Diyanet İşleri
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Hûd suresi
Hûd suresi, 86. ayet. بَقِيَّتُ ٱللَّهِ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ
beḳiyyetü-llâhi ḫayrul leküm in küntüm mü'minîn. vemâ ene `aleyküm biḥafîż.
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3
(82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."
"Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
86. “Eğer mü’min kimseler iseniz” imanın gereğince amel edin, “Allah’ın bıraktığı, sizin için daha hayırlıdır.” Allah’ın size bıraktığı hayır ve size ait olan şeyler size yeter. İhtiyacınız olmayan ve gerçekten sizin için zararlı olacak şeylere göz dikmeyin. “Yoksa ben üzerinizde bekçi değilim.” Sizin amellerinizi tespit edecek ve bekçiliğini yapacak değilim. Bunları tespit edip hesabını görecek olan, Allah’tır. Bana gelince ben, sadece size benimle gönderilenleri tebliğ etmekle yükümlüyüm.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanların haklarını adaletle yerine getirdikten sonra Allah'ın sizin için helalinden bıraktığı şey, ölçü ve tartıyı eksik yaparak ve yeryüzünde bozgunculuk çıkararak yapılan bir artırmadan daha çok faydalı ve bereketlidir. Eğer gerçekten iman ediyorsanız Allah'ın sizin için bıraktığından razı olun. Ben, sizin amellerinizi saymak için üzerinizde bir gözetleyici değilim. Asıl gözetleyen ancak gizliyi ve açığı bilen Yüce Allah'tır.
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Ortak kavram: Hayır
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Ortak kavram: Hayır
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Ortak kavram: Hayır
"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…
Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.
Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.
Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
"Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha…
Aynı kök: حفظ (44 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Yakub onlara, "Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en…
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Müminseniz Allah'ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için hayırlı olandır. Ben üzerinize asla bekçi değilim."
Allah'ın size bıraktığı sizin için daha hayırlıdır; tabii ki eğer O'na inanıyorsanız. Zira ben sizin korumanız değilim!"
Eğer (O'na) inanıyorsanız, Allah'ın bıraktığı şey sizin için en hayırlısıdır! (Bütün bu sınırları kendiniz gözetin,) ben sizin üzerinizde bir bekçi değilim".
"Eğer iman edenlerseniz, Allah helali sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin bekçiniz değilim. "
"Eğer mü'minseniz, Allah'ın bıraktığı (helal işlerden olan kazanç) sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim."
Eğer mümin iseniz Allah'ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize bir bekçi değilim.
"Allah'ın bıraktıkları, sizin için daha iyidir; eğer inanıyorsanız? Ben, sizin üzerinize gözetmen değilim!"
"Eğer mümin iseniz, Allah'ın bıraktığı sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize bekçi değilim."
"Gerçeği onaylıyorsanız, ALLAH'ın bıraktığı, sizin için daha iyidir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim."
'İnanıyorsanız, ALLAH'ın (helal) bıraktığı, sizin için daha iyidir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.'
Allah'ın helalinden bıraktığı kar, sizin için daha hayırlıdır, eğer iman etmişler iseniz. Fakat ben sizin üzerinizde bir gözcü değilim.
Allahın halalinden bıraktığı kar sizin için daha hayırlıdır, eğer mü'min iseniz, mamaafih ben sizin üzerinizde gözcü değilim
"Eğer Mü'minler iseniz, Allah'ın bıraktığı dipnot 1 sizin için hayırlı olandır. Yoksa ben, gözetleyiciniz değilim."
Eğer mü'minler iseniz, Allah'ın bıraktığı dipnot 1 sizin için hayırlı olandır. Yoksa ben, gözetleyiciniz değilim."
Eğer mü'minler iseniz, Allah'ın bıraktığı dipnot 1 sizin için daha hayırlıdır. Yoksa ben, gözetleyiciniz değilim."
"Eğer inançlılarsanız Tanrı'nın bıraktığı [helal işlerden olan kazanç] sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim."
"Eğer mü'min kimseler iseniz Allah'ın (halalınden) bırakdığı (kar) sizin için daha hayırlıdır. (Bununla beraber) ben sizin üzerinizde bir bekçi de değilim".
İman ediyorsanız; Allah'ın geri bıraktığı sizin için daha hayırlıdır. Sonra ben, sizin üzerinizde bir koruyucu da değilim.
(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.
'Eğer iman eden kimseler iseniz Allah’ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim.''
"Eğer inanan insanlar iseniz, Allah'ın bıraktığı (kar), sizin için daha hayırlıdır. Fakat ben sizin üzerinize bekçi değilim!"
Eğer inanıyorsanız sizin için hayırlı olan, Allah'ın size bıraktığı (helal kazanç)dır. Ben sizin koruyucunuz değilim."
Eğer inanıyorsanız, sizin için hayırlı olan, Allah'ın size bıraktığı kadarıdır. Ben üzerinizde bir bekçi değilim."
Eğer mümin olursanız Allah’ın bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.
Eğer mümin olursanız Allah'ın bıraktığı kar sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin bekçiniz değilim.
"Eğer inananlar iseniz, Allah'ın bıraktığı kar sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin üzerinizde bir bekçi değilim."
"The legitimate profits you people gain lawfully according with piety and blessed by Allah are but an advantage to your cause if indeed your hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues". But you must remember, I am not here to watch over your innocence and folly."
What lasts with God is best for you, if you are believers: I am not your keeper.’
"That which is left you by Allah is best for you, if ye (but) believed! but I am not set over you to keep watch!"
The gains that Allah lets you retain are better for you, if you indeed believe. In any case, I have not been appointed a keeper over you. dipnot 1
What endures with Allah is better for you if you are muminun. I am not set over you as your keeper.’
"That which is left by Allâh for you (after giving the rights of the people) is better for you, if you are believers. And I am not a guardian over you.
‘What remains of Allah’s provision is better for you, should you be faithful, and I am not a keeper over you. ’
`The residue left to you by Allâh (after your paying the dues of others) is better for you, if you are true believers. Yet I am not a guardian over you.'
God's remainder is better for you, if you are believers. And I am not a guardian over you.
"By Lord a small profit (rightfully earned) is better for you (than a larger profit obtained through cheating, ) if you have any belief. Anyhow [the choice is yours,] I am not a guardian over you."
God's residue is better for you if ye be believers. But I am not a guardian over you.'
"What will remain for you with God is far better if you are those who acknowledge. I am not a guardian over you."
The residue which shall remain unto you as the gift of God, after ye shall have done justice to others, will be better for you, than wealth gotten by fraud; if ye be true believers. I am no guardian over you.
"O my people! Give measure and weight fairly, and defraud not men of their due; and wreak not wrong in the earth, corrupting it.
The remainder of Allah is most charitable for you, in case you are believers; and in no way am I a constant preserver over you. "
That which Allah leaveth with you is better for you if ye are believers; and I am not a keeper over you.
That which is left to you by God is better, if you are true believers; yet I am not a warden over you. "
That which rests with God is best for you, if you but believe [in Him]! However, I am not your keeper. "
What is left ˹as a lawful gain˺ by Allah is far better for you if you are ˹truly˺ believers. And I am not a keeper over you."
"What will remain for you with God is far better if you are believers. And I am not a guardian over you."
"Whatever GOD provides for you, no matter how small, is far better for you, if you are really believers. I am not a guardian over you."
What remains [lawful] from Allah is best for you, if you would be believers. But I am not a guardian over you."
“The remainder of God is better for you, if you be believers. And I am not a custodian over you.”
"That which Allah gives you as just profit is better for you if you believe. But I am not a guardian over you."
"What is left for you by Allah is good for you, if you believe (in Him)! But I am not placed over you to keep watch!"
Whatever is allowed by Allah to retain (lawfully) is better for you, if you are believers. And I am not a watchman over you.
"What will remain for you with God is far better if you are believers. And I am not a guardian over you."