Diyanet İşleri
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Hûd suresi
Hûd suresi, 85. ayet. وَيَٰقَوْمِ أَوْفُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
veyâ ḳavmi evfü-lmikyâle velmîzâne bilḳisṭi velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3
(82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. “Ey kavmim, ölçü ve tartıyı” size verilmesi halinde razı olacağınız şekilde “adaletle tastamam yerine getirin. İnsanlara ait hiçbir şeyi eksik vermeyin.” İnsanların mallarını eksilterek, ölçü ve tartıyı eksik yapmak sureti ile haksızca alarak hırsızlık yoluna sapmayın. “Fesatçı olup da yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” Çünkü masiyetlere devam etmek; dini, akîdeyi, inancı, dünyayı ve âhireti ifsad eder. Ekini ve nesli bozup yok eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey kavmim! Bir başkası için ölçtüğünüz yahut tarttığınız zaman adaletle yapın. İnsanların haklarını cimrilik ederek, hile yaparak ve aldatarak eksiltmeyin. Öldürme ve diğer günahlar ile yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: قسط (25 geçiş)
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)
Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وزن (23 geçiş)
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur.…
Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
"Doğru terazi ile tartın."
Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın! İnsanlara eşyalarını eksik vermeyin! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın! dipnot 1
Bu nedenle ey kavmim, ölçüde ve tartıda adaleti tam gözetin; ve insanları hakları olan şeyden yoksun bırakmayın; ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!
Bunun içindir ki, ey kavmim, ölçüyle tartıyla yaptığınız alışverişte dürüst ve duyarlı olun; insanları kendi hakları olan şeylerden yoksun bırakmayın; ve kötülüğü yayarak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın.
"Ey halkım. . . Ölçmeyi ve tartmayı adaletli olarak tastamam yapın, insanların hakkını vermemezlik etmeyin ve bozguncular olarak arzda taşkınlık yapmayın. "
"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın.
"Ey toplumum! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın. İnsanların eşyasının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde karışıklık çıkarmayın!"
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapınız; insanlara eşyalarını eksik vermeyiniz; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayınız."
"Ey halkım, ölçüyü ve tartıyı adaletle tam uygulayın. Halkın hakkını eksik vermeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin."
'Ey halkım, ölçüyü ve tartıyı adaletle tam uygulayın. Halkın hakkını eksik vermeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin.'
Ey kavmim, ölçeği ve teraziyi tam dengi dengine tutun. İnsanların eşyasına densizlik etmeyin ve yeryüzünde bozgunculuk ederek fenalık yapmayın!
Ey kavmim kileyi, teraziyi dengi dengine tam tutun ve nasın eşyasına densizlik etmeyin ve Yer yüzünde müfsidlik ederek fenalık yapmayın
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Bozguncular olarak yeryüzünde fesat çıkarmayın."
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Bozguncular olarak yeryüzünde fesat çıkarmayın.
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Bozguncular olarak yeryüzünde fesat çıkarmayın.
"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
"Ey kavmim ölçekde ve tartıda adaleti yerine getirin. Nasin eşyasını (mallarını, hakkını) eksiltmeyin. Yer yüzünde fesadcılar olarak fenalık yapmayın".
Ey kavmim; ölçüyü ve tartıyı yerine getirin. İnsanlara eşyalarını eksik vermeyin, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.
'Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.''
"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı tam dengeli yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük etmeyin!"
Ey halkım! Ölçeği ve tartıyı hakka tam uygun yapın. İnsanlara, mallarını - haklarını eksik vermeyin dipnot 1 . Bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın.
"Ey halkım! Ölçeği ve tartıyı hakka uygun yapın. İnsanların hakkını yemeyin. Ortalığı birbirine katıp doğal düzeni bozmayın.
Ey Halkım, ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Yeryüzünde fesatçı olup karışıklık çıkarmayın.
-Ey Halkım, ölçü ve tartıyı hakkıyla yapın. Kimsenin malını eksik vermeyin. Yeryüzünde fesatçı olup karışıklık çıkarmayın.
"Ey toplumum! Ölçüyü ve tartıyı tam bir dürüstlükle yapın. İnsanların eşyalarını tırtıklamayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın."
"My people", he added, "I advise you to dispense the measure and the weight equitably to the full and not to scant peoples' goods and chattels, chattels personal and chattels real and chattels interest nor devalue what is valuable be it goods or possessions or an article of worth nor create discord or make mischief on earth. "
My people, in fairness, give full measure and weight. Do not withhold from people things that are rightly theirs, and do not spread corruption in the land.
"And O my people! give just measure and weight, nor withhold from the people the things that are their due: commit not evil in the land with intent to do mischief.
My people! Give full measure and weight with justice, do not diminish the goods of others, and do not go about creating corruption in the land.
My people! Give full measure and full weight with justice; do not diminish people's goods; and do not go about the earth, corrupting it.
"And O my people! Give full measure and weight in justice and reduce not the things that are due to the people, and do not commit mischief in the land, causing corruption.
‘O my people! Observe fully the measure and the balance, with justice, and do not cheat the people of their goods, and do not act wickedly on the earth, causing corruption. ’
`And my people! give true measure and full weight with equity and defraud not people of their possession and commit not inequity in the land as peace-breakers.
O my people, fill up the measure and the balance justly, and do not diminish the goods of the people, and do not mischief in the land, working corruption.
"My people, give full measure and full weight, do not defraud people of their gods and do not spread corruption on earth. "
O my people! give measure and weight fairly, and defraud not men of their things; and wreak not wrong in the earth, corrupting it.
"My people, give full measure and weight with justice, do not hold back from the people what is theirs, and do not roam the land corrupting."
O my people, give full measure, and just weight; and diminish not unto men ought of their matters; neither commit injustice in the earth, acting corruptly.
And unto Midian (we sent) their brother Shu'eyb. He said, "O my people! Serve Allah; you have no God but Him, and give not short measure and weight. Verily, I see you well off; but, verily, I fear for you the torments of an encompassing Day.
And my people, fill up the measuring and the balance with equity and do not depreciate the things of mankind, and do not perpetrate (mischief) in the land as corruptors.
O my people! Give full measure and full weight in justice, and wrong not people in respect of their goods. And do not evil in the earth, causing corruption.
So, O my people, weigh and measure with justness, and do not withhold things due to men, and do not spread corruption in the land, despoiling it.
Hence, O my people, [always] give full measure and weight, with equity, and do not deprive people of what is rightfully theirs, and do not act wickedly on earth by spreading corruption.
O my people! Give full measure and weigh with justice. Do not defraud people of their property, nor go about spreading corruption in the land.
"And my people, give full measure and weight with justice, and do not hold back from the people what is theirs, and do not roam the land corrupting. "
"O my people, you shall give full measure and full weight, equitably. Do not cheat the people out of their rights, and do not roam the earth corruptingly.
And O my people, give full measure and weight in justice and do not deprive the people of their due and do not commit abuse on the earth, spreading corruption.
And: “O my people: fulfil the measure and the balance with equity, and deprive not men of their possessions, and commit not evil in the earth, working corruption.
"Hence, O My people! Always give full measure and weight with equity and do not deprive people of what is rightfully theirs. Do not spread corruption and disorder in the land."
"And O my people! Give full measure and weight, in (total) justice and do not keep away from the people the things that are due to them: Do not do evil making mischief in the land causing corruption.
And O my people, perfect the measure and the balance with justice and do not make the people short of their things, and do not go about the earth spreading disorder.
"And my people, give full in the measure and the weight equitably, and do not hold back from the people what is theirs, and do not roam the land corrupting."