Diyanet İşleri
Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.
Furkân suresi
Furkân suresi, 63. ayet. وَعِبَادُ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى ٱلْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلْجَٰهِلُونَ قَالُوا۟ سَلَٰمًا
ve`ibâdü-rraḥmâni-lleẕîne yemşûne `ale-l'arḍi hevnev veiẕâ ḫâṭabehümü-lcâhilûne ḳâlû selâmâ.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3
Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.
Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.
Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"
"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. “Rahman’ın (salih) kulları…” Kulluk iki türlüdür: İlki Allah’ın rubûbiyetine kulluk ki bütün mahlukat müslümanlarıyla kâfirleriyle, iyileriyle kötüleriyle bu kullukta ortaktırlar. Çünkü hepsi, Allah’ın rububiyetinin tecellilerine muhtaç, işleri O’nun tarafından idare edilen kullardır: “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelecektir.” (Meryem, 19/93) Diğeri de Allah’ın ulûhiyetine kulluk ki bu da O’nun peygamberlerinin ve dostlarının Allah’a yönlelik kullukları olup O’na isteyerek ibadet etmek demektir. İşte bu ayetteki kullarla kastedilen de budur. Bundan dolayı Yüce Allah, onları Rahman ismine izafe etmiştir. Bu da onların bu hallerine ancak Yüce Allah’ın rahmeti sebebiyle ulaştıklarına işaret etmektedir. Yüce Allah, onların en mükemmel sıfatlara ve en üstün niteliklere sahip olduklarını zikretmiş ve bu kullarını şöyle nitelendirmiştir: Onlar “yeryüzünde mütevazı ve ağırbaşlı yürürler.” Gerek Allah’a karşı, gerek insanlara karşı alçak gönüllüdürler, ağırbaşlıdırlar. Bu buyruk ile onlar vakar sahibi, ağırbaşlı, Allah’a ve kullarına karşı alçak gönüllü olmakla nitelendirilmektedirler. “Cahiller onlara laf attığında” burada fiil cahillere isnat edildiğinden dolayı bu, cahiller kendilerine cahilce, kendini bilmez bir tavırla hitap ettiklerinde demektir. “Selametle” derler (geçerler).” Yani onlara günahtan ve cahile cahilce karşılık vermekten uzak, selametli bir sözle karşılık verirler. Bu buyrukla onlar, pek tahammülkâr oldukları, kötülük yapana iyilikle, cahile de affetmekle karşılık verdikleri belirtilerek övülmektedirler. Onları bu hale ulaştıran ise güzel ve yerli yerinde kullandıkları akıllarıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rahman'ın Mümin kulları, yeryüzünde vakarlı ve alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise, misliyle karşılık vermezler. Bilakis onlara güzel sözler söylerler ve bu davranışlarından dolayı onlara cahilce davranmazlar.
Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: مشي (23 geçiş)
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.
Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: مشي (23 geçiş)
"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."
Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: مشي (23 geçiş)
"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim…
Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz…
Aynı kök: خطب (12 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: خطب (12 geçiş)
"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rahmân'ın (iyi) kulları, yeryüzünde tevazu ile yürür ve o cahiller (müşrikler) onlara laf attığında ‘Selam!' diyip (geçer)ler. dipnot 1
Rahman'ın has kulları olan kimseler, yeryüzünde vakarlı bi tevazu ile yürürler ve cahillerle muhatap olduklarında "Selam" der (geçer)ler.
Rahman'ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevazu ve vekar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kafalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, (sadece) selam! derler.
Rahman'ın kulları (Esma hakikatlerinin şuurunda olanlar) arzda (beden yaşamında) benliksiz ve şuurlu yaşarlar. . . Cahiller (hakikatten perdeliler) onlara sataştıklarında: "Selam!" derler.
O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler.
Rahmân'ın( has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);
Bağışlayanın kulları, yeryüzünde alçakgönüllü olarak yürürler. Bilisizler kendilerine söz attıklarında; "Selam!" derler.
Rahman'ın has kulları yeryüzünde vakarla yürürler. Cahil kimseler onlara laf attığında, "Selam" derler.
Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki yeryüzünde gösterişsizce yürürler. Cahiller kendilerine laf atınca da barış önerirler.
Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki yeryüzünde gösterişsizce yürürler. Cahiller kendilerine laf atınca da barış önerirler.
Ve Rahman'ın kulları; O kimseler ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller kendilerine laf attıkları zaman "Selametle!" derler;
Ve o Rahmanın kulları: onlar ki Arzın üzerinde mülayemetle yürürler ve cahiller kendilerine laf attığı vakıt selametle... derler
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam. dipnot 1 " derler.
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam." dipnot 1 derler.
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam." dipnot 1 derler.
O Rahmanın kulları, yeıyüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler.
O çok esirgeyen (Allah'ın haas) kulları, ki onlar yer (yüzün) de vekaar ve tevazu ile yürürler, kendilerine beyinsizler (hoşa gitmeyecek) laflar atdığı zaman "Selam (etle" de (yib geçe) rler.
Rahman'ın kulları, onlardır ki; yeryüzünde mütevazi olarak yürürler. Bilgisizler kendilerine takıldıkları zaman, selam, derler.
(61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.
Rahman’ın kulları, yeryüzünde vakarlı ve alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine hitap ettiklerinde onlar: “Selam!” deyip geçerler.
Rahman'ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevazi olarak yürürler, cahiller kendilerine laf atarsa "Selam" derler.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllülükle yürüyenlerdir. Cahillik edenler onlarla konuşunca, faydalı sözler dipnot 1 söylerler.
Rahmanın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürüyen kimselerdir. Kendini bilmezler onlara sataşınca "size selamet dipnot 1 dileriz(selamün aleyküm)." derler.
Rahman’ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise “Selam!” deyip geçerler.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise "Selam!" deyip geçerler.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde böbürlenmeden/rahatsız etmeden yürüyen kişilerdir. Cahiller onlara hitap edince, "selam" derler.
And how richly rewarded shall be:
The servants of the Lord of Mercy are those who walk humbly on the earth, and who, when the foolish address them, reply, ‘Peace’;
And the servants of (Allah) Most Gracious are those who walk on the earth in humility, and when the ignorant address them, they say, "Peace!";
The true servants of the Merciful One are those dipnot 1 who walk on the earth gently dipnot 2 and when the foolish ones address them, they simply say: "Peace to you"; dipnot 3
The slaves of the All-Merciful are those who walk lightly on the earth and, who, when the ignorant speak to them, say, ‘Peace’;
And the (faithful) slaves of the Most Gracious (Allâh) are those who walk on the earth in humility and sedateness, and when the foolish address them (with bad words) they reply back with mild words of gentleness.
The servants of the All-beneficent are those who walk humbly on the earth, and when the ignorant address them, say, ‘Peace!’
Those alone are the true servants of the Most Gracious (God) who walk upon the earth in all humility, (but in a dignified manner), and when the ignorant address them, they (do not wrangle but) observe a peaceful attitude.
The servants of the All-merciful are those who walk in the earth modestly and who, when the ignorant address them, say, 'Peace';
His worshippers are those who walk on earth with the least pride and when they encounter the ignorant people (who want to provoke them) simply wish "Peace" for them.
And the servants of the Merciful are those who walk upon the earth lowly, and when the ignorant address them, say, 'Peace!'
The servants of the Gracious who walk on the earth in humility and if the ignorant speak to them, they say, "Peace."
The servants of the Merciful are those who walk meekly on the earth, and, when the ignorant speak unto them, answer, peace:
And He it is who made the night and the day alternating, for him who desires to remember or who desires thankfulness.
And the bondmen of The All-Merciful are the ones who walk on the earth gently, and when the ignorant address them, they say, "Peace!"
The (faithful) slaves of the Beneficent are they who walk upon the earth modestly, and when the foolish ones address them answer: Peace;
Devotees of Ar-Rahman are those who walk with humility on the earth, and when they are addressed by the ignorant, say: 'Peace;"
For, [true] servants of the Most Gracious are [only] they who walk gently on earth, and who, whenever the foolish address them, reply with [words of] peace;
The ˹true˺ servants of the Most Compassionate are those who walk on the earth humbly, and when the foolish address them ˹improperly˺, they only respond with peace.
And the servants of the Almighty who walk on the Earth in humility and if the ignorant speak to them, they Say: "Peace. "
The worshipers of the Most Gracious are those who tread the earth gently, and when the ignorant speak to them, they only utter peace.
And the servants of the Most Merciful are those who walk upon the earth easily, and when the ignorant address them [harshly], they say [words of] peace,
And the servants of the Almighty are they who walk upon the earth modestly, and when the ignorant address them, they speak peace;
The true servants of the Beneficent are those who: Walk upon the earth humbly. And when the ignorant ones address them, they say, "Peace!" (3:138), (22:41), (31:17-18).
And the servants of (Allah), the Most Gracious (Ar-Rahmán) are those who walk on the earth with humility, and when those who do not know talk to them, they (the servants, gently) say: "Peace!"
The servants of the RaHmān (the All-Merciful, Allah) are those who walk on the earth humbly, and when the ignorant people speak to them, they reply peacefully,
Andthe servants of the Almighty who walk on the earth in humility and if the ignorant speak to them, they say: "Peace."