira Allah'ın cezası çetindir!" demişti.
Şeytan, yaptıklarını güzel göstermiş ve şöyle demişti: "Bugün insanlardan sizi yenebilecek biri yoktur; ben sizin yanınızdayım." İki birlik (karşı karşıya gelip) birbirini görünce de geri çekildi ve şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin göremediğinizi (melekleri) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım dipnot 1 . Allah'ın cezalandırması çetindir."
(Savaştan önce) Şeytan, işlerini kendilerine güzel göstererek dedi ki "Bugün bu insanlardan sizi yenecek yoktur; ben de yakınınızdayım." İki birlik birbirini görünce geri çekildi ve dedi ki "Benim sizinle bir ilgim yok. Ben sizin göremediğinizi görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası pek ağırdır."
Şeytan onların (müşriklerin) yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: Size bugün hiç kimse galip gelemez. Nitekim ben de sizin yardımcınızım. İki ordu karşılaşınca da: Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Ben şüphesiz Allah’tan korkarım, Allah’ın azabı çok şiddetlidir diyerek arkasını dönüp kaçtı.
Şeytan onların (müşriklerin) yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: -Size bugün hiç kimse galip gelemez. Nitekim ben de sizin yardımcınızım. İki ordu karşılaşınca da: -Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Ben şüphesiz Allah'tan korkarım, Allah'ın azabı şiddetlidir, diyerek arkasını dönüp kaçtı.
Şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.