Diyanet İşleri
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
Hicr suresi
Hicr suresi, 91. ayet. ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ
elleẕîne ce`alü-lḳur'âne `iḍîn.
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet Hicr 85–91 3
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
91. “O, Kur’an’ı parça parça ayıranlara.” Kendi hevalarına ve arzularına göre onu kısımlara ve bölümlere ayırıp parçalayanlara… Zira onlardan kimisi: Bu bir büyüdür, derken kimisi: Bu bir kehanettir, diyordu. Kimisi ise: Bu uydurulmuştur, diyor ve buna benzer şekillerde Kur’an-ı Kerim’i insanları hidâyetten alıkoymak için tenkide koyuluyor, onu yalanlıyor, kâfirlerin söyledikleri diğer sözlerle onu niteliyorlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kur’an’ı parça parça ayırdılar ve şöyle dediler: "Bu sihirdir, kehanettir ve yahut şiirdir.''
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(91, 92, 93) Rabbine yemin olsun: Yaptıklarından dolayı mutlaka Kur'an'ı bölüp ayıranların hepsini sorguya çekeceğiz. dipnot 1
Onlar ki, (şimdi de) Kur'an'ı birbirinden kopuk sözler demeti olarak tasavvur ediyorlar.
işte onlar, (şimdi) Kur'an'ı da tutarsız, insicamsız bir anlam (demeti) olarak göstermek istiyorlar!
Kuran'ı, işlerine geldiği gibi böldüler (çıkarları yönünden Kuran'ı değerlendirdiler)!
Ki onlar Kur'anı parça parça kıldılar.
Onlar, Kur'an'ı bölüp ayıranlardır.
Onlar da Kur'an'ı parçalara ayırdılar.
Onlar, Kur'an'ı bölüp ayıranlardır.
Onlar ki Kuran'ı parçalara ayırdılar. dipnot 1
Onlar ki Kuran'ı parçalara ayırdılar.
O Kur'an'ı kısım kısım ayıranlara.
O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere
Onlar şimdi de Kur'an'ı parça parça yaptılar. dipnot 1
Onlar şimdi de Kur'an'ı parça parça yaptılar. dipnot 1
Onlar şimdi de Kur'an'ı parça parça yaptılar. dipnot 1
Ki onlar Kuranı parça parça kıldılar.
(90-91) Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'anı parçalayanlara da (öyle azab) indirmişdik.
Onlar ki; Kur'an'ı parçalara ayırmışlardı.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Onlar, Kur'an'ı kısım kısım ayırdılar. (Bir kısmına sihir, bir kısmına yalan dediler)
Onlar ki Kur'an'ı bölük bölük ettiler.
Onlar Kur'an'ı da parçalara bölenlerdir dipnot 1 .
Bu Kur'an'ı parça parça edenlere.
Onlar, Kur'ân'ı kısım kısım ayırdılar. (Bir kısmına sihir, bir kısmına yalan dediler)
Onlar, Kur'an'ı parçalayan kimselerdir.
Onlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.
And together with the Pagans they used their underhand scheming to discredit the Quran by fragmenting it into parts, labelling some as sheer poetry, some as legendary and others as divinatory, and fed the pilgrims thoughts with their falsehood.
and abuse the Quran––
(So also on such) as have made Qur'an into shreds (as they please).
those who had split up their Qur'an into pieces. dipnot 1
those who divide the Qur’an into little pieces.
Who have made the Qur’ân into parts. (i.e. believed in one part and disbelieved in the other). [Tafsir At-Tabari]
who reduced the Qur’ān into pieces,
And who have pronounced the Qur'ân to be a pack of lies.
who have broken the Koran into fragments.
The disbelievers accept the Qur’an only partially (like the Jews who are criticized in Ch. for having accepted a part of their book and not believing in the rest.)
who dismember the Qur'an.
The ones who have taken the Quran apart.
who distinguished the Koran into different parts;
Those who break the Quran into separate parts.
Who have made the Qur'an into fragments.
Those who break the Qur'an into parts.
And severed their Scripture into fragments.
[and] who [now] declare this Qur'an to be [a tissue of] falsehoods!
who ˹now˺ accept parts of the Quran, rejecting others.
The ones who have made the Quran obsolete.
They accept the Quran only partially.
Who have made the Qur'an into portions.
Who have made the Qur’an into parts.
Now those who cause division and sectarianism after (this Revelation), will be seen as dismembering the Qur'an.
(Also on those who) have made the Quran into tiny sections (to accept or reject as they please).
who had split the divine recitation (Scriptures) into bits.
Theones who have made the Qur'an partial.