Tevbe suresi

Tevbe suresi, 69. ayet

Tevbe suresi, 69. ayet. كَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنكُمْ قُوَّةً وَأَكْثَرَ أَمْوَٰلًا وَأَوْلَٰدًا فَٱسْتَمْتَعُوا۟ بِخَلَٰقِهِمْ فَٱسْتَمْتَعْتُم بِخَلَٰقِكُمْ كَمَا ٱسْتَمْتَعَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُم بِخَلَٰقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَٱلَّذِى خَاضُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

kelleẕîne min ḳabliküm kânû eşedde minküm ḳuvvetev veekŝera emvâlev veevlâdâ. festemte`û biḫalâḳihim festemta`tüm biḫalâḳiküm keme-stemte`a-lleẕîne min ḳabliküm biḫalâḳihim veḫuḍtüm kelleẕî ḫâḍû. ülâike ḥabiṭat a`mâlühüm fi-ddünyâ vel'âḫirah. veülâike hümü-lḫâsirûn.

Diyanet İşleri

(Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 66–72 · surenin 69. ayeti / 129

Konu Zekâtın sarf yerleri; münafık erkekler ve kadınlar Tevbe 60–72 3

  1. Tevbe 66

    Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.

  2. Tevbe 67

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

  3. Tevbe 68

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

  4. 69

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  5. Tevbe 70

    Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  6. Tevbe 71

    Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Tevbe 72

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 69–70. ayetler için yazılmıştır.

69-70. Yüce Allah münafıkları kendilerinden önce geçmiş olan inkarcı ümmetlere gelip çatan musibetlerden sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim’in kavminin, Medyen ehlinin ve altüst edilen şehirlerin” yani Lût kavmine ait şehirlerin “haberleri onlara gelmedi mi?” Çünkü bunların hepsine “peygamberleri apaçık delillerle” yani varlıkların gerçek yüzünü beyan eden, açık ve seçik hak ile “gelmişlerdi.” Ancak onlar bunları yalanladılar. O nedenle de başlarına Yüce Allah’ın, anlattığı musibetler gelip çattı. İşte -ey münafıklar- sizlerin de amelleri bu ümmetlerin amellerine benzemektedir. Zira “Siz de kendi nasibinizle faydalandınız” dünyadaki payınız kadar yararlandınız, onu zevk ve arzu ile aldınız ve bu paydan gözetilen maksattan yüz çevirdiniz. Onları Yüce Allah’a isyanda kullandınız. Sizin bütün gayret ve iradeniz, tıpkı sizden öncekilerin yaptığı gibi size bağışlanan dünyalık nimetlerden öteye geçmedi.

“Ve onlar (batıla) daldığı gibi siz de daldınız.” Siz de batıla ve yalana dalıp batıl ile hakkı çürütmek amacıyla batıl adına mücadele verdiniz. İşte onların amelleri ve ilimleri, kendi paylarından yararlanmak ve batıla dalmaktan ibaretti. Bundan dolayı onlar, kendilerinden öncekilerin yaptıklarını yaparak onların hak ettikleri cezayı ve helaki de hak ettiler.

Müminlere gelince onlar her ne kadar kendi nasipleri ile ve onlara verilen dünya nimetleri ile faydalansalar da bunları Yüce Allah’a itaate yardımcı olmak üzere kullanmışlardır. Onların ilimlerine gelince bu, peygamberlerin getirdikleri ilimdir. O da bütün üstün maksatlarda kesin bir kanaate ulaşmak ve batılı ortadan kaldırmak için hak ile mücadele vermektir.

“Allah” helak ettiği kavimleri cezalandırmak sureti ile “asla onlara zulmetmedi. Fakat onlar” Allah’a isyan etmek cesaretini gösterdikleri, peygamberlerine asi olup inatçı ve zorba olan herkesin emrine uydukları için “kendi kendilerine zulmediyorlardı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey münafıklar topluluğu!- Sizler, küfür ve alay etmede sizden önceki yalanlayan ümmetler gibisiniz. Onlar, sizden daha güçlü ve sizden daha çok mallara ve evlatlara sahiptiler. Dünya lezzetlerinden ve arzularından kendi nasiplerinde yazılmış olandan faydalandılar. Sizler de -Ey Münafıklar!- Sizden önce nasiplerinden yararlanan ve (peygamberlerini) yalanlayan ümmetler gibi nasibiniz olarak size takdir olunduğu kadar yararlanın. Önceki ümmetlerin, peygamberlerini yalanlama ve onları ayıplamaları gibi siz de hakkı yalanlamaya daldınız. Resul -sallallahu aleyhi ve sellem'i- ayıplayıp, kınadınız. Kınanmış ve bu sıfatlar ile sıfatlanmış olan bu kimselerin amelleri küfürleri sebebi ile Allah katında fesada uğramış ve boşa gitmiştir. Kendi nefislerini helak olmaya sürüklemeleri sebebi ile nefislerini hüsrana uğratanlar bunlardır.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَٱلَّذِينَ kallezine gibi
  2. مِن min
  3. قَبْلِكُمْ kablikum sizden öncekiler kök: قبل
  4. كَانُوٓا۟ kanu idiler kök: كون
  5. أَشَدَّ eşedde daha yaman kök: شدد
  6. مِنكُمْ minkum sizden
  7. قُوَّةًۭ kuvveten kuvvetçe kök: قوي
  8. وَأَكْثَرَ ve eksera ve daha çok kök: كثر
  9. أَمْوَٰلًۭا emvalen mal kök: مول
  10. وَأَوْلَـٰدًۭا ve evladen ve evladça kök: ولد
  11. فَٱسْتَمْتَعُوا۟ festemteu onlar zevklerine baktılar kök: متع
  12. بِخَلَـٰقِهِمْ bihalakihim kendi paylarına düşenle kök: خلق
  13. فَٱسْتَمْتَعْتُم festemtea'tum zevkinize baktınız kök: متع
  14. بِخَلَـٰقِكُمْ bihalakikum payınıza düşenle kök: خلق
  15. كَمَا kema gibi
  16. ٱسْتَمْتَعَ stemtea zevklerine baktıkları kök: متع
  17. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  18. مِن min
  19. قَبْلِكُم kablikum sizden öncekilerin kök: قبل
  20. بِخَلَـٰقِهِمْ bihalakihim kendi paylarına düşenle kök: خلق
  21. وَخُضْتُمْ ve hudtum ve siz de daldınız kök: خوض
  22. كَٱلَّذِى kallezi gibi
  23. خَاضُوٓا۟ ۚ hadu dalanlar kök: خوض
  24. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  25. حَبِطَتْ habitat boşa gidenlerdir kök: حبط
  26. أَعْمَـٰلُهُمْ ea'maluhum yaptıkları kök: عمل
  27. فِى fi
  28. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada kök: دنو
  29. وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ vel'ahirati ve ahirette kök: اخر
  30. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte
  31. هُمُ humu onlardır
  32. ٱلْخَـٰسِرُونَ l-hasirune ziyana uğrayanlar kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min…

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Ey münafıklar! Siz de) sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok olan sizden öncekiler gibi (yaptınız). dipnot 1 Onlar (dünya malından) paylarına düşenden yararlanmışlardı. Sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden yararlandıysalar siz de payınıza düşenden yararlandınız ve (yanlışa) dalanlar gibi siz de daldınız. dipnot 2 İşte onların işleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. dipnot 3 Onlar kaybedenlerin ta kendileridir. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah münafıkları, kendilerinden önce geçmiş olan kâfirlere benzetmekte o kâfirlerin, bu münafıklardan daha güçlü, mal ve çocuk bakımından daha kalabalık olmakla nitelendirmiştir. Anlaşılıyor ki dünya lezzetini isteyip elde etmek amacıyla kendisine itaatten yüz çevirmiş olmaları hususunda bu benzetmeyi yapmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Nisâ' 4:140; En‘âm 6:68; Müddessir 74:45.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ahzâb 33:19 ve Muhammed 47:9, 28 ve 32'de de geçen [ahbeta/tuhbitu] fiilleri "silip yok etmek", "boşa çıkarmak", "iptal etmek" gibi anlamlar içermektedir. Ayrıca yine aynı konuyla ilgili olmak üzere çeşitli ayetlerde kullanılmakta olan [habita], [habitat], [tahbeta] ve [yahbeta] fiilleri de "(amellerin) silinmesi" manasına gelmektedir. Bu fiillerin çoğunlukla geçmiş zaman kalıbında getirilmesinin nedeni, olayın mutlak surette gerçekleşeceğini muhataplara öğretmektir ki bu bir Kur'an üslubudur.
  4. metne dön, dipnot 4
    Önceki daha güçlü ve çok daha kalabalık olanları cezalandıran iradenin beriki münafıkları haydi haydi cezalandıracağı haber verilmekte, bir anlamda kendilerine çeki düzen vermeleri gerektiğine dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

(De ki onlara): "(Siz de) tıpkı sizden önceki (ikiyüzlüler) gibisiniz. Onlar kuvvet bakımından sizden daha güçlüydüler, servet ve sayıca daha fazlaydılar; fakat bu dünyadan paylarına düşenle safa sürmeyi seçtiler; siz de kendi payınıza düşenle safa sürmeyi seçtiniz; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarına düşenle safa sürmeyi seçtikleri gibi: sonunda siz de aynı onlar gibi batılın bataklığına saplandınız. Önünde de sonunda da, bu tür kimselerin çabaları boşa gidecektir; sonunda kaybedecek olan da bunlardır.

Muhammed Esed

(Onlara de ki: "sizler de) sizden önce yaşayıp gitmiş (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar; onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de kendi payınızı alıp yararlandınız; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarını aldıkları gibi: Ve işte siz de, tıpkı onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. (Geçmişte de, gelecekte de) işte bu tür kimselerdir, yapıp ettikleri bu dünya hayatında da öte dünyada da boşa gitmiş olanlar; ve işte böyleleridir, kaybedenler!

Ahmed Hulusi

Sizden önceki kimseler gibi (tıpkı). . . Onlar kuvvet olarak sizden çok daha güçlüydüler. . . Zenginlik ve evlatlar itibarıyla (sizden) daha çoktular. . . Nasipleri kadarıyla dünya nimetlerinden faydalandılar. . . Sizden öncekilerin kendi nasipleriyle faydalandıkları gibi; siz de kendi nasibinizle faydalandınız; onların daldıkları gibi siz de daldınız! İşte bunların dünyada da, gelecekte de yaptıkları boşa gitmiştir. . . İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Ali Bulaç

Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.

Ali Özek ve heyeti

(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.

Ali Rıza Safa

Sizden öncekiler gibi. Üstelik onlar, sizden daha güçlüydü, malları ve çocukları daha çoktu; paylarına düşenden yararlandılar. Siz de sizden öncekilerin kendi paylarına düşenden yararlandığı gibi, kendi payınıza düşenden yararlandınız ve dalanlar gibi dalıp gittiniz. Onların yaptıkları boşa gitmiştir; yitime uğrayanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Ey münafıklar, siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mal ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Onlar kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı onların zevke dalıp gittiği gibi, siz de zevke dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. Asıl ziyana uğrayanlar da onlardır.

Edip Yüksel

Tıpkı sizden öncekilere benziyorsunuz; sizden daha güçlüydüler, sizden daha çok mal ve çocuklara sahiptiler. Kendilerine düşen paydan hoşlandılar, sizden öncekilerin kendi paylarından hoşlanmaları gibi siz de kendi payınızdan hoşlandınız. Kendilerini kaptıranlar gibi siz de kaptırdınız. Onlar, işleri dünya ve ahirette boşa çıkmış kimselerdir. Onlar, kaybedenlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tıpkı sizden öncekilere benziyorsunuz; sizden daha güçlüydüler, sizden daha çok mal ve çocuklara sahiptiler. Kendilerine düşen paydan hoşlandılar, sizden öncekilerin kendi paylarından hoşlanmaları gibi siz de kendi payınızdan hoşlandınız. Kendilerini kaptıranlar gibi siz de kaptırdınız. Onlar, işleri dünya ve ahirette boşa çıkmış kimselerdir. Onlar, kaybedenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizden öncekiler gibisiniz, onlar kuvvetçe sizden daha çetindiler, malları ve çocukları daha çoktu; dünya hayatından paylarına düşenlerle zevk sürmeye bakmışlardı. Sizden öncekiler paylarına düşenlerle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de aynı şekilde payınıza düşenle zevk sürmeye baktınız ve o batağa dalanlar gibi siz de daldınız. İşte bunların dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitti. İşte bunlar, hep hüsran içinde kalanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sizden evvelkiler gibi ki kuvvetce sizden daha çetin, mal ve evladca sizden daha çok idiler de dünya hayatından kısmetleriyle zevk sürmeğe bakmışlardı, o sizden evvelkiler kısmetleriyle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de öyle kısmetinizle zevk sürmeğe baktınız, siz de o batağa dalan gibi daldınız, işte bunların Dünya ve Ahırette bütün amelleri heder oldu ve işte bunlar hep o husran içinde kalanlardır

Erhan Aktaş

Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı dipnot 1 gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünyaya bağlandıkları gibi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı dipnot 1 gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünyaya bağlandıkları gibi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı dipnot 1 gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünyaya bağlandıkları gibi.

Gültekin Onan

Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.

Hasan Basri Çantay

(Ey münafıklar) siz de tıbkı kendinizden evvelkiler gibisiniz. (Halbuki) onlar kuvvetçe sizden daha yamandı, malları, evladları daha çokdu. (Bu dünyadaki) nasıybleri kadar (zevkden) faidelenmek istediler. İşte sizden evvelkiler nasıl öyle nasıyblerince yaşamak istedilerse siz de yine kısmetinizce (zevkden) faide aradınız. Siz de (o batağa) dalanlar gibi daldınız. Onların dünyada da, ahiretde de yapdıkları boşa gitdi. İşte bunlar da husran içinde kalanların ta kendileridir.

İbni Kesir

Sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvet bakımından sizden daha yaman, mallar ve çocuklar bakımından çoktular. Onlar hisselerince bundan faydalandılar. Sizden öncekiler hisselerince faydalandıkları gibi, siz de hissenizce ondan faydalandınız ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.

Mehmet Alagaş

(67-70) Erkek münafıklar ve kadın münafıklar birbirlerindendir, tanınmayanı / münkeri emrederler, tanınır olanı / maruf olandan men ederler, ellerini sıkı tutarlar / cimri tutarlar, Allah’ı unuttular, onları da O unuttu. Muhakkak ki münafıklar, işte onlar, yoldan çıkmış olanlardır , Allah erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere içinde kalıcı olacakları cehennem ateşini vaat etti, O / cehennem onlara yeterli gelir, Allah onları lanetledi, onlar için devamlı bir azap vardır. Kuvvetçe sizden daha şiddetli, mallar ve evlatlar olarak sizden daha çok olan öncekiler gibisiniz, onlar paylarına düşen kadarıyla geçim sürdüler. Siz de sizden öncekilerin paylarına düşen kadarıyla geçimlerini sürdürmeleri gibi payınıza düşenler kadar geç im sürdünüz, o nların hazlanmaları gibi siz de hazlandınız / zevklendiniz, işte onların faaliyetleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir, işte onlar hasara uğrayanlardır. Onlardan öncekilerden Nuh topluluğu, Ad, Semud ve İbrahim topluluğu ve Medyen halkının ve alt üst olmuş şehirlerin / Mü’tefikatların haberleri onlara gelmedi mi? Onlara Resulleri, açıklamalarla gelmişti, Allah onlara zulüm etmiş değildi, velakin onlar, kendilerine zulmediyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey münafıklar!) Siz de kendinizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha kuvvetliydiler, malları ve evlatları da daha çoktu. Nasiplerine düşenin tadını çıkardılar. Sizden öncekilerin nasiplerinden faydalandıkları gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de (batıla) daldınız. İşte bunlar, dünyada ve ahirette yaptıkları amelleri boşa gidenlerdir. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Süleyman Ateş

(Siz de), sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar kuvvetçe sizden daha yaman, mal ve evladça sizden daha çok idiler. Onlar, (dünya malından) kendi paylarına düşenle zevklerine baktılar, sizden öncekilerin, (dünyadan) kendi paylarına düşenle zevklerine baktıkları gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevkinize baktınız ve (batıla) dalanlar gibi siz de(batıla) daldınız. Onlar, eylemleri, dünya ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir ve ziyana uğrayanlar da onlardır.

Süleymaniye Vakfı

(Ey münafıklar) Siz de öncekiler gibisiniz! Ama onlar sizden güçlüydüler. Malları ve evlatları daha çoktu. İmkanlarını kullandılar. Öncekiler imkanlarını nasıl kullandılarsa siz de imkanlarınızı öyle kullandınız. Onların dünyalıklara dalıp gittikleri gibi siz de dalıp gittiniz. Onlar, dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş kimselerdir. Kaybedenler işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz de öncekiler gibisiniz. Ama onlar sizden güçlüydüler. Malları ve evlatları daha çoktu. Kendi paylarından yararlanmaya baktılar. Öncekiler kendi paylarından nasıl yararlandılarsa sizde kendi payınızdan o şekilde yararlanmaya baktınız. Onların dalıp gittikleri gibi siz de dalıp gittiniz. Yaptıkları, dünyada da ahirette de boşa gitti. Umduğunu bulamayacaklar. Zarar edenler işte onlardır.

Şaban Britch

(Ey münafıklar! Durumunuz) sizden önceki (münafıklarla) aynıdır. Onlar sizden daha kuvvetliydiler, malları ve evlatları da daha çoktu. Nasiplerine düşenin tadını çıkardılar. Sizden öncekilerin nasiplerinden faydalandıkları gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de (batıla) daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette yaptıkları amelleri boşa gidenlerdir. İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır.

Şaban Piriş

Sizden daha kuvvetli malları ve evlatları daha çok olanlar gibi... Nasipleri kadar yaşadılar. Siz, öncekilerin nasiplerinden istifade ettikleri gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette yaptıkları boşa gidenlerdir. İşte bunlar mahvolanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Tıpkı sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mallar ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi. Tıpkı onların dalıp gittiği gibi siz de dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. İşte böyleleri hüsrana batmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You hypocrites stand similitude exact of those who preceded you. They were mightier than you are and they lived in greater affluence of wealth and progeny. They enjoyed all that afforded pleasure and was of sensuous character and they neglected all that was dutiful to Allah. Similarly you enjoy all that affords pleasure and is of sensuous character in the same way as those who preceded you; you plunged into worldly ambition the same as they plunged themselves into defaming religion and disobeying Allah. You and such persons are those whose hopes shall be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness here and Hereafter, and all of you were born to be losers.

Abdul Haleem

‘You are like those who lived before you: they were even stronger than you, with more wealth and children; they enjoyed their share in this life as you have enjoyed yours; like them, you have indulged in idle talk.’ Their deeds go to waste in this world and the next; it is they who will lose all in the life to come.

Abdullah Yusuf Ali

As in the case of those before you: they were mightier than you in power, and more flourishing in wealth and children. They had their enjoyment of their portion: and ye have of yours, as did those before you; and ye indulge in idle talk as they did. They!- their work are fruitless in this world and in the Hereafter, and they will lose (all spiritual good).

Abul A'la Maududi

[9:69] Your ways are like the ways of those who have gone before you. They were mightier than you in power, and more abundant in riches and children. They enjoyed their lot for a while as you have enjoyed your lot, and you also engaged in idle talk as they did. Their works have come to naught in this world, and in the Hereafter they are surely the losers.

Aisha Bewley

Like those before you who had greater strength than you and more wealth and children. They enjoyed their portion; so enjoy your portion as those before you enjoyed theirs. You have plunged into defamation as they plunged into it. The actions of such people come to nothing in this world or the Next World. They are the lost.

Al-Hilali & Khan

Like those before you: they were mightier than you in power, and more abundant in wealth and children. They had enjoyed their portion (awhile), so enjoy your portion (awhile) as those before you enjoyed their portion (awhile); and you indulged in play and pastime (and in telling lies against Allâh and His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) as they indulged in play and pastime. Such are they whose deeds are in vain in this world and in the Hereafter. Such are they who are the losers.

Ali Quli Qarai

[Hypocrites! Your case is] similar to those who were before you, who were more powerful than you and more abounding in wealth and children: they enjoyed their share [of worldly existence]; you too enjoy your share, just like those who were before you enjoyed their share, and you have gossiped [impiously] as they gossiped. They are the ones whose works have failed in this world and the Hereafter; and it is they who are the losers.

Amatul Rahman Omar

(Say to hypocrites, ) `You are like your predecessors. (But) they were mightier than you in strength and richer in possessions and children. Then they enjoyed their lot for a short time; so you too have enjoyed your lot as your predecessors enjoyed theirs. And you indulged in idle talk as they did (but remember), it is these whose deeds have gone in vain in this world and the Hereafter, and it is these who are completely lost.'

Arthur John Arberry

those before you, who were stronger than you in might, and more abundant in wealth and children; they took enjoyment in their share; so do you take enjoyment in your share, as those before you took enjoyment in their share. You have plunged as they plunged. Those -- their works have failed in this world and in the world to come; those -- they are the losers.

Bijan Moeinian

You (the hypocrites) are behaving like your predecessors. they were mightier than you and had more wealth and more children. They enjoyed their worldly life for a while. Like them, you also will enjoy your life for a while. Like them, you too are engaged in vain discussions. At the end all their deeds in this world, as well as [the repercussion of their deeds] in Hereafter, was nullified. They were true losers.

E. Henry Palmer

Ye are like those who were before you. They were stronger than you and more abundant in wealth and children; they enjoyed their portion then, and ye enjoy your portion, as they enjoyed their portion before you; and ye discuss as they discussed. Their works are vain in this world and the next, and they it is who lose.

Edip-Layth

Like those before you; they were more powerful than you, and had more wealth and offspring. They enjoyed their lot, and you enjoyed your lot as those before you enjoyed their lives; and you indulged as they indulged. These are those whose works crumbled in this world and the hereafter, and they were the losers.

George Sale

As they who have been before you, so are ye. They were superior to you in strength, and had more abundance of wealth and of children; and they enjoyed their portion in this world; and ye also enjoy your portion here, as they who have preceded you, enjoyed their portion. And ye engage your selves in vain discourses, like unto those wherein they engaged themselves. The works of these are vain both in this world, and in that which is to come; and these are they who perish.

Hamid S. Aziz

You are like those who were before you. They were stronger than you and more abundant in wealth and children. They enjoyed their portion awhile, and you will enjoy your portion awhile just as they enjoyed their portion before you. And you indulge in idle chatter as they indulged in idle chatter. Such are they whose works are vain in this world and the Hereafter. Such are the losers.

Mahmoud Ghali

Like the ones even before you, (who) were stronger (Literally: more severe; more strict. ) than you in power and had more riches and children; so did they enjoy their apportioning; so have you enjoyed your apportioning as the ones even before you enjoyed their apportioning. And you have waded (Or: plunged into, became absorbed in (a subject or deeds) in the way they waded. (i.e. in the things in which they waded) Those are (the people) whose deeds have been frustrated in the present (life) (Literally: the lowly (life), i.e., the life of this world) and the Hereafter; and those are they who are the losers..

Marmaduke Pickthall

Even as those before you who were mightier than you in strength, and more affluent than you in wealth and children. They enjoyed their lot awhile, so ye enjoy your lot awhile even as those before you did enjoy their lot awhile. And ye prate even as they prated. Such are they whose works have perished in the world and the Hereafter. Such are they who are the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

Like those before you who were greater in strength, had more wealth and children than you, who enjoyed their lot in this world, as you have enjoyed your share like them. You indulge in idle talk, as they had indulged in vain discourse. Yet nothing of what they did remains in this world or will in the next, and they are the losers.

Muhammad Asad

[Say unto them: "You are] like those [hypocrites] who lived before your time. Greater than you were they in power, and richer in wealth and in children; and they enjoyed their share [of happiness]. And you have been enjoying your share -just as those who preceded you enjoyed their share; and you have been indulging in scurrilous talk -just as they indulged in it. It is they whose works have come to nought in this world and in the life to come - and it is they, they who are the cost!"

Mustafa Khattab

˹You hypocrites are˺ like those ˹disbelievers˺ before you. They were far superior to you in might and more abundant in wealth and children. They enjoyed their share in this life. You have enjoyed your share, just as they did. And you have engaged in idle talk, just as they did. Their deeds have become void in this world and the Hereafter. And it is they who are the ˹true˺ losers.

Progressive Muslims

Like those before them, they were more powerful than you, and with more wealth and offspring. They enjoyed their lives, and you enjoyed your lives as those before you enjoyed their lives; and you jested as they jested. They had their work crumble in this world and the next, and they were the losers.

Rashad Khalifa

Some of those before you were stronger than you, and possessed more money and children. They became preoccupied with their material possessions. Similarly, you have become preoccupied with your material possessions, just like those before you have become preoccupied. You have become totally heedless, just as they were heedless. Such are the people who nullify their works, both in this world and in the Hereafter; they are the losers.

Sahih International

[You disbelievers are] like those before you; they were stronger than you in power and more abundant in wealth and children. They enjoyed their portion [of worldly enjoyment], and you have enjoyed your portion as those before you enjoyed their portion, and you have engaged [in vanities] like that in which they engaged. [It is] those whose deeds have become worthless in this world and in the Hereafter, and it is they who are the losers.

Sam Gerrans

Like those before you, stronger than you in might and greater in wealth and children: they enjoyed their lot. And you have enjoyed your lot as they enjoyed their lot who were before you; and you have discoursed vainly like those discoursed vainly; those: their works are vain in the World and the Hereafter; and it is they who are the losers.

Shabbir Ahmed

There have been people like you before who were mightier than you in strength, more affluent than you in wealth and children and party. They enjoyed their share of this worldly life. And you have been enjoying your share, just as they did, and you indulge in idle talk as they did. Such are the people whose works have perished in the world and in the life to come. And it is they, yes, they who are the losers.

Syed Vickar Ahamed

Like the case of those before you, they were stronger than you (the hypocrites and disbelievers) in power, and richer in wealth and children. They had their enjoyment of their portion: And you have of yours, like those before you; And you get into idle talk as they did. They, their works are useless (both) in this world and in the Hereafter, and they will lose (everything good).

Taqi Usmani

(You are) like those who were before you. They were stronger than you in power, and richer in wealth and children. So, they enjoyed their share (from the pleasures of this world), then you enjoyed your share as those before you enjoyed their share, and you indulged (in evils) as they indulged. They are the ones whose deeds have gone to waste in this world and in the Hereafter, and they are the losers.

The Monotheist Group

Like those before them, they were more powerful than you, and with more wealth and children. They enjoyed their lives, and you enjoyed your lives as those before you enjoyed their lives; and you jested as they jested. They had their works crumble in this world and the next, and they were the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 69. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 69. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 69. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩