Hac suresi

Hac suresi, 37. ayet

Hac suresi, 37. ayet. لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

ley yenâle-llâhe lüḥûmühâ velâ dimâühâ velâkiy yenâlühü-ttaḳvâ minküm. keẕâlike seḫḫarahâ leküm litükebbirü-llâhe `alâ mâ hedâküm. vebeşşiri-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 34–40 · surenin 37. ayeti / 78
  1. Hac 34

    Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O'na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!

  2. Hac 35

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

  3. Hac 36

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

  4. 37

    Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

  5. Hac 38

    Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.

  6. Hac 39

    Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

  7. Hac 40

    Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Onların ne etleri ne de kanları asla Allah’a ulaşmaz.” Yani onlardan maksat, yalnızca onların kesilmesi değildir. Hem etlerinden de kanlarından da Allah’a herhangi bir şey ulaşmaz. Çünkü Allah, hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğaniydir, her türlü hamde layık olan Hamid’dir. O’na ancak bu amelinizdeki ihlâsınız, ecrini Allah’tan beklemeniz ve salih niyetiniz ulaşır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Fakat sizden O’na takvâ ulaşır” buyurmaktadır. Bu buyruk ile kurban kesiminde ihlâslı olmaya ve yalnızca Allah’ın rızasının kastedilmesi gerektiğine, övünmek, riyakârlık, başkalarının işitmesi veya sadece âdet olduğu için kurban kesme yoluna gidilmemesine teşvik vardır. Diğer tüm ibadetler de böyledir. Eğer bu ibadetlerde ihlâs ve Allah'a karşı takvâ olmayacak olursa bu amel, özü bulunmayan bir kabuğa, ruhu bulunmayan bir cesede benzer. “Bu şekilde O, onları sizin istifadenize sundu ki size hidâyet verdiği için” O’nun sizi hidâyete kavuşturmasının karşılığında “tekbir getirip Allah’ı tazim edesiniz.” Allah’ın büyüklüğünü dile getirerek O’nu ta’zim edesiniz. Çünkü O, en kâmil övgülere, en yüce hamdlere ve en üstün tazime layık olandır. “İhsan sahiplerini” Allah’a, O’nu görüyorlarmış gibi güzelce ibadet edenleri “müjdele!” ,Onlar bu dereceye ulaşamaz iseler dahi yine ibadetleri esnasında O’nun kendilerini gördüğüne, kendilerinin hallerinden haberdar olduğuna inanırlar. Mal, ilim, mevki, nasihat, iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak, hoş bir söz vb. bütün ihsan/iyilik çeşitleri ile Allah’ın kullarına iyilikte bulunan kimseler de “ihsan sahipleri” arasındadır. İşte bu ihsan sahiplerine Allah’tan dünya ve âhiret saadeti müjdesi vardır. Yüce Allah, bunlara kendileri Allah’a ibadetlerinde ihsan makamına yükseldikleri ve kullarına da iyilikte bulundukları için ihsanda bulunacaktır. “İhsan/iyiliğin karşılığı ihsandan/iyilikten başkası olabilir mi?” (er-Rahmân, 55/60); “İhsanda bulunanlara en güzeli ve daha fazlası vardır.” (Yunus, 10/26)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kesmiş olduğunuz kurbanların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ancak bu hayvanları kesme emrine uymanızdan dolayı itaatinizdeki takvanız Allah Teâlâ'ya yükseltilir. Aynı zamanda Yüce Allah kendisini tekbir edip sizi hakka muvaffak kıldığına şükretmeniz için bu hayvanları hizmetinize sunmuştur. -Ey Resul!- Rablerine ibadetlerinde ve kulları ile muamelelerinde ihsanda bulunanları kendilerini mutlu edecek şeyler ile müjdele.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَن len
  2. يَنَالَ yenale ulaşmaz kök: نيل
  3. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  4. لُحُومُهَا luhumuha onların etleri kök: لحم
  5. وَلَا ve la ve ne de
  6. دِمَآؤُهَا dima'uha kanları kök: دمو
  7. وَلَـٰكِن velakin fakat
  8. يَنَالُهُ yenaluhu O'na ulaşır kök: نيل
  9. ٱلتَّقْوَىٰ t-tekva takvanız kök: وقي
  10. مِنكُمْ ۚ minkum sizin
  11. كَذَٰلِكَ kezalike böylece
  12. سَخَّرَهَا sehharaha onları boyun eğdirdi kök: سخر
  13. لَكُمْ lekum size
  14. لِتُكَبِّرُوا۟ litukebbiru anmanız için kök: كبر
  15. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  16. عَلَىٰ ala üzere
  17. مَا ma diye
  18. هَدَىٰكُمْ ۗ hedakum sizi doğru yola iletti kök: هدي
  19. وَبَشِّرِ ve beşşiri ve müjdele kök: بشر
  20. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دمو (10 geçiş) · Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: دمو (10 geçiş) · Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: دمو (10 geçiş) · Aynı kök: لحم (12 geçiş)

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…

  • Aynı kök: نيل (12 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kibir

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kibir

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların etleri de kanları da asla Allah'a ulaşmaz fakat O'na sadece sizden takvâ (duyarlılık) ulaşır. Sizi doğru yola ulaştırdığı için Allah'ı yüceltesiniz diye O, bunları (bu hayvanları) böylece sizin hizmetinize verdi. Güzel davrananları müjdele! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerde (34-37) ele alınan konu, 27-30. ayetlerden farklıdır ve kurbanın her ümmete gerekli kılındığının apaçık delilidir. 28. ayette kurban etlerini değerlendirme hakkında "iki konuya" değinilmektedir. 36. ayette ise durumu müsait olanların kesmesi gereken hayvanlardan söz edilmekte ve kurban etlerinin değerlendirilmesinde "üç konuya" değinilmektedir. İkisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat sizden O'na ulaşan yalnızca O'na karşı gösterdiğiniz derin sorumluluk bilincidir. Böylece onları sizin yararınıza amade kıldı ki, size yol gösterdiğinden dolayı Allah'ın yüceliğini layıkıyla takdir edesiniz; ve (sen Ey Peygamber,) iyileri (O'nun rızasına ermekle) müjdele!

Muhammed Esed

(Fakat unutmayın ki,) onların ne etleri Allah'a ulaşır, ne de kanları; lakin O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlıktır. İşte bu amaçla, onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, size ulaşma yolunu, yordamını gösterdiği (her türlü rahmet) için O'nun yüceliğini saygıyla anasınız. Öyleyse, o iyilik yapanları müjdele

Ahmed Hulusi

Onların etleri de kanları da Allah'a asla erişmez; fakat sizden O'na takva (itaatle elde edilecek yararlar) ulaşır. . . İşte böylece (Allah) onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah'ı tekbir edesiniz. . . Muhsinleri müjdele!

Ali Bulaç

Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

Ali Özek ve heyeti

Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!

Ali Rıza Safa

Onların etleri ve kanları, Allah'a asla ulaşmaz. Ancak, sorumluluk bilinciniz O'na ulaşır. Sizi doğru yola eriştirdiğinden dolayı, Allah'ın yüceliğini anmanız için, onları, sizin hizmetinize vermiştir. Güzel davrananlara, sevinçli haberi ver.

Bayraktar Bayraklı

Bu kurbanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır! Fakat Allah'a ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye, bu hayvanları sizin istifadenize sundu. Güzel davrananları müjdele!

Edip Yüksel

ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki, sizi doğruya ulaştırdığı için ALLAH'ın büyüklüğünü anasınız. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 6:119-121.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O'na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki, sizi doğruya ulaştırdığı için ALLAH'ın büyüklüğünü anasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Ancak O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. Görevlerini iyi yapan iyilik sevenleri müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette onların ne etleri, ne kanları Allaha ermez, velakin ona sizden olan tekva irecektir, böyle onları size müsahhar kıldı ki size yolunu gösterdiğinden dolayı Allahı tekbir ile büyükleyesiniz, ve müjdele o vazifelerini güzel yapan muhsinleri

Erhan Aktaş

Onların dipnot 1 ne etleri ne de kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kurbanların.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların dipnot 1 ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kurbanların.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların dipnot 1 ne etleri ne kanları asla Allah'a ulaşmaz. Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. Sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz için onları sizin yararınıza sundu. İyi olan kimseleri müjdele.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kurbanların.

Gültekin Onan

Onların etleri ve kanları kesin olarak Tanrı'ya ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Tanrı'yı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver.

Hasan Basri Çantay

Onların ne etleri, ne kanları hiç bir zaman Allaha (yükselib) erişmez. Fakat sizden Ona (yalınız) takvaa ulaşır. Size olan hidayetine karşı Allahı büyük tanımanız içindir ki O, bunları böylece size raam etmişdir. (Habibim) iyi hareket edenleri müjdele.

İbni Kesir

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır. Sizden O'na sadece takva ulaşır. Sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı tekbir edesiniz diye O, bunları size müsahhar kılmıştır.

Mehmet Alagaş

(25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların etleri de, kanları da Allah’a asla ulaşmaz. Fakat sizden ona takvâ ulaşır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İhsan sahiplerine müjde ver.

Süleyman Ateş

Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Allah onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O'nun büyüklüğünü anasınız. (Ey Muhammed), güzel davrananları müjdele.

Süleymaniye Vakfı

Onların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ama ona sizin takvanız /Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınma duygunuz ulaşır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdi ki sizi doğruya yöneltmesine karşılık Allah'ı tekbirlerle anasınız (bayram namazı kılasınız dipnot 1 ). Sen güzel davrananlara müjde ver!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tekbir, Allah'ın yüceliğini dile getirmek yani "Allahu Ekber" diyerek onu zikretmektir. Kurbanla ilgili hükümler zikredildikten sonra Müslümanlara tekbir getirme emri verildiği için bu emir, bayram namazını göstermektedir. Çünkü Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Benim zikrim için namazı düzgün ve sürekli kıl!" (Taha 20/14) Güneşin doğmasından sonra namaz kılmanın caiz olduğu ilk vakit kuşluk vakti olduğu için bayram namazı bu vakitte kılınır. Nebimiz, Ramazan ve Kurban Bayramlarında, eşlerini ve kızlarını namaz kılınan yere çıkarır, bütün kadınların gelmelerini de emrederdi (Buhari, lydeyn 15, 20, Hayz 23, Salat 2, Hacc 81; Müslim, Iydeyn 10-890). Burada 'namaz kılın' değil 'tekbir getiresiniz' denildiği için bu emir namazın içindeki tekbirlere de işaret etmektedir. Bayram namazlarını diğer namazlardan ayıran bu tekbirlerdir (Bakara 2/185).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; ona ulaşacak olan sizin takvanızdır dipnot 1 . Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki Allah'ın yol göstermesine karşılık tekbir dipnot 2 getiresiniz. Sen güzel davrananlara müjde ver.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan çekinerek kendini koruma, kendini(fıtratını) bozmama isteği. Bakınız Bakara 2/2.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tekbir: saygı göstermek, hayran olmak, önünde saygı ile eğilmek, ululamak, tapmak (Örneğin: ‘Allah-u ekber: Allah en büyüktür' demek.)

Şaban Britch

Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Fakat, O’na sizin takvanız ulaşacaktır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

Şaban Piriş

Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Fakat, O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Size doğru yolu gösterdiği için Rabbinizin büyüklüğünü anın diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İyilik edenleri müjdele!

Yaşar Nuri Öztürk

Onların etleri de kanları da Allah'a asla ulaşmaz; fakat sizin takvanız O'na ulaşır. Onları size bu şekilde boyun eğdirdi ki, sizi hidayete erdirdiği için Allah'ı yücelterek anasınız. Güzel düşünüp güzel davrananlara müjde ver.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is not their flesh nor their blood that reaches Allah. It is only the piety on your part, the obedience and the faithfulness to the duties owed to Him. We made them subservient to you so that you may praise Allah and extoll His glorious attributes in return for His guidance to you into all truth. Meanwhile proclaim O Muhammad joyful tidings to those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

It is neither their meat nor their blood that reaches God but your piety. He has subjected them to you in this way so that you may glorify God for having guided you. Give good news to those who do good:

Abdullah Yusuf Ali

It is not their meat nor their blood, that reaches Allah: it is your piety that reaches Him: He has thus made them subject to you, that ye may glorify Allah for His Guidance to you and proclaim the good news to all who do right.

Abul A'la Maududi

Neither their flesh reaches Allah nor their blood; it is your piety that reaches Him. dipnot 1 He has subjected these animals (to you) that you may magnify Allah for the guidance He has bestowed upon you. Give glad tidings, dipnot 2 (O Prophet), to those who do good.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This prescribes a very important condition for the sacrifice made in the worship of Allah. A sacrifice is acceptable to Allah only if it is accompanied by piety and sincerity. Though sacrifice is a symbol of Allah, yet it has been made plain that it is accepted only if it is accompanied by piety, saying: "Neither their meat that reaches Allah nor their blood, but what reaches Him is the piety from you". This was also meant to condemn the ritual of the days of ignorance, when the Arabs took the flesh to the Kabah and smeared its walls with the blood of the sacrificed animal.
  2. metne dön, dipnot 2
    "That you may glorify Allah" at the time of sacrifice verbally also in order to acknowledge that the animals really belong to Allah and to no one else. One of the sentences uttered at the time of sacrifice is Allahumma minka wa laka (O Allah, this animal is Thine and is presented to Thee).

Aisha Bewley

Their flesh and blood does not reach Allah but your taqwa does reach Him. In this way He has subjected them to you so that you might proclaim Allah’s greatness for the way that He has guided you. Give good news to the good-doers.

Al-Hilali & Khan

It is neither their meat nor their blood that reaches Allâh, but it is piety from you that reaches Him. Thus have We made them subject to you that you may magnify Allâh for His Guidance to you. And give glad tidings (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to the Muhsinûn [1] (doers of good).

Ali Quli Qarai

It is not their flesh or their blood that reaches Allah. Rather it is your Godwariness that reaches Him. Thus has He disposed them for your benefit so that you may magnify Allah for His guiding you. And give good news to the virtuous.

Amatul Rahman Omar

It is neither their flesh nor their blood (of these sacrifices) which matters to Allâh but it is guarding against evil and devotion to duty on your part that matters to Him. Thus He has made them subservient to you that you may proclaim the greatness of Allâh for His guiding you. And give glad tidings to the doers of good to others.

Arthur John Arberry

The flesh of them shall not reach God, neither their blood, but godliness from you shall reach Him. So He has subjected them to you, that you may magnify God for that He has guided you. And give thou good tidings unto the good-doers.

Bijan Moeinian

It is neither their meat nor their blood (which is the basis for the Christianity) that reaches the Lord; it is your righteousness (in feeding the poor) which touches the Lord. That is why I have made them subservient to you so that you may your appreciation for His favors. Thus, let the charitable people know about their good destiny.

E. Henry Palmer

Thus have we subjected them to you; haply, ye may give thanks! Their meat will never reach to God, nor yet their blood, but the piety from you will reach to Him. Thus hath He subjected them to you that ye may magnify God for guiding you: and give thou glad tidiness to those who do good.

Edip-Layth

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may glorify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

George Sale

Their flesh is not accepted of God, neither their blood; but your piety is accepted of Him. Thus have We given you dominion over them, that ye might magnify God, for the revelations whereby He hath directed you. And bear good tidings unto the righteous,

Hamid S. Aziz

The camels! We have appointed them for you as one of the symbols of Allah. Therein have you much good; so mention the name of Allah over them as they stand in a row, and when they are down (dead after slaughter) eat of them, and feed the easily contented (the poor that beg not) and him who begs with humility. Thus have We subjected them to you; per chance (or possibly), you may give thanks.

Mahmoud Ghali

Their meats will never attain pertain to Allah, nor their blood; (Literally: bloods) but piety from you will reach Him. Thus He has subjected them to you, that you may magnify Allah for that He has guided you. And give good tidings to the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

Their flesh and their food reach not Allah, but the devotion from you reacheth Him. Thus have We made them subject unto you that ye may magnify Allah that He hath guided you. And give good tidings (O Muhammad) to the good.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not their meat or blood that reaches God: It is the fealty of your heart that reaches him. That is why He has subjugated them to you that you may glorify God for having shown you the way. So give glad tidings to those who are doers of good.

Muhammad Asad

[But bear in mind:] never does their flesh reach God, and neither their blood: it is only your God-consciousness that reaches Him. It is to this end that We have made them subservient to your needs, so that you might glorify God for all the guidance with which He has graced you. And give thou this glad tiding unto the doers of good:

Mustafa Khattab

Neither their meat nor blood reaches Allah. Rather, it is your piety that reaches Him. This is how He has subjected them to you so that you may proclaim the greatness of Allah for what He has guided you to, and give good news to the good-doers.

Progressive Muslims

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may glorify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

Rashad Khalifa

Neither their meat, nor their blood reaches GOD. What reaches Him is your righteousness. He has subdued them for you, that you may show your appreciation by glorifying GOD for guiding you. Give good news to the charitable.

Sahih International

Their meat will not reach Allah, nor will their blood, but what reaches Him is piety from you. Thus have We subjected them to you that you may glorify Allah for that [to] which He has guided you; and give good tidings to the doers of good.

Sam Gerrans

Their flesh does not reach God, nor their blood. But prudent fear reaches Him from you. Thus have We made them subject for you, that you might magnify God for guiding you. And bear thou glad tidings to the doers of good.

Shabbir Ahmed

Neither their meat nor their blood reaches Allah. What reaches Him is your sincere devotion. He has thus subjected them to you that you manifestly establish the Greatness of Allah in the land for everyone to behold (the objective of Hajj). And to see how magnificent the Guidance is that He has bestowed upon you (2:185). And (O Prophet) give glad news to all benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

It is neither their meat nor their blood, that reaches Allah: It is your devotion (to Allah) that reaches Him: He has thus made them at your command, for you may glorify Allah for His guidance to you: And declare the good news to all who do right.

Taqi Usmani

It is neither their flesh nor their blood that reaches Allah, but what does reach Him is the taqwā (the sense of obedience) on your part. Thus He has made them (the animals) subjugated to you, so that you proclaim Allah’s glory for the guidance He gave you. And give good news to those who are good in their deeds.

The Monotheist Group

Neither their meat nor their blood reaches God, but what reaches Him is the righteousness from you. It was thus that He made them in service to you, so that you may magnify God for what He has guided you to, and give news to the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩