Furkân suresi

Furkân suresi, 56. ayet

Furkân suresi, 56. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

vemâ erselnâke illâ mübeşşirav veneẕîrâ.

Diyanet İşleri

Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 53–59 · surenin 56. ayeti / 77

Konu Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar Furkân 55–62 3

  1. Furkân 53

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.

  2. Furkân 54

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  3. Furkân 55

    Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

  4. 56

    Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

  5. Furkân 57

    De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum."

  6. Furkân 58

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

  7. Furkân 59

    Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. Allah bizlere, rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i insanlara bir zorba olarak göndermediğini, onu melek de kılmadığını, ona her şeyin hazinelerini de vermediğini, bunun yerine onu, sadece Allah’a itaat eden kimselerin dünya ve âhirette sevap ve mükâfat göreceklerini bildirmek üzere “bir müjdeci ve” Allah’a isyan eden kimseleri de dünya ve âhirette cezalar ile korkutan bir “uyarıcı olarak” gönderdiğini haber vermektedir. Bu ise müjde ve uyarmayı gerçekleştirmek için birtakım emir ve yasakların da açıklanmasını gerektirmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- "Biz seni Yüce Allah'a iman eden, salih amel işleyen ve itaat edenleri müjdeleyici, kâfirleri, isyan edenleri ve günah işleyenleri de uyarıcı olarak gönderdik."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve
  2. أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake biz seni göndermedik kök: رسل
  3. إِلَّا illa dışında
  4. مُبَشِّرًۭا mubeşşiran müjdeleyici olmak kök: بشر
  5. وَنَذِيرًۭا ve neziran ve uyarıcı kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz seni yalnızca bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Muhammed Esed

Bununla birlikte, (ey Peygamber,) Biz seni yalnızca bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ahmed Hulusi

Biz seni sadece müjdeci ve uyarıcı olarak irsal ettik.

Ali Bulaç

Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Rıza Safa

Seni de yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz seni, ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Edip Yüksel

Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz seni bir müjdeleyici ve uyarıcı olmaktan başka bir görevle göndermedik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki seni ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki seni mahza bir mübeşşir ve nezir olarak gönderdik

Erhan Aktaş

Biz, seni haberci ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, seni haberci ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olmanın dışında başka bir şey için göndermedik.

Gültekin Onan

Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik

Hasan Basri Çantay

Biz seni (müminlerin) bir müjdeci (si), (kafirlerin) bir korkutucu (su) olmakdan başka (bir sıfatla) göndermedik.

İbni Kesir

Biz; seni, sadece bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Mehmet Alagaş

(55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Süleyman Ateş

Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Süleymaniye Vakfı

Biz seni, sadece müjdeci ve uyarıcı olasın diye elçi gönderdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni sadece müjdeci ve uyarıcı gönderdik.

Şaban Britch

Biz, seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Şaban Piriş

Biz, seni ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz seni sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, We only sent you O Muhammad to the people as a spectacle and a warning.

Abdul Haleem

We sent you only to give good news and warning.

Abdullah Yusuf Ali

But thee We only sent to give glad tidings and admonition.

Abul A'la Maududi

We have not sent you, (O Muhammad), except as a bearer of good tidings and a warner. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This (verse 56) was meant to comfort the Prophet (peace be upon him) and to warn the disbelievers who opposed him and obstructed his work, as if to say: Your duty is only to convey the message of good news to the people and to warn them of the consequences of disbelief. You are not responsible as to whether they accept your message or reject it, or to reward the believers and punish the disbelievers.

Aisha Bewley

We sent you only to bring good news and to give warning.

Al-Hilali & Khan

And We have sent you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) only as a bearer of glad tidings and a warner.

Ali Quli Qarai

We did not send you except as a bearer of good news and as a warner.

Amatul Rahman Omar

But We have sent you only as a Bearer of happy tidings (to the doers of good) and as a Warner ( to the wicked and the unjust).

Arthur John Arberry

We have sent thee not, except good tidings to bear, and warning.

Bijan Moeinian

Know that I have sent you only as a Warner (about the Hell) and the carrier of good news (about the heaven. )

E. Henry Palmer

We have only sent thee to give glad tidings and to warn.

Edip-Layth

We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.

George Sale

We have sent thee to be no other than a bearer of good tidings, and a denouncer of threats.

Hamid S. Aziz

Yet they worship beside Allah what can neither profit them nor harm them; but the disbeliever is ever a partisan of evil against his Lord.

Mahmoud Ghali

And in no way have We sent you except (as) a bearer of good tidings and a constant warner.

Marmaduke Pickthall

And We have sent thee (O Muhammad) only as a bearer of good tidings and a warner.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet We have not sent you but to give good tidings and to warn.

Muhammad Asad

Yet [withal, O Prophet,] We have sent thee only as a herald of glad tidings and a warner.

Mustafa Khattab

And We have sent you ˹O Prophet˺ only as a deliverer of good news and a warner.

Progressive Muslims

And We have not sent you except as a bearer of good news and a warner.

Rashad Khalifa

We have sent you (Rashad) as a deliverer of good news, as well as a warner.,

Sahih International

And We have not sent you, [O Muúammad], except as a bringer of good tidings and a warner.

Sam Gerrans

And We sent thee only as a bearer of glad tidings and a warner.

Shabbir Ahmed

Yet We have sent you (O Prophet) only as a bearer of glad news and a Warner.

Syed Vickar Ahamed

And We only sent you (O Prophet), to give glad tidings and warning.

Taqi Usmani

We did not send you but as a bearer of good news and as a warner.

The Monotheist Group

AndWe have not sent you except as a bearer of good news and a warner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩