Hac suresi

Hac suresi, 11. ayet

Hac suresi, 11. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

vemine-nnâsi mey ya`büdü-llâhe `alâ ḥarf. fein eṣâbehû ḫayrun-ṭmeenne bih. vein eṣâbethü fitnetün-nḳalebe `alâ vechih. ḫasira-ddünyâ vel'âḫirah. ẕâlike hüve-lḫusrânü-lmübîn.

Diyanet İşleri

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 8–14 · surenin 11. ayeti / 78

Konu Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf Hac 11–24 3

  1. Hac 8–9

    (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

  2. Hac 10

    (Ona), "İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir" (denir.)

  3. 11

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

  4. Hac 12

    O, Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

  5. Hac 13

    Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

  6. Hac 14

    Muhakkak ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. Yani insanlardan bazılarının imanı zayıftır. İman kalbine girmemiş ve imanın o güzel lezzetini tatmamıştır. Aksine o, dine ya korkusundan dolayı yahut da zor zamanlarda sebat etmeyecek bir şekilde öylesine girmiştir. “Eğer bir hayır elde ederse onunla tatmin olur.” Yani rızkı, bol bol gelmeye devam edip de hoşuna gitmeyecek bir şeyle karşılaşmazsa, imanı ile değil de bu hayırla tatmin olur, huzur bulur. Böylesini Yüce Allah’ın cezalandırmaması ve onu kendisini dininden çevirecek türden birtakım imtihanlarla karşı karşıya bırakmaması muhtemeldir. Ama “şâyet başına” hoşuna gitmeyeceği “bir musibet gelirse” yahut sevdiği bir şeyi kaybederse “yüz üstü geri (küfre) döner.” Dininden irtidat eder. “Böylece dünyayı da âhireti de kaybeder.” Dünyaya gelince o, irtidat etmekle amaçladığı, irtidat etmeyi sermayesi kabul edip elde edeceğini sandığı şeyin bedeli saydığı o şeyi elde edemez. Çalışmaları boşa çıkar ve kendisine kısmet olarak takdir edilenden başkası ulaşmaz. Ahiretteki kaybı ise aşikardır. Zira o, eni gökler ve yer olan cennetten mahrum kalmış, cehennem ateşini hak etmiştir. “İşte bu, apaçık hüsranın” herkes tarafından açıkça görülüp bilinen zararın “ta kendisidir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bazı insanlar vardır ki şaşkındır, Allah Teâlâ'ya şüphe ile ibadet eder. Eğer kendisine sağlık, zenginlik gibi hayır isabet ederse iman etmeye ve Allah'a ibadet etmeye devam eder. Eğer hastalık, fakirlik gibi bir musibet isabet ederse dininde karamsar olur ve dinden çıkar. Dünyası hüsrana uğramıştır. İçinde bulunduğu küfrü dünyada kendisi için yazılmış olan nasibinden bir şeyi arttırmaz. Karşılaşacağı Allah'ın azabı ile ahireti de hüsrana uğrar. İşte apaçık gerçek hüsran budur.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنَ ve mine ve
  2. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan kök: نوس
  3. مَن men kimi
  4. يَعْبُدُ yea'budu ibadet eder kök: عبد
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  6. عَلَىٰ ala
  7. حَرْفٍۢ ۖ harfin bir kenardan (uçurumdan) kök: حرف
  8. فَإِنْ fe in eğer
  9. أَصَابَهُۥ esabehu kendisine gelirse kök: صوب
  10. خَيْرٌ hayrun bir hayır kök: خير
  11. ٱطْمَأَنَّ tmeenne huzura kavuşur kök: طمن
  12. بِهِۦ ۖ bihi onunla
  13. وَإِنْ ve in ve eğer
  14. أَصَابَتْهُ esabethu başına gelirse kök: صوب
  15. فِتْنَةٌ fitnetun bir kötülük kök: فتن
  16. ٱنقَلَبَ nkalebe döner kök: قلب
  17. عَلَىٰ ala üstü
  18. وَجْهِهِۦ vechihi yüz kök: وجه
  19. خَسِرَ hasira o kaybetmiştir kök: خسر
  20. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyayı kök: دنو
  21. وَٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ vel'ahirate ve ahireti kök: اخر
  22. ذَٰلِكَ zalike işte budur
  23. هُوَ huve o
  24. ٱلْخُسْرَانُ l-husranu ziyan kök: خسر
  25. ٱلْمُبِينُ l-mubinu apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرف (6 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Dünya

    Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha…

  • Aynı kök: حرف (6 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: حرف (6 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Dünya

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanlardan kimi, Allah'a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder. dipnot 1 Kendisine bir iyilik dokunursa bununla huzurlu olur; ağır imtihana uğrarsa yüzü değişir (dinden yüz çevirir). O, dünya(sın)ı da ahiret(in)i de kaybetmiştir. Asıl apaçık kayıp işte budur!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah bu cümlede kendisine tam sınırda kulluk eden insan tipine dikkat çekmektedir. Bu insan tipi ne imanda kararlıdır ne de küfürde. Kur'an'da sadece bu ayette geçen [harf] kelimesi "kenar", "sınır" anlamına gelmekte, muhatapların kararsız halini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Yine insanlardan kimileri de vardır ki, Allah'a (iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder; öyle ki, eğer kendisine bir iyilik dokunsa onunla tatmin olup sevinç duyar; fakat başına bir musibet gelse yüzüstü dönüverir; dünyayı da ahireti de kaybeder: nitekim telafisi en zor kayıp da budur.

Muhammed Esed

Ve insanlardan kimi de vardır ki, Allah'a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder; öyle ki, başına bir iyilik gelse, O'ndan hoşnut olur; ama başına sınayıcı bir güçlük gelse hemen bütünüyle yüz çevirir, ve böylece dünyayı da, ahireti de kaybeder; zaten, hiçbir şeyle kıyaslanamayan kayıp da gerçekte budur!

Ahmed Hulusi

İnsanlardan kimi de vardır ki, Allah'a tek taraflı (işine gelen şeyler yönünden) kulluğu kabul eder. Eğer ona bir hayır isabet eder ise, onunla keyiflenir. . . Şayet ona bir bela isabet eder ise, yüzüstü döner (kulluğunu inkar eder). . . (Böylesinin) dünyası da gelecek yaşamı da yitirilmiştir. İşte bu apaçık hüsranın ta kendisidir!

Ali Bulaç

İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.

Ali Özek ve heyeti

İnsanlardan kimi Allah'a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir (dinden yüz çevirir). O, dünyasını da, ahiretini de kaybetmiştir. İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir.

Ali Rıza Safa

Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, Allah'a, kıyıdan kenardan hizmet eder. Bir iyilik gelirse ondan hoşnut olur; bir sınama gelirse de hemen yüz çevirir. Hem dünyayı hem de sonsuz yaşamı yitirir. Apaçık yitik, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a iman ile küfür sınırında kulluk eden insanlar da vardır. Kendisine bir iyilik dokunursa, buna çok memnun olur. Eğer kendisine bir musibet dokunursa, yüzüstü döner. O, dünyasını da, ahiretini de kaybetmiştir. İşte kıyas kabul etmeyecek kayıp budur.

Edip Yüksel

İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH'a koşullu olarak hizmet eder. İşleri yolunda gidince sevinir; ancak başına bir bela gelince yüzünü çevirir. Böylece dünyayı da ahireti de kaybeder. Gerçek kayıp işte budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH'a koşullu olarak kulluk eder. İşleri yolunda gidince sevinir; ancak başına bir bela gelince yüzünü çevirir. Böylece dünyayı da ahireti de kaybeder. Gerçek kayıp işte budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlardan kimi de Allah'a kıyıdan kıyıya ibadet eder, eğer kendisine bir iyilik dokunursa ona yatışır ve eğer bir bela gelirse yüzüstü dönüverir; dünyayı da ahireti de kaybetmiş olur, işte açık hüsran budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nastan kimi de Allaha kıyıdan kıyıya ıbadet eder, eğer kendisine bir hayır isabet ederse ona yatışır ve eğer bir mihnet isabet ederse yüz üstü dönüverir "dünyayı da ahireti de kaybetmiş" olur, işte husranı mübin odur

Erhan Aktaş

İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle dipnot 1 karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sınavla: Baskıyla, zorlukla, zorbalıkla ve sıkıntıyla.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle dipnot 1 karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sınavla: Baskıyla, zorlukla, zorbalıkla ve sıkıntıyla.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle dipnot 1 karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskıyla, zorlukla, zorbalıkla ve bir sıkıntıyla.

Gültekin Onan

İnsanlardan kimi, Tanrı'ya bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir (kalebe). O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.

Hasan Basri Çantay

İnsanlardan kimi de Allaha, (dininin) yalınız bir taraf (ın)-dan (tutub), ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa ona yapışır. Eğer bir fitne isaabet ederse yüzü üstü döner. Dünyada da, ahiretde de hüsrana uğramışdır o. Bu ise apaçık ziyanın ta kendisidir.

İbni Kesir

İnsanlardan öyleleri de vardır ki; Allah'a bir yar kenarındaymış gibi kulluk eder. Ona bir iyilik gelirse yatışır. Başına bir bela gelirse; yüz üstü döner. Dünyayı da ahireti de kaybetmiştir. İşte apaçık kayıp budur.

Mehmet Alagaş

(7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Süleyman Ateş

İnsanlardan kimi de Allah'a bir kenardan, ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır gelirse onunla huzura kavuşur (sevinir) ve eğer başına bir kötülük gelirse yüz üstü döner (dini kötüleyerek ondan vazgeçer). O, dünyayı da, ahireti de kaybetmiştir. İşte apaçık ziyan budur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlardan kimi de Allah'a sınırda kulluk eder. Eline bir imkan geçse rahatlar; başına bir sıkıntı gelse yüz çevirir. Böylesi dünyayı da kaybeder ahireti de. Apaçık hüsran işte budur.

Şaban Britch

Kimi insanlar Allah’a bir (şeyin) kenarındaymış gibi ibadet eder. Eğer ona bir iyilik dokunursa, onunla tatmin olur. Eğer bir imtihana tabi tutularsa, yüz üstü döner. Dünya ve ahireti kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.

Şaban Piriş

İnsanlardan, Allah'a bir uçurum kenarındaymış gibi kulluk edenler var. Eğer ona bir iyilik dokunursa, onunla tatmin olur. Eğer bir imtihana tabi tutularsa, yüz üstü döner. Dünya ve ahireti kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlardan bazısı da Allah'a kıyıdan kıyıya ibadet eder. Kendisine bir hayır isabet ettiğinde, onunla tatmin bulup yatışır; kendisine bir fitne, bir deneme gelip çattığında yüzüstü geri dönüverir. Dünyada da kayba uğramıştır böylesi, ahirette de. Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And among people are some who serve Allah conditionally, standing on the brink or border, as it were, between faith without and infidelity within. If all goes well with any of them and he makes worldly gains he is gratified and he advances without and to his heart's content. And should he be tested for true belief and inclination and he is consequently befallen with a misfortune or wedded to a calamity he retracts and retreats within, he tumbles down on his face and turns renegade wherefore he loses both worlds, here and Hereafter, And this is indeed the utmost loss.

Abdul Haleem

There are also some who serve God with unsteady faith: if something good comes their way, they are satisfied, but if they are tested, they revert to their old ways, losing both this world and the next- that is the clearest loss.

Abdullah Yusuf Ali

There are among men some who serve Allah, as it were, on the verge: if good befalls them, they are, therewith, well content; but if a trial comes to them, they turn on their faces: they lose both this world and the Hereafter: that is loss for all to see!

Abul A'la Maududi

And among people is he who worships Allah on the borderline; if any good befalls him, dipnot 1 he is satisfied; but if a trial afflicts him, he utterly turns away. dipnot 2 He will incur the loss of this world and the Hereafter. That indeed is a clear loss. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This type of man is a time server, who stands on the boundary line between Islam and kufr so that he may join the winning side whether it be Islam or kufr.
  2. metne dön, dipnot 2
    As this type of man has a weak character and wavers between kufr and Islam he becomes the slave of his self. He accepts Islam for the sake of self interest. He is faithful to it if all his wishes are fulfilled and he has a life of ease and comfort, he is well-pleased with his Allah and is firm in his faith. On the contrary, if his faith demands some sacrifice from him, or he is visited by some affliction, or encounters some hardship and loss in the way of Allah, or he does not have his way, he begins to waver about the Godhead of Allah and the Prophethood of the Messenger and becomes skeptical about everything of the faith. Then he is ready to bow down before any power from which he expects some benefit and security from loss.
  3. metne dön, dipnot 3
    This is a great moral proposition that has been stated concisely. The fact is that the wavering man remains a loser in this world as well as in the next world, and fares worse even than an unbeliever. The unbeliever applies himself exclusively to the benefits of this world and becomes more or less successful in his object because he is not handicapped by the fear of Allah, accountability of the Hereafter and restrictions of divine law. Likewise, a true believer follows the way of Allah with fortitude and perseverance and may as well become successful in this world, but even if he loses it altogether, he is assured of success in the next world. But the wavering Muslim becomes a loser both in this world and in the next world because he is handicapped by doubt and indecision and cannot make his choice between the two worlds. As he cannot decide whether there is Allah and the Hereafter, he cannot apply himself exclusively to the worldly affairs with that single-mindedness which the unbeliever enjoys. And when he thinks of Allah and the Hereafter, the allurements of this world and the fear of the disadvantages here and the abhorrence of observing the divine restrictions do not let him apply himself exclusively to the demands of the Hereafter. This conflict between God worship and world worship makes him a loser in this world as well as in the next.

Aisha Bewley

Among the people there is one who worships Allah right on the edge. If good befalls him, he is content with it, but if a trial befalls him, he reverts to his former ways, losing both this world and the Next World. That is indeed sheer loss.

Al-Hilali & Khan

And among mankind is he who worships Allâh as it were, upon the edge (i.e. in doubt): if good befalls him, he is content therewith; but if a trial befalls him, he turns back on his face (i.e. reverts to disbelief after embracing Islâm). He loses both this world and the Hereafter. That is the evident loss.

Ali Quli Qarai

And among the people are those who worship Allah on the [very] fringe: if good fortune befalls him, he is content with it; but if an ordeal visits him he makes a turnabout, to become a loser in the world and the Hereafter. That is the manifest loss.

Amatul Rahman Omar

And among people there is such a one who worships Allâh (as it were) on the very verge (in a wavering state of mind). If any good befalls him he is satisfied with it, but if there befalls a trial he returns to his (former) ways. He has lost both this world as well as the next. That indeed is the obvious loss.

Arthur John Arberry

And among men there is such a one as serves God upon the very edge -- if good befalls him he is at rest in it, but if a trial befalls him he turns completely over; he loses this world and the world to come; that is indeed the manifest loss.

Bijan Moeinian

Some people worship God conditionally! If things go their way, they are satisfied with their belief. If they are put through the test of hardship, they will loose their faith. Such people have lost both this world and the Hereafter; what losers they are.

E. Henry Palmer

And amongst men is one who serves God (wavering) on a brink; and if there befall him good, he is comforted; but if there befall him a trial, he turns round again, and loses this world and the next - that is an obvious loss.

Edip-Layth

Among the people there is he who serves God hesitantly. So if good comes to him, he is content with it; and if an ordeal comes to him, he makes an about-face. He has lost this world and the Hereafter. Such is the clear loss.

George Sale

There are some men who serve God in a wavering manner, standing, as it were, on the verge of the true religion. If good befall one of them, he resteth satisfied therein; but if any tribulation befall him, he turneth himself round, with the loss both of this world, and of the life to come. This is manifest perdition.

Hamid S. Aziz

This is for what your two hands have sent before you, and in this Allah is not an oppressor unto His servants.

Mahmoud Ghali

And among mankind is he who worships Allah upon the (very) edge; (Literally: as a child) so in case a charitable gain alights upon (i. e., dies) him he is composed therewith, and in case a temptation afflicts him he turns over his face; he loses the present (life) and the Hereafter; that evidently is the greatest loss.

Marmaduke Pickthall

And among mankind is he who worshippeth Allah upon a narrow marge so that if good befalleth him he is content therewith, but if a trial befalleth him, he falleth away utterly. He loseth both the world and the Hereafter. That is the sheer loss.

Mohamed Ahmed - Samira

There are some men who worship God only from the margin. If there is some profit they are content; but if calamity befalls them they turn about, thus losing both this world and the next. This is indeed a palpable loss.

Muhammad Asad

And there is, too, among men many a one who worships God on the border-line [of faith]: thus, if good befalls him, he is satisfied with Him; but if a trial assails him, he turns away utterly, losing [thereby both] this world and the life to come: [and] this, indeed, is a loss beyond compare!

Mustafa Khattab

And there are some who worship Allah on the verge ˹of faith˺: if they are blessed with something good, they are content with it; but if they are afflicted with a trial, they relapse ˹into disbelief˺,[1] losing this world and the Hereafter. That is ˹truly˺ the clearest loss.

Progressive Muslims

And from the people there is he who serves God nervously. So if good comes to him, he is content with it; and if an ordeal comes to him, he makes an about-face. He has lost this world and the Hereafter. Such is the clear loss.

Rashad Khalifa

Among the people there is the one who worships GOD conditionally. If things go his way, he is content. But if some adversity befalls him, he makes an about-face. Thus, he loses both this life and the Hereafter. Such is the real loss.

Sahih International

And of the people is he who worships Allah on an edge. If he is touched by good, he is reassured by it; but if he is struck by trial, he turns on his face [to the other direction]. He has lost [this] world and the Hereafter. That is what is the manifest loss.

Sam Gerrans

And among men is he who serves God upon an edge: if good befalls him he is assuaged thereby, but if a means of denial befalls him he makes an about-face; he has lost the World and the Hereafter. That is the clear loss.

Shabbir Ahmed

And among people there is the one who serves Allah conditionally. If things go his way, he is content. But if some adversity touches him he turns on his face. (4:143). Thus he loses both, in this life and the life to come. That is the sheer loss.

Syed Vickar Ahamed

Among men, there is (one) who worship Allah, as if like being on the edge (of Faith): If (something) nice comes to him, he is well content with it: But if a trial comes near him, he turns on his face (in sorrow and disbelief): He loses both this world and the Hereafter: That is loss for all to see!

Taqi Usmani

And among men there is one who worships Allah (standing) on the verge: so if some good thing happens to him, he is satisfied with it, and if a trial befalls him, he turns his face back. He loses both this world and the Hereafter. That is the manifest loss.

The Monotheist Group

Andfrom the people there is he who serves God nervously. So if good comes to him, he is content with it; and if an ordeal comes to him, he makes an about-face. He has lost this world and the Hereafter. Such is the clear loss.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩