33. sure

Ahzâb Suresi الأحزاب

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz 1–8 karşılaştır — Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz
  2. Hendek Savaşı 9–27 karşılaştır — Hendek Savaşı
  3. Peygamber hanımlarına hitap 28–34 karşılaştır — Peygamber hanımlarına hitap
  4. Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu 35–40 karşılaştır — Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu
  5. Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı 41–48 karşılaştır — Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı
  6. Nikâh ve boşama hükümleri 49–52 karşılaştır — Nikâh ve boşama hükümleri
  7. Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme 53–59 karşılaştır — Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme
  8. Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti 60–68 karşılaştır — Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti
  9. "Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet 69–73 karşılaştır — "Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz 1–8

  1. Ahzâb suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ ٱتَّقِ ٱللَّهَ وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü-tteḳi-llâhe velâ tüṭi`i-lkâfirîne velmünâfiḳîn. inne-llâhe kâne `alîmen ḥakîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 1. ayet

  2. Ahzâb suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 2. ayet. وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

    vettebi` mâ yûḥâ ileyke mir rabbik. inne-llâhe kâne bimâ ta`melûne ḫabîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 2. ayet

  3. Ahzâb suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 3. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 3. ayet

  4. Ahzâb suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 4. ayet. مَّا جَعَلَ ٱللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِى جَوْفِهِۦ وَمَا جَعَلَ أَزْوَٰجَكُمُ ٱلَّٰٓـِٔى تُظَٰهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَٰتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَآءَكُمْ أَبْنَآءَكُمْ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَٰهِكُمْ وَٱللَّهُ يَقُولُ ٱلْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى ٱلسَّبِيلَ

    mâ ce`ale-llâhü liracülim min ḳalbeyni fî cevfih. vemâ ce`ale ezvâcekümü-llâî tüżâhirûne minhünne ümmehâtiküm. vemâ ce`ale ed`iyâeküm ebnâeküm. ẕâliküm ḳavlüküm biefvâhiküm. vellâhü yeḳûlü-lḥaḳḳa vehüve yehdi-ssebîl.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah hiçbir erkeğin içine iki kalp koymamıştır. Zihar dipnot 1 yaptığınız eşlerinizi anneleriniz saymamıştır. Evlatlıklarınızı da kendi evladınız saymamıştır. Bunlar, dillerinize doladığınız (geçersiz) sözlerdir. Allah gerçeği söyler. O, doğru yolu gösterir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zihar: "Eşim bana anamın sırtı gibidir" deyip yatakları ayırarak karı koca ilişkisine son vermektir. Bunu yapan kişi, ya gereğini yaparak (Mücadele 58/1-4) dört ay içinde eşine döner ya da onu boşar (Geniş açıklama için bkz. Bakara 2/226-227 ve dipnotları).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 4. ayet

  5. Ahzâb suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 5. ayet. ٱدْعُوهُمْ لِـَٔابَآئِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَمَوَٰلِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَآ أَخْطَأْتُم بِهِۦ وَلَٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    üd`ûhüm liâbâihim hüve aḳseṭu `inde-llâh. feil lem ta`lemû âbâehüm feiḫvânüküm fi-ddîni vemevâlîküm. veleyse `aleyküm cünâḥun fîmâ aḫṭa'tüm bihî velâkim mâ te`ammedet ḳulûbüküm. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları babalarına nisbet ederek isimlendirin dipnot 1 . Allah katında düzgün olan odur. Babalarını bilmiyorsanız onlar din kardeşleriniz ve yakın dostlarınızdır. Hata yaptığınız bir konuda size günah yoktur ama kalpten kasıtlı olarak yaptığınız öyle değildir. Allah, daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir çocuğun evlatlık olduğu ve -biliniyorsa- kimin soyundan olduğu, çocuğun kendisinden ve toplumdan saklanmamalı, açıkça bildirilmelidir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 5. ayet

  6. Ahzâb suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 6. ayet. ٱلنَّبِىُّ أَوْلَىٰ بِٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَٰجُهُۥٓ أُمَّهَٰتُهُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ إِلَّآ أَن تَفْعَلُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِكُم مَّعْرُوفًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

    ennebiyyü evlâ bilmü'minîne min enfüsihim veezvâcühû ümmehâtühüm. veülü-l'erḥâmi ba`ḍuhüm evlâ biba`ḍin fî kitâbi-llâhi mine-lmü'minîne velmühâcirîne illâ en tef`alû ilâ evliyâiküm ma`rûfâ. kâne ẕâlike fi-lkitâbi mesṭûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu Nebi, müminler için kendi canlarından önce gelir dipnot 1 . Nebinin eşleri de onların anneleridir dipnot 2 . Allah'ın Kitabında, kan bağı ile akraba olanlardan her biri diğerine (miras konusunda), müminlerden ve muhacirlerden dipnot 3 önce gelir dipnot 4 . Yakın dostlarınıza, marufa /Kur'an hükümlerine uygun olarak bir iyilik yapmanız bunun dışındadır. Bunlar bu kitapta yazılıdır dipnot 5 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Nebinin eşleri sadece evlenme yasağı açısından müminlerin anneleri gibidir (Ahzab 33/53). Diğer konularda özel hükümlere tabidirler (Ahzab 33/32-33, 53, 55).
    3. metne dön, dipnot 3
      Buradaki muhacirler, Mekke'nin fethinden önce Medine'ye göç eden Müslümanlardır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Mezhepler, din farkının ve ülke farkının miras engeli olduğunu söylerler. Allah'ın Kitabına göre, din ve ülke farkına bakılmaksızın, miras, akrabalar arasında pay edilir. (Nisa 4/11, Enfal 8/75).
    5. metne dön, dipnot 5
      Bu ayete genellikle şöyle anlam verilir: "Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu, kitapta yazılı bulunmaktadır." Bu anlam yanlıştır. Çünkü Nisa 4/11,12 ve 176. ayette soy hısımlarının miras payları hükme bağlanmış, Nisa 4/8. ayette de miras paylaşılırken hazır bulunan yakınlar, yetimler ve çaresizlere de bir şeyler verilmesi emredilmiştir. Vasiyet konusunda bkz. Bakara 2/180. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 6. ayet

  7. Ahzâb suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 7. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِيثَٰقَهُمْ وَمِنكَ وَمِن نُّوحٍ وَإِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ وَأَخَذْنَا مِنْهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا

    veiẕ eḫaẕnâ mine-nnebiyyîne mîŝâḳahüm veminke vemin nûḥiv veibrâhime vemûsâ ve`îse-bni meryem. veeḫaẕnâ minhüm mîŝâḳan galîżâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 7. ayet

  8. Ahzâb suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 8. ayet. لِّيَسْـَٔلَ ٱلصَّٰدِقِينَ عَن صِدْقِهِمْ وَأَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا أَلِيمًا

    liyes'ele-ṣṣâdiḳîne `an ṣidḳihim. vee`adde lilkâfirîne `aẕâben elîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 8. ayet

Hendek Savaşı 9–27

  1. Ahzâb suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَآءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ câetküm cünûdün feerselnâ `aleyhim rîḥav vecünûdel lem teravhâ. vekâne-llâhü bimâ ta`melûne beṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın! Hani üzerinize ordular gelmişti dipnot 1 . Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik dipnot 2 . Allah, ne yaptığınızı daima görür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahzab 33/9-27 ayetlerinde, Hicretin 5. yılı Şevval ayında yapılan Ahzab Gazvesi anlatılmaktadır. Sure adını buradan alır. Bu savaşa "Hendek Savaşı" da denir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah, müminlere Hendek savaşında yardım ettiği gibi Bedir (Al-i İmran 3/123-126, Enfal 8/9-12), Uhud (Al-i İmran 3/152-154) ve Huneyn (Tevbe 9/25-26) savaşlarında da yardım etmiştir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 9. ayet

  2. Ahzâb suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 10. ayet. إِذْ جَآءُوكُم مِّن فَوْقِكُمْ وَمِنْ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَإِذْ زَاغَتِ ٱلْأَبْصَٰرُ وَبَلَغَتِ ٱلْقُلُوبُ ٱلْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِٱللَّهِ ٱلظُّنُونَا۠

    iẕ câûküm min fevḳiküm vemin esfele minküm veiẕ zâgati-l'ebṣâru vebelegati-lḳulûbü-lḥanâcira veteżunnûne billâhi-żżunûnâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar üstünüzden ve alt tarafınızdan gelmişlerdi. Gözler yuvalarından fırlamış, yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir durum Uhud savaşında da yaşanmıştı (Al-i İmran 3/154-156).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 10. ayet

  3. Ahzâb suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 11. ayet. هُنَالِكَ ٱبْتُلِىَ ٱلْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا۟ زِلْزَالًا شَدِيدًا

    hünâlike-btüliye-lmü'minûne vezülzilû zilzâlen şedîdâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 11. ayet

  4. Ahzâb suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 12. ayet. وَإِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ مَّا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ إِلَّا غُرُورًا

    veiẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍum mâ ve`adene-llâhü verasûlühû illâ gurûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    O gün münafıklar /iki yüzlüler ile kalplerinde hastalık olanlar dipnot 1 /kafirler şöyle diyorlardı: (Meğer) Allah ve resulü sadece bizi aldatmak için vaatte bulunmuş dipnot 2 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar, Hendek Savaşına müslümanlarla birlikte katılan Beni Kureyza Yahudileridir. Muhammed aleyhisselamın nebiliğini bile bile inkar ettiklerinden kalplerinde bir hastalık oluşmuştur. Münafıklar da kafirdir ama onların kalplerinde, kafirlik hastalığı yanında yalancılık hastalığı da oluşur (Bakara 2/6-10).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 12. ayet

  5. Ahzâb suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 13. ayet. وَإِذْ قَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ يَٰٓأَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَٱرْجِعُوا۟ وَيَسْتَـْٔذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ ٱلنَّبِىَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِىَ بِعَوْرَةٍ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا

    veiẕ ḳâleṭ ṭâifetüm minhüm yâ ehle yeŝribe lâ müḳâme leküm ferci`û. veyeste'ẕinü ferîḳum minhümü-nnebiyye yeḳûlûne inne büyûtenâ `avratüv vemâ hiye bi`avrah. iy yürîdûne illâ firârâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onların bir grubu şunu da demişti: "Ey Yesripliler dipnot 1 ! Artık burada durmanızın bir anlamı yok, derhal geri dönün!" Bir kesimi de "Evlerimiz savunmasız!" diyerek Nebi'den izin istiyordu dipnot 2 . Oysa evleri savunmasız değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yesrib Medine'nin eski adıdır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 13. ayet

  6. Ahzâb suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 14. ayet. وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِم مِّنْ أَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا۟ ٱلْفِتْنَةَ لَـَٔاتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا۟ بِهَآ إِلَّا يَسِيرًا

    velev düḫilet `aleyhim min aḳṭârihâ ŝümme süilü-lfitnete leetevhâ vemâ telebbeŝû bihâ illâ yesîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bulundukları yerin çevresinden yanlarına kadar (gizlice) girilse ve fitne dipnot 1 çıkarmaları istenseydi fazla gecikmez kesinlikle çıkarırlardı dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 14. ayet

  7. Ahzâb suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 15. ayet. وَلَقَدْ كَانُوا۟ عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ ٱلْأَدْبَٰرَ وَكَانَ عَهْدُ ٱللَّهِ مَسْـُٔولًا

    veleḳad kânû `âhedü-llâhe min ḳablü lâ yüvellûne-l'edbâr. vekâne `ahdü-llâhi mes'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Halbuki daha önce sırtlarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a kesin söz vermişlerdi dipnot 1 . Allah'a verilen söz sorumluluk doğurur dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanlar ve Medine'de yaşayan farklı dini ve etnik gruplar; Medine vesikası adı verilen siyasi ve hukuki bir belge üzerinde ittifak etmiş, Nebimizin başkanlığı altında birlikte yaşama ve şehre bir saldırı olması halinde orayı birlikte savunma konusunda anlaşmışlardı. (Medine Vesikası, DİA)
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 15. ayet

  8. Ahzâb suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 16. ayet. قُل لَّن يَنفَعَكُمُ ٱلْفِرَارُ إِن فَرَرْتُم مِّنَ ٱلْمَوْتِ أَوِ ٱلْقَتْلِ وَإِذًا لَّا تُمَتَّعُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳul ley yenfe`akümü-lfirâru in ferartüm mine-lmevti evi-lḳatli veiẕel lâ tümette`ûne illâ ḳalîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 16. ayet

  9. Ahzâb suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 17. ayet. قُلْ مَن ذَا ٱلَّذِى يَعْصِمُكُم مِّنَ ٱللَّهِ إِنْ أَرَادَ بِكُمْ سُوٓءًا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةً وَلَا يَجِدُونَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    ḳul men ẕe-lleẕî ya`ṣimüküm mine-llâhi in erâde biküm sûen ev erâde biküm raḥmeh. velâ yecidûne lehüm min dûni-llâhi veliyyev velâ neṣîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 17. ayet

  10. Ahzâb suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 18. ayet. قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلْمُعَوِّقِينَ مِنكُمْ وَٱلْقَآئِلِينَ لِإِخْوَٰنِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا وَلَا يَأْتُونَ ٱلْبَأْسَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳad ya`lemü-llâhü-lmü`avviḳîne minküm velḳâilîne liiḫvânihim helümme ileynâ. velâ ye'tûne-lbe'se illâ ḳalîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 18. ayet

  11. Ahzâb suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 19. ayet. أَشِحَّةً عَلَيْكُمْ فَإِذَا جَآءَ ٱلْخَوْفُ رَأَيْتَهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ تَدُورُ أَعْيُنُهُمْ كَٱلَّذِى يُغْشَىٰ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلْخَوْفُ سَلَقُوكُم بِأَلْسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلْخَيْرِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا۟ فَأَحْبَطَ ٱللَّهُ أَعْمَٰلَهُمْ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

    eşiḥḥaten `aleyküm. feiẕâ câe-lḫavfü raeytehüm yenżurûne ileyke tedûru a`yünühüm kelleẕî yugşâ `aleyhi mine-lmevt. feiẕâ ẕehebe-lḫavfü seleḳûküm bielsinetin ḥidâdin eşiḥḥaten `ale-lḫayr. ülâike lem yü'minû feaḥbeṭa-llâhü a`mâlehüm. vekâne ẕâlike `ale-llâhi yesîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Bizim yanımıza gelin demeleri) Size düşkün olduklarını göstermek içindir. Korku gelip çattığında üzerine ölüm baygınlığı çökmüş biri gibi gözleri bir tarafa kaymış olarak sana baktıklarını görürsün. Korku geçince de mala olan düşkünlüklerinden dolayı sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar, inanıp güvenmiş kimseler değillerdir dipnot 1 . Bu yüzden Allah onların amellerini yok saymıştır dipnot 2 . Bu, Allah'a kolaydır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ağır davranan ve kardeşlerine bizim yanımıza gelin diyenler", Ahzab 33/12. ayette geçen münafıklardan ve kafirlerden farklı bir grup insandır. Bunlar başlangıçta Müslümandır, hatta böyle demeleri diğer Müslümanları çokça sahiplendiklerini göstermek içindir. Ancak ayette ağır bir imtihanla karşılaştıklarında imtihanı kaybettikleri ve aslında inançlarında samimi olmadıklarının ortaya çıktığı belirtilmiştir. Bunlar ortada bir mal ya da menfaat söz konusu olduğunda da müminleri kötü sözleriyle üzerler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer tavırlar Uhud Savaşında da sergilenmiştir (Al-i İmran 3/166-168).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 19. ayet

  12. Ahzâb suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 20. ayet. يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا

    yaḥsebûne-l'aḥzâbe lem yeẕhebû. veiy ye'ti-l'aḥzâbü yeveddû lev ennehüm bâdûne fi-l'a`râbi yes'elûne `an embâiküm. velev kânû fîküm mâ ḳâtelû illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Düşman birliklerinin çekilmediğini sanıyorlardı. O birlikler geri gelecek olsa bunlar çölde, taşralı Araplar arasında olmak ve haberlerinizi oradan sorup öğrenmek isterler. Zaten içinizde olsalar bile savaşa pek az girerler.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 20. ayet

  13. Ahzâb suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 21. ayet. لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِى رَسُولِ ٱللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرًا

    leḳad kâne leküm fî rasûli-llâhi üsvetün ḥasenetül limen kâne yercü-llâhe velyevme-l'âhira veẕekera-llâhe keŝîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin için yani Allah'tan ve ahiret gününden beklentisi olan ve Allah'ı (onun sözlerini) hep aklında tutanlar için dipnot 1 , Allah'ın resulünde güzel örnekler vardır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder. (Ra'd 13/28) Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209). Bu ayet de onun her konuda bize örnek olduğunu bildirmektedir. Onu örnek alanlar, ayetleri nasıl uyguladığını ve Kur'an'dan nasıl hikmet çıkardığını anlamaya çalışanlardır. Bunlar da ancak Allah'tan ve ahiret gününden umudu olan, Allah'ı, Allah'ın kitabını anlayarak çokça okuyan kişiler olabilir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 21. ayet

  14. Ahzâb suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 22. ayet. وَلَمَّا رَءَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْأَحْزَابَ قَالُوا۟ هَٰذَا مَا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَصَدَقَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَمَا زَادَهُمْ إِلَّآ إِيمَٰنًا وَتَسْلِيمًا

    velemmâ rae-lmü'minûne-l'aḥzâbe ḳâlû hâẕâ mâ ve`adene-llâhü verasûlühû veṣadeḳa-llâhü verasûlüh. vemâ zâdehüm illâ îmânev veteslîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 22. ayet

  15. Ahzâb suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 23. ayet. مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا۟ مَا عَٰهَدُوا۟ ٱللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَىٰ نَحْبَهُۥ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا۟ تَبْدِيلًا

    mine-lmü'minîne ricâlün ṣadeḳû mâ `âhedü-llâhe `aleyh. feminhüm men ḳaḍâ naḥbehû veminhüm mey yenteżir. vemâ beddelû tebdîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminlerden Allah'a verdikleri söze sadık kalan yiğitler vardır. Onların kimi canını vermiş, kimi de hazır beklemektedir dipnot 1 . Bunlar sözlerini hiçbir şekilde değiştirmediler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 23. ayet

  16. Ahzâb suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 24. ayet. لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    liyecziye-llâhu-ṣṣâdiḳîne biṣidḳihim veyü`aẕẕibe-lmünâfiḳîne in şâe ev yetûbe `aleyhim. inne-llâhe kâne gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bütün bunlar Allah'ın, sözlerine sadık kalanları sadakatleri sebebiyle ödüllendirmesi dipnot 1 ve gerek görürse dipnot 2 münafıklara azap etmesi veya tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah, daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 24. ayet

  17. Ahzâb suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 25. ayet. وَرَدَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا۟ خَيْرًا وَكَفَى ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلْقِتَالَ وَكَانَ ٱللَّهُ قَوِيًّا عَزِيزًا

    veradde-llâhü-lleẕîne keferû bigayżihim lem yenâlû ḫayrâ. vekefe-llâhü-lmü'minîne-lḳitâl. vekâne-llâhü ḳaviyyen `azîzâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, kafirlik edenleri (düşman kuvvetlerini) öfkeleriyle geri döndürdü. Hiçbir şey elde edemediler. Savaşta müminlere Allah yeter dipnot 1 . Allah güçlüdür, daima üstündür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 25. ayet

  18. Ahzâb suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 26. ayet. وَأَنزَلَ ٱلَّذِينَ ظَٰهَرُوهُم مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ مِن صَيَاصِيهِمْ وَقَذَفَ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعْبَ فَرِيقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَرِيقًا

    veenzele-lleẕîne żâherûhüm min ehli-lkitâbi min ṣayâṣîhim veḳaẕefe fî ḳulûbihimü-rru`be ferîḳan taḳtülûne vete'sirûne ferîḳâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 26. ayet

  19. Ahzâb suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 27. ayet. وَأَوْرَثَكُمْ أَرْضَهُمْ وَدِيَٰرَهُمْ وَأَمْوَٰلَهُمْ وَأَرْضًا لَّمْ تَطَـُٔوهَا وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرًا

    veevraŝeküm arḍahüm vediyârahüm veemvâlehüm vearḍal lem teṭaûhâ. vekâne-llâhü `alâ külli şey'in ḳadîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 27. ayet

Peygamber hanımlarına hitap 28–34

  1. Ahzâb suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 28. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ إِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ أُمَتِّعْكُنَّ وَأُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul liezvâcike in küntünne türidne-lḥayâte-ddünyâ vezînetehâ fete`âleyne ümetti`künne veüserriḥkünne serâḥan cemîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 28. ayet

  2. Ahzâb suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 29. ayet. وَإِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ فَإِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلْمُحْسِنَٰتِ مِنكُنَّ أَجْرًا عَظِيمًا

    vein küntünne türidne-llâhe verasûlehû veddâra-l'âḫirate feinne-llâhe e`adde lilmuḥsinâti minkünne ecran `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama eğer Allah'ı, elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız dipnot 1 bilin ki Allah, sizden iyi davrananlara büyük bir ödül hazırlamıştır."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 29. ayet

  3. Ahzâb suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 30. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ مَن يَأْتِ مِنكُنَّ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ يُضَٰعَفْ لَهَا ٱلْعَذَابُ ضِعْفَيْنِ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا

    yâ nisâe-nnebiyyi mey ye'ti minkünne bifâḥişetim mübeyyinetiy yüḍâ`af lehe-l`aẕâbü ḍi`feyn. vekâne ẕâlike `ale-llâhi yesîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Nebi'nin hanımları! Sizden kim ispatlanabilir bir zina yaparsa dipnot 1 zina cezası onun için ikiye katlanır dipnot 2 . Bu, Allah'a kolaydır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zina diye meal verdiğimiz kelime, fuhuş anlamına da gelen (el-fahişe = الْفَاحِشَةَ)'dir. Türkçede para karşılığı yapılan cinsel ilişkiye fuhuş dendiği için, yanlış anlamaya yol açmasın diye zina kelimesi kullanılmıştır. Kur'an'a göre her zina fuhuştur. Bir ayet şöyledir: "Zinaya yaklaşmayın! O, bir fuhuş ve çok kötü bir yoldur." (İsra 17/32)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mezhepler, zina eden evli kadın ve erkeğin recm yani taşlanarak öldürme cezasına çarptırılacağında ittifak etmişlerdir. Ölüm cezası ikiye katlanamayacağından bu ayet, recm cezasının olamayacağının açık delillerindendir. Nebi eşlerinden biri, bu suçu işlemiş olsaydı ona verilecek ceza, bu suçu işleyen diğer kadınlara verilen 100 kırbaç cezasının iki katı olan 200 kırbaç olurdu. Ayrıca bkz. Nur 24/2'nin dipnotu.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 30. ayet

  4. Buradan itibaren cüz 22

    Ahzâb suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 31. ayet. وَمَن يَقْنُتْ مِنكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتَعْمَلْ صَٰلِحًا نُّؤْتِهَآ أَجْرَهَا مَرَّتَيْنِ وَأَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَرِيمًا

    vemey yaḳnüt minkünne lillâhi verasûlihî veta`mel ṣâliḥan nü'tihâ ecrahâ merrateyni vea`tednâ lehâ rizḳan kerîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama sizden kim Allah'a ve elçisine içtenlikle boyun eğer ve iyi iş yaparsa ona da ödülünü iki kat veririz. Onun için değerli bir rızık da hazırlarız.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 31. ayet

  5. Ahzâb suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 32. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ لَسْتُنَّ كَأَحَدٍ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِٱلْقَوْلِ فَيَطْمَعَ ٱلَّذِى فِى قَلْبِهِۦ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

    yâ nisâe-nnebiyyi lestünne keeḥadim mine-nnisâi ini-tteḳaytünne felâ taḫḍa`ne bilḳavli feyaṭme`a-lleẕî fî ḳalbihî meraḍuv veḳulne ḳavlem ma`rûfâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınıyorsanız tatlı bir eda ile konuşmayın! Yoksa kalbinde hastalık olan biri umuda kapılır. Siz, marufa uygun sözler dipnot 1 söyleyin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ma'rufa uygun söz, doğruluğu herkesçe bilinen söz demektir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 32. ayet

  6. Ahzâb suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 33. ayet. وَقَرْنَ فِى بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ ٱلْأُولَىٰ وَأَقِمْنَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتِينَ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِعْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ ٱلرِّجْسَ أَهْلَ ٱلْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا

    veḳarne fî büyûtikünne velâ teberracne teberruce-lcâhiliyyeti-l'ûlâ veeḳimne-ṣṣalâte veâtîne-zzekâte veeṭi`ne-llâhe verasûleh. innemâ yürîdü-llâhü liyüẕhibe `ankümü-rricse ehle-lbeyti veyüṭahhiraküm taṭhîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Evlerinizde de ağırbaşlı olun dipnot 1 . Önceki cahiliye döneminde yapıldığı gibi güzelliğinizi öne çıkarmayın! Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı da verin. Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğin. Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden sadece, pisliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz kılmak istiyor dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Nebimizin evlerine gelen misafirlere karşı, eşlerinin gösterecekleri tavırla ilgilidir. Evlerine gelen müslümanların davranışları ile ilgili olarak da bkz. Ahzab 33/53.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ehl-i beyt, "ev halkı" yani "aile" anlamındadır. Bu kavram üç ayette geçer. Birincisi İbrahim aleyhisselamın (Hud 11/73) ٍikincisi Musa aleyhisselamın ailesi anlamındadır (Kasas 28/12). Bu ayette ise Muhammed aleyhisselamın ailesini ifade eder. Şiiler bu ayeti, bağlamından kopararak Muhammed aleyhisselamın eşlerinin onun Ehl-i beyt'inden olmadığını, Ehl-i beyt'in, sadece Ali ve Fatıma'dan olan torunları olduğunu iddia ederek onların masumluğuna bu ayeti delil getirirler. Ayette müennes /dişil siğanın kullanılmayıp müzekker /eril siganın kullanılmasını, kendilerine delil göstermişlerdir. Oysa Arap dili açısından müzekker siganın kullanılması, Muhammed aleyhisselamın kendisinin, bir erkek olarak aileye dahil olmasından dolayıdır. Bu kullanım, diğer iki ayette de vardır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 33. ayet

  7. Ahzâb suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 34. ayet. وَٱذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِى بُيُوتِكُنَّ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱلْحِكْمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا

    veẕkürne mâ yütlâ fî büyûtikünne min âyâti-llâhi velḥikmeh. inne-llâhe kâne leṭîfen ḫabîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Evlerinizde, bağlantılarıyla birlikte okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmetleri aklınızda tutun. Allah lütufkardır ve her şeyin iç yüzünü bilir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 34. ayet

Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu 35–40

  1. Ahzâb suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 35. ayet. إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

    inne-lmüslimîne velmüslimâti velmü'minîne velmü'minâti velḳânitîne velḳânitâti veṣṣâdiḳîne veṣṣâdiḳâti veṣṣâbirîne veṣṣâbirâti velḫâşi`îne velḫâşi`âti velmüteṣaddiḳîne velmüteṣaddiḳâti veṣṣâimîne veṣṣâimâti velḥâfiżîne fürûcehüm velḥâfiżâti veẕẕâkirîne-llâhe keŝîrav veẕẕâkirâti e`adde-llâhü lehüm magfiratev veecran `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz ki Allah; kendisine tam teslim olan erkekler ile kendisine tam teslim olan kadınlara, inanıp güvenen erkeklerle inanıp güvenen kadınlara, içtenlikle boyun eğen erkeklerle içtenlikle boyun eğen kadınlara, özü sözü bir olan erkeklerle özü sözü bir olan kadınlara, sabırlı /duruşunu bozmayan erkeklerle sabırlı kadınlara, ona derin saygı duyan erkeklerle ona derin saygı duyan kadınlara, zekat (sadaka) veren erkeklerle zekat (sadaka) veren kadınlara, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlara, edep yerlerini koruyan erkeklerle edep yerlerini koruyan kadınlara, Allah'ı (onun sözlerini) çokça hatırlayan erkeklerle çokça hatırlayan kadınlara mağfiret dipnot 1 /bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise, Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 35. ayet

  2. Ahzâb suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 36. ayet. وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًا مُّبِينًا

    vemâ kâne limü'miniv velâ mü'minetin iẕâ ḳaḍa-llâhü verasûlühû emran ey yekûne lehümü-lḫiyeratü min emrihim. vemey ya`ṣi-llâhe verasûlehû feḳad ḍalle ḍalâlem mübînâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah ve resulü dipnot 1 bir işe karar verdiği zaman artık mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının dipnot 2 , o konuda tercih hakkı yoktur dipnot 3 . Kim, Allah'a ve resulüne karşı gelirse açık bir şekilde sapmış olur. dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Bu ve bir sonraki ayet, nebi ve resul kavramları arasındaki farkı göstermektedir. Ahzab 33/36. ayette, Allah ve rasulünün bir işe karar vermesi durumunda hiçbir müminin farklı bir tercihte bulunma hakkının olamayacağı, aksi bir davranışın Allah ve resulüne başkaldırma kabul edileceği açık bir şekilde belirtilmiştir. Ahzab 33/37. ayette ise çok dikkat çekici bir örnek üzerinden, mutlak bağlayıcı otoritenin nebinin şahsına verilmediği, nebi vasfıyla onun her isteğine mutlak itaatin gerekmeyeceği öğretilmiş olmaktadır. Nebinin emirlerine uymak marufa uygunluk şartına bağlı iken (Mümtehine 60/12) resul vasfıyla tebliğ ettiklerine mutlak surette itaat gerekir. Çünkü bu, doğrudan Allah'a itaat anlamına gelir (Nisa 4/80).
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhammed aleyhisselam, müminlere örnek olmakla görevlidir (Ahzab 33/21). Evlatlığı Zeyd'in, eşi Zeyneb'i boşadığını ama henüz iddetinin bitmediğini öğrenince eşine geri dönme hakkını kullanması için ona: "Eşini nikahında tut" emrini verdi. Çünkü Nisa 4/23'te, öz oğulların boşadıkları eşleriyle evlenilmesi yasaklanmış ama evlatlıklar bu yasağın kapsamına sokulmamıştı. Allah'ın kendisini, insanlara bu konuda örnek yapmak için Zeynep ile evlendirmesinden ve insanların buna tepkisinden çekiniyordu. Çünkü bu tür bir evlilik o zamanın geleneklerine göre hoş karşılanmayan bir şeydi. Bu ayet onu uyarmakta ve Allah'ın, yapılmasını istediği bir konuda, ne onun ne de Zeyneb'in bir tercih hakkı olmadığını bildirmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 36. ayet

  3. Ahzâb suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 37. ayet. وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِىٓ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخْفِى فِى نَفْسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَىٰهُ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَٰكَهَا لِكَىْ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِىٓ أَزْوَٰجِ أَدْعِيَآئِهِمْ إِذَا قَضَوْا۟ مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا

    veiẕ teḳûlü lilleẕî en`ame-llâhü `aleyhi veen`amte `aleyhi emsik `aleyke zevceke vetteḳi-llâhe vetuḫfî fî nefsike me-llâhü mübdîhi vetaḫşe-nnâs. vellâhü eḥaḳḳu en taḫşâh. felemmâ ḳaḍâ zeydüm minhâ veṭaran zevvecnâkehâ likey lâ yekûne `ale-lmü'minîne ḥaracün fî ezvâci ed`iyâihim iẕâ ḳaḍav minhünne veṭarâ. vekâne emru-llâhi mef`ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey Muhammed!) Hani bir gün Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: "Eşini nikahında tut, Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakın!" diyordun. Aslında insanlardan çekinerek Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun dipnot 1 . Oysa doğru olan, Allah'tan çekinmendir dipnot 2 . Zeyd boşanıp eşiyle ilişiğini kesince seni onunla biz evlendirdik ki müminlerin evlatlıkları, eşleriyle boşanıp ilişkilerini kesince onlarla evlenmeleri konusunda kendilerine bir sıkıntı olmasın. Allah'ın emri yerine gelmiştir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zeyd, eşini boşar da Allah. evlatlıkların boşadığı eşler konusunda örnek yapmak için beni Zeynep ile evlendirirse halkın içine nasıl çıkarım diye korkuyordun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çünkü "Allah'ın mesajlarını tebliğ edenler, Allah'tan korkar, başka kimseden korkmazlar." (Ahzab 33/39).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 37. ayet

  4. Ahzâb suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 38. ayet. مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِى ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا

    mâ kâne `ale-nnebiyyi min ḥaracin fîmâ feraḍa-llâhü leh. sünnete-llâhi fi-lleẕîne ḫalev min ḳabl. vekâne emru-llâhi ḳaderam maḳdûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın, nebisine farz kıldıklarında ona sıkıntı verecek bir şey olmaz dipnot 1 . Allah'ın, öncekilere uyguladığı sünneti böyledir. Allah'ın işi ölçülü biçilidir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın Nebisi için farz kıldığı şey, Müslümanlara güzel bir örnek olmaktır (Ahzab 33/21, 37). Bu ayet, aynı örnekliğin önceki nebilerde de olduğunu göstermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 38. ayet

  5. Ahzâb suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 39. ayet. ٱلَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَٰلَٰتِ ٱللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُۥ وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا إِلَّا ٱللَّهَ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

    elleẕîne yübelligûne risâlâti-llâhi veyaḫşevnehû velâ yaḫşevne eḥaden ille-llâh. vekefâ billâhi ḥasîbâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar; Allah'ın mesajlarını tebliğ eden, Allah'tan çekinen, başka kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 39. ayet

  6. Ahzâb suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 40. ayet. مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَآ أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَٰكِن رَّسُولَ ٱللَّهِ وَخَاتَمَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    mâ kâne müḥammedün ebâ eḥadim mir ricâliküm velâkir rasûle-llâhi veḫâteme-nnebiyyîn. vekâne-llâhü bikülli şey'in `alîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Muhammed, erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir dipnot 1 , ama Allah'ın elçisi ve nebilerin mührü /en sonuncusudur dipnot 2 . Allah her şeyi hakkıyla bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Muhammed aleyhisselamın oğulları Kasım, Abdullah ve İbrahim'in, ergenlik çağına gelmeden öldüklerini gösterir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhammed aleyhisselam, resullerin değil, nebilerin sonuncusudur. Nebi, kendine kitap ve hikmet verilen kişidir (Al-i imran 3/81). Artık yeni bir nebi gelmeyecek ve yeni bir kitap inmeyecektir. Resul, elçi demektir. Herhangi bir ilave veya çıkarma yapmadan, Allah'ın ayetlerini, muhatabın anladığı dille tebliğ eden herkes elçilik görevi yapmış olur. Bu görev kıyamete /mezardan kalkış gününe kadar devam edecektir. Nebiler, kendilerine inen kitabı tebliğ ile görevli oldukları için her nebi resuldür ama her resul nebi değildir. Bu ayet bunu açıkça göstermektedir. Ayette geçen ve mühür anlamına gelen "hatem" ifadesi de tasdik ilişkisi açısından büyük öneme sahiptir. Çünkü Tevrat ve İncil'de nebiliğin mühürleneceği bilgisi verilmiştir (Tevrat/
      Daniel 9:24 — Eski Ahit, Daniel; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Daniel 9:24

      “Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsalı meshetmek için senin halkına ve kutsal…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      ve İncil/
      Vahiy 22:10 — Yeni Ahit, Vahiy; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Vahiy 22:10

      Sonra bana, “Bu kitabın peygamberlik sözlerini mühürleme” dedi, “Çünkü beklenen zaman yakındır.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 40. ayet

Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı 41–48

  1. Ahzâb suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 41. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürü-llâhe ẕikran keŝîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 41. ayet

  2. Ahzâb suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 42. ayet. وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

    vesebbiḥûhü bükratev veeṣîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 42. ayet

  3. Ahzâb suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 43. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُصَلِّى عَلَيْكُمْ وَمَلَٰٓئِكَتُهُۥ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَكَانَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

    hüve-lleẕî yüṣallî `aleyküm vemelâiketühû liyuḫriceküm mine-żżulümâti ile-nnûr. vekâne bilmü'minîne raḥîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 43. ayet

  4. Ahzâb suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 44. ayet. تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُۥ سَلَٰمٌ وَأَعَدَّ لَهُمْ أَجْرًا كَرِيمًا

    teḥiyyetühüm yevme yelḳavnehû selâm. vee`adde lehüm ecran kerîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 44. ayet

  5. Ahzâb suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü innâ erselnâke şâhidev vemübeşşirav veneẕîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 45. ayet

  6. Ahzâb suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 46. ayet. وَدَاعِيًا إِلَى ٱللَّهِ بِإِذْنِهِۦ وَسِرَاجًا مُّنِيرًا

    vedâ`iyen ile-llâhi biiẕnihî vesirâcem münîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 46. ayet

  7. Ahzâb suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 47. ayet. وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا

    vebeşşiri-lmü'minîne bienne lehüm mine-llâhi faḍlen kebîrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 47. ayet

  8. Ahzâb suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 48. ayet. وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَدَعْ أَذَىٰهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    velâ tüṭi`i-lkâfirîne velmünâfiḳîne veda` eẕâhüm vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 48. ayet

Nikâh ve boşama hükümleri 49–52

  1. Ahzâb suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 49. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا نَكَحْتُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ nekaḥtümü-lmü'minâti ŝümme ṭallaḳtümûhünne min ḳabli en temessûhünne femâ leküm `aleyhinne min `iddetin ta`teddûnehâ. femetti`ûhünne veserriḥûhünne serâḥan cemîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Mümin kadınları nikahlar da onları kendilerine dokunmadan boşarsanız, sizin onlar için saymanız gereken bir iddet yoktur dipnot 1 . Bu durumda onları (marufa uygun olarak) yararlandırın dipnot 2 ve güzelce kendinizden ayırın.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Talak 65/1 ayetine göre, iddeti bekleyecek olan kadın, onu sayacak olan erkektir. Bu ayette, gerdeğe girilmemişse, beklenecek ve sayılacak bir iddetin olmadığı anlatılmaktadır. Diğer durumlarda beklenecek iddet Bakara 2/228 ve Talak 65/4'te açıklanmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 49. ayet

  2. Ahzâb suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 50. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَٰجَكَ ٱلَّٰتِىٓ ءَاتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّٰتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَٰلَٰتِكَ ٱلَّٰتِى هَاجَرْنَ مَعَكَ وَٱمْرَأَةً مُّؤْمِنَةً إِن وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِىِّ إِنْ أَرَادَ ٱلنَّبِىُّ أَن يَسْتَنكِحَهَا خَالِصَةً لَّكَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ فِىٓ أَزْوَٰجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü innâ aḥlelnâ leke ezvâceke-llâtî âteyte ücûrahünne vemâ meleket yemînüke mimmâ efâe-llâhü `aleyke vebenâti `ammike vebenâti `ammetike vebenâti ḫâlike vebenâti ḫâletike-llâtî hâcerne me`ak. vemraetem mü'mineten iv vehebet nefsehâ linnebiyyi in erâde-nnebiyyü ey yestenkiḥahâ. ḫâliṣatel leke min dûni-lmü'minîn. ḳad `alimnâ mâ feraḍnâ `aleyhim fî ezvâcihim vemâ meleket eymânühüm likeylâ yekûne `aleyke ḥarac. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Mehirlerini verdiğin eşlerini dipnot 1 ; Allah'ın sana fey olarak verdiğinden hakimiyetin altında olanı dipnot 2 ; seninle beraber hicret etmiş olmaları şartıyla amca kızlarını, halalarının kızlarını, dayı kızlarını, teyzelerinin kızlarını dipnot 3 ve bir de -nikahlamak istersen dipnot 4 - kendini sana hibe eden kadını, -diğer müminlere değil- sadece sana has olmak üzere helal kıldık. Müminlerin eşleri ve hakimiyetleri altındaki esirlerle ilgili hangi hükümleri koyduğumuzu elbette biliyoruz dipnot 5 . Bütün bunlar sana bir sıkıntı olmasın diyedir. Çünkü Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifadeye göre Nebimiz, eşlerinin mehirini evlenmeden önce vermek zorundadır. Halbuki diğer müminler karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak daha sonra da verebilir (Bakara 2/236, 237).
    2. metne dön, dipnot 2
      Hür olsun, esir olsun hiçbir kadınla nikahsız ilişki kurmak helal değildir. Savaş esiri kadınlarla /cariyelerle nikahsız ilişkiyi helal görenler, Nebimizin Mariye ile olan birlikteliğini de delil gösterirler. Halbuki Mısır mukavkısı tarafından Nebimize gönderilen Mariye, bu ayete göre "fey" statüsündedir. (Fey, savaşmadan elde edilen şeylere; ganimet ise savaş sonucu elde edilenlere denir. Bkz. Enfal 8/41, Haşr 59/7. Savaş esirleri ganimete dahildir.) Hür bir kadınla evlenmeye gücü yeten müminlerin savaş veya fey yoluyla hakimiyet altına alınan kadınlarla evlenmesi haramdır (Nisa 4/25). Bu ayette, Resulullah'a diğer müminlerden farklı olarak, nikahlı hür eşlerine ilaveten fey yoluyla hakimiyet altına aldığı kadını da hürriyetine kavuşturmadan nikahlayabileceği bildirilmiştir. Ayetteki atfın "ev (أو)" ile değil de "vav (و)" ile yapılmış olması da bunu göstermektedir. Yani ayette "ikisinden biri" anlamına gelen "ev" bağlacı kullanılarak "Mehirlerini verdiğin eşlerini VEYA Allah'ın sana fey olarak verdiğinden hakimiyetin altında olanı" denilmemiş, "hem o hem bu" anlamına gelen ve birlikteliği ifade eden "vav" atıf harfi kullanılarak "Mehirlerini verdiğin eşlerini VE Allah'ın sana fey olarak verdiğinden hakimiyetin altında olanı" denilmiştir. Bir kadın ister savaş ister fey yoluyla hakimiyet altına alınmış olsun, kendi rızası ile nikahlanmadığı sürece onunla ilişki haramdır (Nisa 4/3 ve 25, Nur 24/32-33). Bu yüzden Nebimizin de Mariye ile ancak nikah yoluyla birliktelik kurduğu anlaşılmaktadır. (Ayrıntı için bkz. Ali Rıza Demircan, Kur'an ve Sünnet Işığında Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri)
    3. metne dön, dipnot 3
      Diğer müminlerin; amca, hala, dayı ve teyze kızlarıyla evlenmeleri için birlikte hicret etmiş olmaları şartı yoktur. Evlilik yasakları Nisa 4/23-24 ayetlerinde belirtilmiştir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu ayette iltifat sanatı kullanılmıştır. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left (لفت) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır; ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.
    5. metne dön, dipnot 5

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 50. ayet

  3. Ahzâb suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 51. ayet. تُرْجِى مَن تَشَآءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔوِىٓ إِلَيْكَ مَن تَشَآءُ وَمَنِ ٱبْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَآ ءَاتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِى قُلُوبِكُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمًا

    türcî men teşâü minhünne vetü'vî ileyke men teşâ'. vemeni-btegayte mimmen `azelte felâ cünâḥa `aleyk. ẕâlike ednâ en teḳarra a`yünühünne velâ yaḥzenne veyerḍayne bimâ âteytehünne küllühünn. vellâhü ya`lemü mâ fî ḳulûbiküm. vekâne-llâhü `alîmen ḥalîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Eşlerinden istediğini kendinden uzak tutabilir, istediğini yanına alabilirsin. Ayrı tuttuklarından hangisini yanına almak istersen bunun sana bir günahı olmaz. Bu, onların mutlu olmaları, üzülmemeleri ve senin kendilerine verdiğine hepsinin razı olması için daha uygundur. Allah kalplerinizde olanı bilir. Allah her şeyi bilen ve pek yumuşak davranandır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 51. ayet

  4. Ahzâb suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 52. ayet. لَّا يَحِلُّ لَكَ ٱلنِّسَآءُ مِنۢ بَعْدُ وَلَآ أَن تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ أَزْوَٰجٍ وَلَوْ أَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ رَّقِيبًا

    lâ yeḥillü leke-nnisâü mim ba`dü velâ en tebeddele bihinne min ezvâciv velev a`cebeke ḥusnühünne illâ mâ meleket yemînük. vekâne-llâhü `alâ külli şey'ir raḳîbâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bundan sonra, güzellikleri çok hoşuna gitse bile dipnot 1 (onların üzerine) başka kadınlarla evlenmen de eşlerini bırakıp yerlerine başkalarıyla evlenmen de helal olmaz, hakimiyetin altında olan esir kadınla (evlenmen) başka dipnot 2 . Allah her şeyi görüp gözetendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kadının güzelliği, yüzü görülmeden anlaşılamaz. Bu ayet, kadınların yüzlerinin açık bulunabileceğinin delillerindendir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 52. ayet

Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme 53–59

  1. Ahzâb suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 53. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتَ ٱلنَّبِىِّ إِلَّآ أَن يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيْرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَٱدْخُلُوا۟ فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَٱنتَشِرُوا۟ وَلَا مُسْتَـْٔنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِى ٱلنَّبِىَّ فَيَسْتَحْىِۦ مِنكُمْ وَٱللَّهُ لَا يَسْتَحْىِۦ مِنَ ٱلْحَقِّ وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَٰعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٍ ذَٰلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَن تُؤْذُوا۟ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓا۟ أَزْوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦٓ أَبَدًا إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tedḫulû büyûte-nnebiyyi illâ ey yü'ẕene leküm ilâ ṭa`âmin gayra nâżirîne inâhü velâkin iẕâ dü`îtüm fedḫulû feiẕâ ṭa`imtüm fenteşirû velâ müste'nisîne liḥadîŝ. inne ẕâliküm kâne yü'ẕi-nnebiyye feyestaḥyî minküm. vellâhü lâ yestaḥyî mine-lḥaḳḳ. veiẕâ seeltümûhünne metâ`an fes'elûhünne miv verâi ḥicâb. ẕâliküm aṭheru liḳulûbiküm veḳulûbihinn. vemâ kâne leküm en tü'ẕû rasûle-llâhi velâ en tenkiḥû ezvâcehû mim ba`dihî ebedâ. inne ẕâliküm kâne `inde-llâhi `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Yemek için izin verilmedikçe Nebinin evlerine girmeyin, (izin verildiğinde de) erken gidip beklemeyin. Ama içeri çağrıldığınızda girin. Yemeği yiyince sohbete dalmadan hemen dağılın. Bunlar nebiye sıkıntı veriyor fakat o sizden çekiniyor, halbuki Allah hakkı söylemekten çekinmez. Nebinin eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha nezih olur. Allah'ın elçisini incitmeye dipnot 1 de ondan sonra eşlerini nikahlamaya da asla hakkınız yoktur dipnot 2 . Bunları yapmanız, Allah katında ağır bir kusur olur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Başta geçen "nebiyi incitmek" ifadesi ayetin sonunda "Resulullah'ı incitmek" şekline dönmüştür. Çünkü nebiyi incitme ile resulü incitme arasında sonuca etki eden önemli bir fark vardır. Kur'an'da nebi ve resul kavramları birbirleriyle irtibatlı ama farklı anlamlarda kullanılır. Nebi, kendisine vahiy indirildiği için değeri yükseltilmiş kişidir. Bu yönüyle nebilik ünvandır ve beşeri özellikleri de kapsar. Resul ise kendisine indirilen vahyi tebliğ etme görevini ve tebliğ edilen şeyi ifade eder. Nebi olan kişi nebilik ünvanını, hayatının her anında taşır ama resullük sadece tebliğ faaliyetini sürdürdüğü anlar için söz konusudur. Bu sebepledir ki Kur'an'da nebiye mutlak itaatten bahsedilmezken (Mümtehine 60/12) resule mutlak surette itaat istenir ve bunun Allah'a itaat anlamına geldiği bildirilir (Nisa 4/80). Bu ayette de görüldüğü gibi nebiyi incitenler kınanır yahut en fazla uyarılırken resulü incitenler acıklı bir azapla tehdit edilir. Çünkü nebiyi incitme insani ilişkilerle ilgili bir eksikliğin tezahürü iken resulü incitme onun tebliğ ettiği şeyi, dolayısıyla Allah'ı hedef alan bir karşı koyuş anlamına gelir. Bu sebeple Muhammed aleyhisselamın etrafındaki insanlar, onunla konuşur yahut tartışırken onun hangi sıfatla konuştuğuna dikkat etmeleri konusunda uyarılmışlardır (Hucurat 49/2). Zira nebiyle polemiğe girmek en fazla nezaketsizlik olarak değerlendirilebilecek iken resul vasfıyla tebliğ ettiği şeye karşı çıkmak, kişiyi Allah'ın yolundan çıkaracaktır (Ahzab 33/57).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 53. ayet

  2. Ahzâb suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 54. ayet. إِن تُبْدُوا۟ شَيْـًٔا أَوْ تُخْفُوهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    in tübdû şey'en ev tuḫfûhü feinne-llâhe kâne bikülli şey'in `alîmâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 54. ayet

  3. Ahzâb suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 55. ayet. لَّا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ فِىٓ ءَابَآئِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآئِهِنَّ وَلَآ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ أَخَوَٰتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ وَٱتَّقِينَ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدًا

    lâ cünâḥa `aleyhinne fî âbâihinne velâ ebnâihinne velâ iḫvânihinne velâ ebnâi iḫvânihinne velâ ebnâi eḫavâtihinne velâ nisâihinne velâ mâ meleket eymânühünn. vetteḳîne-llâh. inne-llâhe kâne `alâ külli şey'in şehîdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınlar ve hakimiyetleri altında olanlar hakkında bir günah yoktur (Onları her zaman evlerine alabilirler). dipnot 1 (Ey Nebinin eşleri!) Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah her şeye şahittir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir mümin kadının, burada sayılan kişiler yanında örtünmesi gerekmez (Nur 24/31) Nebinin eşlerine günah olmadığı belirtilen şey, o kişileri her zaman evlerine almalarıdır (Nur 24/61).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 55. ayet

  4. Ahzâb suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

    inne-llâhe vemelâiketehû yüṣallûne `ale-nnebiyy. yâ eyyühe-lleẕîne âmenû ṣallû `aleyhi vesellimû teslîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah ve melekleri bu Nebiye sürekli destek olurlar dipnot 1 . Ey inanıp güvenmiş kimseler! Siz de ona sürekli destek olun dipnot 2 ve hükmüne teslim olun.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin metninde geçen yusallune (يُصَلُّونَ)"nin türediği es-salat (الصَّلَاة) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Bu ayet Allah'ın, sürekli Nebimizin arkasında olduğunu ve melekleriyle onu desteklediğini gösterir (Enfal 8/62, Tevbe 9/40). Her Müslümanın hiç aksatmadan yapması gereken tek ibadet namaz olduğu için ona da salat denmiştir. Burada Müslümanlara verilen emir, sürekli onun arkasında olmaları ve samimi davranmalarıdır (A'raf 7/157).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nisa 4/65. Buradaki teslimiyet kayıtsız - şartsız değil, Kur'an'a uygun olması şartına bağlıdır (Mümtehine 60/12).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 56. ayet

  5. Ahzâb suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 57. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُّهِينًا

    inne-lleẕîne yü'ẕûne-llâhe verasûlehû le`anehümü-llâhü fi-ddünyâ vel'âḫirati vee`adde lehüm `aẕâbem mühînâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 57. ayet

  6. Ahzâb suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ بِغَيْرِ مَا ٱكْتَسَبُوا۟ فَقَدِ ٱحْتَمَلُوا۟ بُهْتَٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

    velleẕîne yü'ẕûne-lmü'minîne velmü'minâti bigayri me-ktesebû feḳadi-ḥtemelû bühtânev veiŝmem mübînâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 58. ayet

  7. Ahzâb suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 59. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ ٱلْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَٰبِيبِهِنَّ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul liezvâcike vebenâtike venisâi-lmü'minîne yüdnîne `aleyhinne min celâbîbihinn. ẕâlike ednâ ey yü`rafne felâ yü'ẕeyn. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle de cilbablarını dipnot 1 /büyük başörtülerini sıkıca örtsünler. Bu, onların tanınmaları, dolayısıyla incitilmemeleri açısından daha uygundur. Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cilbab, başörtüden büyük örtüdür. Kadın onunla başını ve göğüs bölgesini örter (Lisan'ul-Arab). Kelime dış giysi anlamında da kullanılır ama ayette geçen "daha uygun (أَدْنَى)" ifadesi başörtü (hımar) ile büyük başörtüyü (cilbabı) karşılaştırdığı için burada dış giysi anlamında değildir. Bu ayete göre cilbabın kullanılması, Nur 24/31. ayetteki yakaları örten başörtünün kullanılmasından daha uygundur.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 59. ayet

Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti 60–68

  1. Ahzâb suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 60. ayet. لَّئِن لَّمْ يَنتَهِ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْمُرْجِفُونَ فِى ٱلْمَدِينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَآ إِلَّا قَلِيلًا

    leil lem yentehi-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velmürcifûne fi-lmedîneti lenugriyenneke bihim ŝümme lâ yücâvirûneke fîhâ illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Münafıklar /iki yüzlüler, kalplerinde hastalık olanlar /kafirler ve Medine'de panik yaratacak yalan haberler yayanlar dipnot 1 yaptıklarından vazgeçmezlerse kesinlikle seni onlara musallat ederiz de çevrende fazla kalamazlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın ayetlerini anlayıp kavradıktan sonra üstünü örtmek kafirlik hastalığıdır. Münafıklar da kafirdir ama onlar müminlere karşı yalan söyleyerek kafirlikliklerini gizledikleri için hastalıkları ikiye katlanır (Bakara 2/10). Medine'de kötü haber yaymak ise bazı münafıkların ve kafirlerin birlikte yaptıkları eylemdir (Al-i İmran 3/173, Nisa 4/83, Hucurat 49/6).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 60. ayet

  2. Ahzâb suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 61. ayet. مَّلْعُونِينَ أَيْنَمَا ثُقِفُوٓا۟ أُخِذُوا۟ وَقُتِّلُوا۟ تَقْتِيلًا

    mel`ûnîn. eyne mâ ŝüḳifû üḫiẕû veḳuttilû taḳtîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Lanetlenmiş /dışlanmış olurlar, nerede tespit edilirlerse yakalanırlar, öldürülmeden bırakılmazlar dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu şekilde bozgunculuk çıkaranlar, cezayı hak ederler (Nisa 4/91, Maide 5/33).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 61. ayet

  3. Ahzâb suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 62. ayet. سُنَّةَ ٱللَّهِ فِى ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبْدِيلًا

    sünnete-llâhi fi-lleẕîne ḫalev min ḳabl. velen tecide lisünneti-llâhi tebdîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın, daha önce gelmiş geçmiş olanlara uyguladığı sünneti böyledir. Allah'ın sünnetinde dipnot 1 bir değişme bulamazsın dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sünnetullah" kavramına "tabiat kanunları" diye yanlış bir anlam verilerek mucizelerin olamayacağı iddia edilmektedir. Mucize; Allah'ın, nebilerine, elçilik belgesi olarak verdiği şeylerdir. Muhammed aleyhisselam dışındaki bazı nebilerin, kitaplarından başka kendi toplumlarına gösterdikleri ve Allah'ın elçisi olduklarını ispat eden mucizeler de vardır. Salih'in (as) devesi (A'raf 7/73, Hud 11/64, Şuara 26/155), Musa'nın (as) dokuz mucizesi (İsra 17/101, Neml 27/12), İsa'nın (as) beşikteyken konuşması, körleri ve alaca hastalarını iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi (Al-i İmran 3/49, Maide 5/110) bu tür mucizelerdir. Nebiler dahil hiçbir insan kendi başına mucize gösteremez (Ra'd 13/38). Mesela, insanlar bir araya gelseler Kur'an'ın bir suresinin bile dengini oluşturamazlar (Bakara 2/23-24). Muhammed aleyhisselam son elçi olduğu için, onun mucizesi olan Kur'an kıyamete kadar varlığını devam ettirecektir (Ankebut 29/51 ve dipnotu).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 62. ayet

  4. Ahzâb suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 63. ayet. يَسْـَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

    yes'elüke-nnâsü `ani-ssâ`ah. ḳul innemâ `ilmühâ `inde-llâh. vemâ yüdrîke le`alle-ssâ`ate tekûnü ḳarîbâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 63. ayet

  5. Ahzâb suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 64. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَعَنَ ٱلْكَٰفِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمْ سَعِيرًا

    inne-llâhe le`ane-lkâfirîne vee`adde lehüm se`îrâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 64. ayet

  6. Ahzâb suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 65. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklar dipnot 1 , kendilerine bir veli /yakın ve yardım edecek birini de bulamayacaklardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da, cennetlik ve cehennemlik olanlar için iki kelime kullanılır. Birisi 'ebed' diğeri 'halid'tir. Ebed, 'sonsuza kadar', halid ise 'ölümsüz olan' anlamına gelir. Cennetlikler için bkz. Nisa 4/57,122; Maide 5/119, Tevbe 9/22,100; Tegabun 64/9, Talak 65/11, Beyyine 98/8. Cehennemlikler için bkz. Nisa 4/16, Cin 72/23.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 65. ayet

  7. Ahzâb suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 66. ayet. يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ يَقُولُونَ يَٰلَيْتَنَآ أَطَعْنَا ٱللَّهَ وَأَطَعْنَا ٱلرَّسُولَا۠

    yevme tüḳallebü vucûhühüm fi-nnâri yeḳûlûne yâ leytenâ eṭa`ne-llâhe veeṭa`ne-rrasûl.

    Süleymaniye Vakfı

    Yüzlerinin ateşte evrilip çevrildiği gün şöyle diyeceklerdir: "Ah keşke biz Allah'a gönülden boyun eğseydik, keşke elçiye /elçinin getirdiklerine gönülden boyun eğseydik!"

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 66. ayet

  8. Ahzâb suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 67. ayet. وَقَالُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَا۠

    veḳâlû rabbenâ innâ eṭa`nâ sâdetenâ veküberâenâ feeḍallûne-ssebîl.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 67. ayet

  9. Ahzâb suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 68. ayet. رَبَّنَآ ءَاتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ ٱلْعَذَابِ وَٱلْعَنْهُمْ لَعْنًا كَبِيرًا

    rabbenâ âtihim ḍi`feyni mine-l`aẕâbi vel`anhüm la`nen kebîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbimiz! Onlara bu azabın iki katını ver; onları tamamen dışla! dipnot 1 ".

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin kelime kelime tercümesi "büyük bir dışlanmışlıkla dışla" şeklindedir. Türkçede böyle bir ifade tarzı olmadığı için bu anlam verilmiştir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 68. ayet

"Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet 69–73

  1. Ahzâb suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 69. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tekûnû kelleẕîne âẕev mûsâ feberra'ehü-llâhü mimmâ ḳâlû. vekâne `inde-llâhi vecîhâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Siz, Musa'yı incitenler dipnot 1 gibi olmayın. Allah onu, onların söyledikleri şeyden temize çıkardı dipnot 2 . O, Allah katında itibarlı bir kişidir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa aleyhisselam 40 günlüğüne Sina dağına gittiğinde İsrailoğulları buzağıyı tanrı edinmiş, onun Musa'nın da tanrısı olduğunu ama unutup gittiğini söyleyerek Musa aleyhisselamı üzmüş ve öfkelendirmişlerdi (A'raf 7/152-154, Taha 20/86-88).

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 69. ayet

  2. Ahzâb suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veḳûlû ḳavlen sedîdâ.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 70. ayet

  3. Ahzâb suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 71. ayet. يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا

    yuṣliḥ leküm a`mâleküm veyagfir leküm ẕünûbeküm. vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû feḳad fâze fevzen `ażîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Böyle yapın ki Allah, işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine /elçinin getirdiklerine gönülden boyun eğerse büyük bir başarı elde etmiş olur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 71. ayet

  4. Ahzâb suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 72. ayet. إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

    innâ `araḍne-l'emânete `ale-ssemâvâti vel'arḍi velcibâli feebeynâ ey yaḥmilnehâ veeşfaḳne minhâ veḥamelehe-l'insân. innehû kâne żalûmen cehûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar yüklenmekten kaçındılar, ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi, o da sürekli yanlış yapan ve cahillik edip duran dipnot 2 bir hale dönüştü dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada emanet, Allah'ın emir ve yasakları karşısında özgür iradeyle seçim yapma, böylece imtihana tabi olma yükümlülüğüdür. Gök, yer ve dağların bu imtihana tabi olacak güçte olmadıkları Haşr 59/21 ayetinden anlaşılmaktadır. Onlar da kendilerine sunulan bu emanetten korkmuşlar, onun yerine Allah'ın onlara yüklediği görevi yerine getirme konusunda gönülden boyun eğmişlerdir (Fussilet 41/11).
    2. metne dön, dipnot 2
      'Bilmemek, yanlış düşünmek, yanlış hareket etmek' anlamlarına gelen cehl (جهل) kökünden türemiş olan cehul (جهول) kelimesi, "sürekli cahillik eden, cahillik edip duran" anlamındadır (Müfredat). Yusuf aleyhisselamın "Rabbim! … Kadınların oyununu benden savmazsan onlara kapılırım ve cahillik edenlerden olurum. (Yusuf 12/33)" demesi de, Musa aleyhisselamın "Cahillik edenlerden/kendini bilmez biri olmaktan Allah'a sığınırım! (Bakara 2/67)" demesi de bu anlamdaki cehalettir. Cehul'un buradaki manası da aynıdır yani sorumluluk yüklenmesine rağmen kendini tutamayarak onu yerine getirmemek anlamındadır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetteki nakıs fiil olan "kane (كان)"ye "sare (صار):dönüştü" anlamı verilmiştir.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 72. ayet

  5. Ahzâb suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Ahzâb suresi, 73. ayet. لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا

    liyü`aẕẕibe-llâhü-lmünâfiḳîne velmünâfiḳâti velmüşrikîne velmüşrikâti veyetûbe-llâhü `ale-lmü'minîne velmü'minât. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunu/ emaneti sunma işini, münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tövbesini kabul etmek için yaptı. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Ayet detayı — Ahzâb suresi, 73. ayet