Furkân suresi

Furkân suresi, 73. ayet

Furkân suresi, 73. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا۟ عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا

velleẕîne iẕâ ẕükkirû biâyâti rabbihim lem yeḫirrû `aleyhâ ṣummev ve`umyânâ.

Diyanet İşleri

Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 70–76 · surenin 73. ayeti / 77

Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3

  1. Furkân 70

    Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Furkân 71

    Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah'a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.

  3. Furkân 72

    Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

  4. 73

    Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

  5. Furkân 74

    Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.

  6. Furkân 75

    İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.

  7. Furkân 76

    Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

73. “Onlar, Rablerinin” kendilerine dinlemeyi ve onlar vasıtasıyla doğru yolu bulmayı emretmiş olduğu “âyetleriyle kendilerine öğüt verildiğinde onlara karşı sağır ve kör kesilmezler.” Bu âyetlere yüz çevirmek, sağır gibi davranmak, dikkatlerini ve kalplerini başka tarafa çevirmek sûretiyle karşılık vermezler. Onlara iman ve tasdik etmeyen kimselerin yaptığı gibi yapmazlar. Aksine bu âyetleri işittiklerinde Yüce Allah’ın şu buyruğunda dile getirdiği gibi davranırlar: “Bizim âyetlerimize, ancak kendilerine o âyetlerle öğüt verildiğinde secdeye kapanan ve Rablerini hamd ile tesbih edenler iman eder. Hem onlar büyüklük de taslamazlar.” (es-Secde 32/15) Âyetleri kabul eder, ihtiyaçlarını, bağlılıklarını ve teslimiyetlerini dile getirerek karşılık verirler. Bu âyetleri can kulağıyla ve uyanık kalplerle dinlerler. Bu âyetler sayesinde imanları daha bir artar. Yakînleri daha bir tamamlanır. Bu âyetler onları daha çok gayrete getirir ve onlarla sevinirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendilerine Yüce Allah'ın duyulan ve görünen ayetleri hatırlatıldığı zaman, duyulan ayetlere karşı kulakları sağır ve görünenlere karşı da gözleri kör olarak davranmazlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve onlar
  2. إِذَا iza zaman
  3. ذُكِّرُوا۟ zukkiru hatırlatıldığı kök: ذكر
  4. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetleri kök: ايي
  5. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin kök: ربب
  6. لَمْ lem
  7. يَخِرُّوا۟ yehirru davranmazlar kök: خرر
  8. عَلَيْهَا aleyha onlara karşı
  9. صُمًّۭا summen sağır kök: صمم
  10. وَعُمْيَانًۭا ve umyanen ve kör kök: عمي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Aynı kök: خرر (12 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: خرر (12 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: خرر (12 geçiş)

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçek müminler Yüce Allah'tan gelen mesajlara karşı duyarlı ve bilinçli davranırlar; onu anlamak için derin bir istek ve arzu gösterirler; onu can kulağıyla dinlerler; açık bir zihinle onu kavramaya çalışırlar. Genelde insanlar, ilâhî mesaja sadece yüzeysel bir heves ve heyecanla yaklaşır, görüntüyü kurtarmak için onun üzerine kapaklanır; ancak gerçekte mesajı anlamak için en küçük bir çaba sarf etmezler. Sonunda münafıklar veya onlara benzeyenler gibi Kur'an'ın mesajı hakkında kör ve sağır kalırlar.

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar: Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, sağırlar ve körler gibi (dinleyip anlamadan) üzerine üşüşmezler.

Muhammed Esed

Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) (gibi) (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler.

Ahmed Hulusi

Onlar ki Rablerinin, varlıklarındaki işaretleri (hakikatleri) hatırlatıldıklarında, (o hakikate karşı) sağır ve kör kalmazlar!

Ali Bulaç

Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar,

Ali Rıza Safa

Ve Efendilerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, kör ve sağır kesilmezler.

Bayraktar Bayraklı

Rabblerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kulaklarını kapatarak ve gözlerini yumarak onları görmezlikten gelmezler.

Edip Yüksel

Kendilerine Efendi'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki rablarının ayetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar

Erhan Aktaş

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, Rabb'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.

Gültekin Onan

Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki kendilerine Rabbinin ayetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.

İbni Kesir

Onlar ki; kendilerine Rabblarının ayetleri hatırlatıldığı vakit, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Mehmet Alagaş

(70-77) Ancak, dönüş yapa nı / tövbe ede ni ve iman edip salih amel işle yeni işte Allah, onların kötülüklerini iyiliklerle yer değiştirir / mübadele eder. Allah bağışlayan ve esirgeyendir. Her kim vazgeçerse / tövbe ederse ve salih amel işlerse kesinlikle o tövbesi kabul edilmiş olarak Allaha döner. Sahte ve yalana şahitlik etmezler, boş söz ve gevezelik (oyalayıcı konuşma) ile karşılaştıklarında kibarca geçip giderler. Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında onlara kör ve de sağır kesilmezler. Rabbimiz bize zevcelerimizden ve soyumuzdan / zürriyetimizden göz aydınlıkları hibe eyle. Bizi sakınanlara lider/ önder / imam eyle d erler. Onlar, sabırları dolayısıyla bir oda ile ödüllendirileceklerdir ve de orada hürmet ve selam ile karşıla nacaklar. Orada kalıcıdırlar, ne güzel durulan yer dir / konumdur ve pozisyondur / makamdır. De ki duanız olmasaydı Rabbim size değer vermezdi. Kesinlikle siz yalanladınız ve ileride de gereken olacak.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman buna karşı sağır ve kör kimseler olarak yüzleri üzere yıkılıp yatmazlar.

Süleyman Ateş

Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara Sahiplerinin ayetleri hatırlatılınca görmezlikten ve duymazlıktan gelerek üstüne yatmazlar.

Şaban Britch

Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Şaban Piriş

Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kör ve sağırlar gibi onlar üzerine kapanmazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

g) The worshippers who have hearts and minds submissive to Allah. When they are reminded of Allah's revelations, marvels and authoritative signs they do not fall upon them with closed ears and eyes but they open their hearts' ears and their minds' eyes.

Abdul Haleem

who, when reminded of their Lord’s signs, do not turn a deaf ear and a blind eye to them;

Abdullah Yusuf Ali

Those who, when they are admonished with the Signs of their Lord, droop not down at them as if they were deaf or blind;

Abul A'la Maududi

who, when they are reminded of the revelations of their Lord, dipnot 1 do not fall at them deaf and blind;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The true servants of Allah do not behave like the blind and the deaf towards the revelations of Allah, when they are recited to them for their admonition. They do not turn a deaf ear to their teachings and message and do not deliberately close their eyes to the signs that they are asked to observe, but are deeply moved by them. They follow and practice what they are enjoined and retrain from what is forbidden.

Aisha Bewley

those who, when they are reminded of the Signs of their Lord, do not turn their backs, deaf and blind to them;

Al-Hilali & Khan

And those who, when they are reminded of the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord, fall not deaf and blind thereat.

Ali Quli Qarai

Those who, when reminded of the signs of their Lord, do not turn a deaf ear and a blind eye to them.

Amatul Rahman Omar

And who do not shut their ears and eyes to the commandments of their Lord (but listen to them attentively and with their eyes open) when they are reminded of them (so that their belief is based on conviction and not on mere hearsay).

Arthur John Arberry

who, when they are reminded of the signs of their Lord, fall not down thereat deaf and blind;

Bijan Moeinian

They never react to the recitation of their Lord’s revelations, as if they were deaf and blind.

E. Henry Palmer

and those who when they are reminded of the signs of their Lord do not fall down thereat deaf and blind;

Edip-Layth

Those who when they are reminded of their Lord's signs, they do not fall on them deaf and blind.

George Sale

And who, when they are admonished by the signs of their Lord, fall not down as if they were deaf and blind, but stand up and are attentive thereto:

Hamid S. Aziz

And those who will not witness vanity (frivolous, foolish, ignorant, futile and useless things, falsehood); and when they pass by vain (frivolous, foolish, futile, ignorant, false) discourse, pass by with dignity;

Mahmoud Ghali

And who, when they are reminded of the signs of their Lord, do not collapse there deaf and totally blind (Literally: all- blind).

Marmaduke Pickthall

And those who, when they are reminded of the revelations of their Lord, fall not deaf and blind thereat.

Mohamed Ahmed - Samira

Who, when reminded of their Lord's revelations, do not fall for them like the deaf and blind;

Muhammad Asad

and who, whenever they are reminded of their Sustainer’s messages, do not throw themselves upon them [as if] deaf and blind;

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who, when reminded of the revelation of their Lord, do not turn a blind eye or a deaf ear to it.

Progressive Muslims

And those who when they are reminded of their Lord's verses, they do not fall on them deaf and blind.

Rashad Khalifa

When reminded of their Lord's revelations, they never react to them as if they were deaf and blind.

Sahih International

And those who, when reminded of the verses of their Lord, do not fall upon them deaf and blind.

Sam Gerrans

And who when they are reminded of the proofs of their Lord, fall not down upon them deaf and blind;

Shabbir Ahmed

- And who, whenever they are reminded of even the Revelations of their Lord, do not fall at them deaf and blind (with deaf and blind acceptance).

Syed Vickar Ahamed

And those who, when they are warned by the Signs of their Lord, do not sink down (low) at them as if they were deaf or blind;

Taqi Usmani

and those who, when they are reminded of the verses of their Lord, do not fall at them as deaf and blind ones,

The Monotheist Group

Andthose who when they are reminded of the revelations of their Lord, they do not fall on them deaf and blind.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩