33. sure

Ahzâb Suresi الأحزاب

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz 1–8 karşılaştır — Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz
  2. Hendek Savaşı 9–27 karşılaştır — Hendek Savaşı
  3. Peygamber hanımlarına hitap 28–34 karşılaştır — Peygamber hanımlarına hitap
  4. Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu 35–40 karşılaştır — Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu
  5. Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı 41–48 karşılaştır — Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı
  6. Nikâh ve boşama hükümleri 49–52 karşılaştır — Nikâh ve boşama hükümleri
  7. Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme 53–59 karşılaştır — Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme
  8. Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti 60–68 karşılaştır — Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti
  9. "Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet 69–73 karşılaştır — "Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz 1–8

  1. Ahzâb suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ ٱتَّقِ ٱللَّهَ وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü-tteḳi-llâhe velâ tüṭi`i-lkâfirîne velmünâfiḳîn. inne-llâhe kâne `alîmen ḥakîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) ol; kâfirlere ve münafıklara itaat etme! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Ahzâb 33:48.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 1. ayet

  2. Ahzâb suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 2. ayet. وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

    vettebi` mâ yûḥâ ileyke mir rabbik. inne-llâhe kâne bimâ ta`melûne ḫabîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Rabbinden sana vahyedilene uy! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 2. ayet

  3. Ahzâb suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 3. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 3. ayet

  4. Ahzâb suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 4. ayet. مَّا جَعَلَ ٱللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِى جَوْفِهِۦ وَمَا جَعَلَ أَزْوَٰجَكُمُ ٱلَّٰٓـِٔى تُظَٰهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَٰتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَآءَكُمْ أَبْنَآءَكُمْ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَٰهِكُمْ وَٱللَّهُ يَقُولُ ٱلْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى ٱلسَّبِيلَ

    mâ ce`ale-llâhü liracülim min ḳalbeyni fî cevfih. vemâ ce`ale ezvâcekümü-llâî tüżâhirûne minhünne ümmehâtiküm. vemâ ce`ale ed`iyâeküm ebnâeküm. ẕâliküm ḳavlüküm biefvâhiküm. vellâhü yeḳûlü-lḥaḳḳa vehüve yehdi-ssebîl.

    Mehmet Okuyan

    Allah hiçbir erkeğin (insanın) göğsünde iki kalp yaratmamıştır. Zıhar dipnot 1 yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız yapmamıştır. dipnot 2 Bunlar sizin ağızlarınızdaki (boş) sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve (doğru) yola O ulaştırır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Zıhâr], kişinin "Sen bana annemin sırtı gibisin!" diyerek eşinin sırtını annesine benzetmesi ve böylece eşini boşanmış sayması ahlaksızlığıdır. Bu konuda ayrıca bkz. Mücâdele 58:1-4.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da evlatlık çocukların kişilerin kendi çocukları olmadığı açıkça ve özellikle belirtilmektedir. O kadar ki Ahzâb 33:37'de de dile getirildiği gibi evlatlıkların boşadığı kadınlarla söz konusu kişilerin evlenmesinde herhangi bir sakınca görülmemektedir. Çünkü evlatlıklar kişilerin kendi çocukları olmadığı için onların eşleri de kişilerin gelini durumunda değildir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 4. ayet

  5. Ahzâb suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 5. ayet. ٱدْعُوهُمْ لِـَٔابَآئِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَمَوَٰلِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَآ أَخْطَأْتُم بِهِۦ وَلَٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    üd`ûhüm liâbâihim hüve aḳseṭu `inde-llâh. feil lem ta`lemû âbâehüm feiḫvânüküm fi-ddîni vemevâlîküm. veleyse `aleyküm cünâḥun fîmâ aḫṭa'tüm bihî velâkim mâ te`ammedet ḳulûbüküm. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Onları (evlatlıklarınızı, kendi) babaları(nın adıyla) çağırın! Allah katında en doğrusu budur. Babalarını bilmiyorsanız, (bu takdirde) onlar, din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanlışlıkla yaptıklarınızda size vebal yoktur fakat kalplerinizin kastettiği(nde vebal vardır). dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225, 283; Nahl 16:22, 106.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 5. ayet

  6. Ahzâb suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 6. ayet. ٱلنَّبِىُّ أَوْلَىٰ بِٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَٰجُهُۥٓ أُمَّهَٰتُهُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ إِلَّآ أَن تَفْعَلُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِكُم مَّعْرُوفًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

    ennebiyyü evlâ bilmü'minîne min enfüsihim veezvâcühû ümmehâtühüm. veülü-l'erḥâmi ba`ḍuhüm evlâ biba`ḍin fî kitâbi-llâhi mine-lmü'minîne velmühâcirîne illâ en tef`alû ilâ evliyâiküm ma`rûfâ. kâne ẕâlike fi-lkitâbi mesṭûrâ.

    Mehmet Okuyan

    Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır; eşleri de onların (ümmetin) anneleridir. dipnot 1 Allah'ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar, (vârislik bakımından) birbirlerine (diğer) müminler ve muhacirlerden daha uygundurlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir (vasiyet) yapmanız hariçtir. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'in eşleri ümmetin annesi sayıldığı için, Ahzâb 33:53'te belirtildiği üzere Hz. Muhammed'den sonra onun eşleriyle evlenilmesi kesinlikle yasaklanmıştır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 6. ayet

  7. Ahzâb suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 7. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِيثَٰقَهُمْ وَمِنكَ وَمِن نُّوحٍ وَإِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ وَأَخَذْنَا مِنْهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا

    veiẕ eḫaẕnâ mine-nnebiyyîne mîŝâḳahüm veminke vemin nûḥiv veibrâhime vemûsâ ve`îse-bni meryem. veeḫaẕnâ minhüm mîŝâḳan galîżâ.

    Mehmet Okuyan

    Hani biz, peygamberlerden söz almıştık; senden de, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada "peygamberler" denmesine rağmen daha sonra beş peygamberin isminin ayrı olarak belirtilmesinin sebebi onların o dönemde yaşayanlar tarafından bilinmesidir. Peygamberlerden alınan sözün, surenin başında yer alan "Allah'a karşı [muttakî] oluş", "kâfirlere ve münafıklara itaat etmeme", "kendilerine Rablerinden vahyedilen mesajlara tâbi olma" ve "sadece Yüce Allah'a güvenme, O'na [tevekkül] edip güven kaynağı olarak Allah'ın yeteceği" şeklindeki esaslar olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu esasların hepsi bütün peygamberler için söz konusu edilmiştir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 7. ayet

  8. Ahzâb suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 8. ayet. لِّيَسْـَٔلَ ٱلصَّٰدِقِينَ عَن صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

    liyes'ele-ṣṣâdiḳîne `an ṣidḳihim. vee`adde lilkâfirîne `aẕâben elîmâ.

    Mehmet Okuyan

    (Allah bu sözü), doğru kişilerin doğruluklarını sorgulasın diye (almıştı). Kâfirler için de elem verici bir azap hazırlamıştır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 8. ayet

Hendek Savaşı 9–27

  1. Ahzâb suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَآءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ câetküm cünûdün feerselnâ `aleyhim rîḥav vecünûdel lem teravhâ. vekâne-llâhü bimâ ta`melûne beṣîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani size ordular dipnot 1 gelmişti de biz onlara (düşmanlarınıza) karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. dipnot 2 Allah yaptıklarınızı görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hendek Gazvesi: "Savaşa, şehrin müdafaası çevresine kazılan hendeklerle sağlandığı için Hendek Gazvesi denilmiştir. Saldıran tarafta yer alan birçok grubu ifade etmek için Kur'an-ı Kerîm'de kullanılan "[ahzâb]" (hizipler, gruplar) tabirinden dolayı bu savaşa Ahzâb Gazvesi adı da verilir. Surenin 20 ve 22. ayetlerinde Medine'yi kuşatmaya gelen müttefik düşman kuvvetlerinden "ahzâb" şeklinde bahsedilmekte, sure de adını bu kelimeden almaktadır" (Muhammed Hamidullah, "Hendek Gazvesi", [DİA,] cilt: XVII, sayfa: 194-195).
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:26, 40.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 9. ayet

  2. Ahzâb suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 10. ayet. إِذْ جَآءُوكُم مِّن فَوْقِكُمْ وَمِنْ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَإِذْ زَاغَتِ ٱلْأَبْصَٰرُ وَبَلَغَتِ ٱلْقُلُوبُ ٱلْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِٱللَّهِ ٱلظُّنُونَا۠

    iẕ câûküm min fevḳiküm vemin esfele minküm veiẕ zâgati-l'ebṣâru vebelegati-lḳulûbü-lḥanâcira veteżunnûne billâhi-żżunûnâ.

    Mehmet Okuyan

    Onlar hem yukarınızdan hem aşağı tarafınızdan üzerinize geldikleri zaman, gözler kaydığı (yıldığı), yürekler boğazlara geldiği ve siz Allah hakkında türlü türlü şeyler düşündüğünüz zaman,

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 10. ayet

  3. Ahzâb suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 11. ayet. هُنَالِكَ ٱبْتُلِىَ ٱلْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا۟ زِلْزَالًا شَدِيدًا

    hünâlike-btüliye-lmü'minûne vezülzilû zilzâlen şedîdâ.

    Mehmet Okuyan

    İşte orada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 11. ayet

  4. Ahzâb suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 12. ayet. وَإِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ مَّا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ إِلَّا غُرُورًا

    veiẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍum mâ ve`adene-llâhü verasûlühû illâ gurûrâ.

    Mehmet Okuyan

    Hani münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar "(Meğer) Allah ve Elçisi bize aldatmadan başka bir vaatte bulunmamışlar!" diyorlardı.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 12. ayet

  5. Ahzâb suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 13. ayet. وَإِذْ قَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ يَٰٓأَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَٱرْجِعُوا۟ وَيَسْتَـْٔذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ ٱلنَّبِىَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِىَ بِعَوْرَةٍ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا

    veiẕ ḳâleṭ ṭâifetüm minhüm yâ ehle yeŝribe lâ müḳâme leküm ferci`û. veyeste'ẕinü ferîḳum minhümü-nnebiyye yeḳûlûne inne büyûtenâ `avratüv vemâ hiye bi`avrah. iy yürîdûne illâ firârâ.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan bir grup da şöyle demişti: "Ey Yesribliler dipnot 1 (Medineliler)! Sizin için durmanın sırası değil, dönün!" İçlerinden bir grup ise evleri savunmasız olmadığı halde "Şüphesiz ki evlerimiz savunmasızdır!" diyerek Peygamber'den izin istiyordu; (savaştan) kaçmaktan başka bir şey istemiyorlardı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Yesrib], Medine'nin eski adıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 13. ayet

  6. Ahzâb suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 14. ayet. وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِم مِّنْ أَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا۟ ٱلْفِتْنَةَ لَـَٔاتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا۟ بِهَآ إِلَّا يَسِيرًا

    velev düḫilet `aleyhim min aḳṭârihâ ŝümme süilü-lfitnete leetevhâ vemâ telebbeŝû bihâ illâ yesîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (Medine'nin) her yanından (kendi) üzerlerine saldırılsaydı da kendilerinden fitne (savaş) istenseydi, şüphesiz ki hemen bunu yaparlar; onunla ilgili gecikmezlerdi. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Nisâ 4:91. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 14. ayet

  7. Ahzâb suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 15. ayet. وَلَقَدْ كَانُوا۟ عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ ٱلْأَدْبَٰرَ وَكَانَ عَهْدُ ٱللَّهِ مَسْـُٔولًا

    veleḳad kânû `âhedü-llâhe min ḳablü lâ yüvellûne-l'edbâr. vekâne `ahdü-llâhi mes'ûlâ.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki daha önce onlar, arkalarını dönmeyeceklerine (kaçmayacaklarına) dair Allah'a söz vermişlerdi. dipnot 1 Allah'a verilen söz sorumluluk gerektirmektedir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerde münafıkların savaş ortamında nasıl davrandıkları ve ikiyüzlülükleri hatırlatılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: İsrâ 17:34.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 15. ayet

  8. Ahzâb suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 16. ayet. قُل لَّن يَنفَعَكُمُ ٱلْفِرَارُ إِن فَرَرْتُم مِّنَ ٱلْمَوْتِ أَوِ ٱلْقَتْلِ وَإِذًا لَّا تُمَتَّعُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳul ley yenfe`akümü-lfirâru in ferartüm mine-lmevti evi-lḳatli veiẕel lâ tümette`ûne illâ ḳalîlâ.

    Mehmet Okuyan

    (İzin isteyenlere) de ki: "Ölümden veya savaştan kaçıyorsanız, kaçmanın size asla yararı olamaz!" (Kaçsanız) bile zaten az yaşatılacaksınız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah gerek tabiî bir şekilde ölümden, gerekse savaşta öldürülmekten korktukları için savaştan kaçsalar da bu kaçışın çok uzun sürmeyeceği, kendilerine takdir edilen hayatın dünya ile ilişkili olması nedeniyle zaten kısa olduğu ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 16. ayet

  9. Ahzâb suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 17. ayet. قُلْ مَن ذَا ٱلَّذِى يَعْصِمُكُم مِّنَ ٱللَّهِ إِنْ أَرَادَ بِكُمْ سُوٓءًا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةً وَلَا يَجِدُونَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    ḳul men ẕe-lleẕî ya`ṣimüküm mine-llâhi in erâde biküm sûen ev erâde biküm raḥmeh. velâ yecidûne lehüm min dûni-llâhi veliyyev velâ neṣîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 17. ayet

  10. Ahzâb suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 18. ayet. قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلْمُعَوِّقِينَ مِنكُمْ وَٱلْقَآئِلِينَ لِإِخْوَٰنِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا وَلَا يَأْتُونَ ٱلْبَأْسَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳad ya`lemü-llâhü-lmü`avviḳîne minküm velḳâilîne liiḫvânihim helümme ileynâ. velâ ye'tûne-lbe'se illâ ḳalîlâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına dipnot 1 "Bize gelip (katılın)!" diyenleri elbette bilmektedir. Zaten bunlar savaşa çok az gelir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-mu‘avvıkîne] kelimesi "engellemeye çalışanlar", "alıkoyanlar", "caydırmak isteyenler", "savsaklayanlar" gibi anlamlar içermekte ve münafıkların Ahzâb Savaşı günlerindeki olumsuz tavırlarını ifade etmektedir. Ayette yer alan [li ıhvânihim] ifadesi "kendi kardeşlerine", yani akrabalarına veya yandaşlarına, kafadarlarına, dostlarına demektir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 18. ayet

  11. Ahzâb suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 19. ayet. أَشِحَّةً عَلَيْكُمْ فَإِذَا جَآءَ ٱلْخَوْفُ رَأَيْتَهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ تَدُورُ أَعْيُنُهُمْ كَٱلَّذِى يُغْشَىٰ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلْخَوْفُ سَلَقُوكُم بِأَلْسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلْخَيْرِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا۟ فَأَحْبَطَ ٱللَّهُ أَعْمَٰلَهُمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

    eşiḥḥaten `aleyküm. feiẕâ câe-lḫavfü raeytehüm yenżurûne ileyke tedûru a`yünühüm kelleẕî yugşâ `aleyhi mine-lmevt. feiẕâ ẕehebe-lḫavfü seleḳûküm bielsinetin ḥidâdin eşiḥḥaten `ale-lḫayr. ülâike lem yü'minû feaḥbeṭa-llâhü a`mâlehüm. vekâne ẕâlike `ale-llâhi yesîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (Gelseler de) size karşı cimri olarak (gelirler). dipnot 1 Korku geldiğinde, üzer(ler)ine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince, iyiliği kıskanarak sizi sivri dilleriyle incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir; (bu yüzden) Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a çok kolaydır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette [eşıhhaten] kelimesi, hayır konusunda "cimrilik yapmak", "hırslı olmak", "kıskançlık yapmak" vs. anlamlar içermektedir. Münafıkların cimri olduklarıyla ilgili olarak Tevbe 9:67 ve Münâfikûn 63:7 gibi ayetlerde çeşitli noktalar üzerinde durulmaktadır. Bu anlam doğrultusunda münafıkların savaş harcamalarına katkı vermedikleri, cimri davrandıkları veya katıldıkları savaşlarda gereken özveride bulunup omuz omuza savaşmadıkları anlamı elde edilmiş olur.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 19. ayet

  12. Ahzâb suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 20. ayet. يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا

    yaḥsebûne-l'aḥzâbe lem yeẕhebû. veiy ye'ti-l'aḥzâbü yeveddû lev ennehüm bâdûne fi-l'a`râbi yes'elûne `an embâiküm. velev kânû fîküm mâ ḳâtelû illâ ḳalîlâ.

    Mehmet Okuyan

    (Münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. O birlikler (tekrar) gelse, sizin haberlerinizi (uzaktan) soracak şekilde göçebe Arapların arasında çölde olmak isterler. Zaten içinizde bulunsalardı bile pek savaşacak değillerdi.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 20. ayet

  13. Ahzâb suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 21. ayet. لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِى رَسُولِ ٱللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرًا

    leḳad kâne leküm fî rasûli-llâhi üsvetün ḥasenetül limen kâne yercü-llâhe velyevme-l'âhira veẕekera-llâhe keŝîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah'ın Elçisinde sizin için, (yani) Allah'a ve ahiret gününe (kavuşmayı) umanlar ve Allah'ı çok hatırlayanlar için güzel bir örnek vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed Kur'an'ın nasıl uygulanacağını gösteren [üsve-i hasene] (en güzel örnek)tir, rol modeldir. Hz. İbrahim ve beraberindeki müminlerin örnekliği için de ayrıca bkz. Mümtehine 60:4, 6.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 21. ayet

  14. Ahzâb suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 22. ayet. وَلَمَّا رَءَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْأَحْزَابَ قَالُوا۟ هَٰذَا مَا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَصَدَقَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَمَا زَادَهُمْ إِلَّآ إِيمَٰنًا وَتَسْلِيمًا

    velemmâ rae-lmü'minûne-l'aḥzâbe ḳâlû hâẕâ mâ ve`adene-llâhü verasûlühû veṣadeḳa-llâhü verasûlüh. vemâ zâdehüm illâ îmânev veteslîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Müminler ise (düşman) birliklerini gördüklerinde "İşte bu, Allah ve Elçisinin bize vadettiğidir! Allah ve Elçisi doğru söylemiştir." demişlerdi. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını artırmıştı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:173; Enfâl 8:2; Tevbe 9:124; Kehf 18:13; Meryem 19:76; Hacc 22:54; Muhammed 47:17; Fetih 48:4; Müddessir 74:31.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 22. ayet

  15. Ahzâb suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 23. ayet. مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا۟ مَا عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَىٰ نَحْبَهُۥ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا۟ تَبْدِيلًا

    mine-lmü'minîne ricâlün ṣadeḳû mâ `âhedü-llâhe `aleyh. feminhüm men ḳaḍâ naḥbehû veminhüm mey yenteżir. vemâ beddelû tebdîlâ.

    Mehmet Okuyan

    Müminlerden, Allah'a verdikleri sözde duran nice adamlar (yiğitler) vardır. dipnot 1 Onlardan kimi, adağını (Allah'a sözünü) yerine getirmiş; kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. Onlar (sözlerini) asla değiştirmemişlerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [ricâl] kelimesi Tevbe 9:108 ve Nûr 24:37'de de olduğu gibi "erkekler" anlamına gelse de kastedilen "yiğitler", "erler" şeklinde "cinsiyet" merkezli değil de fedakarlık içerikli "şahsiyet" odaklı anlaşılmalıdır. Tefsirlerimizde bu noktada Yüce Allah'a verdikleri sözde sadık olanlarla ilgili olarak Hz. Osman, Talha b. Ubeydillâh, Sa‘îd b. Zeyd, Hz. Hamza, Mus‘ab b. Umeyr gibi sahâbîlerin isimleri yer almaktadır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 23. ayet

  16. Ahzâb suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 24. ayet. لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    liyecziye-llâhu-ṣṣâdiḳîne biṣidḳihim veyü`aẕẕibe-lmünâfiḳîne in şâe ev yetûbe `aleyhim. inne-llâhe kâne gafûrar raḥîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda Allah doğru olanlara, doğruluklarına karşılık (ödül) verecektir; münafıklara dilerse azap edecek veya (tevbe ederlerse bu) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 24. ayet

  17. Ahzâb suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 25. ayet. وَرَدَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا۟ خَيْرًا وَكَفَى ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلْقِتَالَ وَكَانَ ٱللَّهُ قَوِيًّا عَزِيزًا

    veradde-llâhü-lleẕîne keferû bigayżihim lem yenâlû ḫayrâ. vekefe-llâhü-lmü'minîne-lḳitâl. vekâne-llâhü ḳaviyyen `azîzâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah o kâfirleri hiçbir menfaate ulaşamadan öfkeleri ile geri çevirmişti. Savaş (konusun)da Allah(ın yardımı), müminlere yeter. Allah kuvvetlidir, güçlüdür.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 25. ayet

  18. Ahzâb suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 26. ayet. وَأَنزَلَ ٱلَّذِينَ ظَٰهَرُوهُم مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ مِن صَيَاصِيهِمْ وَقَذَفَ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعْبَ فَرِيقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَرِيقًا

    veenzele-lleẕîne żâherûhüm min ehli-lkitâbi min ṣayâṣîhim veḳaẕefe fî ḳulûbihimü-rru`be ferîḳan taḳtülûne vete'sirûne ferîḳâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah kitap ehlinden (olup) onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirmiş ve kalplerine korku düşürmüştü. (Siz direnenlerin) bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 26. ayet

  19. Ahzâb suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 27. ayet. وَأَوْرَثَكُمْ أَرْضَهُمْ وَدِيَٰرَهُمْ وَأَمْوَٰلَهُمْ وَأَرْضًا لَّمْ تَطَـُٔوهَا وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرًا

    veevraŝeküm arḍahüm vediyârahüm veemvâlehüm vearḍal lem teṭaûhâ. vekâne-llâhü `alâ külli şey'in ḳadîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) onların yer(ler)ine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklar(ın)a sizi mirasçı yaptı. dipnot 1 Allah her şeye gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada sözü edilen yer, bazı alimlerimiz tarafından Kurayza oğullarının kaleleri, Rumların ve İranlıların toprakları, Hayber, Yemen vs. şeklinde yorumlanmıştır. Esasında maksadı daha kapsamlı düşünerek, ayetteki mesajı ve müjdeyi "Müslümanların ayak basmadığı nice toprak parçaları" manasında "daha sonra kıyamete kadar fethedilecek yerler" şeklinde anlamak daha doğru olsa gerektir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 27. ayet

Peygamber hanımlarına hitap 28–34

  1. Ahzâb suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 28. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ إِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ أُمَتِّعْكُنَّ وَأُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul liezvâcike in küntünne türidne-lḥayâte-ddünyâ vezînetehâ fete`âleyne ümetti`künne veüserriḥkünne serâḥan cemîlâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Dünya hayatını ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım (mehrinizi vereyim) ve sizi güzellikle bırakayım (boşanalım)." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'in eşlerinin kendisinden zinetler, süslü elbiseler, daha çok nafaka, yiyecek bedeli geçimlik şeyler istedikleri aktarılmaktadır. Bunun üzerine, Rasûlullah Hz. Ayşe'den başlayarak hepsini kararlarında serbest bırakmıştı. Başta Hz. Ayşe olmak üzere hepsi de tercihlerini Yüce Allah'tan, Elçisi'nden ve ahiret yurdundan yana yapmışlardı.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 28. ayet

  2. Ahzâb suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 29. ayet. وَإِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ فَإِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلْمُحْسِنَٰتِ مِنكُنَّ أَجْرًا عَظِيمًا

    vein küntünne türidne-llâhe verasûlehû veddâra-l'âḫirate feinne-llâhe e`adde lilmuḥsinâti minkünne ecran `ażîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ı, Elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, (bilin ki) şüphesiz ki Allah içinizden güzel davrananlar için büyük bir ödül hazırlamıştır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 29. ayet

  3. Ahzâb suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 30. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ مَن يَأْتِ مِنكُنَّ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ يُضَٰعَفْ لَهَا ٱلْعَذَابُ ضِعْفَيْنِ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

    yâ nisâe-nnebiyyi mey ye'ti minkünne bifâḥişetim mübeyyinetiy yüḍâ`af lehe-l`aẕâbü ḍi`feyn. vekâne ẕâlike `ale-llâhi yesîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber'in kadınları (hanımları)! Sizden kim açık bir çirkinlik yaparsa, ona iki kat azap uygulanır. dipnot 1 Bu, Allah'a çok kolaydır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ve bir sonraki ayette, Hz. Muhammed'in eşlerinin ayrıcalığına dikkat çekilmekte, ödüllerinde olduğu gibi cezalandırılmalarında da diğer hanımlara olanın iki katının uygulanacağı ifade edilmektedir. Bu bir uyarıdır. Çünkü annelerimiz olan bu hanımlar asla ve asla böyle bir çirkinlik yapmamışlardır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 30. ayet

  4. Buradan itibaren cüz 22

    Ahzâb suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 31. ayet. وَمَن يَقْنُتْ مِنكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتَعْمَلْ صَٰلِحًا نُّؤْتِهَآ أَجْرَهَا مَرَّتَيْنِ وَأَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَرِيمًا

    vemey yaḳnüt minkünne lillâhi verasûlihî veta`mel ṣâliḥan nü'tihâ ecrahâ merrateyni vea`tednâ lehâ rizḳan kerîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Sizden kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat eder ve iyi bir iş yaparsa ona da ödülünü iki kat veririz. dipnot 1 Ona (cennette) bol rızık hazırlamış (olacağız).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette Hz. Muhammed'in hanımlarının ayrıcalığına dikkat çekilmekte, ceza gibi ödülün de iki kat olacağı hükme bağlanmaktadır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 31. ayet

  5. Ahzâb suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 32. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ لَسْتُنَّ كَأَحَدٍ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِٱلْقَوْلِ فَيَطْمَعَ ٱلَّذِى فِى قَلْبِهِۦ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

    yâ nisâe-nnebiyyi lestünne keeḥadim mine-nnisâi ini-tteḳaytünne felâ taḫḍa`ne bilḳavli feyaṭme`a-lleẕî fî ḳalbihî meraḍuv veḳulne ḳavlem ma`rûfâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber'in kadınları (hanımları)! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. dipnot 1 (Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı)ysanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir üslup ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'in hanımları toplumun yani müslüman kadınların örnekleridirler; dikkatli davranmak zorundadırlar. Dahası Ahzâb 33:6'da belirtildiği gibi, onlar ümmetin anneleri konumunda kabul edildikleri için, apayrı bir saygınlığı temsil etmektedirler. Öyle ki Hz. Muhammed'den sonra onlarla evlenmek ebediyen yasaklanmıştır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 32. ayet

  6. Ahzâb suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 33. ayet. وَقَرْنَ فِى بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ ٱلْأُولَىٰ وَأَقِمْنَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتِينَ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِعْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ ٱلرِّجْسَ أَهْلَ ٱلْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا

    veḳarne fî büyûtikünne velâ teberracne teberruce-lcâhiliyyeti-l'ûlâ veeḳimne-ṣṣalâte veâtîne-zzekâte veeṭi`ne-llâhe verasûleh. innemâ yürîdü-llâhü liyüẕhibe `ankümü-rricse ehle-lbeyti veyüṭahhiraküm taṭhîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Evlerinizde oturun; eski Cahiliye (âdetinde olduğu) gibi açılıp saçılmayın! Namazı kılın, zekâtı verin; Allah'a ve Elçisine gönülden itaat edin! dipnot 1 Ey (Peygamber'in) evinin halkı! dipnot 2 Allah sizden, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümlelerde namaz, zekât vs. dini yükümlülüklerin kadın-erkek bütün müminlere yönelik buyruklar olduğu anlaşılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Ehl-i beyt] tamlaması Hûd 11:73'te de Hz. İbrahim'in ailesi için geçmekte ve "ev halkı" anlamına gelmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetlerde hitap, Hz. Muhammed'in hanımlarına yöneliktir. Ayette ihtiyaç kadar konuşmak veya dışarı çıkmak yasaklanmamaktadır. Buradan hareketle kadınların sosyal hayattan dışlanması şeklinde herhangi bir sonuç çıkartılmamalıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 33. ayet

  7. Ahzâb suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 34. ayet. وَٱذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِى بُيُوتِكُنَّ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱلْحِكْمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا

    veẕkürne mâ yütlâ fî büyûtikünne min âyâti-llâhi velḥikmeh. inne-llâhe kâne leṭîfen ḫabîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Evlerinizde tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti (doğru hükümleri) hatırlayın! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah en ince işleri görüp bilendir, haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'in hanımlarının "Yüce Allah'ın ayetlerine" ve onların uygulanma ve hükme dönüştürülme biçimi olan "hikmet"e kulak vermeleri kendilerinden ve elbette ümmetin bütün fertlerinden istenmektedir. Bu birliktelik Kur'an buyruklarının insanlar tarafından uygulanabilir oluşunun en önemli ispatıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 34. ayet

Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu 35–40

  1. Ahzâb suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 35. ayet. إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

    inne-lmüslimîne velmüslimâti velmü'minîne velmü'minâti velḳânitîne velḳânitâti veṣṣâdiḳîne veṣṣâdiḳâti veṣṣâbirîne veṣṣâbirâti velḫâşi`îne velḫâşi`âti velmüteṣaddiḳîne velmüteṣaddiḳâti veṣṣâimîne veṣṣâimâti velḥâfiżîne fürûcehüm velḥâfiżâti veẕẕâkirîne-llâhe keŝîrav veẕẕâkirâti e`adde-llâhü lehüm magfiratev veecran `ażîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, (Allah'a) itaatkâr erkekler ve (Allah'a) itaatkâr kadınlar, doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a saygı gösteren) mütevazı erkekler ve (Allah'a saygı gösteren) mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve (namuslarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok hatırlayan erkekler ve (Allah'ı çok) hatırlayan kadınlar var ya, işte Allah bunlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamış (olacak)tır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin sonundaki [hum] zamiri, burada kadınlara özel bir hüküm söz konusu olmadığı için erkek ve kadın bütün müminleri içermektedir. Yani cennet, sadece erkeklerin değil, aynı zamanda sayılan özelliklere sahip kadınların da ödül yeridir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 35. ayet

  2. Ahzâb suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 36. ayet. وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًا مُّبِينًا

    vemâ kâne limü'miniv velâ mü'minetin iẕâ ḳaḍa-llâhü verasûlühû emran ey yekûne lehümü-lḫiyeratü min emrihim. vemey ya`ṣi-llâhe verasûlehû feḳad ḍalle ḍalâlem mübînâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah ve Elçisi bir işe hükmettiği zaman, mümin erkek ve kadına işleri konusunda tercih hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Elçisine isyan ederse elbette apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 36. ayet

  3. Ahzâb suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 37. ayet. وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِىٓ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخْفِى فِى نَفْسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَىٰهُ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَٰكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِىٓ أَزْوَٰجِ أَدْعِيَآئِهِمْ إِذَا قَضَوْا۟ مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا

    veiẕ teḳûlü lilleẕî en`ame-llâhü `aleyhi veen`amte `aleyhi emsik `aleyke zevceke vetteḳi-llâhe vetuḫfî fî nefsike me-llâhü mübdîhi vetaḫşe-nnâs. vellâhü eḥaḳḳu en taḫşâh. felemmâ ḳaḍâ zeydüm minhâ veṭaran zevvecnâkehâ likey lâ yekûne `ale-lmü'minîne ḥaracün fî ezvâci ed`iyâihim iẕâ ḳaḍav minhünne veṭarâ. vekâne emru-llâhi mef`ûlâ.

    Mehmet Okuyan

    Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de nimet verdiğine (Zeyd'e) "Eşini yanında (nikâhında) tut; Allah'a karşı takvâlı ol!" dipnot 1 diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi dipnot 2 insanlardan korkarak içinde gizliyordun. Oysa kendisinden korkmana layık olan Allah'tır. Zeyd, ondan (eşi Zeynep'ten) ilişiğini tamamen kesince, biz seni onunla (Zeynep'le) eşleştirdik (nikâhladık) ki evlatlıklar eşlerinden tamamen ayrıldıklarında müminlere (ayrılan o kadınlarla evlenmek isterlerse) herhangi bir zorluk olmasın! dipnot 3 Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed, halası Ümeyme'nin kızı olan Zeyneb binti Cahş'ı Hz. Zeyd ile evlendirmişti. Amacı toplumdaki zengin-fakir gibi ayrımları kaldırmaktı ve bunu kendi evinden başlattı. Denklik olmadığı gerekçesiyle başta taraflar istemese de Ahzâb 33:36. ayetteki hüküm gelince tarafları razı ederek, Hz. Zeynep ile Hz. Zeyd'i evlendirmişti. Evliliğinin yürümediği hususunda Hz. Zeyd, Hz. Muhammed'e müracaat edince Hz. Muhammed kendisine ayetteki bu cümleyi söylemiş ve boşanmaya engel olmaya çalışmıştı. Ancak evlilik yürümeyip, Hz. Zeyd eşinden ayrılınca Yüce Allah Hz. Peygamber ile Hz. Zeynep'i evlendirdiğini bildirmiştir. Buradaki amaç, evlatlıkların biyolojik olarak çocukları olmadığına dikkat çekmektir. Boşanma sonrasında mağdur olan Hz. Zeynep'in mağduriyetini gidermek de temel amaçlardandı.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Hz. Muhammed'in insanlardan çekindiği için içinde sakladığı şey", evlatlığın boşadığı eşle evlenilmesi konusunda toplumsal hayattaki olumsuz baskıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Burada verilmek istenen asıl mesaj, evlatlıkların kişinin kendi çocuğu olmadığıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 37. ayet

  4. Ahzâb suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 38. ayet. مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِى ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا

    mâ kâne `ale-nnebiyyi min ḥaracin fîmâ feraḍa-llâhü leh. sünnete-llâhi fi-lleẕîne ḫalev min ḳabl. vekâne emru-llâhi ḳaderam maḳdûrâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın, kendisine farz kıldığı (bu) şeyde Peygamber'e herhangi bir vebal yoktur. Daha önce geçenler arasında da Allah'ın kanunu (buydu). Allah'ın emri belirlenmiş bir ölçüdür.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 38. ayet

  5. Ahzâb suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 39. ayet. ٱلَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَٰلَٰتِ ٱللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُۥ وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا إِلَّا ٱللَّهَ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

    elleẕîne yübelligûne risâlâti-llâhi veyaḫşevnehû velâ yaḫşevne eḥaden ille-llâh. vekefâ billâhi ḥasîbâ.

    Mehmet Okuyan

    O (peygamberler ki) Allah'ın mesajlarını tebliğ eder; Allah'a saygı duyarlar. Allah'tan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 39. ayet

  6. Ahzâb suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 40. ayet. مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَآ أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَٰكِن رَّسُولَ ٱللَّهِ وَخَاتَمَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    mâ kâne müḥammedün ebâ eḥadim mir ricâliküm velâkir rasûle-llâhi veḫâteme-nnebiyyîn. vekâne-llâhü bikülli şey'in `alîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Muhammed, sizin (yetişkin) erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. dipnot 1 Fakat o, Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki mesaj, Hz. Muhammed'in hiçbir erkek çocuğun babası olmadığı değil, azatlı kölesi ve evlatlığı olan Hz. Zeyd'in "Hz. Muhammed'in oğlu" olmadığını vurgulamaktır. Zira Hz. Muhammed'in üç oğlu olduğu bilinmektedir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 40. ayet

Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı 41–48

  1. Ahzâb suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 41. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürü-llâhe ẕikran keŝîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 41. ayet

  2. Ahzâb suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 42. ayet. وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    vesebbiḥûhü bükratev veeṣîlâ.

    Mehmet Okuyan

    O'nu sabah akşam tesbih edin (yüceltin)!

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 42. ayet

  3. Ahzâb suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 43. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُصَلِّى عَلَيْكُمْ وَمَلَٰٓئِكَتُهُۥ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَكَانَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

    hüve-lleẕî yüṣallî `aleyküm vemelâiketühû liyuḫriceküm mine-żżulümâti ile-nnûr. vekâne bilmü'minîne raḥîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 43. ayet

  4. Ahzâb suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 44. ayet. تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُۥ سَلَٰمٌ وَأَعَدَّ لَهُمْ أَجْرًا كَرِيمًا

    teḥiyyetühüm yevme yelḳavnehû selâm. vee`adde lehüm ecran kerîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Kendisine kavuşacakları gün, (Allah'ın) onlara (müminlere) esenliği ‘selam'dır. dipnot 1 (Allah) onlara çok değerli bir ödül hazırlamış (olacak)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Yûnus 10:10.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 44. ayet

  5. Ahzâb suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü innâ erselnâke şâhidev vemübeşşirav veneẕîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (45, 46) Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şahit, müjdeleyici, uyarıcı, dipnot 1 O'nun izniyle Allah'a davet eden dipnot 2 ve münîr (ışık saçan) bir kandil olarak gönderdik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Sebe' 34:28; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hz. Muhammed'in bu göreviyle ilgili olarak "davet eden kişi" anlamında [dâ‘î] kelimesi kullanılmaktadır. Yapılacak iş "davet"tir; zorlama değildir. Zaten Bakara 2:256, Yûsuf 12:108, Nahl 16:125, Kasas 28:87, Şûrâ 42:48, Kâf 50:45, Ğâşiye 88:22 gibi ayetlerde dikkat çekilen husus da budur. Hz. Muhammed'in "davetçi" olduğunun ifade edildiği Yûsuf 12:108 ve Ahzâb 33:46'da onun davet ettiği makam [ilellâhi] ifadesi gereği "Yüce Allah" olarak belirlenmektedir. Fussilet 41:33'te yer alan "Allah'a davet edenden daha güzel sözlü kim olabilir ki!" ifadesi de oldukça belirleyicidir. Hacc 22:67 ve Kasas 28:87'de verilen mesaj da bu doğrultudadır. Yüce Allah davetin kime veya neye yapılması gerektiğini ifade bağlamında Nahl 16:125'te "Rabbinin yoluna" ifadesine yer vermektedir. Yüce Allah Hz. Muhammed'e hitap ederek davetinin "Rabbine, Rabbinin yoluna" olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 45. ayet

  6. Ahzâb suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 46. ayet. وَدَاعِيًا إِلَى ٱللَّهِ بِإِذْنِهِۦ وَسِرَاجًا مُّنِيرًا

    vedâ`iyen ile-llâhi biiẕnihî vesirâcem münîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (45, 46) Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şahit, müjdeleyici, uyarıcı, dipnot 1 O'nun izniyle Allah'a davet eden dipnot 2 ve münîr (ışık saçan) bir kandil olarak gönderdik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Sebe' 34:28; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hz. Muhammed'in bu göreviyle ilgili olarak "davet eden kişi" anlamında [dâ‘î] kelimesi kullanılmaktadır. Yapılacak iş "davet"tir; zorlama değildir. Zaten Bakara 2:256, Yûsuf 12:108, Nahl 16:125, Kasas 28:87, Şûrâ 42:48, Kâf 50:45, Ğâşiye 88:22 gibi ayetlerde dikkat çekilen husus da budur. Hz. Muhammed'in "davetçi" olduğunun ifade edildiği Yûsuf 12:108 ve Ahzâb 33:46'da onun davet ettiği makam [ilellâhi] ifadesi gereği "Yüce Allah" olarak belirlenmektedir. Fussilet 41:33'te yer alan "Allah'a davet edenden daha güzel sözlü kim olabilir ki!" ifadesi de oldukça belirleyicidir. Hacc 22:67 ve Kasas 28:87'de verilen mesaj da bu doğrultudadır. Yüce Allah davetin kime veya neye yapılması gerektiğini ifade bağlamında Nahl 16:125'te "Rabbinin yoluna" ifadesine yer vermektedir. Yüce Allah Hz. Muhammed'e hitap ederek davetinin "Rabbine, Rabbinin yoluna" olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 46. ayet

  7. Ahzâb suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 47. ayet. وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا

    vebeşşiri-lmü'minîne bienne lehüm mine-llâhi faḍlen kebîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah'tan (gelecek) büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele!

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 47. ayet

  8. Ahzâb suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 48. ayet. وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَدَعْ أَذَىٰهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    velâ tüṭi`i-lkâfirîne velmünâfiḳîne veda` eẕâhüm vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.

    Mehmet Okuyan

    Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma! Allah'a güven! Vekil olarak Allah yeter.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 48. ayet

Nikâh ve boşama hükümleri 49–52

  1. Ahzâb suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 49. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا نَكَحْتُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ nekaḥtümü-lmü'minâti ŝümme ṭallaḳtümûhünne min ḳabli en temessûhünne femâ leküm `aleyhinne min `iddetin ta`teddûnehâ. femetti`ûhünne veserriḥûhünne serâḥan cemîlâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da onlara (cinsel olarak) dokunmadan onları boşarsanız, onların aleyhine sizin lehinize sayacağınız hiçbir (bekleme) süresi yoktur. Onlara, geçimlik (mehrin yarısını) dipnot 1 verin ve onları güzel bir şekilde bırakın (boşanın). dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:237 ile birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetin öncesi ile ilgili konu bağlantısı hakkında geniş bilgi için bkz. Râzî, [Mefâtîhu'l-Ğayb], c. XXV, s. 218-219.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 49. ayet

  2. Ahzâb suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 50. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَٰجَكَ ٱلَّٰتِىٓ ءَاتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّٰتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَٰلَٰتِكَ ٱلَّٰتِى هَاجَرْنَ مَعَكَ وَٱمْرَأَةً مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِىِّ إِنْ أَرَادَ ٱلنَّبِىُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا خَالِصَةً لَّكَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ فِىٓ أَزْوَٰجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü innâ aḥlelnâ leke ezvâceke-llâtî âteyte ücûrahünne vemâ meleket yemînüke mimmâ efâe-llâhü `aleyke vebenâti `ammike vebenâti `ammetike vebenâti ḫâlike vebenâti ḫâletike-llâtî hâcerne me`ak. vemraetem mü'mineten iv vehebet nefsehâ linnebiyyi in erâde-nnebiyyü ey yestenkiḥahâ. ḫâliṣatel leke min dûni-lmü'minîn. ḳad `alimnâ mâ feraḍnâ `aleyhim fî ezvâcihim vemâ meleket eymânühüm likeylâ yekûne `aleyke ḥarac. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunanları, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle birlikte hicret eden kızlarını sana helal kıldık. dipnot 1 (Bir de) kendisini (mehirsiz bir şekilde) Peygamber'e hibe eden, Peygamber'in de nikâhlamak istediği mümin bir hanımı diğer müminlere değil, sadece sana özel dipnot 2 olmak üzere (helal kıldık). Elbette biz sana bir zorluk olmasın diye eşleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle ümmete helal olan evliliklerin Hz. Muhammed için hicret şartına bağlı kılındığını, yani onun evliliklerinin keyfe göre değil, daha zor şartlara bağlandığı mesajını içermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ve İsrâ 17:79. gibi ayetler Hz. Muhammed'e inen her vahyin Kur'an'da yer aldığının delilidir. Zira, sadece ona özel olarak inen bir hükmün Kur'an'da bulunuyor olması bunun en önemli göstergesidir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 50. ayet

  3. Ahzâb suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 51. ayet. تُرْجِى مَن تَشَآءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔوِىٓ إِلَيْكَ مَن تَشَآءُ وَمَنِ ٱبْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَآ ءَاتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِى قُلُوبِكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمًا

    türcî men teşâü minhünne vetü'vî ileyke men teşâ'. vemeni-btegayte mimmen `azelte felâ cünâḥa `aleyk. ẕâlike ednâ en teḳarra a`yünühünne velâ yaḥzenne veyerḍayne bimâ âteytehünne küllühünn. vellâhü ya`lemü mâ fî ḳulûbiküm. vekâne-llâhü `alîmen ḥalîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. (Bir süre) ayrı kaldığın (hanımlar)ından (yolculuğa çıkarken gelmelerini) istemende sana herhangi bir vebal yoktur. Böyle (yapman), onların mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin senin verdiklerine razı olmalarına daha uygundur. dipnot 1 Allah kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah bilendir, hoşgörülüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Hz. Muhammed'in mevcut eşleriyle ilgili özel bir durumu içermektedir. Boşanıp aynı hanımla tekrar evlenmeyi değil, geçici ayrılık yaşananlarla birleşmesi ve savaş yolculuklarında yanına alma konusunda mevcut eşleriyle ilgili bir serbestiyi ortaya koymaktadır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 51. ayet

  4. Ahzâb suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 52. ayet. لَّا يَحِلُّ لَكَ ٱلنِّسَآءُ مِنۢ بَعْدُ وَلَآ أَن تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ أَزْوَٰجٍ وَلَوْ أَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ رَّقِيبًا

    lâ yeḥillü leke-nnisâü mim ba`dü velâ en tebeddele bihinne min ezvâciv velev a`cebeke ḥusnühünne illâ mâ meleket yemînük. vekâne-llâhü `alâ külli şey'ir raḳîbâ.

    Mehmet Okuyan

    Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen de sağ elinin sahip oldukları (mevcut eşlerin) hariç, güzellikleri senin hoşuna gitse bile bunları başka eşlerle değiştirmen de sana helal değildir. dipnot 1 Allah her şeyi gözetleyicidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette Hz. Muhammed'in yeni bir evlilik yapması yasaklanmaktadır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 52. ayet

Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme 53–59

  1. Ahzâb suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 53. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتَ ٱلنَّبِىِّ إِلَّآ أَن يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيْرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَٱدْخُلُوا۟ فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَٱنتَشِرُوا۟ وَلَا مُسْتَـْٔنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِى ٱلنَّبِىَّ فَيَسْتَحْىِۦ مِنكُمْ وَٱللَّهُ لَا يَسْتَحْىِۦ مِنَ ٱلْحَقِّ وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَٰعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٍ ذَٰلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَن تُؤْذُوا۟ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓا۟ أَزْوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦٓ أَبَدًا إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tedḫulû büyûte-nnebiyyi illâ ey yü'ẕene leküm ilâ ṭa`âmin gayra nâżirîne inâhü velâkin iẕâ dü`îtüm fedḫulû feiẕâ ṭa`imtüm fenteşirû velâ müste'nisîne liḥadîŝ. inne ẕâliküm kâne yü'ẕi-nnebiyye feyestaḥyî minküm. vellâhü lâ yestaḥyî mine-lḥaḳḳ. veiẕâ seeltümûhünne metâ`an fes'elûhünne miv verâi ḥicâb. ẕâliküm aṭheru liḳulûbiküm veḳulûbihinn. vemâ kâne leküm en tü'ẕû rasûle-llâhi velâ en tenkiḥû ezvâcehû mim ba`dihî ebedâ. inne ẕâliküm kâne `inde-llâhi `ażîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Siz (yemeğin hazırlanma) zamanını gözetmeksizin -bir yemek için size izin verilmesi hariç- Peygamber'in evlerine girmeyin; sadece davet edildiğiniz zaman girin! dipnot 1 Yemeği yediğinizde başka bir konuya girmeyerek hemen dağılın! (Çünkü) şüphesiz ki bu durum Peygamber'i üzmekte fakat o (size bunu söylemeye) utanmaktadır. (Ancak) Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onlardan (Peygamber'in hanımlarından) herhangi bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! dipnot 2 Bu (durum) hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Allah'ın Elçisini üzmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikâhlamanız sizin için asla söz konusu olamaz. dipnot 3 Şüphesiz ki bu durum, Allah katında büyük (bir günah)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahzâb 33:45. ayette geçtiği üzere, Yüce Allah Hz. Muhammed'i ümmetine şahit olarak görevlendirdiğini ifade etmekte, böylece şahitliğin örneklik anlamı gereği, onun evinin de toplumun örnek alması gereken bir durumda olması zorunluluğu üzerinden mesaj verilmek istenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk Hz. Muhammed'in hanımlarıyla ilgili özel bir emirdir; evlerin içindeki şartlar namahrem insanlara uygun olmayabileceği için Hz. Peygamber'in eşlerinden bir şeyler isteneceği zaman bunun bir perdenin, bir örtünün arkasından istenmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Ancak bu ayetteki evrensel mesaj ise kadın-erkek ilişkilerinde mahremiyete özen gösterilmesi, hiçbir yasağın bulunmadığı zannının reddedilmesi, tesettür, nezaket, rahatsızlık vermemek vs. noktalarda dikkatli davranılması gerektiğiyle ilgili uyarılar olarak anlaşılmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle Ahzâb 33:6. ayetle birlikte okunmalıdır. Müminlerin annesi olan ve bu yüzden başka bir evlilik düşünmeyen annelerimizle evlenme "düşüncesi" bile gündemden düşürülmüştür.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 53. ayet

  2. Ahzâb suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 54. ayet. إِن تُبْدُوا۟ شَيْـًٔا أَوْ تُخْفُوهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    in tübdû şey'en ev tuḫfûhü feinne-llâhe kâne bikülli şey'in `alîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 54. ayet

  3. Ahzâb suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 55. ayet. لَّا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ فِىٓ ءَابَآئِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآئِهِنَّ وَلَآ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ أَخَوَٰتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ وَٱتَّقِينَ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدًا

    lâ cünâḥa `aleyhinne fî âbâihinne velâ ebnâihinne velâ iḫvânihinne velâ ebnâi iḫvânihinne velâ ebnâi eḫavâtihinne velâ nisâihinne velâ mâ meleket eymânühünn. vetteḳîne-llâh. inne-llâhe kâne `alâ külli şey'in şehîdâ.

    Mehmet Okuyan

    Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, (tanıdık) kadınları ve sağ ellerinin sahip olduklarından dolayı herhangi bir vebal yoktur. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah her şeye şahittir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Hz. Muhammed'in hanımlarının yanına kimlerin rahatça girebileceği, dolayısıyla hanımlarının bu noktada sorumlu olmayacaklarıyla ilgili bilgiler gündeme getirilmektedir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 55. ayet

  4. Ahzâb suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

    inne-llâhe vemelâiketehû yüṣallûne `ale-nnebiyy. yâ eyyühe-lleẕîne âmenû ṣallû `aleyhi vesellimû teslîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah ve melekleri, Peygamber'e salât ediyorlar (destek veriyorlar). Ey iman edenler! Siz de ona salât edin (destek verin) ve tam teslimiyet gösterin! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye "Allah ve melekleri Peygamber'e [salavat] getiriyor/dua ediyor" şeklinde anlam vermek büyük bir hatadır. Buradaki [yüsallûne] fiili ile [sallû] emir kalıbı, tıpkı Tevbe 9:103 ve Ahzâb 33:43'teki ilgili kelimelerde olduğu gibi "yardım etmek, destek olmak" demektir. Bu anlamın delili Enfâl 8:62'dir. Ayetteki buyruk Yüce Allah'ın ve meleklerinin yaptığı gibi müminlerin de Hz. Muhammed'e destek vermeleridir; ayrıca bütün müminlerin ona teslimiyet ve samimiyet göstermeleridir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 56. ayet

  5. Ahzâb suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 57. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُّهِينًا

    inne-lleẕîne yü'ẕûne-llâhe verasûlehû le`anehümü-llâhü fi-ddünyâ vel'âḫirati vee`adde lehüm `aẕâbem mühînâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ı ve Elçisini incitenlere Allah dünyada da ahirette de lanet etmiş ve onlar için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacak)tır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 57. ayet

  6. Ahzâb suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ بِغَيْرِ مَا ٱكْتَسَبُوا۟ فَقَدِ ٱحْتَمَلُوا۟ بُهْتَٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

    velleẕîne yü'ẕûne-lmü'minîne velmü'minâti bigayri me-ktesebû feḳadi-ḥtemelû bühtânev veiŝmem mübînâ.

    Mehmet Okuyan

    Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, elbette bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 58. ayet

  7. Ahzâb suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 59. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ ٱلْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَٰبِيبِهِنَّ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul liezvâcike vebenâtike venisâi-lmü'minîne yüdnîne `aleyhinne min celâbîbihinn. ẕâlike ednâ ey yü`rafne felâ yü'ẕeyn. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (dışarı çıktıklarında) dış örtülerini üzerlerine salmalarını söyle! dipnot 1 Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk, bir dış örtü veya giysinin gerekliliği hükmünü içermektedir. Ayrıca bu ayette dış giysi giyilmesinin gerekçesi "tanınmak ve eziyete uğratılmamak"tır. İddia edildiği gibi "tanınmamak" şeklinde bir gerekçe ayetin metnine açıkça aykırıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 59. ayet

Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti 60–68

  1. Ahzâb suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 60. ayet. لَّئِن لَّمْ يَنتَهِ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْمُرْجِفُونَ فِى ٱلْمَدِينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَآ إِلَّا قَلِيلًا

    leil lem yentehi-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velmürcifûne fi-lmedîneti lenugriyenneke bihim ŝümme lâ yücâvirûneke fîhâ illâ ḳalîlâ.

    Mehmet Okuyan

    (60, 61) Şüphesiz ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde çirkin haber yayanlar dipnot 1 vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra lanetlenmiş olarak, orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler. Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve (şiddetli bir) ölümle öldürülürler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [el-murcifûne] kelimesi, "sarsıntı" gibi anlamlarda "Son Saat" için kullanılan [er-racfeh] kelimesiyle aynı kökten gelmekte ve "sosyal hayatta sarsıntılara sebep olan haberleri yayanlar" anlamını içermektedir. Al-i İmrân 3:173'e göre, Medine'de bu gibi kişilerin daha çok yahudiler olduğu bilinmekte, savaşlarda müslümanların yenilip düşmanlarının galip geldiği şeklinde yalan haberler yaymaktan vazgeçmeleri gerektiği kendilerine bildirilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilenler müslümanları içerden yıkmak için saldıranlarla işbirliği yapanlardır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 60. ayet

  2. Ahzâb suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 61. ayet. مَّلْعُونِينَ أَيْنَمَا ثُقِفُوٓا۟ أُخِذُوا۟ وَقُتِّلُوا۟ تَقْتِيلًا

    mel`ûnîn. eyne mâ ŝüḳifû üḫiẕû veḳuttilû taḳtîlâ.

    Mehmet Okuyan

    (60, 61) Şüphesiz ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde çirkin haber yayanlar dipnot 1 vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra lanetlenmiş olarak, orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler. Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve (şiddetli bir) ölümle öldürülürler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [el-murcifûne] kelimesi, "sarsıntı" gibi anlamlarda "Son Saat" için kullanılan [er-racfeh] kelimesiyle aynı kökten gelmekte ve "sosyal hayatta sarsıntılara sebep olan haberleri yayanlar" anlamını içermektedir. Al-i İmrân 3:173'e göre, Medine'de bu gibi kişilerin daha çok yahudiler olduğu bilinmekte, savaşlarda müslümanların yenilip düşmanlarının galip geldiği şeklinde yalan haberler yaymaktan vazgeçmeleri gerektiği kendilerine bildirilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilenler müslümanları içerden yıkmak için saldıranlarla işbirliği yapanlardır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 61. ayet

  3. Ahzâb suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 62. ayet. سُنَّةَ ٱللَّهِ فِى ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبْدِيلًا

    sünnete-llâhi fi-lleẕîne ḫalev min ḳabl. velen tecide lisünneti-llâhi tebdîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 62. ayet

  4. Ahzâb suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 63. ayet. يَسْـَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

    yes'elüke-nnâsü `ani-ssâ`ah. ḳul innemâ `ilmühâ `inde-llâh. vemâ yüdrîke le`alle-ssâ`ate tekûnü ḳarîbâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 63. ayet

  5. Ahzâb suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 64. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَعَنَ ٱلْكَٰفِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمْ سَعِيرًا

    inne-llâhe le`ane-lkâfirîne vee`adde lehüm se`îrâ.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlamış (olacak)tır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 64. ayet

  6. Ahzâb suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 65. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) orada ebedî kalacaklar, (kendilerini azaptan koruyacak) herhangi bir dost da yardımcı da bulamayacaklardır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 65. ayet

  7. Ahzâb suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 66. ayet. يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ يَقُولُونَ يَٰلَيْتَنَآ أَطَعْنَا ٱللَّهَ وَأَطَعْنَا ٱلرَّسُولَا۠

    yevme tüḳallebü vucûhühüm fi-nnâri yeḳûlûne yâ leytenâ eṭa`ne-llâhe veeṭa`ne-rrasûl.

    Mehmet Okuyan

    Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün "Ah (eyvah), yazık bize! Keşke Allah'a itaat etseydik, Elçi'ye de itaat etseydik!" diyecekler.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 66. ayet

  8. Ahzâb suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 67. ayet. وَقَالُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَا۠

    veḳâlû rabbenâ innâ eṭa`nâ sâdetenâ veküberâenâ feeḍallûne-ssebîl.

    Mehmet Okuyan

    (İnkârcılar) "Rabbimiz! Biz, liderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik (ama) onlar bizi yoldan saptırdılar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [sâdetenâ] ifadesi "önderlerimiz", "liderlerimiz" demektir. Burada geçen [sâdeh] sözcüğü [seyyid] kelimesinin çoğuludur. Kur'an'da sadece burada geçen [küberâenâ] ifadesi ise "büyüklerimiz", "ileri gelenlerimiz" anlamını vermektedir. Şirk, inkar ve küfürde efendilerine ve büyüklerine itaat edenler, onların kendilerini saptırdığını Yüce Allah'ın huzurunda şikayete konu edineceklerdir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 67. ayet

  9. Ahzâb suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 68. ayet. رَبَّنَآ ءَاتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ ٱلْعَذَابِ وَٱلْعَنْهُمْ لَعْنًا كَبِيرًا

    rabbenâ âtihim ḍi`feyni mine-l`aẕâbi vel`anhüm la`nen kebîrâ.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onlara büyük (bir şekilde) lanet et!" demiş (olacaklar)dır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayet A‘râf 7:38-39, Sâd 38:61 ve Fussilet 41:29 ile birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 68. ayet

"Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet 69–73

  1. Ahzâb suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 69. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tekûnû kelleẕîne âẕev mûsâ feberra'ehü-llâhü mimmâ ḳâlû. vekâne `inde-llâhi vecîhâ.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! dipnot 1 (Sonunda) Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkarmıştı. O, Allah katında itibarlıydı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nisâ 4:153.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 69. ayet

  2. Ahzâb suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veḳûlû ḳavlen sedîdâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 70. ayet

  3. Ahzâb suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 71. ayet. يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا

    yuṣliḥ leküm a`mâleküm veyagfir leküm ẕünûbeküm. vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû feḳad fâze fevzen `ażîmâ.

    Mehmet Okuyan

    (Böyle davranırsanız) Allah sizin için işlerinizi düzeltir ve sizin için günahlarınızı bağışlar. Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse elbette büyük bir kurtuluşa ulaşmış olur.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 71. ayet

  4. Ahzâb suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 72. ayet. إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

    innâ `araḍne-l'emânete `ale-ssemâvâti vel'arḍi velcibâli feebeynâ ey yaḥmilnehâ veeşfaḳne minhâ veḥamelehe-l'insân. innehû kâne żalûmen cehûlâ.

    Mehmet Okuyan

    Biz emaneti (sorumluluğu) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler, (sorumluluğundan) korkmuşlardı. dipnot 1 Onu insan yüklenmişti. Şüphesiz ki o (insan), çok zalimdir, dipnot 2 çok cahildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "korkmak" fiili gökler ve yer için elbette mecazdır; sorumluluğun büyüklüğünü gösteren bir kullanımdır. Zira sorumluluğun ne olduğunu fark edebilmek için onu idrak etmek gerekir. Aklı, iradesi, bilgisi, bilinci vs. olmayan varlıkların bu türden korkularla anılması mecaz olarak anlaşılmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilen insan, sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyendir. Bu nedenle [zalûm] (çok zalim) ve [cehûl] (çok cahil) sıfatlarıyla anılmıştır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 72. ayet

  5. Ahzâb suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 73. ayet. لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا

    liyü`aẕẕibe-llâhü-lmünâfiḳîne velmünâfiḳâti velmüşrikîne velmüşrikâti veyetûbe-llâhü `ale-lmü'minîne velmü'minât. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Mehmet Okuyan

    Allah münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların da tevbesini kabul edecektir. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Fetih 48:5-6.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 73. ayet