Hâkka suresi

Hâkka suresi, 37. ayet

Hâkka suresi, 37. ayet. لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ

lâ ye'külühû ille-lḫâṭiûn.

Diyanet İşleri

Onu günahkarlardan başkası yemez."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 34–40 · surenin 37. ayeti / 52

Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3

  1. Hâkka 34

    "Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."

  2. Hâkka 35

    "Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur."

  3. Hâkka 36

    "Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

  4. 37

    Onu günahkarlardan başkası yemez."

  5. Hâkka 38–40

    (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–37. ayetler için yazılmıştır.

30. İşte o vakit azap için emir verilecek ve oldukça sert tabiatlı ve çok güçlü olan Zebanilere şöyle denilecektir: “Tutun onu da ellerini boynuna bağlayın.” Yani boynuna onu boğacak kadar dar zincir vurun.

31. “Sonra cehenneme sokun onu.” Cehennemin kor ateşleri ve alevleri içerisinde onu evirip çevirin.

32. “Sonra da onu” cehennemin son derece sıcak zincirlerinden “yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun.” Yani bu zincir, kendisini makadından geçip ağzından çıkacak şekilde onu zincire geçirin ve bu zincirle onu asın. O, bu korkunç şekilde sürekli azap görecektir. O azap ve o ceza ne kadar da kötüdür! Böyle bir azap ve böyle bir azardan dolayı vay onun haline!

33. Onu böylesi bir yere ulaştıran sebebe gelince: “Çünkü o yüce Allah’a iman etmezdi.” Rabbini inkâr eder, peygamberlerine karşı inatla direnirdi. Onların getirdikleri hakkı reddederdi.

34. “Yoksulu yedirmeye de teşvik etmezdi.” Kalbinde fakirlere ve yoksullara şefkat duymasını sağlayacak bir merhamet de yoktu. Malından onlara yedirmediği gibi kalbinde böyle bir duygu bulunmadığından dolayı başkasını da onlara yedirsin diye teşvik etmezdi.

Bu azabın esas sebebi şudur: Mutluluğun temeli ve sebepleri iki tanedir: Birisi esası itibari ile Allah’a imana dayanan Allah için ihlâslı amellerde bulunmaktır, diğeri ise bütün yönleri ile yaratılmışlara ihsanda bulunmaktır. Bunların en büyüğü de muhtaç kimselerin gıdalarını temin edecek şekilde onlara yemek yedirmek sureti ile zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktır. Böylelerinin ise ne ihlâsı vardır ne de ihsanı. Bundan dolayı da bu azabı hak etmiş olacaklardır.

35. “Artık bugün burada” yani Kıyamet gününde “onun hiçbir yakın dostu yoktur.” Allah’ın azabından kurtulması yahut Allah’ın mükâfatını alarak umduğunu elde etmesi için ona şefaat edecek bir yakını, bir arkadaşı bulunmayacaktır. “Onun nezdinde şefaat izin verdiklerinden başkasına fayda sağlamaz.” (Sebe, 34/23); “Zalimlerin ne candan bir dostu, ne de şefaati kabul edilir bir şefaatçisi olacaktır.” (el-Mü’min, 40/18)

36. “İrinden başka hiçbir yiyeceği de yoktur.” Bu, son derece sıcak, acı, oldukça kötü kokulu ve son derece iğrenç tadı bulunan cehennemliklerin irinleridir.

37. Bu tür iğrenç bir yiyeceği de ancak “günahkarlar yer.” Yani dosdoğru yoldan sapanlar ve kendilerini cehenneme götüren her bir yolu izleyenler yer. İşte bundan dolayı can yakıcı azabı hak etmiş olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu yemeği yalnızca günahkâr ve suçlular yer.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَأْكُلُهُۥٓ ye'kuluhu onu yemez kök: اكل
  3. إِلَّا illa başkası
  4. ٱلْخَـٰطِـُٔونَ l-hatiune hata işleyenlerden kök: خطا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından…

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(36, 37) (Sürekli) hata yapanlardan başkasının yemeyeceği irinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.

Mustafa İslamoğlu

o, sadece günahkarların yediği bir yiyecek...

Muhammed Esed

suçlulardan başkasının yemediği bir yiyecek!"

Ahmed Hulusi

"Suçlular sadece onu yer!"

Ali Bulaç

"Bunu da, hata edenlerden başkası yemez."

Ali Özek ve heyeti

Ancak günahkârların yediği...

Ali Rıza Safa

Suçlulardan başkası onu yemez.

Bayraktar Bayraklı

- Ancak günahkarların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur."

Edip Yüksel

Onu ancak günahkarlar yer.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu ancak günahkarlar yer.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu günahkar canilerden başka kimse yemez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onu kimse yemez hatakar canilerden başka.

Erhan Aktaş

Onu, yanlışlarında ısrar edenlerden başkası yemez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu, yanlışlarında ısrar edenlerden başkası yemez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu, hatalarında ısrar edenlerden başkası yemez.

Gültekin Onan

"Bunu da, hata edenlerden başkası yemez."

Hasan Basri Çantay

"Ki onu (bilerek) hataa eden (kafir) lerden başkası yemez".

İbni Kesir

Onu ancak günahkarlar yer.

Mehmet Alagaş

(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.

Rowwad Tercüme Merkezi

O yemeği günahkârlardan başkası yemez.

Süleyman Ateş

Onu, (bile bile) hata işleyenlerden başkası yemez.

Süleymaniye Vakfı

Onu sadece, o hatayı dipnot 1 (şirk suçunu bile bile dipnot 2 ) işleyenler yer dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette "o hatayı işleyenler (الْخَاطِؤُونَ)" anlamına gelen kelimenin başında belirlilik takısı olan elif-lam bulunduğu için, önceki ayetlerde belirtilen hatayı işleyen kişileri gösterir. Bunların temel hatası, Allah'a güvenmemeleridir. Allah'a güvenmeyen kişi ya bir başka şeye ya da kendi kurgularına güvenir. İşte bu suç, Allah'a ortak oluşturmak, ona ortak koşmak anlamına gelen şirk suçudur. Bu suçu işleyene müşrik denir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada "bile bile" denmesi, bilmeden yapılan yanlışların affedileceğinden dolayıdır (Bakara 2/22, 286). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, büluğa erdiği andan itibaren (A'raf 7/172-173, Enbiya 21/60) putların ilah olmayacağını anlamıştı. Ama gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar yıldızın, ayın ve güneşin kendi rabbi olduğu inancındaydı. Onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını ortaya koydu (En'am 6/75-79). Onun bu konuda bile bile yaptığı bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşriklerden saymamıştır (Bakara 2/135, Al-i imran 3/67, 95, En'am 6/161, Nahl 16/123).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, o hatayı (şirk suçunu) işleyenlerden başkası yemez.

Şaban Britch

Onu günahkârdan başkası yemez.

Şaban Piriş

Onu günahkardan başkası yemez.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ki o atık suyu sadece günahkarlar yer."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Which no one consumes but the wicked who are destined to make their abode in Hell.

Abdul Haleem

that only sinners eat.’

Abdullah Yusuf Ali

"Which none do eat but those in sin."

Abul A'la Maududi

which only the sinners will eat."

Aisha Bewley

which no one will eat except those who were in error. ’

Al-Hilali & Khan

None will eat it except the Khâti’ûn (sinners, disbelievers, polytheists).

Ali Quli Qarai

which no one shall eat except the iniquitous. ’

Amatul Rahman Omar

`Which none but the wrongdoers shall take. '

Arthur John Arberry

that none excepting the sinners eat. '

Bijan Moeinian

Yes that is what the sinners eat: leftover liquid of washing the wounds.

E. Henry Palmer

which none save sinners shall eat!'

Edip-Layth

Food for the sinners.

George Sale

which none shall eat but the sinners.

Hamid S. Aziz

"Which none but the wrongdoers eat. "

Mahmoud Ghali

(That) none except the sinners eat. "

Marmaduke Pickthall

Which none but sinners eat.

Mohamed Ahmed - Samira

Which none but the hellish eat. "

Muhammad Asad

which none but the sinners eat!"

Mustafa Khattab

which none will eat except the evildoers."

Progressive Muslims

Food for the sinners.

Rashad Khalifa

Food for the sinners.

Sahih International

None will eat it except the sinners.

Sam Gerrans

That none eat save the offenders.

Shabbir Ahmed

Which none eat but those who faulted through life.

Syed Vickar Ahamed

"Which none do eat except those who have sinned. "

Taqi Usmani

which is eaten by none but the sinners.

The Monotheist Group

Food for the wrongdoers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩