Diyanet İşleri
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 36. ayet. رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
rabbi innehünne aḍlelne keŝîram mine-nnâs. femen tebi`anî feinnehû minnî. vemen `aṣânî feinneke gafûrur raḥîm.
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası İbrâhîm 35–41 3
O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.
O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
36. Daha sonra İbrahim, kendisi ve oğulları için korku duymasının sebebinin putlara tapmak sureti ile fitneye düşmüş ve bunlara müptelâ olmuş kimseler olduğunu söz konusu ederek şöyle demiştir: “Çünkü, Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar.” Yani pek çok insan o putlar yüzünden saptılar. “Artık kim” benim getirmiş olduğum tevhidde ve salih amellerin yanlızca âlemlerin Rabbi olan Allah’a ihlasla yapılması hususunda “bana uyarsa” tam bir uyum göstermesi dolayısı ile ve bir kavmi sevip onlara uyan bir kimse onlara katılmış olacağından “işte o, bendendir, kim de bana isyan ederse gerçek şu ki sen Ğafûrsun, Rahimsin.” Bu ifadeler, İbrahim aleyhisselam’ın ne derece şefkatli olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü o, isyankârlar için Allah’tan bağışlanma ve rahmet dileğinde bulunmuştur. Allah ise kullarına İbrahim’den daha merhametlidir. O, ancak kendisine baş kaldırıp inatla isyan edenlere azap eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Rabbim! Şüphesiz ki putlar birçok insanı saptırdılar. İnsanlar onların kendilerine şefaat edeceklerini zannedip fitneye düştüler. Allah'a ibadeti bırakıp putlara ibadet ettiler. İnsanlardan kim Allah'ı birleyip, O'na itaat etmede bana tabi olursa, o benim destekçim ve benim yolum üzeredir. Kim de bana karşı gelip Allah'ı birleme ve O'na itaat etmede bana tabi olmazsa, şüphesiz ki sen -Ey Rabbim!- günahını bağışlamak istediğin kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet edersin.
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbim, onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, sen çok bağışlayansın, çok merhamet edensin. dipnot 1
Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar: Artık kim bana uyarsa işte o bendendir; kim de bana karşı çıkarsa biliyorum ki Sen tarifsiz bir bağışlayıcısın, eşsiz bir merhamet kaynağısın!
Çünkü, ey Rabbim, bu (tapınma nesneleri) gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı! "Bunun içindir ki, (yalnızca tebliğ ettiğim dinde) bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın!
"Rabbim. . . Muhakkak ki onlar (tanrı edinilenler) insanlardan pek çoğunu saptırdılar. . . (Artık) kim bana tabi olur ise, muhakkak ki o bendendir. . . Kim de bana isyan eder ise, muhakkak ki sen Ğafur'sun, Rahıym'sin. "
"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."
«Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin.»
"Efendim! Aslında, onlar, insanların çoğunu saptırdılar. Artık, kim beni izlerse; o bendendir. Kim de bana karşı gelirse; kuşkusuz, Sen, Sınırsız Bağışlayansın; Merhametlisin!"
"Ey Rabbim!Onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim bana karşı gelirse, şüphesiz sen, affedicisin; merhamet sahibisin."
"Efendim, onlar, insanlardan birçoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin."
'Rabbim, onlar, insanlardan bir çoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin.'
Rabbim, çünkü onlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar. Bundan böyle kim benim izimce gelirse, işte o bendendir; kim bana karşı gelirse artık Sen bağışlayan, merhamet edensin!
Rabbım!. Çünkü onlar insanlardan bir çoğunu şaşırtırlar, bundan böyle izimce gelirse işte o bendendir, kim de bana ısyan ederse artık sen gafursun, rahimsin
"Rabb'im! Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: dipnot 2 Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."
"Rabbim! Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: dipnot 2 Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."
"Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve kim bana uymazsa, onun işi Sana kalmıştır. Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın.
"Rabbim gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."
"Rabbim, çünkü onlar insanlardan bir çoğunu başdan çıkardılar. Bundan sonra kim bana uyarsa işte o, bendendir. Kim de bana karşı gelirse... Hakıykat, sen çok yarlığayıcı, çok esirgeyicisin".
Rabbım; çünkü onlar insanlardan bir çoğunu baştan çıkardılar. Bundan sonra bana uyan bendendir. Bana karşı gelen kimseyi de Sana havale ederim. Muhakkak ki Sen; Gafur, Rahim'sin.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.''
"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin."
Rabbim! O putlar insanların birçoğunun sapmasına sebep oldu dipnot 1 . Bundan böyle bana uyan bendendir. Bana karşı gelen olursa da şüphesiz sen çok bağışlayan, ikramı bol olansın dipnot 2 .
Rabbim! Onlar (müşrikler) insanların bir çoğunu yoldan çıkardılar. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı koyarsa, sen çok bağışlar, ikramda bulunursun.
Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse, Sen çokça mağfiret edensin, çokça merhamet edersin.
Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı; Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse.. Sen bağışlarsın, merhamet edersin.
"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık beni izleyen bendendir. Bana isyan edene gelince, onun hakkında sen Gafur ve Rahim'sin.
These objects of worship "O Allah, my Creator, have allured the mind's eyes of the many who strayed from. Your path of righteousness, therefore, he who follows me and submits to Your system of faith and worship shall be an integral part of me, and he who disobeys me shall be left to plead his causes and You decide them; you are Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful)."
Lord, the [idols] have led many people astray! Anyone who follows me is with me, but as for anyone who disobeys me- You are surely forgiving and merciful.
"O my Lord! they have indeed led astray many among mankind; He then who follows my (ways) is of me, and he that disobeys me,- but Thou art indeed Oft-forgiving, Most Merciful.
My Lord! They have caused dipnot 1 many people to go astray. Now, if anyone follows my way, he is from me; and if anyone follows a way opposed to mine, then surely You are Ever-Forgiving, Most Merciful." dipnot 2
My Lord! They have misguided many of mankind. If anyone follows me, he is with me but if anyone disobeys me, You are Ever-Forgiving, Most Merciful.
"O my Lord! They have indeed led astray many among mankind. But whoso follows me, he verily is of me. And whoso disobeys me, still You are indeed Oft-Forgiving, Most Merciful.
My Lord! Indeed they have misled many people. So whoever follows me indeed belongs to me, and as for someone who disobeys me, well, You are indeed all-forgiving, all-merciful.
`My Lord! a large number of people has gone astray because of these (idols) to be sure. Then whoso follows me he is certainly of me. As for the person who disobeys me, (I can say only,) You are indeed Great Protector (against faults), Ever Merciful.
my Lord, they have led astray many men. Then whoso follows me belongs to me; and whoso rebels against me, surely Thou art All-forgiving, All-compassionate.
"Lord, idol worshipping has led many people to darkness. Those who follow me, they belong with me. As for those who do not follow me, (lead them to the right path as) you are forgiver and Most Merciful."
'My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me,- verily, thou art pardoning, merciful!
"My Lord, they have misguided many from amongst the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Compassionate."
for they, O Lord, have seduced a great number of men. Whoever therefore shall follow me, he shall be of me: And whosoever shall disobey me; verily thou wilt be gracious and merciful.
"My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me - still you are Forgiving, Merciful!
Lord! Surely they have led many of mankind into error. So whoever follows me, then surely he is of me; and whoever disobeys me, then surely You are Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
My Lord! Lo! they have led many of mankind astray. But whoso followeth me, he verily is of me. And whoso disobeyeth me - Still Thou art Forgiving, Merciful.
Many a man have they led astray, O Lord. So he who follows me is truly of me; but as for him who disobeys me, surely You are forgiving and kind.
for, verily, O my Sustainer, these [false objects of worship] have led many people astray! "Hence, [only] he who follows me [in this my faith] ~ is truly of me; and as for him who disobeys me - Thou art, verily, much-forgiving, a dispenser of grace!
My Lord! They have caused many people to go astray. So whoever follows me is with me, and whoever disobeys me—then surely You are ˹still˺ All-Forgiving, Most Merciful.
"My Lord, they have misguided many from amongst mankind. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."
"My Lord, they have misled so many people. As for those who follow me, they belong with me. As for those who disobey me, You are Forgiver, Most Merciful.
My Lord, indeed they have led astray many among the people. So whoever follows me - then he is of me; and whoever disobeys me - indeed, You are [yet] Forgiving and Merciful.
“My Lord: they have led astray many among mankind. But whoso follows me, he is of me; and whoso disobeys me: Thou art forgiving and merciful.
"My Lord! The keepers of these idols and temples mislead a great many people. Whoever will follow me, will be of me, as the relationships would stand on Ideology (2:124), (60:4). Anyone who rebels against me, his or her case shall be with You. You are Forgiving, Merciful. You provide sustenance indiscriminately (11:15)."
"O my Lord! They (the idols) have truly led many among mankind astray; Then he who follows my (ways), surely he is of me, and he who disobeys me (is going astray)— But You are truly Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
My Lord, they have misled many a people. So, the one who follows me does surely belong to me. As for the one who disobeys me, then You are Most-Forgiving, Very-Merciful.
"MyLord, they have misguided many from among the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."