Hûd suresi

Hûd suresi, 83. ayet

Hûd suresi, 83. ayet. مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ وَمَا هِىَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ بِبَعِيدٍ

müsevvemeten `inde rabbik. vemâ hiye mine-żżâlimîne bibe`îd.

Diyanet İşleri

(82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 80–86 · surenin 83. ayeti / 123
  1. Hûd 80

    (Lut da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.

  2. Hûd 81

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"

  3. 82–83

    (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

  4. Hûd 84

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."

  5. Hûd 85

    "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

  6. Hûd 86

    "Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

83. “(Bu taşlar) Rabbinin katında işaretliydi.” Bu taşlar üzerinde ilâhi azap ve gazabın alâmetleri vardı. “Bu (taşlar)” Lût kavminin yaptıklarına benzer işler yapan “zalimlerden uzak değildir.” Öyleyse kullar, onlara isabet edenlerin kendilerine de isabet etmemesi için onların yaptıklarını yapmaktan sakınmalıdırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu taşlar, Allah tarafından özel bir işaret ile işaretlenmiş olan taşlardır. Bu taşlar, Kureyş'ten ve diğerlerinden olan zalimlerden uzak değildir. Aksine bu, onlara yakındır ve Allah Teâlâ, onların üzerine ne zaman indirmeyi takdir ederse o zaman iner.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مُّسَوَّمَةً musevvemeten işaretlenmiş (taşlar) kök: سوم
  2. عِندَ inde katından kök: عند
  3. رَبِّكَ ۖ rabbike Rabbin kök: ربب
  4. وَمَا ve ma ve değildir
  5. هِىَ hiye bunlar
  6. مِنَ mine -den
  7. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler- kök: ظلم
  8. بِبَعِيدٍۢ bibeiydin uzak kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş)

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(82, 83) (Azap) emrimiz gelince, oranın üstünü altına getirmiş ve üzerlerine Rabbin katında işaretlenerek dipnot 1 (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırmıştık. Onlar (işaretli taşlar), zalimlerden uzak değildir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hicr 15:74 ve Zâriyât 51:33-34'de geçtiği üzere, buradaki "Rabbin katında işaretlenmiş taşlar" ifadesi yaratıkların her birinin Yüce Allah'ın orduları olabileceğine işaret edebilir.

Mustafa İslamoğlu

Rabbin tarafından hedefi belirlenmiş (taşlar)... O taşlar ki, zalimlerin başlarından hiç de uzak değildi.

Muhammed Esed

O taşlar ki, (günaha gömülüp gitmiş böyle toplumları tepelemek için) Rabbinin katında hazırlanmış, işaretlenmiştir. O taşlar ki, zalimlerin başından hiç eksik olmaz!

Ahmed Hulusi

Rabbinin indinde işaretlenmiş (taşlar). . . Bunlar zalimlerden uzak değildir.

Ali Bulaç

Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış' olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

Ali Özek ve heyeti

(O taşlar:) Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir.

Ali Rıza Safa

Efendinin katında hazırlanmıştı. Bunlar, haksızlık yapanlardan uzak değildir.

Bayraktar Bayraklı

O taşlar Rabbin katında işaretlenerek yağdırılmıştır. Onlar zalimlerden uzak değildir.

Edip Yüksel

Zalimleri bulsun diye Efendin tarafından belirlenmiş...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zalimleri bulsun diye Rabbin tarafından belirlenmiş (taşlar)..

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbin katında damgalanmıştı ve bunlar zalimlerden uzak değildir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki rabbının ındinde damgalanmışlar, ve bunlar zalimlerden baid değildir

Erhan Aktaş

Bu taşlar, Rabb'inin katında işaretlenmiştir. dipnot 1 Bunlar, zalimlerden uzak değildir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi taşın kime isabet edeceği belirlenmiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu taşlar, Rabb'inin katında işaretlenmiştir. dipnot 1 Bunlar, zalimlerden uzak değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi taşın kime isabet edeceği belirlenmiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu taşlar, Rabb'inin katında işaretlenmiştir. dipnot 1 Bunlar, zalimlerden uzak değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi taşın kime isabet edeceği belirlenmiştir.

Gültekin Onan

Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış' olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

Hasan Basri Çantay

(82-83) Vaktaki (azab) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.

İbni Kesir

Ki bu taşlar, Rabbının katında işaretlenmiştir. Bunlar zalimlerden hiç bir zaman uzak olmayacaktır.

Mehmet Alagaş

(69-83) Kesin olan şu ki, e lçilerimiz İbrahim’e müjdeyle geldi, selam dediler, o da selam dedi , hemencecik kızarmış bir buzağı getirdi, ellerinin ona uzanamadığını görünce onlardan hoşlanmadı ve bir korku hissetti , korkma dediler muhakkak ki biz Lut kavmine gönderildik. (Lut ve İbrahim zamandaş Resuller) Ayakta duran karısı, biz ona İshak’ı ve İshak’ın ardından da Yakub’u / İsrail’i m üjdelediğimizde güldü. (Oğlu ve torunu şimdiden isimleri ile Sare annemize bildirildi.) Vay bana ki, ben, yaşlı bir kadınım / acuzum ve kocamda yaşlı bir adam / şeyh bir adam, kesinlikle bu şaşırılacak / acayip bir şey dedi. Allah’ın işine mi şaşırıyorsunuz? Ev halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir, Muhakkak ki O övülendir, şanlıdır dediler. İbrahim ise ürküntüsü gittiğinde ve müjde gel ince, bizimle Lut kavmi hakkında mücadele etti. Muhakkak ki İbrahim yumuşak tabiatlı, ah edip inleyen, gönülden yönelip bağlanan biriydi. Ey İbrahim sen bu işe arkanı dön / bu işle ilgilenme, m uhakkak ki O, Rabbi nin kesin bir emirdir, kesinlikle onlara geri çevrilmesi imkânsız / reddedilemeyecek bir azap gelecektir dediler. Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde yüzü onlardan sebep sıkıldı, gönlü dara düştü ve bu, zor bir gündür dedi, (haberi duyan) kavmi aceleyle ona geldiler, bundan önce de kötülük yapıyorlardı, Ey Kavmim işte bunlar kızlarım onlar sizler için daha temizdir , Allah’tan sakının beni misafirlerimin yanında üzmeyin, içinizde yetişkin / reşit biri yok mu? dedi, dediler ki sen bilirsin ki bizim kızlarında bir hakkımız yok ve sen bizim dileğimizin / muradımızın ne olduğunu kesinlikle biliyorsun, keşke size karşı bir kuvvetim, yahut sığınabileceğim şiddetli bir dayanağım olsaydı dedi, e y Lut dediler , biz Rabbinin elçileriyiz, onlar asla sana ulaşamazlar / musallat olamazlar, gecenin bir kısmında yakın çevreni / ehlini al ve çıkıp git , karın hariç bir kişi dahi geride bırakma, Ona / karına isabet edecek olan kesinlikle isabet edecektir , Onlara vaat edilen ise sabah leyin olacaktır , sabahsa pek yakın değil mi dir? Emrimiz geldiği vakit onları alt üst ettik, Rabbinin katından işaretlenmiş / kodlanmış salkım salkım siccilden taşlar yağdırdık, işte onlar / işte taşlar, zalimlerden uzakta değiller.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinin katından, işaretlenerek (yağdırılmıştır). Bu (azap) şimdi de zalimlerden (Mekkeli'lerden) uzak değildir.

Süleyman Ateş

Rabbinin katında işaretlenmiş (taşlar). O, zalimlerden uzak değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin katında belirlenmiş taşları yığdık. Onlar (Lut kavminin yaşadığı yer), yanlış yapan bu kimselerden (Mekke'den) uzak değildir.

Şaban Britch

Rabbinin katından, işaretlenerek (yağdırılmıştır) Bu (azab) şimdi de zalimlerden (Mekkelilerden) uzak değildir.

Şaban Piriş

(82-83) Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin katında damgalanmış taşlar. Zalimlerden çok uzak değildir bu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A punishment especially prepared in heaven's realm and it is not far from the wrongful of actions whom it marks for its own.

Abdul Haleem

marked from your Lord. It is not far from the evildoers.

Abdullah Yusuf Ali

Marked as from thy Lord: Nor are they ever far from those who do wrong!

Abul A'la Maududi

marked from your Lord. dipnot 1 Nor is the punishment far off from the wrong-doers. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, every stone had been specified by Allah to do some particular work of destruction there, and to hit a particular offender.
  2. metne dön, dipnot 2
    This was meant to warn the workers of iniquity who were engaged in their evil work, as if to say: You should not consider yourselves immune from scourge as though it were far from you. If it could visit the people of Prophet Lot (peace be upon him), it could overpower you as well. Neither the people of Prophet Lot (peace be upon him) were able to defend themselves against Allah, nor can you frustrate Him now.

Aisha Bewley

piled on top of one another in layers, each one earmarked by your Lord. And they are never far from the wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

Marked from your Lord; and they are not ever far from the Zâlimûn (polytheists, evil-doers).

Ali Quli Qarai

marked with your Lord [for the profligate], never far from the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Ear-marked (for them) by (the decree of) your Lord. And this (sort of punishment) is not far from the unjust people (of the opponents of the Prophet).

Arthur John Arberry

marked with thy Lord, and never far from the evildoers.

Bijan Moeinian

Each stone was already destined to hit a given person. May the disbelievers [listen to this story and] realize that they [are not immune and that they] may be soon subjected to such a punishment.

E. Henry Palmer

marked, from thy Lord, and these are not so far from the unjust!

Edip-Layth

Marked from your Lord, and they are never far from the wicked.

George Sale

and being marked, from thy Lord; and they are not far distant from those who act unjustly.

Hamid S. Aziz

And when Our commandment came, We overthrew (their town), making their high parts into low parts (turned them upside down). And We rained down upon them stones and baked clay one after another,

Mahmoud Ghali

Marked from the Providence of your Lord, and in no way is it far from the unjust (ones).

Marmaduke Pickthall

Marked with fire in the providence of thy Lord (for the destruction of the wicked). And they are never far from the wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Impressed with (the signs) of your Lord. And such (punishment) is not far for the (other) transgressers.

Muhammad Asad

marked out in thy Sustainer's sight [for the punishment of such as are lost in sin]. And these [blows of God-willed doom] are never far from evildoers

Mustafa Khattab

marked by your Lord ˹O Prophet˺. And these stones are not far from the ˹pagan˺ wrongdoers!

Progressive Muslims

Marked from your Lord, and they are never far from the wicked.

Rashad Khalifa

Such rocks were designated by your Lord to strike the transgressors.

Sahih International

Marked from your Lord. And Allah 's punishment is not from the wrongdoers [very] far.

Sam Gerrans

Marked in the sight of thy Lord. And it is not far from the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

The stones were marked arrows from your Lord. His Requital is never far from those who displace the right conduct with wrong.

Syed Vickar Ahamed

As if marked from your Lord, they (the stones and their cities) are not at all far apart: From those who do wrong!

Taqi Usmani

marked from your Lord. And it is not far from the transgressors.

The Monotheist Group

Marked from your Lord, and they are never far from the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 83. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 83. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 83. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩