Diyanet İşleri
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 29. ayet. جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا وَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ
cehennem. yaṣlevnehâ. vebi'se-lḳarâr.
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler İbrâhîm 28–34 3
Kötü bir sözün durumu da; yerden koparılmış, ayakta durma imkanı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.
Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."
İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. “(O yurt) cehennemdir; onlar oraya gireceklerdir.” yani her taraftan cehennemin sıcaklığı onları çepeçevre kuşatacaktır. “Orası kalacak ne kötü bir yerdir!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Helak diyarı cehennemdir ve oraya girecek ve cehennemin sıcağını çekeceklerdir. Onların kalacakları yer, ne kötü bir yerdir.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Aynı kök: صلي (25 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Aynı kök: باس (73 geçiş)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Aynı kök: باس (73 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar cehenneme girecekler. (O) ne kötü bir karargâhtır!
cehenneme? (Evet) oraya varıp dayanacaklar: Ama orası ne berbat bir ikametgahtır!
(O yıkım yeri,) katlanmak zorunda kalacakları cehennemdir: Ne kötü bir konaklama yeridir orası!
Cehennem'dir ki ona yaslanırlar! Ne kötü bir yaşam boyutudur o!
(Ki bu) Cehennemdir. Ona yaslanırlar. Ne kötü bir karar (yeridir) o!..
Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü karargâhtır!
Cehenneme yaslanırlar; ne kötü bir yerleşim yeridir.
Onlar cehenneme girecekler. O, ne kötü karargahtır!
Cehennemde yanacaklardır. Ne kötü bir duraktır o!
Cehennemde yanacaklardır. Ne kötü bir duraktır o!
Cehenneme, ona yaslanırlar, o ise ne kötü bir yerleşme yeridir.
Cehenneme, yaslanırlar ona, o ise ne fena makardır
Gidecekleri yer Cehennem'dir; kalacakları yer ne kötüdür!
Gidecekleri yer Cehennem'dir; kalacakları yer ne kötüdür!
Gidecekleri yer Cehennem'dir; kalacakları yer ne kötüdür!
(Ki bu) Cehennemdir. Ona yaslanırlar. Ne kötü bir karar (yeridir) o!..
(28-29) Allahın ni'metine bedel küfrü (ve nankörlüğü) ihtiyar edenleri, (bununla beraber) kavmlerini de helak yurduna, cehenneme (sürükleyib) sokanları görmedin mi? Onlar (ın hepsi) oraya girecekler. O, ne kötü bir karar (gah) dır!
Yaslanacakları cehenneme ki; o, ne kötü bir karargahtır.
(23-29) İman edenleri ve salih amel işleyenleri / ıslah faaliyeti yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokacağım Rabbinin izniyle orada kalıcıdırlar, Onların karşılanışları selamdır / teslimiyettir. Görmedin mi? Allah hoş kelimeyi nasıl örneklendirdi, O hoş bir ağaç gibidir kökü sabittir, dallarıyla semadadır, Rabbinin izni ile her zaman da yemiş verir, Allah misalleri insanlara verir ki böylelikle belki düşünürler, kötü huylu kelimenin durumu da kötü huylu / habis bir ağaç gibidir, yerin üzerinde sökülmü ş / köksüz vaziyettedir, bir duruşu / bir kararı yoktur / kara rsız yapıdadır, Allah sabit sözleri nedeniyle iman edenleri dünya hayatında ve ahirette sabitleştirir , zalimleri ise saptırır, Allah istediğini yapar. Görmedin mi? Allah’ın nimetlerini (görmek yerine) görmemezden gelmeyle değiştirdiler ve kavimlerini helak yurdu cehenneme sürüklediler, oraya salınacaklar ne kötü bir duruş /karar.
Onlar Cehennem'e girecekler. Orası ne kötü bir karargahtır.
Yaslanacakları cehenneme (götürdüler). Ne kötü bir duraktır o!
Cehenneme... Oraya girip kalacaklar. Kalınacak ne kötü yerdir o dipnot 1 !
Cehenneme... Bunlar oraya gireceklerdir. Ne kötü konaklama yeridir o!
Onlar cehenneme girecekler. Ne kötü kalacak yer!
Onları cehenneme sokacaklardır. Ne kötü bir durak!
Yaslanacakları cehenneme kondurdular. Ne kötü bir duruş yeridir o!
The abode in Hell whereat they be enveloped in flames, and evil indeed is the place wherein they make abode.
where they burn? What an evil place to stay!
Into Hell? They will burn therein,- an evil place to stay in!
Hell, wherein they shall roast? How wretched a place to settle in!
Hell, where they will roast? What an evil place to stay!
Hell, in which they will burn, - and what an evil place to settle in!
—hell, which they shall enter, and it is an evil abode!
In Gehenna; they shall enter it. What a wretched place to settle in!
Gehenna, wherein they are roasted; an evil stablishment!
Yes; they will end up in the Hell. What an evil place to end up in.
in hell they shall broil, and an ill resting-place shall it be!
Hell is where they will burn, what a miserable place to settle.
namely, into hell? They shall be thrown to burn therein; and an unhappy dwelling shall it be.
Into Hell? They shall broil therein - an ill resting-place!
Hell, wherein they are roasted; and miserable is the residence!
(Even to) hell? They are exposed thereto. A hapless end!
Hell, where they will roast in the fire? And what an evil repository!
- hell - which they [themselves] will ' have to endure? And how vile a state to settle in!
In Hell they will burn. What an evil place for settlement.
Hell is where they will burn, what a miserable place to settle.
Hell is their destiny, wherein they burn; what a miserable end!
[It is] Hell, which they will [enter to] burn, and wretched is the settlement.
Gehenna — wherein they burn? And evil is the fixed lodging.
Hell, which they will have to endure, what an evil place to stay!
Into Hell? They will burn in there— An evil place to be in!
(which is) the Jahannam. They shall enter it; and it is an evil place to dwell.
Hell is where they will burn, what a miserable place to settle.