Diyanet İşleri
Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 46. ayet. مَّنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ
men `amile ṣâliḥan felinefsihî vemen esâe fe`aleyhâ. vemâ rabbüke biżallâmil lil`abîd.
Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyametin bilgisi, insanın nankörlüğü ve ufuklardaki deliller Fussilet 45–54 3
Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.
Eğer biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun ayetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?" derlerdi. De ki: "O, inananlar için bir hidayet ve şifadır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar)."
Andolsun! Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.
Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O'na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O'nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O'nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, "Nerede bana ortak koştuklarınız?" diye seslendiği gün şöyle derler: "Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok."
Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
46. “Kim salih amel işlerse” yani Allah ve Rasûlünün emrettiği amelde bulunursa bunun faydası, dünya ve âhiretteki mükâfatı “kendi lehinedir.”
“Kim de kötülük yaparsa” dünya ve âhirette zararı ve cezası “kendi aleyhinedir.”
Bu buyruklar hayır işlemeye ve kötülüğü terk etmeye bir teşviktir. Amelde bulunanların güzel amellerinin faydasını kendilerinin göreceklerine, birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmeyeceğine dair bir haberdir.
“Rabbin, kullarına asla zulmedici değildir.” Kimseyi işlediği günahlardan fazlasıyla cezalandırmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim salih amel işlerse, salih amelinin karşılığı kendisine döner. Hiç kimsenin salih ameli Allah Teâlâ'ya fayda sağlamaz. Kim de kötü bir amel işlerse onun zararı ancak sahibine döner. Yarattıklarından hiç kimsenin işlediği günah Allah Teâlâ'ya zarar veremez. Yüce Allah, herkese hak ettiğinin karşılığını verecektir. -Ey Resul!- Rabbim kullarına zulmedici değildir. Onların iyiliklerini azaltıp, günahlarını çoğaltmaz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim iyi bir iş yaparsa (bu) kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. dipnot 1 Rabbin kullara asla haksızlık edici değildir.
Kim Allah'ı razı edecek iş işlerse kendi lehine olur; kim de kötülük işlerse kendi aleyhine olur: Rabbinin kullarına zulmetme ihtimali asla bulunmamaktadır.
Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa, kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık yapmaz.
Kim imanın gereğini uygularsa, yararı kendi nefsi içindir! Kim de kötülük işlerse, kendi aleyhinedir. Rabbin, kullarına zulmedici değildir.
Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim de kötülük ederse, o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir.
Kim sâlih amel işlerse, bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir.
Kim erdemli edimler yaparsa, kendi iyiliği için yapmış olur. Ve kim kötülük yaparsa, kendi yitimine yönelik yapmış olur. Çünkü Efendin, kullarına haksızlık yapmaz.
Kim iyi bir iş yaparsa kendi yararına, kim de kötülük yaparsa kendi zararınadır. Rabbin, kullarına hiçbir haksızlık yapmaz.
Kim erdemli davranırsa kendi yararınadır. Kim kötü davranırsa kendi zararınadır. Efendin, kullara zulmetmez.
Kim erdemli davranırsa kendi yararınadır. Kim kötü davranırsa kendi zararınadır. Rabbin, kullara zulmetmez.
İyi iş yapan kendi yararına, kötü yapan da kendi zararına yapmıştır. Yoksa Rabbin, kullara zulmeden değildir.
İyi iş yapan kendine, kötü yapan yine kendinedir, yoksa rabbın kullara zulümkar değildir
Kim salihatı dipnot 1 yaparsa kendisi için yapmış olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kötülüğü kendisi içindir. Senin Rabb'in kullarına asla haksızlık yapmaz.
Kim salihatı yaparsa kendisi için yapmış olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kötülüğü kendisi içindir. Senin Rabb'in kullarına asla haksızlık yapmaz.
Kim salihatı dipnot 1 yaparsa kendisi için yapmış olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kötülüğü kendi aleyhinedir. Senin Rabb'in kullarına asla haksızlık yapmaz.
Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim de kötülük ederse, o da kendi aleyhinedir. Senin rabbin, kullara zulmedici değildir.
Kim iyi amel (ve hareket) ederse (bu), kendi lehine, kim de kötülük ederse bu da kendi aleyhinedir. (Yoksa) Rabbin kullarına (zerrece) zulümkar değildir.
Kim, salih amel işlerse; kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa; kendi aleyhinedir. Ve Rabbın; kullarına zulmedici değildir.
(37-46) Gece, gündüz, güneş, ay, O’nun ayetlerindendir, Güneşe ve aya secde etmeyin, eğer ki ibadet edecekseniz de onların (bu saydıklarımızın) hepsini yaratana secde edin. Eğer ki büyüklenirlerse (Allaha secde etmekten imtina ederlerse) Rabbinin yanındakiler zaten gece gündüz onu hiç bıkmadan üstün tutmaktadırlar / tesbih etmektedirler. (Zaten yeteri kadar kul var) (Her şeyin üstünde tutmak, tıpkı ne gibi suyun üstünde tutunma, y üzme gibi) Onun ayetlerinden biri de Arz’ın ürkmüş halde olmasıdır, Onun üzerine suyu indirdiğimiz de sarsılır, hareketlenir ve kabarır, işte ona hayat veren kesinlikle ölülere de hayat verecektir, Muhakkak ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Bizim Ayetlerimizde meyledip sapanlar bize gizli kalamaz / biliriz , ateşe atılan kişi mi daha hayırlıdır kıyamet günü emniyet içinde getirilen (hangisi daha hayırlı?) şimdilik istediğinizi /dilediğinizi yapın, muhakkak ki O yaptıklarınızı görendir. Onlara hatırlatma geldiğinde üzerini örttüler / yok saydılar, muhakkak ki O , saygın bir kitaptır. (Yok sayılacak bir kitap değildir) Ona önünden ve ardından bir geçersizlik / iptallik / batıllık getirilemez , hâkim ve övülen den indirilmedir. Sana da senden öncekilere denilenlerden başkası / farklısı söylenmiyor. (Aynı / tanıdık bilindik şeyleri söylüyorlar) Muhakkak ki Rabbin mağfiret te sahibidir acıtıcı / elim bir azap ta sahibidir. Eğer ki Onu / okunanı / Kuran ’ı yabancı / acemi yapsaydık diyeceklerdi ki; Onun ayetleri sınıf sınıf ayrıştırılarak anlatılsaydı. Arabi ye yabancı mı? (Kendi dilinizden değil mi? doğru söyleyin nasıl acemi dersiniz) De ki O yola sokar / hidayet verir ve tedavi eder / şifa verir. İman etmeyen kimselerin kulaklarında ağır işitme / sağırlık vardır , onlar da körlük te vardır, işte onlar çok uzak bir mekândan çağrılmaktadırlar. Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya da kesinlikle kitabı verdik O’nda karşıtlık oluştu , ihtilafa düşüldü, eğer ki Rabbin kendini verdiği bir kelimeyle / ver diği söz ile tutmasaydı , onlar hakkındaki hüküm gerçekleşirdi. Muhakkak ki onlar, ondan kuşkulanıyorlar ve şüphe / mürib içindeler. (Şek; kuşku Rayb, şüphe Mirye; tereddüt) Kim ıslah edici bir faaliyet icra ederse kendisi içindir, kim de kötülük icra ederse aleyhinedir, Rabbin kullarına zulmedici değildir.
Kim salih amel işlerse kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmedici değildir.
Kim iyi iş yaparsa yararı kendisinedir ve kim kötülük yaparsa zararı kendisinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir.
Kim iyi iş yaparsa kendisi için yapar, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapar dipnot 1 . Senin Rabbin kullarına asla haksızlık etmez dipnot 2 .
İyi işler yapan kendi için yapar. Kötülük yapan da kendi aleyhine yapar. Senin Sahibin kullarına yanlış yapmaz.
Kim salih amel yaparsa, kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmedici değildir.
Kim doğru olanı yaparsa, kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmedici değildir.
Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmetmez.
He who imprints his deeds with wisdom and piety, advantages himself of spiritual privileges, and he who weds himself to evil, invites his own detriment and loss, and never is Allah, your Creator, unjust to His servants.
Whoever does good does it for his own soul and whoever does evil does it against his own soul: your Lord is never unjust to His creatures.
Whoever works righteousness benefits his own soul; whoever works evil, it is against his own soul: nor is thy Lord ever unjust (in the least) to His Servants.
Whoever does good, does so to his own benefit; and whoever does evil, will suffer its evil consequence. Your Lord does no wrong to His servants. dipnot 1
Whoever acts rightly, it is to his own good. Whoever does evil, it is to his detriment. Your Lord does not wrong His slaves.
Whosoever does righteous good deed, it is for (the benefit of) his ownself; and whosoever does evil, it is against his ownself. And your Lord is not at all unjust to (His) slaves.[1]
Whoever acts righteously, it is for his own soul, and whoever does evil, it is to its detriment, and your Lord is not tyrannical to the servants.
He that does right, does it for the good of his own soul, and he that does evil, it shall recoil on him. And your Lord is the least unjust to (His) servants.
Whoso does righteousness, it is to his own gain, and whoso does evil, it is to his own loss. Thy Lord wrongs not His servants.
If you do a good deed, God will reward you and if you do an evil deed, you will bear its consequences. God is not so unjust as to let go to waste the good deeds and not punish the evil doers.
Whoso does right it is for his soul, and whoso does evil it is against it, for thy Lord is not unjust towards His servants.
Whoever does good works does so for his own person, and whoever works evil shall have the same. Your Lord does not wrong the servants.
He who doth right, doth it to the advantage of his own soul; and he who doth evil, doth it against the same: For thy Lord is not unjust towards his servants.
Whoever does good, it is for the good his own soul, and whoever does wrong, it is against it; and your Lord is not in the least unjust (or tyrannical) to His servants.
Whoever does righteous (deeds), it is for himself; and whoever does odious (deeds), then it is against it; (The self) and in no way is your Lord in the least unjust to (His) slaves.
Whoso doeth right it is for his soul, and whoso doeth wrong it is against it. And thy Lord is not at all a tyrant to His slaves.
Whoever does good does so for himself, and whoever does wrong bears the guilt thereof. Your Lord does no wrong to His creatures.
WHOEVER does what is just and right, does so for his own good; and whoever does evil, does so to his own hurt: and never does God do the least wrong to His creatures.
Whoever does good, it is to their own benefit. And whoever does evil, it is to their own loss. Your Lord is never unjust to ˹His˺ creation.
Whoever does good works does so for his own soul, and whoever works evil shall have the same. Your Lord does not wrong the servants.
Whoever works righteousness does so for his own good, and whoever works evil does so to his own detriment. Your Lord is never unjust towards the people.
Whoever does righteousness - it is for his [own] soul; and whoever does evil [does so] against it. And your Lord is not ever unjust to [His] servants.
Whoso works righteousness, it is for his soul; and whoso does evil, it is against it; and thy Lord is not unjust to the servants.
(The Revelation that shows mankind how to grow their 'Self'. ) Whoever does good to others does good to his own 'Self', and whoever causes imbalance in the lives of others, hurts his own 'Self'. And your Lord is never unjust to His servants.
Anyone who acts righteous good deeds helps his own soul; Anyone who works evil, it is against his own soul. And your Lord is never unjust (in the least) to his servants.
If someone acts righteously, he does so for the benefit of his own soul, and if someone commits evil, he does so against it. Your Lord is not unjust to His servants.
Whoever does good works does so for his own soul, and whoever works evil shall have the same. Your Lord does not wrong the servants.