Hâkka suresi

Hâkka suresi, 10. ayet

Hâkka suresi, 10. ayet. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً

fe`aṣav rasûle rabbihim feeḫaẕehüm aḫẕeter râbiyetâ.

Diyanet İşleri

Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 7–13 · surenin 10. ayeti / 52

Konu Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri Hâkka 1–12 3

  1. Hâkka 7

    Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

  2. Hâkka 8

    Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?

  3. Hâkka 9

    Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lut kavmi) hep o suçu işlediler.

  4. 10

    Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.

  5. Hâkka 11–12

    (11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

  6. Hâkka 13

    (13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–10. ayetler için yazılmıştır.

9. Yani azgın iki ümmet olan Âd ve Semûd’un dışında azgın ve haddi aşan başka ümmetler de gelmiştir. Yüce Allah’ın kendilerine rasûlü İmran oğlu Mûsâ’yı -salât ve selâm olsun ona- peygamber olarak gönderdiği Mısır Firavun’u bunlara bir örnektir.

O, onlara apaçık belgeler ve mucizeler göstermişti. Bunlar sayesinde hakka kesin olarak inandıkları halde sırf zalimlik ederek ve büyüklük taslayarak bile bile inkâr ettiler, küfre saptılar.

Onlardan önce daha başka yalanlayıcılar da gelmişti. “(Lut’un) altı üstüne getirilen şehirleri” bunlar Lût kavminin şehirleri idi. İşte bu sayılanların hepsi de “hep (aynı) günahı işlediler.” Yani haddi aşan işler yaptılar ki bunlar da küfür, yalanlama, zulüm, inatlaşma ve bunlara ek olarak türlü masiyetler ve fasıklıklar idi.

10. “Hepsi de Rablerinin rasûllerine isyan ettiler.” Yani bunların hepsi, Allah’ın kendilerine gönderdiği peygamberi yalanladılar.

"O da onları” hepsini “çok şiddetli” helâkleri ile sonuçlanan, bilinen sınırın ve miktarın çok üstünde “bir (azapla ansızın) yakalayıverdi.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan her biri kendilerine gönderilen elçiye karşı geldi ve onu yalanladı. Allah Teâlâ da helak olmalarını sağlayan şiddetli bir azapla onları yakalayıverdi.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَعَصَوْا۟ fe asav karşı geldiler kök: عصي
  2. رَسُولَ rasule elçisine kök: رسل
  3. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin kök: ربب
  4. فَأَخَذَهُمْ feehazehum O da onları yakaladı kök: اخذ
  5. أَخْذَةًۭ ehzeten bir yakalayışla kök: اخذ
  6. رَّابِيَةً rabiyeten şiddeti gittikçe artan kök: ربو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rablerinin (her bir) elçisine isyan etmişlerdi; O da onları şiddetli bir şekilde yakalamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet Rablerinin elçisine karşı geldiler; ve (Allah günahlarıyla) katlanan bir bela ile tümünü enseledi.

Muhammed Esed

ve Rablerinin (gönderdiği) elçilere isyan etmişlerdi. Allah şiddetli bir ceza darbesi ile onların hesabını gördü!

Ahmed Hulusi

Rablerinin Rasulüne asi oldular da (Rableri) onları şiddetle yakalayıverdi!

Ali Bulaç

Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

Ali Özek ve heyeti

Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı.

Bayraktar Bayraklı

Rablerinin peygamberine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

Edip Yüksel

Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hep Rablerinin peygamberine karşı geldiler; o da onları gittikçe artan bir tutuşla alıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hep rablarının Resulüne asi oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile

Erhan Aktaş

Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Rabb'lerinin Rasul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Gültekin Onan

Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

Hasan Basri Çantay

Öyle ki (her ümmet) Rablerinin peygamberine isyan etdiler. Bundan dolayı O da kendilerini fazla bir şiddetle yakalayıverdi.

İbni Kesir

Rabblarının elçisine isyan etmişlerdi. Bunun üzerine O da kendilerini gittikçe artan bir şiddetle yakalayıverdi.

Mehmet Alagaş

(1-12) Kaçınılmaz Gerçek! Nedir kaçınılmaz gerçek? Kaçınılmaz gerçeği sana ne idrak ettiriyor? Semûd ve Âd , çarpıcı olayı / Kâria’yı yalanladı, Semûd taşan şey ile / Tâiye ile helak oldu , Âd aşırı tiz sesli bir rüzgâr ile helak oldu. Onları yedi gece sekiz gün etkiledi, izleri silindi, kavmi, kesilmiş içi boş hurma kütükler gibi serili orada görebilirsin. Onlardan arta kalan bir şey / kalan bir bakiye görüyor musun? Firavun ve ondan önceki ve mü’tefikat da yanlışlarıyla geldiler, Rablerinin Resulüne isyan ettiler, şiddeti git gide artan bir yakalayış ile onları yakaladı. Su taştığında, akıp giden içerisinde (denizde gemide), sizin için hatırlatma yapalım diye ve işittiğini anlayan kulaklar bellesin diye, sizi biz taşıdık

Rowwad Tercüme Merkezi

Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Süleyman Ateş

Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

Süleymaniye Vakfı

Her biri, Rablerinin resulüne /onun elçi olarak getirdiklerine dipnot 1 karşı geldiler. Rableri de onları etkisi arttıkça artan bir azapla yakaladı dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Resul kelimesi yerine "onun elçi olarak getirdikleri" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rablerinin dipnot 1 elçilerine baş kaldırdılar. Rableri de onları kaldırıp yere vurdu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahiplerinin

Şaban Britch

Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Şaban Piriş

Rab'lerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They disobeyed the Messenger of Allah their Creator, so He stunned them and overtook them by a condign punishment making them unable to hold their own.

Abdul Haleem

these people committed grave sins and disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with an ever-tightening grip.

Abdullah Yusuf Ali

And disobeyed (each) the messenger of their Lord; so He punished them with an abundant Penalty.

Abul A'la Maududi

They did not follow the Messenger of their Lord, and so He seized them with a severe grip.

Aisha Bewley

They disobeyed the Messenger of their Lord so He seized them in an ever-tightening grip.

Al-Hilali & Khan

And they disobeyed their Lord’s Messenger, so He seized them with a strong punishment.

Ali Quli Qarai

Then they disobeyed the apostle of their Lord, so He seized them with a terrible seizing.

Amatul Rahman Omar

They disobeyed (in their respective times) the Messenger of their Lord, so He seized them with an ever-increasing punishment.

Arthur John Arberry

and they rebelled against the Messenger of their Lord, and He seized them with a surpassing grip.

Bijan Moeinian

[God sent them a messenger to offer them a decent code of conduct]. As they denied the messenger of God, your Lord punished them badly.

E. Henry Palmer

and they rebelled against the apostle of their Lord, and He seized them with an excessive punishment.

Edip-Layth

They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.

George Sale

and they severally were disobedient to the apostle of their Lord; wherefore He chastised them with an abundant chastisement.

Hamid S. Aziz

And they disobeyed the Messengers of their Lord, so He punished them with a severe punishment.

Mahmoud Ghali

Then they disobeyed the Messenger of their Lord, so He took them (away) with a surpassing grip (Literally: swelling taking).

Marmaduke Pickthall

And they disobeyed the messenger of their Lord, therefor did He grip them with a tightening grip.

Mohamed Ahmed - Samira

When they disobeyed the apostle of their Lord He seized them with an overwhelming punishment.

Muhammad Asad

and rebelled against their Sustainer's apostles: and so He took them to task with a punishing grasp exceedingly severe!

Mustafa Khattab

each disobeying their Lord’s messenger, so He seized them with a crushing grip.

Progressive Muslims

They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.

Rashad Khalifa

They disobeyed the messenger of their Lord. Consequently, He requited them a devastating requital.

Sahih International

And they disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with a seizure exceeding [in severity].

Sam Gerrans

And they opposed the messenger of their Lord, but He seized them with a surpassing grip.

Shabbir Ahmed

For, they disobeyed the respective Messenger of their Lord. Consequently, He grasped them with a firm grasp.

Syed Vickar Ahamed

And (each) disobeyed the messenger of their Lord: So He punished them with a severe penalty.

Taqi Usmani

and they disobeyed the messenger of their Lord, so He seized them with an extremely severe seizure.

The Monotheist Group

They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩