Enfâl suresi

Enfâl suresi, 50. ayet

Enfâl suresi, 50. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

velev terâ iẕ yeteveffe-lleẕîne keferü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm. veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

Diyanet İşleri

Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 47–53 · surenin 50. ayeti / 75

Konu Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar Enfâl 49–58 3

  1. Enfâl 47

    Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

  2. Enfâl 48

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

  3. Enfâl 49

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 50

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  5. Enfâl 51

    (Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

  6. Enfâl 52

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

  7. Enfâl 53

    Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ruhları kabzetmekle görevli olan “Melekler”, Allah’ın âyetlerini inkâr eden “kâfirlerin canlarını alırken” onların alabildiğine huzursuz ve büyük sıkıntılar içerisinde bulundukları sırada onları “bir görseydin!” Melekler “onların yüzlerine ve arkalarına vuruyor” ve onlara: Haydi çıkarın canlarınızı!, diyorlardı. Onlar ise canlarının çıkmasını istemiyor ve karşı koyuyorlardı! Çünkü karşılaşacakları o can yakıcı azabı biliyorlardı. İşte bundan dolayıdır ki burada “Tadın o yakıcı azabı!” yani oldukça yakıcı ve şiddetli azabı tadın, buyrulmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber- Meleklerin, Allah'ı ve resulünü İnkâr eden kimselerin ruhlarını alırken bir görseydin. Onların ruhlarını alırken yüzlerine ve kaçışmaya çalışırken de sırtlarına vurarak; "-Ey kâfirler!- yakıcı azabı tadın." derken şahit olsaydın, gerçekten büyük bir şeye şahit olurdun.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve keşke
  2. تَرَىٰٓ tera görseydin kök: راي
  3. إِذْ iz
  4. يَتَوَفَّى yeteveffa canlarını alırken kök: وفي
  5. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  6. كَفَرُوا۟ ۙ keferu o inkar eden(leri) kök: كفر
  7. ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ l-melaiketu Melekler kök: ملك
  8. يَضْرِبُونَ yedribune vuruyorlar kök: ضرب
  9. وُجُوهَهُمْ vucuhehum yüzlerine kök: وجه
  10. وَأَدْبَـٰرَهُمْ ve edbarahum ve kıçlarına kök: دبر
  11. وَذُوقُوا۟ vezuku haydi tadın kök: ذوق
  12. عَذَابَ azabe azabını kök: عذب
  13. ٱلْحَرِيقِ l-hariki yangın kök: حرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)

    Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri nasıl olacak?

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    (8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani melekler dipnot 1 yüzlerine ve arkalarına vurarak ve "Tadın yakıcı azabı!" (diyerek) o kâfir olanların canlarını alırken onları bir görseydin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.

Mustafa İslamoğlu

Ve O, küfre saplanıp kalanlara ölümü tattırdığında bir görmeliydin: Melekler onların suratlarına ve sırtlarına vurarak (diyecekler) ki: "Tadın bakalım yakıcı azabı;

Muhammed Esed

O, hakkı inkara şartlanmış olanları ölüme sürüklediği zaman, (nasıl olacak) bir görebilseydin: Melekler onların yüzlerine, sırtlarına vurarak: "Yakıp kavuran azabı tadın, bakalım!" (diyecekler),

Ahmed Hulusi

Melaikeyi, hakikat bilgisini inkar edenlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak ve "Tadın yakıp kavuran azabı" (diye) öldürürken bir görseydin!

Ali Bulaç

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin.

Ali Özek ve heyeti

Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve «Tadın yakıcı cehennem azabını» (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!

Ali Rıza Safa

Yüzlerine ve arkalarına vurarak, nankörlük edenlerin canlarını alırken, melekleri görseydin? "Tadın, yakıcı cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Görseydin o inkar edenleri. Melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve "Haydi yakıcı azabı tadın!" diyorlardı.

Edip Yüksel

İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin! Yüzlerine ve arkalarına (saldıran ve kaçan düşmanlarınıza) vuruyorlardı: "Tadın yakıcı azabı!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin! Yüzlerine ve arkalarına (saldıran ve kaçan düşmanlarınıza) vuruyorlardı: 'Tadın yakıcı azabı!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de meleklerin, kafirlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vura vura: "Tadın bakalım yangın azabını!" dediklerini görmeliydin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de görseydin Melekler canlarını alırken o küfr edenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura, tadın bakalım! diyerek: yangın azabını

Erhan Aktaş

Şayet görüp tanıklık etseydin dipnot 1 eğer! Melekler, Kafirlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar dipnot 2 ve "Kavurucu azabı tadın." diyorlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Edatı geçmiş zamanı şimdiki zamana çevirmektedir. Dolayısı ile anlam "şayet görüp müşahede etseydin" şeklinde olmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaşa, tıpkı onların Müslümanlara önden ve arkadan vurdukları gibi melekler de önden ve arkadan onlara vurarak canlarını alıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şayet görüp tanıklık etseydin dipnot 1 eğer! Melekler, Kafirlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar dipnot 2 ve "Kavurucu azabı tadın." diyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    لَوْ Edatı geçmiş zamanı şimdiki zamana çevirmektedir. Dolayısı ile anlam "şayet görüp müşahede etseydin" şeklinde olmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaşa tıpkı onların Müslümanlara önden ve arkadan vurdukları gibi melekler de önden ve arkadan onlara vurarak canlarını alıyorlar.

Gültekin Onan

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o küfredenlerin canlarını alırken görmelisin.

Hasan Basri Çantay

Melekler, o kafirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve "Tadın cehennem azabını" (diye diye) canlarını alırken görmeliydin!

İbni Kesir

Bir görseydin sen; hani melekler, küfredenlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: Tadın yakıcı azabı, diyorlardı.

Mehmet Alagaş

(49-54) Bir vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar / maraz olanlar; şunları dinleri aldattı (bu hale getirdi) dediler. Kim Allah’a tevekkül eder / vekil tayin ederse muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Hele kafirleri vefat ederlerken bir görsen, melekler onların yüzlerine ve artlarına vururlar, yangın azabını tadın , i şte bu, ellerinizle sunduklarınızdan / takdim ettiklerinizden dolayıdır, Allah kullarına zulüm edici değildir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler ve Allah ta onları günahları ile aldı. Muhakkak Allah sağlamdır, azabı şiddetlidir. İşte bu, Allah’ın, ta ki onlar kendilerini değiştirinceye kadar, bir kavme verdiği nimeti değiştirmemesinden dolayıdır, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir / bilgedir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar, günahları nedeniyle onları helak ettik, firavun ailesini suda boğduk, hepsi zalim idiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve ardlarına vura vura ve; “Haydi tadın bakalım ateşin azabını!” diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Süleyman Ateş

Görseydin o inkar edenleri: Melekler, onların canlarını alırken yüzlerine ve kıçlarına vuruyorlar: "Haydi, yangın azabını tadın!" (diyorlardı).

Süleymaniye Vakfı

Melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura vefat dipnot 1 ettirirken o kafirleri bir görsen! Onlara: "Yangın azabını tadın bakalım!" derler dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zümer 39/42'ye göre insan, biri beden diğeri ruh olmak üzere iki nefisten oluşur. Ruhun çoğunlukla can ile aynı şey olduğu zannedilir. Oysa ana rahminde canlılık döllenmeyle başlarken, ruhun üflenmesi bütün organların tamamlanmasından sonra olur. Ruh bedenle birleştiğinde insan, dinleyen, basiret ve gönül sahibi olan bir canlı türü haline gelir (Mü'minun 23/12-14, Secde 32/7-9). Beden bir bilgisayarın donanımına; can, donanıma güç veren elektriğe benzer. Ruh ise bilgisayarın işletim sistemi gibidir. İşletim sistemi nasıl bütün bilgileri koruyorsa ruh da öyledir. Ruhun bedenden çekilip alınmasına "vefat ettirme" denir. Allah insanı iki şekilde vefat ettirir: biri uyuyunca, diğeri de ölünce olur. Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu tutar. Ruh ve canın farklı şeyler olduğu, uyuyan insanın canlılığını korumasından da anlaşılır. Uyuyan insanın ruhu, uyandığında; ölen kişinin ruhu ise ahirette bedenler yeniden diriltildiğinde geri döner (Mü'minun 23/100, Tekvir 81/7).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler canlarını alırken o kafirleri bir görsen; yüzlerine ve arkalarına vurarak onlara: "Yangın azabını tadın şimdi" derler.

Şaban Britch

Görseydin o kâfirleri; melekler, olanların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Haydi Yakıcı azabı tadın!" (derken)

Şaban Piriş

Görseydin o inkar edenleri melekler, kafir olanların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken: (Şöyle diyorlardı) -Yakıcı azabı tadın.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir görseydin o küfre sapanları! Melekler canlarını alırken onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlardı: "Yangın azabını tadın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If you could only see the infidels when the angels of death besiege them all about to disembody their souls, how they descend violently upon them striking their faces and their backs, and say to them: " Now you shall taste the torment of the Fire laid upon the damned".

Abdul Haleem

If only you [Prophet] could see, when the angels take the souls of the disbelievers, how they strike their faces and backs: it will be said, ‘Taste the punishment of the Fire.

Abdullah Yusuf Ali

If thou couldst see, when the angels take the souls of the Unbelievers (at death), (How) they smite their faces and their backs, (saying): "Taste the penalty of the blazing Fire-

Abul A'la Maududi

And if you could only see when the angels took away the souls of the unbelievers, striking them on their faces and backs, saying: 'Taste the torment of burning.

Aisha Bewley

If only you could see when the angels take back those who were kafir at their death, beating their faces and their backs: ‘Taste the punishment of the Burning!

Al-Hilali & Khan

And if you could see when the angels take away the souls of those who disbelieve (at death); they smite their faces and their backs, (saying): "Taste the punishment of the blazing Fire."

Ali Quli Qarai

Were you to see when the angels take away the faithless, striking their faces and their backs, [saying], ‘Taste the punishment of the burning.

Amatul Rahman Omar

Could you but see the angels carrying away the souls of those who disbelieve, smiting their faces and their backs (saying), `Suffer the punishment of burning.

Arthur John Arberry

If thou couldst only see when the angels take the unbelievers, beating their faces and their backs: 'Taste the chastisement of the burning --

Bijan Moeinian

If you could only see how the angels would treat the disbelievers who had been killed in the battle [of Badr] They would slap their faces and kick their rear end saying: "Now is the time that you face the Fire that [you used to deny. ]

E. Henry Palmer

Couldst thou see when the angels take away the souls of those who misbelieve; they smite them on their faces and hinder parts. - 'Taste ye the torment of burning!

Edip-Layth

If you could only see as the controllers take those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing fire!"

George Sale

And if thou didst behold when the angels cause the unbelievers to die: They strike their faces and their backs, and say unto them, taste ye the pain of burning:

Hamid S. Aziz

If you could see how the angels take away the souls of those who disbelieve, smiting them on their faces and hinder parts, saying, "Taste you the torment of burning!

Mahmoud Ghali

And if you could see the Angels as they take up the ones who disbelieved, striking their faces and their hind parts and (saying), "Taste the torment of the burning. "

Marmaduke Pickthall

If thou couldst see how the angels receive those who disbelieve, smiting faces and their backs and (saying): Taste the punishment of burning!

Mohamed Ahmed - Samira

If you could only see the infidels as the angels draw away their souls and strike their faces and their backs, (saying): "Taste the torment of burning

Muhammad Asad

AND IF thou couldst but see [how it will be] when He causes those who are bent on denying the truth to die: the angels will strike their faces: and their backs, and [will say]: "Taste suffering through fire

Mustafa Khattab

If only you could see when the angels take the souls of the disbelievers, beating their faces and backs, ˹saying,˺ "Taste the torment of burning!

Progressive Muslims

And if you could only see as the Angels take those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing Fire!"

Rashad Khalifa

If you could only see those who disbelieved when the angels put them to death! They will beat them on their faces and their rear ends: "Taste the retribution of Hell.

Sahih International

And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved. .. They are striking their faces and their backs and [saying], "Taste the punishment of the Burning Fire.

Sam Gerrans

And if thou couldst see when the angels take those who ignore warning, striking their faces and their backs:[...]. — “And taste the punishment of the consuming fire

Shabbir Ahmed

Only if you could perceive how the rejecters leave this world, as the angels put them to death. It is as if they are smiting their faces and backs, "Taste the doom of burning."

Syed Vickar Ahamed

And if you could see, when the angels take the souls of the disbelievers (at the time of their death), that they smite their faces and (strike) their backs, (saying): "Taste the Penalty of the burning Fire—

Taqi Usmani

Only if you were to see (them) when the angels take out the souls of those who disbelieve, beating their faces and their backs, and (saying) "Taste the punishment of the flaming Fire.

The Monotheist Group

And if you could only see as the angels terminate the lives of those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing Fire!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩