Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Yoksa "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana aittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım."
Hûd suresi
Hûd suresi, 35. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَعَلَىَّ إِجْرَامِى وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُجْرِمُونَ
em yeḳûlûne-fterâh. ḳul ini-fteraytühû fe`aleyye icrâmî veenâ berîüm mimmâ tücrimûn.
(Ey Muhammed!) Yoksa "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana aittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh ve gemi Hûd 25–49 3
Dediler ki: "Ey Nuh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir."
Nuh dedi ki: "Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah'ı) aciz bırakamazsınız."
Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.
(Ey Muhammed!) Yoksa "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana aittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım."
Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme."
"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
35. “Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar?” Bu buyruktaki zamirin, Nûh aleyhisselam’a ait olma ihtimali vardır, zira konu, onun, kavmi ile olan kıssasıdır. O zaman anlam şöyle olur: Kavmi: Nûh, Yüce Allah’a yalan uydurdu. Allah’tan geldiğini iddia ettiği vahyi kendisi uyduruyor, dediler. Yüce Allah da bunun üzerine ona: “Eğer onu ben uydurdu isem günahı bana aittir ve ben, sizin işlemekte olduğunuz günahlardan uzağım.” demesini emretmiştir. Yani herkes kendi günahını yüklenir. “Hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmez.” (el-En’âm, 6/164)
Bu buyruktaki zamirin Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ait olması ve bu âyet-i kerimenin Nûh ile kavmi arasındaki kıssanın akışı içinde bir ara cümle mahiyetinde olması da muhtemeldir. Çünkü bu kıssa, peygamberlerin dışında kimsenin bilemeyeceği hususlar arasındadır. İşte Yüce Allah, bu kıssayı Rasûlüne anlatırken -ki bu kıssa onun doğruluk ve risaletine delil teşkil eden deliller arasındadır- tam ve eksiksiz açıklamaya rağmen kavminin onu yalanladığını söz konusu ederek şöyle buyurmuştur: “Yoksa: Onu” yani bu Kur’an-ı Kerim’i “kendisi uydurdu” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem kendiliğinden uydurdu “mu diyorlar.” Böyle bir söz en şaşırtıcı ve en batıl sözlerdendir. Çünkü onlar, Muhammed’in okuma yazma bilmediğini, kitap ehlinden ders almak üzere yanlarından ayrılıp hiçbir yere gitmediğini bilirlerdi. Buna rağmen bir sure bile olsa benzerini meydana getirmeleri için kendilerine meydan okuduğu şu Kitabı getirdi. Bununla birlikte Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in bu Kitabı uydurduğunu iddia etiklerine göre onların inat ettikleri ve artık onlara karşı delil getirmenin bir faydasının kalmadığı anlaşılmış olur. Aksine böyle bir durumda uygun olan, onlardan yüz çevirmektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Eğer onu ben uydurdu isem günahı” bunun vebali ve yalanlamamın sorumluluğu “bana aittir ve ben de sizin işlemekte olduğunuz günahlardan uzağım.” O halde niçin yalanlama konusunda bu kadar ısrarlı davranıyorsunuz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nuh -aleyhisselam-'ın kavminin inkâr etmesinin sebebi, Nuh -aleyhisselam-'ın getirmiş olduğu bu dini Allah adına (Nuh -aleyhisselam-'ın) kendisinin uydurduğunu iddia etmeleriydi. (Yüce Allah şöyle buyurdu:) -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Eğer bunu ben uydurmuş isem bunun günahı ve cezası sadece banadır. Ben de sizin, yalanlamanızın günahından hiç bir şey yüklenmem. Ve ben, sizin yaptıklarınızdan tamamen uzağım.
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Artık, Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: برا (31 geçiş)
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: برا (31 geçiş)
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Aynı kök: برا (31 geçiş)
Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa "Onu (Muhammed) uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Ben onu uydurursam günahım bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz günahtan uzağım." dipnot 1
Yoksa, "Bu (kıssayı) o uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam, bunun sorumluluğu bana aittir: Ama benim, sizin işlediğiniz suçlara ilişkin hiçbir sorumluluğum bulunmamaktadır."
"(Muhammed) kendisi bu (kıssayı) uydurdu" diyorlar, öyle mi? (Ey Peygamber) de ki: "Eğer onu ben uydurduysam bu günahımdan ben sorumlu olayım; ama (hiç değilse) sizin işlediğiniz günahtan uzağım".
Yoksa: "Onu uydurdu" mu diyorlar. . . De ki: "Eğer onu uydurdum ise, suçumun karşılığı banadır. . . Ben sizin suçunuzdan beriyim. "
Onlar: "Bunu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, günahım bana aittir. Ama ben, sizlerin suç olarak işlemekte olduklarınızdan uzağım."
(Rasûlüm!) Yoksa, bunu uydurdu mu diyorlar? De ki: «Eğer onu uydurduysam günahım bana aittir. Fakat ben sizin işlediğiniz günahtan uzağım.»
Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Onu uydurduysam, suçumdan ben sorumluyum. Ama sizin işlediğiniz suçlardan ben sorumlu değilim!"
Yoksa, "bunu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu uydurduysam günahı bana. Fakat ben sizin işlediğiniz günahlardan uzağım."
"Bunu o uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu ben uydurmuş isem, suçumdan ben sorumlu olacağım ve sizin işlediğiniz suçlarla da benim bir ilişkim yok."
'Bunu (bu aktarılan tarihsel tartışmayı) o uydurdu' mu diyorlar? (Ey Muhammed) De ki: 'Onu ben uydurmuş isem, suçumdan ben sorumlu olacağım, ve sizin işlediğiniz suçlarla da benim bir ilişkim yok.'
Yoksa: "Onu uydurdu mu?" diyorlar? De ki: "Eğer uydurdumsa vebali boynumadır. Oysa ben, sizin yüklendiğiniz vebalden uzağım!"
Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki: eğer uydurdumsa vebali benim boynumadır, halbuki ben sizin yüklendiğiniz vebalden beriyim
Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer uydurduysam, suçu bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."
Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer uydurduysam, suçu bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."
Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer uydurduysam, suçu bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."
Onlar: "Bunu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, günahım bana aittir. Ama ben, sizlerin suç olarak işlemekte olduklarınızdan uzağım."
(Habibim) belki "Onu (Kur'anı) kendiliğinden uydurdu" derler. De ki: "Eğer ben onu kendim uydurdumsa günahı benim üstüme olsun. Halbuki ben sizin (böyle bir iftira ile) irtikab edegeldiğiniz (günah) dan tamamen uzağım".
Yoksa: "onu kendiliğinden uydurdu" mu derler? De ki: Ben bunu uydurduysam vebali banadır. Oysa ben, sizin işlediğiniz günahlardan tamamen uzağım.
(25-49) Kesin olan şu ki , biz Nuh’u kavmine gönderdik, kesinlikle ben Allah ’tan başkasına ibadet etmemeniz konusunda size apaçık bir uyarıcıyım, muhakkak ki sizin için acı veren günün azabından korkuyorum. Kavminin kafirlerinin seçkinleri dediler ki , seni benzerimiz bir beşerden başka bir i olarak görmüyoruz ve basit görüşlü, en aşağılarımızdan gözükenlerden başka birilerinin de sana uyduğunu da görmüyoruz , sizin, bizden fazlaca bir artılarınızın olduğunu da görmüyoruz, bilakis sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz / zannediyoruz. Dedi ki Ey Kavmim; peki sizler şunu da gördünüz mü? eğer ben Rabbimden bir delil üzereysem / burhan üzereysem ve onun yanından da bana bir rahmet verilmişse , bu da sizden gizli tutulmuşsa, siz onu hor görürken / kerih görürken bize lazım mı ki onu size kabul ettirelim. (Siz bize lazım değilsiniz biz size lazımız) ve ey kavmim! sizden bir mal sual etmiyorum. Benim ücretim sadece Allaha aittir, iman edenleri kovacak değilim, m uhakkak ki onlar Rablerine kavuşacaklar ve fakat ben de sizi cahil bir kavim olarak görüyorum, ey kavmim! eğer ki kovarsam Allaha karşı bana kim yardım edebilir ki? O halde hiç düşünmez misiniz? Size Allah’ın hazineleri benim yanımda demiyorum, gaybı da bilemem, ben bi r meleğim de demiyorum, gözlerinizde zelil gördüklerinize Allah, asla hayır vermez de demiyorum , onların kendilerinde ne olduğunu en iyi Allah bilir , kesinlikle ben o vakit zalimlerden olurum. Dedi ki Ey Nuh, bizimle mücadele ettin / cedelleştin, cedelleşmeyi de çoğalttın, vaa t ettiğini, eğer sözüne bağlı isen, bize getir, eğer Allah, isterse onu size getirir, onu siz aciz bırakamazsınız dedi , eğer ki Allah azgınlaşmanızı murad ediyorsa, benim size nasihat murad edipte nasihat vermemin , size bir faydası olmaz , Rabbiniz O dur ve O na ger döneceksiniz. Ayrıca, onu iftara etti mi diyorlar? Deki eğer onu ben uydurmuşsam suçu banadır, işlediğiniz suçlardan ben uzağım / beriyim. Nuh’a vahyedildi ki, kavminden sana iman edenler dışında artık sana iman eden kesinlikle olmayacak. Onların yaptıkları nedeniyle tasalanma / beise düşme, v ahyimizle gözümüzün önünde gemiyi üret / imal et , zalimler hakkında da bizle muhatap olma, muhakkak onlar boğulacaklar . Gemiyi yapıyordu kavminin seçkinleri onun yanından her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı, eğer bizimle alay ederseniz biz de sizinle, sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz, İlerde, rezil edici azabın, daimî azabın kime geleceğini bileceksiniz. Hatta emrimiz geldiğinde, tandır kaynadığında her bir tür çiftten ikişerli ona taşı dedik, üzerinde sözümüz kayıtlı olanlar ve iman edenler hariç helak ettik, onunla beraber az miktar dışında inanan da olmadı , demir atıp durduğunda ve giderken de / mecra ederken de Allah ’ın ismiyle ona binin, Rabbim muhakkak bağışlayan ve rahimdir dedi, O, onlarla dağlar gibi dalgalar içinde akıyordu Nuh ayrı kenarda bir yerde olan oğluna seslendi ve ey oğlum bizimle beraber bin kafirlerle beraber olma dedi , beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım dedi , bugün rahmet ettiği hariç, Allah'ın emrinden korunma yok dedi ve dalga her ikisinin arasını ayırdı ve boğulanlardan oldu. Yere / arza suyunu emerek yut denildi, zalim kavme de uzak olsunlar denildi. Nuh Rabbine seslendi, oğlum ailemdendi ehlimdendir , senin verdiğin söz gerçektir, sen hakimlerin de en hakimisin dedi, ey Nuh muhakkak o senin ailenden değildi, kesinlikle onun salih olmayan ameli vardı, benden sende bilgisi / ilmi olmayan şeyi sual etme / isteme, kesinlikle ben sana cahillerden olmamanı öğüt veririm / vaaz ederim dedi. Rabbim, ilmi bende olmayan şeyi sana sual etmekten sana sığınırım, eğer ki beni bağışlamaz ve de esirgemezsen hasara uğrarım / hüsran olurum dedi. Ey Nuh bizden sana ve seninle beraber olan ümmetler için bir esenlik ve bereket ile in denildi. O ümmetleri geçindireceğiz sonra da onlara acıtıcı / elim bir azap onlara dokunacak / temas edecek. Bunlar gaybın haberleridir onu sana vahyediyoruz. Sen ve de kavmin bundan önce leri bunu biliyor değildin, sabret, sonuç / akıbet sakınanların / muttakilerindir.
(Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu mu?" diyorlar. De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
Yoksa "O(Kur'a)n'ı uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer O'nu uydurmuşsam, suçum banadır. Ama ben sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."
Yoksa "Onu (Kur'an'ı) Muhammed uydurdu." mu diyorlar dipnot 1 ? De ki: "Uydurduysam suç benimdir; ama ben sizin işlediğiniz suçlardan uzağım dipnot 2 ."
Yoksa "Bu hikayeyi Muhammed uydurdu" mu diyorlar? De ki "Uydurduysam cezamı çekerim. Ama ben, sizin işlediklerinizin cezalarından uzağım."
Yoksa, “Bunları uyduruyor mu?" diyorlar. De ki: Eğer, onu uyduruyorsam, suçu bana aittir. Ben sizin işlediğiniz suçlardan tamamen uzağım.
Yoksa, "Bunları uyduruyor" mu diyorlar? De ki: -Eğer, onu uyduruyorsam, suçu bana aittir. Ben sizin işlediğiniz suçlardan tamamen uzağım.
Yoksa, "Onu kendisini uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuşsam işlediğim suç benim aleyhimedir. Ama ben, sizin işlemekte olduğunuz suçlardan sorumlu değilim."
Or do they* say about you Muhammad "He has invented a false story and forged a long tale!" Say to them: "If I have wittingly forged what I am relating to you to make it seem divine, then I am responsible for my falsehood which will have become a crime, and I am innocent of all your wrong actions which render you criminal in Allah's sight. "
If [these disbelievers] say, ‘He has made this up,’ say [Muhammad], ‘If I have made this up, I am responsible for my own crime, but I am innocent of the crimes you commit.’
Or do they say, "He has forged it"? Say: "If I had forged it, on me were my sin! and I am free of the sins of which ye are guilty!
(O Muhammad!) Do they say that he himself has forged this message? Tell them: 'If I have forged this, the guilt of it will fall upon me, but I am not responsible for the crimes you are committing. dipnot 1
Or do they say, ‘He has invented it’? Say: ‘If I have invented it the crime will be laid at my door, but I am innocent of the crimes which you commit. ’
Or they (the pagans of Makkah) say: "He (Muhammad صلى الله عليه و سلم) has fabricated it (the Qur’ân)." Say: "If I have fabricated it, upon me be my crimes, but I am innocent of (all) those crimes which you commit."
Do they say, ‘He has fabricated it?’ Say, ‘Should I have fabricated it, then my guilt will be upon me, and I am absolved of your guilty conduct. ’
Or do they say, `He (- Muhammad) has forged it. ' Say (O Muhammad!), `If I have forged it then on me will be the penalty of my crime and I am quit of (all the responsibilities of) the sin you commit (by denying me).'
(Or do they say, 'He has forged it'? Say: 'If I have forged it, upon me falls my sin; and I am quit of the sins you do. ')
The disbelievers say that you (Mohammad) have invented this Qur’an. Reply: "I am innocent of such a crime; If I commit such a terrible crime, the Lord will severely punish me."
Do they say, 'He has devised it? Say, 'If I have devised it, then on me be my sin. But I am clear of that wherein ye sin.'
Or do they say, "He invented it?" Say, "If I invented it, then I am responsible for my crime, and I am innocent from your crimes"
Will the Meccans say, Mohammed hath forged the Koran? Answer, if I have forged it, on me be my guilt; and let me be clear of that which ye are guilty of.
Nor will my advice profit you were I minded to advise you, if Allah wills to keep you astray. He is your Lord, and unto Him shall you return."
Or even do they say, "He has fabricated it"? Say, "In case I have fabricated it, then upon me (rest) my criminal (deeds), and I am quit of (the crimes) you commit. "
Or say they (again): He hath invented it? Say: If I have invented it, upon me be my crimes, but I am innocent of (all) that ye commit.
Do they say you have fabricated it? Tell them: "If I have fabricated it, then mine is the guilt; but I am clear of what you are guilty. "
DO SOME, perchance, assert, "[Muhammad] has invented this [story]"? Say [O Prophet]: "If I have invented it, upon me be this sin; but far be it from me to commit the sin of which you are guilty. "
Or do they say, "He[1] has fabricated this ˹Quran˺!"? Say, ˹O Prophet,˺ “If I have done so, then I bear the burden of that sin! But I am free from your sinful accusation.”
Or do they Say: "He invented it" Say: "If I invented it, then I am responsible for my crime, and I am innocent from your crimes"
If they say, "He made up this story," then say, "If I made it up, then I am responsible for my crime, and I am innocent of any crime you commit."
Or do they say [about Prophet Muúammad], "He invented it"? Say, "If I have invented it, then upon me is [the consequence of] my crime; but I am innocent of what [crimes] you commit. "
(If they say: “He has invented it,” say thou: “If I have invented it, then upon me is my crime — but I am quit of what you commit.”)
God said to Noah, "Do they say that you have invented this set of values?" "Tell them, if I made it up, I am responsible for my crime. And I am innocent of your crimes." (Let them at least reflect if they are doing wrong or not).
Or do they (the pagans) say, "He has forged it?" Say (then): "If I had forged it, my sin is upon me! But I am free of the sins of which you are guilty!"
Do they (the pagans of Makkah) still say that he (Muhammad) has forged it? Say, "If I have forged it, then, I am responsible for my sin, and I am free of the sins you commit."
Or do they say: "He has invented it?" Say: "If I have invented it, then I am responsible for my crime, and I am innocent from your crimes"