Hicr suresi

Hicr suresi, 90. ayet

Hicr suresi, 90. ayet. كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.

Diyanet İşleri

Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 87–93 · surenin 90. ayeti / 99

Konu Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet Hicr 85–91 3

  1. Hicr 87

    Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur'an'ı verdik.

  2. Hicr 88

    Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

  3. Hicr 89

    De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."

  4. 90

    Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

  5. Hicr 91

    Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.

  6. Hicr 92–93

    (92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

90. “Tıpkı” insanları Allah’ın yolundan alıkoymak için çalışan ve senin getirdiklerinin batıl olduğu hususunda “yemin edenlere” bir ceza olarak “indirdiğimiz (azap) gibi!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’ın kitaplarını kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr edenlerin başına Allah’ın indirdiği azap gibi bir azabın sizin de başınıza gelmesine karşı sizleri uyarıyorum.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَمَآ kema gibi
  2. أَنزَلْنَا enzelna indirdiğimiz kök: نزل
  3. عَلَى ala
  4. ٱلْمُقْتَسِمِينَ l-muktesimine kısımlara ayıranlara kök: قسم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette mesaj, Hz. Salih'in kavmiyle ilişkilendirilmelidir. Nitekim Semûd kavmi Hz. Salih'e suikast düzenlemek için aralarında yemin etmişlerdi. Neml 27:49'da geçen [tekâsemû] fiiliyle bu ayette geçen [el-muktesimîne] kelimesi aynı kökten gelmekte ve "yemin etmek" şeklinde birbirine yakın anlamlarda kabul edilmektedir. Burada kastedilen anlam "bölüp parçalayanlar" ise mesaj bir sonraki ayetle ilişkili olmak üzere Kur'an hakkındaki bölünenleri hedef almaktadır.

Mustafa İslamoğlu

(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere indirdiğimiz gibi.

Muhammed Esed

(Bir ilahi kelam bağışladık sana), tıpkı onu (sonradan) bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi,

Ahmed Hulusi

İnzal ettiğimizi bölüp ayrıştıranlara (Tevrat ve İncil'i işlerine gelenler ve gelmeyenler olarak) olduğu gibi; sana da inzal ettik (hakikat BİLGİsini)!

Ali Bulaç

Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

Ali Özek ve heyeti

Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara (onu bölük pörçük edenlere) azabı indirmişizdir.

Ali Rıza Safa

İndirdiklerimizi bölüp parçalayanlar gibi.

Bayraktar Bayraklı

"Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir."

Edip Yüksel

Aynı şekilde o bölücülerle de...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tıpkı o taksim edenlere indirdiğimiz gibi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere

Erhan Aktaş

Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce kitaplarının bir kısmına iman edip bir kısmına iman etmeyerek, onu parça parça edenlere.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce kitaplarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak, onu parça parça edenlere.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Muktesimlere dipnot 1 indirdiğimiz şey gibi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce kitaplarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak, onu parça parça edenlere.

Gültekin Onan

Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

Hasan Basri Çantay

(90-91) Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'anı parçalayanlara da (öyle azab) indirmişdik.

İbni Kesir

Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.

Mehmet Alagaş

(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.

Süleyman Ateş

(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.

Şaban Britch

Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.

Şaban Piriş

Bölücülere indirdiğimiz gibi...

Yaşar Nuri Öztürk

Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Just as We had sent down a warning to those who treated Our Scriptures in the way it suited them dividing them into parts, accepting some and rejecting others.

Abdul Haleem

like the [warning] We have sent down for those who divide themselves into bands

Abdullah Yusuf Ali

(Of just such wrath) as We sent down on those who divided (Scripture into arbitrary parts),-

Abul A'la Maududi

even as We had sent warning to those who had divided their religion into fragments;

Aisha Bewley

Just as We sent down punishment on the dissectors,

Al-Hilali & Khan

As We have sent down on the dividers, (Quraish pagans or Jews and Christians).

Ali Quli Qarai

Even as We sent down on the dividers,

Amatul Rahman Omar

Since We (have decided to) send down (this revelation full of warnings) to those who have formed themselves into factions by taking oaths (against you).

Arthur John Arberry

So We sent it down to the partitioners,

Bijan Moeinian

This warning is like the one that I sent [in the past] to those who divided their religion into different sects.

E. Henry Palmer

As we sent down (punishment) on the separatists

Edip-Layth

As We have sent down on the dividers.

George Sale

If they believe not, We will inflict a like punishment on them, as We have inflicted on the dividers,

Hamid S. Aziz

Such as We sent down for those who make divisions,

Mahmoud Ghali

Just as We sent down upon those who divide among themselves, (i. e., draw lots or divide by means of headless arrows).

Marmaduke Pickthall

Such as We send down for those who make division,

Mohamed Ahmed - Samira

Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books

Muhammad Asad

[For, thou art the bearer of a divine writ] such as We have bestowed from on high upon those who [afterwards] broke it up into parts,

Mustafa Khattab

˹a warning˺ similar to what We sent to those who divided ˹the Scriptures˺,

Progressive Muslims

As We have sent down on the dividers.

Rashad Khalifa

We will deal with the dividers.

Sahih International

Just as We had revealed [scriptures] to the separators

Sam Gerrans

“‘Like as We sent down upon those who distributed among themselves[...].’”)

Shabbir Ahmed

We did send down punishment upon the formulators of sects, after such warnings.

Syed Vickar Ahamed

(Anger) as We have sent down on those who have divided (the Word of Allah in parts as they please)—

Taqi Usmani

(to warn them that We may send down the scourge upon them) as We sent down upon the dividers.

The Monotheist Group

As for the dividers in what We sent down.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩