Furkân suresi

Furkân suresi, 53. ayet

Furkân suresi, 53. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَّحْجُورًا

vehüve-lleẕî merace-lbaḥrayni hâẕâ `aẕbün fürâtüv vehâẕâ milḥun ücâc. vece`ale beynehümâ berzeḫav veḥicram maḥcûrâ.

Diyanet İşleri

O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 50–56 · surenin 53. ayeti / 77

Konu Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su Furkân 45–54 3

  1. Furkân 50

    Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

  2. Furkân 51

    Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.

  3. Furkân 52

    Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver.

  4. 53

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.

  5. Furkân 54

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  6. Furkân 55

    Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

  7. Furkân 56

    Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. Yani tatlı deniz olan yeryüzü ırmakları ile tuzlu denizi salıp birbirine kavuşturan yanlızca O’dur. Bunların her birisinin sağladığı faydayı kulların maslahatına O yaratmıştır. “O ikisi arasına da bir engel ve aşılmaz” sağlam mı sağlam “bir sınır koymuştur.” Böylelikle bu denizlerin birinin diğerine karışması ve bunlardan gözetilen menfaatin yok olması bu engelle önlenmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İki denizin suyunu birbirine katan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. O tatlı olanı tuzlu olan ile birbirine katmış, aralarına da örtücü bir set koymuştur. Böylece bu iki su birbiri içine karışmamıştır.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. مَرَجَ merace birbirine salmıştır kök: مرج
  4. ٱلْبَحْرَيْنِ l-behrayni iki denizi kök: بحر
  5. هَـٰذَا haza bu
  6. عَذْبٌۭ azbun tatlı kök: عذب
  7. فُرَاتٌۭ furatun susuzluğu giderici kök: فرت
  8. وَهَـٰذَا ve haza ve bu
  9. مِلْحٌ milhun tuzlu kök: ملح
  10. أُجَاجٌۭ ucacun ve acıdır kök: اجج
  11. وَجَعَلَ ve ceale ve koymuştur kök: جعل
  12. بَيْنَهُمَا beynehuma ikisinin arasına kök: بين
  13. بَرْزَخًۭا berzehen bir engel
  14. وَحِجْرًۭا ve hicran ve bir perde kök: حجر
  15. مَّحْجُورًۭا mehcuran kavuşmalarına engel kök: حجر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ملح (2 geçiş) · Aynı kök: فرت (3 geçiş) · Aynı kök: اجج (3 geçiş)

    İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve…

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

  • Aynı kök: اجج (3 geçiş)

    Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.

  • Aynı kök: فرت (3 geçiş)

    Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş)

    Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş)

    "Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.

  • Aynı kök: حجر (21 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: حجر (21 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biri tatlı ve susuzluk giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi salan da aralarına bir engel, yani karışmalarını engelleyen bir perde koyan da O'dur. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Neml 27:61; Rahmân 55:19-20.

Mustafa İslamoğlu

Hem iki denizi birbirine salan, hem de biri tatlı-susuzluğu giderici ve diğeri tuzlu-acı olduğu halde bu ikisi arasına karışmalarını önleyici (görünmez) bir perde ve aşılmaz bir engel koyan yine O'dur.

Muhammed Esed

İki büyük su kütlesini -ki bunlardan biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acıdır- birbirine salıveren ve ikisinin arasına bir engel, karışmalarını önleyen bir perde koyan O'dur.

Ahmed Hulusi

"HU" ki. . . İki deryayı (şuur ve bilinç - beden) birbirine salan; biri tatlı mı tatlı bir su (orijin benlik - insani mana), diğeri ise tuzlu ve acıdır (kendini hayvani beden kabullenmiş oluşmuş benlik - bilinç)! Bu ikisinin arasında da bir berzah (engel, perde); hicri mehcur (zıddıyet - düşmanlık); bir engel oluşturdu ('Birbirinize düşman olarak inin' ayetini hatırlayalım. A. H. )!

Ali Bulaç

İki denizi (birbirine) salıp katan O'dur; bu, tatlı, susuzluğu giderici, bu da tuzlu ve acıdır. İkisinin arasında (birbirlerine karışmalarını önleyen) bir engel (berzah) ve aşılmayan bir sınır koymuştur.

Ali Özek ve heyeti

Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir sınır koyan O'dur.

Ali Rıza Safa

O, iki denizi de birbirine salmıştır. İşte bu, lezzeti tatlı; işte şu da tuzlu acıdır. İkisinin arasına da bir engel; karışmalarını önleyen bir perde koymuştur.

Bayraktar Bayraklı

Birinin suyu tatlı ve serinletici, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip, aralarında da karışmalarını önleyen bir perde koyan, Allah'tır.

Edip Yüksel

O, iki denizi salmıştır; bu taze ve tatlıdır, şu tuzlu ve acıdır. Her ikisinin arasına, karışmalarını engelleyen sağlam bir engel koymuştur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu engelden maksat "buharlaşma" olabilir mi? Göllerin suyu yağmurla beslenir. Buharlaşma yoluyla okyanusların suyu minerallerden elenir. Buharlaşma, tatlı suyla acı su arasında minerallerin karışımını önleyen fiziksel bir engel oluşturur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O, iki denizi salmıştır; bu taze ve tatlıdır, şu tuzlu ve acıdır. Her ikisinin arasına, karışmalarını engelleyen sağlam bir engel koymuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İki denizi birbirine salıveren O'dur. Şu tatlı, yürek tazeler, şu da tuzlu, çorak; aralarına da bir berzah (dil) ve bir hicri mehcür (kıstak) koymuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

O odur ki iki deryayı birbirine salmış: şu tatlı, yürek tazeler, şu tuzlu çorak, aralarına da bir berzah ve bir "hıcri mahcur" koymuştur

Erhan Aktaş

Ve iki denizi serbest bırakan O'dur; biri lezzetli ve tatlı, diğeri tuzlu ve acı. Aralarına bir perde koydu. Birbirlerine karışmalarını engelledi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve iki denizi serbest bırakan O'dur; biri lezzetli ve tatlı, diğeri tuzlu ve acı. Aralarına bir perde koydu. Birbirlerine karışmalarını engelledi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve iki denizi serbest bırakan O'dur; biri lezzetli ve tatlı, diğeri tuzlu ve acı. Aralarına bir perde koydu. Birbirlerine karışmalarını engelledi.

Gültekin Onan

İki denizi (birbirine) salıp katan O'dur; bu, tatlı, susuzluğu giderici, bu da tuzlu ve acıdır. İkisinin arasında (birbirlerine karışmalarını önleyen) bir engel (berzah) ve aşılmayan bir sınır koymuştur.

Hasan Basri Çantay

O, iki denizi (birbirine) salıb katandır. Şu tatlı ve susuzluğu gidericidir. Bu ise tuzlu ve acıdır. (Allah) aralarına bir perde, (ihtilafları) memnu olmak üzere bir sınır koymuşdur.

İbni Kesir

Ve O'dur; iki denizi salıp katan. Şu tatlı ve susuzluğu giderici, bu ise tuzlu ve acıdır. İkisinin arasına bir engel ve aşılamayan bir sınır koymuştur.

Mehmet Alagaş

(45-54) Görmez misin Rabbin nasıl da gölgeyi uzatmakta istese onu sakin / hareketsiz de yapardı. Sonra güneşi de onun üzerine delil / ispat yapmışız. Sonra onu kolay bir tutuşla kendimize doğru tuttuk / kabzettik. Geceyi örtü, uykuyu hareketsizlik / uyuşukluk gündüzü çoğaltıp yayılma yapan O'dur. Rahmeti öncesinde Rüzgârı müjdeci olarak gönderen O dur , Semadan temiz suyu, ölü beldeye hayat verelim ve de yarattığımız insanları ve de hayvanları onla sulayalım diye indiren yine O dur. Ayrıca, suyu aralarında Allah’ı hatırlamaları için değişik şekillerde değiştiriyoruz / sarf ediyoruz. (Akarsu deniz bulut yağmur yer altı) İnsanların çokları ise diretiyor ve kafir oluyorlar. Eğer ki dileseydik her memlekete bir uyarıcı yaratırdık. Kafirlere itaat etme, onlarla Allah’a dayanarak büyük bir gayretle cihat et. O ki iki denizi birbirine salmış, biri tatlı içilebilir su biri ise tuzlu ve acı su ve o ikisi arasına perde ve aşılmaz bir engel yapmıştır. O ki sudan bir beşer yarat mış ve ondan bir soy sop / nesep ve sıhriyet (evlilik akrabalığı) yap mıştır. Rabbin her şeye güç yetir ip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İki denizi birbirine salan O'dur. Bu tatlı ve lezzetli, bu da tuzlu ve acıdır. O ikisinin arasına bir perde ve aşılamayan bir sınır koymuştur.

Süleyman Ateş

O, iki denizi birbirine salmıştır. Bu tatlı, susuzluğu giderici; bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına birbirine kavuşmalarına engel olan bir perde koymuştur (hiç birbirine kavuşmazlar).

Süleymaniye Vakfı

İki büyük su kütlesini dipnot 1 birbirine salan odur. Biri güzel ve tatlı, öbürü tuzlu ve acıdır. Aralarına da bir engel, aşılmaz bir sınır koymuştur dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi daha uygundur.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki denizi birbirine salan odur. Biri tatlı ve lezzetli, öbürü tuzlu ve acıdır. Aralarına da bir engel, aşılmaz bir sınır koymuştur.

Şaban Britch

Birinin suyu çok tatlı, ötekinin ki aşırı tuzlu olan iki denizi birbirine katan O’dur. İkisinin arasına bir engel, aşılmayan bir perde koymuştur.

Şaban Piriş

Birinin suyu tatlı ve iç açıcı, ötekinin ki tuzlu olan iki denizi birbirine katan O'dur. İkisinin arasına bir engel, aşılmayan bir sınır koymuştur.

Yaşar Nuri Öztürk

İki denizi birbiri üstüne salan O'dur. Bu, tatlı ve yürek ferahlatıcı; şu, tuzlu ve acı. Ve ikisinin arasında bir berzah, geçişi engelleyen bir perde koymuştur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And He is it Who sent the waters of the two seas flowing together, one fresh and sweet and the other salty and bitter and between both He installed an invisible partition which serves as an impassable barrier (the fresh water floats above the salty and there are laws that govern the separation and the depth).

Abdul Haleem

It is He who released the two bodies of flowing water, one sweet and fresh and the other salty and bitter, and put an insurmountable barrier between them.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has let free the two bodies of flowing water: One palatable and sweet, and the other salt and bitter; yet has He made a barrier between them, a partition that is forbidden to be passed.

Abul A'la Maududi

And He it is Who has joined the two seas: one sweet and palatable and the other saltish and bitter; and He has set a barrier and an insurmountable obstruction between the two that keeps them apart. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This phenomenon has been perceived in many places in the sea and on the land that sweet water and bitter water has existed side by side. Turkish Admiral Syedi Ali Rais, in his book Mirat-al-Mamalik, written in the 16th century, has mentioned a place in the Persian Gulf, where springs of sweet waver exist under the bitter waters of the sea, where he could get drinking water for his fleet. The American Oil company at first obtained water from the same springs in the Persian Gulf, before they dug up wells near Dhahran for the supply of the drinking water. Near Bahrain also there exist springs of sweet water at the sea bed from which people have been taking water until quite recently. Besides this apparent meaning which gives a rational proof of Allah’s being the One and the only Lord of the universe, the verse contains a subtle suggestion as well: When Allah wills, He can raise up a righteous community from among a large wicked society just as He can cause springs of palatable and sweet water to gush out from under the salty waters of the sea.

Aisha Bewley

It is He who has unloosed both seas – the one sweet and refreshing, the other salty and bitter – and put a dividing line between them, an uncrossable barrier.

Al-Hilali & Khan

And it is He Who has let free the two seas (kinds of water): this is palatable and sweet, and that is salt and bitter; and He has set a barrier and a complete partition between them.

Ali Quli Qarai

It is He who merged the two seas: this one sweet and agreeable, and that one briny and bitter, and between the two He set a barrier and a forbidding hindrance.

Amatul Rahman Omar

It is He Who has let the two spans of water loose to flow, one of them (- a river) sweet and thirst-quenching while the other (a sea) saltish (and) bitter, and He has set a barrier and an insurmountable partition between them; (still both exist side by side in the world and would continue).

Arthur John Arberry

And it is He who let forth the two seas, this one Sweet, grateful to taste, and this salt, bitter to the tongue, and He set between them a barrier, and a ban forbidden.

Bijan Moeinian

He is the One who merges the two seas; one is fresh and drinkable, while the other is salty and not fit to drink. He has separated them with a formidable barrier ((like Golf Stream which flows for thousands of miles in the ocean without being mixed with it.).

E. Henry Palmer

He it is who has let loose the two seas, this one sweet and fresh, that one bitter and pungent, and has made between them a rigorous prohibition.

Edip-Layth

He is the One who merges the two bodies of water. This is fresh and palatable and this is salty and bitter. He made between them a partition and an inviolable barrier.

George Sale

It is He who hath let loose the two seas; this fresh and sweet, and that salt and bitter: And hath placed between them a bar, and a bound which cannot be passed.

Hamid S. Aziz

So obey not the disbelievers, but strive against them herewith (with the Quran) with great endeavour.

Mahmoud Ghali

And He is the One Who has merged the two seas, this one sweet, grateful (to taste), and this salt, bitter (to the tongue); and He has made between them an isthmus, and an utter- obstruction. (Literally: obstruction obstructed)

Marmaduke Pickthall

And He it is Who hath given independence to the two seas (though they meet); one palatable, sweet, and the other saltish, bitter; and hath set a bar and a forbidding ban between them.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who made two bodies of water flow side by side, one fresh (and) sweet, the other brine (and) bitter, and has placed an interstice, a barrier between them.

Muhammad Asad

AND HE it is who has given freedom of movement to the two great bodies of water – the one sweet and thirst-allaying, and the other salty and bitter - and yet has wrought between them a barrier and a forbidding ban.

Mustafa Khattab

And He is the One Who merges the two bodies of water: one fresh and palatable and the other salty and bitter, placing between them a barrier they cannot cross.[1]

Progressive Muslims

And He is the One who merges the two bodies of water. This is fresh and palatable and this is salty and bitter. And He made between them a partition and an inviolable barrier.

Rashad Khalifa

He is the One who merges the two seas; one is fresh and palatable, while the other is salty and undrinkable. And He separated them with a formidable, inviolable barrier (evaporation).

Sahih International

And it is He who has released [simultaneously] the two seas, one fresh and sweet and one salty and bitter, and He placed between them a barrier and prohibiting partition.

Sam Gerrans

And He it is that loosed the two seas: the one fresh and sweet, and the other salty and bitter, and made between them a barrier, and a complete partition.

Shabbir Ahmed

And He it is Who has given freedom of movement to the two kinds of great bodies of water; one is palatable and fresh, the other salt and bitter. Yet, He has made a barrier between them, a partition that is not to be passed. (35:12). (Please see (18:60) for two streams in a different implication).

Syed Vickar Ahamed

And it is He Who has released the two parts of flowing water; One (that is) drinkable and sweet, and the other (that is) salty and bitter; And He has set a barrier between them, a boundary forbidden to be crossed (by the waters).

Taqi Usmani

He is the One who joined the two seas, so as this is sweet, very sweet, and this is bitter, very bitter, and made between them a buffer and an insurmountable barrier.

The Monotheist Group

AndHe is the One who merges the two seas; this is fresh and palatable and this is salty and bitter. And He made between them a partition and an inviolable enclosure.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩