Diyanet İşleri
(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
Sâd suresi
Sâd suresi, 56. ayet. جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ
cehennem. yaṣlevnehâ. febi'se-lmihâd.
(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3
İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.
O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. Her türlü azabı kendisinde toplamış, harareti çok çetin, soğuğu da en ileri derecede bulunan “cehennemdir. Onlar oraya gireceklerdir.” Orada kendilerini her yönden kuşatacak olan bir azaba maruz kalacaklardır. Onların üstlerinde de altlarında da ateş katmanları bulunacaktır.
“O, ne kötü döşektir!” Onlara hazırlanmış olan bu mesken ve bu karar yeri ne kadar da kötüdür!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu ceza her taraflarını saran cehennem ateşidir. Onun sıcaklığı ve alevinden şikayet ederler. Orada onlar için kalacak yer vardır. Orası ne kötü bir kalma yeridir.
Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: مهد (16 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
(Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…
Aynı kök: صلي (25 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: باس (73 geçiş)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Aynı kök: باس (73 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(55, 56) (İyilerin durumu) böyleyken, azgınlara da içine girecekleri, çok feci bir yatak olan kötü bir varış yeri, yani cehennem hazırlanmıştır.
cehennem... (Onlar da) ona yaslanacaklar: ama o ne berbat bir döşektir.
Onlar cehennemi tadacaklar, ne feci bir meskendir o!
Cehennemdir ki ona yaslanırlar! Ne kötü bir yaşam ortamıdır o!
Cehennem; onlar oraya girerler; ne kötü bir yataktır o.
Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir.
Cehenneme yaslanırlar; artık, ne kötü bir yataktır.
Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!
Cehennemde yanarlar; ne kötü bir duraktır.
Cehennemde yanarlar; ne kötü bir duraktır.
Cehennem! Ona yaşlanacaklar, fakat o ne çirkin döşektir!
Cehennem, ona yaslanacaklar, fakat o ne çirkin döşek
Varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yataktır.
Varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yataktır.
Varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yataktır.
Cehennem; onlar oraya girerler, ne kötü bir yataktır o.
Cehennem! Onlar buraya girecekler. Artık ne kötü döşekdir o!
Cehennem. Oraya girerler. Ne kötü bir konaktır.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Cehennem. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
Cehennem! Oraya girerler. Ne kötü bir döşektir o!
Cehennem! Orada kalacaklardır. Ne kötü bir yerleşim alanıdır orası! dipnot 1
Cehenneme gidecekler ve orada kavrulacaklardır. Ne kötü yataktır o!
Cehennem! Oraya atılacaklar. Ne kötü bir yer.
Cehennem! Oraya atılacaklar. Ne kötü daraltılmıştır.
İçine dalacakları cehennem! Ne kötü döşektir o!
It is in the abysm of Hell that they shall burn and how evil is the bed they had made for themselves!
Hell to burn in, an evil place to stay-
Hell!- they will burn therein, - an evil bed (indeed, to lie on)!-
Hell, where they will be roasted. An evil place to dwell!
Hell, where they will roast. What an evil resting-place!
Hell! Where they will burn, and worst (indeed) is that place to rest!
—hell, which they shall enter, an evil resting place.
Gehenna, wherein they will enter. And (it shall be) an evil cradling (for nursing them to spiritual growth).
Gehenna, wherein they are roasted - an evil cradling!
They will burn in Hell. What a miserable place to end up in.
hell; they shall broil therein, and an ill couch shall it be!
Hell is where they burn. What a miserable abode!
namely, hell: They shall be cast into the same to be burned, and a wretched couch shall it be.
Hell; they will burn in it, an evil resting-place.
Hell, wherein they roast, miserable then is the cradling!
Hell, where they will burn, an evil resting-place.
Hell, in which they will burn. How vile a resting place!
hell will they have to endure - and how vile a resting-place!
Hell, where they will burn. What an evil place to rest!
Hell is where they burn. What a miserable abode!
Hell is where they burn; what a miserable abode!
Hell, which they will [enter to] burn, and wretched is the resting place.
Gehenna, wherein they will burn; and evil is the resting-place.
Hell that is! Wherein they burn - the worst bed to lie on!
Hell, is where they will burn in there, an evil bed (to lie on)!
the Jahannam , in which they will enter. So, how evil is that place to rest?
Hell is where they burn. What a miserable abode!