Hac suresi

Hac suresi, 22. ayet

Hac suresi, 22. ayet. كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ min gammin ü`îdû fîhâ veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

Diyanet İşleri

Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 19–25 · surenin 22. ayeti / 78

Konu Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf Hac 11–24 3

  1. Hac 19

    İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.

  2. Hac 20

    Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.

  3. Hac 21

    Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.

  4. 22

    Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.

  5. Hac 23

    Şüphesiz Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.

  6. Hac 24

    Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

  7. Hac 25

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–22. ayetler için yazılmıştır.

19. “Bu iki sınıf, Rableri hakkında tartışan iki hasımdırlar.” Yani her birisi kendisinin haklı olduğunu iddia etmektedir. “Bunlar Rab’leri hakkında davalaşan iki hasımdırlar.” Her birisi haklı olduğunu iddia etmektedir. “Kâfirlere gelince” Bu; yahudi, hristiyan, mecusi, sabiî ve müşrik olan bütün kâfirleri kapsar “onlar için ateşten elbiseler biçilir.” Yani onlara katrandan elbiseler dikilir ve bu elbiseler de ateşe verilir. Bundan maksat da bütün yönleri ile azabın onları kuşatmasıdır.

20. “Başlarının üzerinden” son derece “kaynar su dökülür.” Bu son derece kaynar su ile “karınlarında” et, yağ ve bağırsak gibi her “ne varsa” bu suyun aşırı sıcaklığından dolayı “eritilir.”

21. “Onlar için demir sopalar da vardır.” Bu demir sopalar, oldukça sert ve haşin meleklerin ellerinde bulunacak ve onlar da kâfirlere bu demir sopalarla vurup onları perişan edeceklerdir.

22. “(Yaşadıkları) acıdan dolayı oradan çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri döndürülürler.” Azapları bir süre olsun hafifletilmez, onlara herhangi bir süre de verilmez. Azarlanmaları maksadı ile de: “Yakıcı ateşin” yani kalpleri ve bedenleri kavuran o ateşin “azabını tadın” denilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cehennemde karşılaştıkları sıkıntının şiddetinden dolayı oradan çıkmayı her denediklerinde ona geri döndürülürler. Onlara:" Yakıcı ateşin azabını tadın!" denir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كُلَّمَآ kullema her sefer kök: كلل
  2. أَرَادُوٓا۟ eradu istedikleri kök: رود
  3. أَن en
  4. يَخْرُجُوا۟ yehrucu çıkmak kök: خرج
  5. مِنْهَا minha oradan
  6. مِنْ min
  7. غَمٍّ gammin (o) gamdan kök: غمم
  8. أُعِيدُوا۟ uiydu geri çevrilirler kök: عود
  9. فِيهَا fiha oraya
  10. وَذُوقُوا۟ vezuku ve tadın (denilir) kök: ذوق
  11. عَذَابَ azabe azabını kök: عذب
  12. ٱلْحَرِيقِ l-hariki yangın kök: حرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülecekler ve (onlara) "Tadın bu yakıcı azabı!" (denecektir). dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Secde 32:20.

Mustafa İslamoğlu

gam ve kederden (bunalıp) da ne zaman oradan çıkmak isteseler, hemen oraya geri döndürülecekler ve (onlara şöyle denilecek): "Yakıp kavurucu azabı tadın bakalım!"

Muhammed Esed

ve kendi boğuntuları içinde (kıvranıp dururken) bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden (aynı boğuntuya) sokulacaklar ve (onlara:) "Tadın (bu) yakıcı azabı (sonuna kadar)!" (denecek).

Ahmed Hulusi

(Hakikati fark etmeleri sonucu içinde bulundukları telafisi olmayan şartlardan) her çıkmak dilediklerinde, oraya iade olunurlar. . . "Yanmanın azabını tadın!" (denilir).

Ali Bulaç

Ne zaman ordan, sarsıcı üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) "Yakıcı azabı tadın" (denir).

Ali Özek ve heyeti

Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: «Tadın bu yakıcı azabı!» (denilir).

Ali Rıza Safa

Ne zaman o üzüntüden çıkmak isteseler, oraya geri çevrilirler: "Tadın, yakıcı cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Istıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yakıcı azabı!" denir.

Edip Yüksel

Her ne vakit oradaki sıkıntıdan çıkmak isteseler oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her ne vakit oradaki sıkıntıdan çıkmak isteseler oraya geri çevrilirler: 'Yakıcı azabı tadın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Izdıraptan dolayı her ne zaman ateşten, onun gamından çıkmak isterlerse, yine içine geri döndürülürler, Haydi tadın yangın azabını!

Elmalılı Hamdi Yazır

Her ne zaman ateşten, onun bir gamından çıkmak isterlerse yine içine iade olunurlar, haydi tadın yangın azabını

Erhan Aktaş

Azaptan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteyecek olurlarsa, yakıcı azabı tatmaları için oraya geri döndürülürler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Azaptan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteyecek olurlarsa, yakıcı azabı tatmaları için oraya geri döndürülürler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Azaptan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteyecek olurlarsa, yakıcı azabı tatmaları için oraya geri döndürülürler.

Gültekin Onan

Ne zaman oradan, sarsıcı üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) "Yakıcı azabı tadın" (denir).

Hasan Basri Çantay

Ne zaman oradan, (çektiği) ıztırabdan (dolayı) çıkmak isterlerse yine içerisine iade olunurlar (ve kendilerine): "Tadın (bu) yangın azabını" (denilir).

İbni Kesir

Ne zaman oradan ve oradaki ıztırabdan çıkıp kurtulmak isteseler; her defasında oraya geri çevrilirler. Yakıcı azabı tadın, denir.

Mehmet Alagaş

(19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Her ne zaman Cehennem'den, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yakıcı ateşin azabını tadın!” denilir.

Süleyman Ateş

Oradan, (o) gamdan her çıkmak istediklerinde (demir kamçılarla vurularak) oraya geri çevrilirler ve "Yangın azabını tadın!" (denilir).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İyice bunalıp oradan çıkmak isterlerse her defasında geri getirilecek ve onlara: "Şu yanma azabının zevkine varın" denecektir.

Şaban Britch

Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve: Yakıcı azabı tadın, denir.

Şaban Piriş

Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve: -Yakıcı azabı tadın, denir.

Yaşar Nuri Öztürk

Istırap yüzünden oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler: "Tadın şu yangın azabını!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As often as they seek relief they try to get out from thence, only to be returned back therein and be told: "Taste the torture of burning in the fire".

Abdul Haleem

whenever, in their anguish, they try to escape, they will be pushed back in and told, ‘Taste the suffering of the Fire.’

Abdullah Yusuf Ali

Every time they wish to get away therefrom, from anguish, they will be forced back therein, and (it will be said), "Taste ye the Penalty of Burning!"

Abul A'la Maududi

Whenever they try, in their anguish, to escape from Hell, they will be driven back into it, (and shall be told): "Now taste the torment of burning."

Aisha Bewley

Every time they want to come out of it, because of their suffering, they will be driven back into it: ‘Taste the punishment of the Burning!’

Al-Hilali & Khan

Every time they seek to get away therefrom, from anguish, they will be driven back therein, and (it will be) said to them: "Taste the torment of burning!"

Ali Quli Qarai

Whenever they desire to leave it out of anguish, they will be turned back into it [and told]: ‘Taste the punishment of the burning!’

Amatul Rahman Omar

Every time they seek to escape from there in (their) anguish (and from its sorrows) they will be hurled back into it (and it will be said to them), `Keep on suffering the torment of burning. '

Arthur John Arberry

as often as they desire in their anguish to come forth from it, they shall be restored into it, and: 'Taste the chastisement of the burning!'

Bijan Moeinian

When they desperately try to get out of the Hell, they will be pushed back and will be told: "Taste the agony of burning. "

E. Henry Palmer

Whenever they desire to come forth therefrom through pain, they are sent back into it:. 'And taste ye the torment of the burning!'

Edip-Layth

Every time they want to escape the anguish, they are returned to it. Taste the retribution of the burning!

George Sale

So often as they shall endeavour to get out of hell, because of the anguish of their torments, they shall be dragged back into the same; and their tormentors shall say unto them, taste ye the pain of burning.

Hamid S. Aziz

And for them are hooks of iron.

Mahmoud Ghali

Whenever they would (try to) go out of it (because) of their suffering, they will be brought back into it, and (it is said to them), "Taste the torment of the burning. "

Marmaduke Pickthall

Whenever, in their anguish, they would go forth from thence they are driven back therein and (it is said unto them): Taste the doom of burning.

Mohamed Ahmed - Samira

As often as they try to escape from its anguish they would be put back into (the fire), and taste the torment of burning.

Muhammad Asad

and every time they try in their anguish to come out of it, they shall be returned thereto and [be told]: "Taste suffering through fire [to the full]!"

Mustafa Khattab

Whenever they try to escape from Hell—out of anguish—they will be forced back into it, ˹and will be told,˺ "Taste the torment of burning!"

Progressive Muslims

Every time they want to escape the anguish, they are returned to it. Taste the retribution of the burning!

Rashad Khalifa

Whenever they try to exit such misery, they will be forced back in: "Taste the agony of burning."

Sahih International

Every time they want to get out of Hellfire from anguish, they will be returned to it, and [it will be said], "Taste the punishment of the Burning Fire!"

Sam Gerrans

Whenever they desire to come out therefrom — from anguish — they will be returned thereto: “And taste the punishment of the consuming fire!”

Shabbir Ahmed

Whenever, in their anguish, they try to come out of it, they shall be returned to it, "Taste the doom of burning. "

Syed Vickar Ahamed

Every time they like to get away there from, in (the most severe) pain, they will be pushed back therein, and (it will be) said to them: "You taste the Penalty of burning!"

Taqi Usmani

Whenever, in their anguish, they will intend to come out of it (the fire), they will be turned back to it, and (it will be said to them,) "Taste the punishment of burning".

The Monotheist Group

Every time they want to escape the anguish, they are returned to it. Taste the retribution of the burning!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩