Hicr suresi

Hicr suresi, 76. ayet

Hicr suresi, 76. ayet. وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

Diyanet İşleri

O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 73–79 · surenin 76. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 73

    Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

  2. Hicr 74

    Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

  3. Hicr 75

    Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

  4. 76

    O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

  5. Hicr 77

    Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.

  6. Hicr 78

    "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

  7. Hicr 79

    Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

76. “Elbette o (Lut kavminin) şehri” gidip gelenler için “işlek bir yol üzerindedir.” Oralara gidip gelen herkes bunu bilmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût kavminin şehri, oradan geçmekte olan yolcuların gördüğü sabit bir yol üzerindedir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّهَا ve inneha ve şüphesiz o
  2. لَبِسَبِيلٍۢ lebisebilin bir yol üzerinde kök: سبل
  3. مُّقِيمٍ mukimin durmaktadır kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    "Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar gözler önünde duran bir yol üzerindedir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade helak edilenlerin yaşadığı yerleri gezip ibret alınması gerektiği mesajını içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Yine kuşku yok ki bu (şehir)ler, (hala) varlığı sabit bir yol üzerindedirler.

Muhammed Esed

Çünkü, gerçekten de (sözü geçen) bu (şehirler) bugün hala yerinde durmakta olan bir yol üzerindeydiler.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o şehir, insanların yolları üzerindedir.

Ali Bulaç

O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Ali Rıza Safa

Aslında, bir yol üzerinde duruyor.

Bayraktar Bayraklı

Onlar hala gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Edip Yüksel

Ve o yol üzerinde durmaktadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve o (yıkıntı kent), yol üzerinde durmaktadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o harabe yol üstünde duruyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem o harabe yol üstünde duruyor

Gültekin Onan

O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.

Hasan Basri Çantay

O (şehrin haraabeleri) hakıykat (herkesin göreceği, Kureyşin işlediği) bir yol üstünde (haala) durucudur.

İbni Kesir

O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

O (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.

Süleyman Ateş

Ve o (kent, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası bugün bir yol üzerinde durmaktadırlar.

Şaban Britch

O (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.

Şaban Piriş

Orası işlek bir yol üstündedir.

Yaşar Nuri Öztürk

O kentin izleri/işaretleri, hala işleyen bir yol üzerindedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the evidence still stands as a scene of dismal devastation to the travelers (in the neighbourhood of the dead sea between Syria and Arabia).

Abdul Haleem

it is still there on the highway-

Abdullah Yusuf Ali

And the (cities were) right on the high-road.

Abul A'la Maududi

The place (where this occurred) lies along a known route. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, that smitten territory lies on the high road from Hijaz (Arabia) to Syria and Egypt. Travelers come across these signs of destruction which are very prominent in the territory that lies to the southeast of the Dead Sea. The geographers are of the opinion that there is no other land on the surface of the Earth which looks desolate as this territory, especially its southern part.

Aisha Bewley

They were beside a road which still exists.

Al-Hilali & Khan

And verily! They (the cities) were right on the highroad (from Makkah to Syria i.e. the place where the Dead Sea is now)[1].

Ali Quli Qarai

Indeed it is on a standing road,

Amatul Rahman Omar

And (the ruins of) these (townships) lie on a road that still exists (right on the highway between Arabia and Syria).

Arthur John Arberry

surely it is on a way yet remaining;

Bijan Moeinian

Their ruins are still there;

E. Henry Palmer

And, verily, the (cities) are on a path that still remains.

Edip-Layth

It is on an established path.

George Sale

And those cities were punished, to point out a right way for men to walk in.

Hamid S. Aziz

And, verily, the cities were on a high road that still remains.

Mahmoud Ghali

And surely it is indeed on a way that still exists.

Marmaduke Pickthall

And lo! it is upon a road still uneffaced.

Mohamed Ahmed - Samira

This (city) lies on a road that still survives.

Muhammad Asad

for, behold, those [towns] stood by a road that still exists.

Mustafa Khattab

Their ruins still lie along a known route.

Progressive Muslims

And it was on an established path.

Rashad Khalifa

This will always be the system.

Sahih International

And indeed, those cities are [situated] on an established road.

Sam Gerrans

And it is upon an enduring road;

Shabbir Ahmed

And behold, those towns (Sodom and Gomorrah) stood by a road that still exists.

Syed Vickar Ahamed

And (the cities were) right on the high-road (between Arabia and Syria).

Taqi Usmani

Surely, it (their city) is located on the straight road.

The Monotheist Group

Andit was on an established path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩