En'âm suresi

En'âm suresi, 56. ayet

En'âm suresi, 56. ayet. قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهْوَآءَكُمْ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ

ḳul innî nühîtü en a`büde-lleẕîne ted`ûne min dûni-llâh. ḳul lâ ettebi`u ehvâeküm ḳad ḍaleltü iẕev vemâ ene mine-lmühtedîn.

Diyanet İşleri

De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 53–59 · surenin 56. ayeti / 165
  1. En'âm 53

    Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine layık gördü?" desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?

  2. En'âm 54

    Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  3. En'âm 55

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

  4. 56

    De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam."

  5. En'âm 57

    De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

  6. En'âm 58

    De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.

  7. En'âm 59

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. Yüce Allah Peygamberine hitaben şöyle buyurmaktadır: Allah ile birlikte başka ilahlara da dua edip yalvaran müşriklere “de ki: Sizin Allah’tan başka yalvarıp durduklarınıza” hiçbir fayda ve zarar veremeyen, öldürmek, hayat vermek, öldükten sonra diriltmek güç ve imkânına sahip bulunmayan putlara ve diğer ortak koştuğunu şeylere “ibadet etmem bana yasaklandı.” Çünkü onlara ibadet batıldır. Bu hususta sizin bir deliliniz, delili andıran bir gerekçeniz dahi yoktur. Bütün yaptığınız heva ve hevesinize tâbi olmaktan başka bir şey değildir. Heva ve heveslere uymak ise sapıklığın en büyüğüdür. Bu yüzden Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: Ben sizin hevâlarınıza uymam. O taktirde” yani hevalarınıza uyacak olursam “sapmış olurum da” hiçbir şekilde “hidâyete erenlerden olmam.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: Şüphesiz Allah, beni sizin Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmekten yasakladı. -Ey Resul!- De ki: Allah'tan başkasına ibadet etmekte sizin hevâlarınıza uymam. Eğer ben bunda sizin arzularınıza uyduğum takdirde hak yoldan sapanlardan olurum ve onu bir daha bulamam. Bu, Allah'ın katından gelen delili bırakıp hevâsının yoluna sapanın hali böyledir.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. إِنِّى inni elbette ben
  3. نُهِيتُ nuhitu men'olundum kök: نهي
  4. أَنْ en
  5. أَعْبُدَ ea'bude tapmaktan kök: عبد
  6. ٱلَّذِينَ ellezine
  7. تَدْعُونَ ted'une yalvardıklarınıza kök: دعو
  8. مِن min
  9. دُونِ duni başka kök: دون
  10. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'tan kök: اله
  11. قُل kul de ki kök: قول
  12. لَّآ la
  13. أَتَّبِعُ ettebiu ben uymam kök: تبع
  14. أَهْوَآءَكُمْ ۙ ehva'ekum sizin keyiflerinize kök: هوي
  15. قَدْ kad çünkü
  16. ضَلَلْتُ deleltu sapıtmış olurum kök: ضلل
  17. إِذًۭا izen o takdirde
  18. وَمَآ ve ma ve olmam
  19. أَنَا۠ ena ben
  20. مِنَ mine
  21. ٱلْمُهْتَدِينَ l-muhtedine yola gelenlerden kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı." dipnot 1 De ki: "Ben sizin arzularınıza uymam; aksi hâlde saparım ve doğru yola ulaştırılanlardan olmam."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Mü'min 40:66 ve kâfirûn 109:1-6. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ben, Allah'ı bırakıp yalvardığınız şeylere kulluk etmekten men olundum." De ki: "Sizin keyfinize uymam! (Eğer uysaydım), asıl o zaman sapıtmış olurdum ve doğru yolda yürüyenlerden olmazdım!"

Muhammed Esed

(Hakikati inkar edenlere) de ki: "Allahı bırakıp yalvardığınız (varlıklar)a tapmaktan men olundum". De ki: "Ben sizin mesnetsiz görüşlerinize uymam, yoksa sapkınlığa düşerdim ve doğru yolu bulanlar arasında olmazdım".

Ahmed Hulusi

De ki: "Muhakkak ki ben, sizin Allah dunundan taptıklarınıza ibadet etmekten yasaklandım!". . . De ki: "Sizin boş hayallerinize asla uymam! Aksi takdirde gerçekten sapmış olurum ve hidayet bulanlardan olmam. "

Ali Bulaç

De ki: "Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim." De ki: "Ben sizin heva (istek ve tutku)larınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum."

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed! Onlara) de ki: "Ben Allah'ı bırakıp da sizin duâ ettiğiniz (putlar) e ibadet etmekten nehyolundum." Keza de ki: "Sizin heva ve heveslerinize tâbi olmam; olduğum takdirde de sapıtır ve hidayete erenlerden olmam."

Ali Rıza Safa

De ki: "Kuşkusuz, Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduklarınıza hizmet etmek bana yasaklandı!" De ki: "Sizin isteklerinize uymam. Öyle yaparsam sapkınlığa sürüklenirim ve doğru yolu bulamayanlar arasında olurum!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi." De ki: "Ben sizin arzularınıza uymam; aksi halde sapıtırım da,hidayete erenlerden olmam."

Edip Yüksel

De: "ALLAH'ın dışında çağırdıklarınıza hizmet etmekten menedildim." De: "Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Ayrıca bak 42:52; 93:7.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De: 'ALLAH'ın dışında çağırdıklarınıza tapmaktan menedildim.' De: 'Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ben sizin Allah'tan başka taptıklarınıza ibadet etmekten men edildim!" De ki: "Ben sizin çarpık arzularınıza uymam. O zaman şaşırmış ve doğru yoldan gidenlerden olmamış olurum."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza ibadet etmekten nehyedildim, de ki: ben sizin hevalarınıza tabi' olmam, o takdirde şaşırmışım ve ben hidayete irenlerden değilmişim demek olur

Erhan Aktaş

De ki: "Ben, Allah'ın yanı sıra yalvardıklarınıza kulluk etmekten men olundum." De ki: "Hevanıza dipnot 1 tabi olmam, yoksa kesinlikle sapmış olurum da o zaman hidayete erenlerden olmamış olurum."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ben, Allah'ın yanı sıra yalvardıklarınıza kulluk etmekten men olundum." De ki: "Hevanıza dipnot 1 tabi olmam, yoksa kesinlikle sapmış olurum da o zaman hidayete erenlerden olmamış olurum."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan imkanları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ben, Allah'ın yanı sıra yalvardıklarınıza kulluk etmekten men olundum." De ki: "Tutkularınıza tabi olmam, yoksa kesinlikle sapmış olurum da o zaman hidayete erenlerden olmamış olurum."

Gültekin Onan

De ki: "Ben sizin Tanrı'dan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim." De ki: "Ben sizin hevalarınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Allahı bırakıb da tapdığınız şeylere tapmam bana yasak edildi". De ki: "Ben sizin heva (ve heves) lerinize asla uymam. Bu takdirde muhakkak sapmış ve ben doğru yola erenlerden olmamış bulunurum".

İbni Kesir

De ki: Allah'ı bırakıp da taptığınız başka şeylere tapmaktan men'olundum. De ki: Sizin heveslerinize asla uymam. O takdirde sapmış olurum da hidayete erenlerden olmam.

Mehmet Alagaş

(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”

Süleyman Ateş

De ki: "Ben, Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men'olundum." De ki: "Ben sizin keyiflerinize uymam, çünkü o takdirde sapıtmış ve yola gelenlerden olmamış olurum."

Süleymaniye Vakfı

De ki "Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınıza kulluk etmem bana yasaklanmıştır." De ki: "Ben sizin arzularınıza uymam. Öyle yaparsam kesin sapıtırım, doğru yolda gidenlerden olmam dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Allah ile aranıza koyup yardım istediklerinize kul olmam, bana yasaklanmıştır. Ben, sizin arzularınıza da uymam. Öyle yapsam sapıtmış olurum ve doğru yolda olamam."

Şaban Britch

De ki: Ben, Allah’tan başka dua ettiklerinize ibadet etmekten yasaklandım. De ki: Sizin hevanıza/arzularınıza uymam, uyduğum takdirde sapıtır ve hidayete erenlerden olmamış olurum.

Şaban Piriş

De ki: -Allah'tan başka yalvardıklarınıza benim kulluk etmem yasaklandı. De ki: -Sizin heveslerinize uymam, uyduğum takdirde sapıtır ve hidayete erenlerden olmamış olurum.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben, Allah'ı bırakıp da yakardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım!" De ki: "Sizin keyiflerinize uymam! Çünkü bunu yaparsam sapıtmış olurum, doğruyu ve güzeli bulanlardan olmam."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "I have been forbidden to worship those deities whom you invoke in prayer or appeal to for aid and protection besides Allah. " And say to them: "Should I be tempted to follow your wishes or act upon your desires, then I will have missed the path of righteousness and failed to be one of those who have the world all before them and Providence their guide".

Abdul Haleem

Say, ‘I am forbidden to worship those you call on other than God.’ Say, ‘I will not follow your vain desires, for if I did, I would stray from the path and cease to be rightly guided.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "I am forbidden to worship those - others than Allah - whom ye call upon." Say: "I will not follow your wain desires: If I did, I would stray from the path, and be not of the company of those who receive guidance."

Abul A'la Maududi

Say (O Muhammad!): 'I have been forbidden to serve those to whom you call other than Allah.' Say: 'I do not follow your desires, for were I to do that, I would go astray and would not be of those who are rightly guided .'

Aisha Bewley

Say: ‘I am forbidden to worship those you call upon besides Allah. ’ Say: ‘I do not follow your whims and desires. If I did I would go astray and not be among the guided.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I have been forbidden to worship those whom you invoke (worship) besides Allâh." Say: "I will not follow your vain desires. If I did, I would go astray, and I would not be one of the rightly guided."

Ali Quli Qarai

Say, ‘I have been forbidden to worship those whom you invoke besides Allah. ’ Say, ‘I do not follow your desires, for then I will have gone astray, and I will not be among the [rightly] guided.’

Amatul Rahman Omar

Say, `I am strictly forbidden to worship those (false gods) whom you call upon besides Allâh. ' Say, `I do not follow your caprices. In that case I would have certainly become lost, and I would not have been of the guided ones.'

Arthur John Arberry

Say: 'I am forbidden to serve those you call on apart from God. ' Say: 'I do not follow your caprices, or else I had gone astray, and would not be of the right-guided.'

Bijan Moeinian

Say: "I am forbidden to worship those (beside the Lord) that you are worshipping. Say: "{I will not follow your whims and vain desires. If I do so, I will be deviated from the straight path and will find myself far from those who are being guided [by the Lord.]"

E. Henry Palmer

Say, 'I am forbidden to worship those ye call upon beside God;' say, 'I will not follow your lusts, for then should I err and not be of the guided. '

Edip-Layth

Say, "I am warned to stop serving those you call upon other than God." Say, "I will not follow your desires; otherwise I would go astray and I would not be of those guided."

George Sale

Say, 'I am forbidden to worship those on whom you call besides Allah. ' Say, 'I will not follow your low desires. In that case, I shall have gone astray and I shall not be of the rightly guided.'

Hamid S. Aziz

Say, "I am forbidden to worship those you call upon anything beside Allah. " Say, "I will not follow your lusts (desires, prejudices, fantasies), for then would I err and not be of the rightly guided."

Mahmoud Ghali

Say, "Surely I am forbidden to worship the ones you invoke apart from Allah. " Say, "I do not ever follow your prejudices, (then) lo, I have already erred, and in no way would I be of the rightly- guided."

Marmaduke Pickthall

Say: I am forbidden to worship those on whom ye call instead of Allah. Say: I will not follow your desires, for then should I go astray and I should not be of the rightly guided.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "I am forbidden to worship those you invoke apart from God. " And say: "I will not follow your wishes. If I do, I shall be lost and not be one of those who follow the right path."

Muhammad Asad

SAY [to the deniers of the truth]: "Behold, I have been forbidden to worship those [beings] whom you invoke instead of God. " Say: "I do not follow your errant views -or else I should have gone astray, and should not be among those who have found the right path."

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "I have been forbidden to worship those you invoke besides Allah." Say, “I will not follow your desires, for I then would certainly be astray and not one of those ˹rightly˺ guided.”

Progressive Muslims

Say: "I am warned not to serve those you call upon other than God" Say: "I will not follow your desires, otherwise I would go astray and I would not be of those guided. "

Rashad Khalifa

Say, "I am forbidden from worshipping what you worship besides GOD." Say, "I will not follow your opinions. Otherwise, I will go astray, and not be guided."

Sahih International

Say, "Indeed, I have been forbidden to worship those you invoke besides Allah. " Say, "I will not follow your desires, for I would then have gone astray, and I would not be of the [rightly] guided."

Sam Gerrans

Say thou: “I have been forbidden to serve those to whom you call besides God.” Say thou: “I do not follow your vain desires, else had I gone astray, and would not be of the guided.”

Shabbir Ahmed

Say, "I am forbidden to worship and obey on whom you call instead of Allah. " Say, "I will not follow your desires, otherwise I will go astray and not be among the rightly guided."

Syed Vickar Ahamed

Say: "I am forbidden to worship those— Other than Allah— Whom you call upon. " Say: "I will not follow your idle wishes: If I did, I would wander away from the Path, and (then I will) not be of the company of those who receive (true) guidance."

Taqi Usmani

Say, "I have been forbidden from worshiping those whom you invoke beside Allah." Say, “I do not follow your desires, because if I were to do that, I would be going astray and would no more be of those on the right path.”

The Monotheist Group

Say: "I am prohibited from serving those you call upon other than God" Say: "I will not follow your desires, otherwise I would go astray and I would not be of those guided."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩