Diyanet İşleri
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Kalem suresi
Kalem suresi, 47. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ
em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet Kalem 42–47 3
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
47. “Yoksa gayb bilgisi onların yanındadır da onlar mı yazıyorlar?” Onların yanında bulunan gayb bilgilerini onlar mı yazıyorlar? O bilgiler içinde kendilerinin hak üzere olduklarını ve Allah nezdinde de onlar için mükâfat bulunduğu mu yazılı? Hayır, böyle bir şey yoktur. Aksine onların bu hali, inatçı ve zalim kimselerin halidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa gayb ilmine sahipler de, hoşlarına giden ve sana karşı delil olarak sundukları şeyleri onlar mı yazıyorlar?
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa gayb (bilinemeyen şeyler) yanlarında da (ondan) mı yazıyorlar? dipnot 1
Yoksa idrakı aşan hakikatler onlara ayan oldu da, (gayba dair) kayıt kuyudatı kendileri mi tutuyorlar?
Yoksa, (bütün varoluşun) gizli gerçekliği(nin) kendi kavrayış alanları içinde (olduğunu), böylece (zamanla) onu yazabilecekler(ini) mi (zannediyorlar)?
Yoksa gayb (algılanmayanlar) onların indinde de, onlar mı yazıyorlar?
Yoksa gayb (görünmeyenin bilgisi) onların yanında mıdır ki, kendileri yazıp duruyorlar?
Yahut gaybın bilgisi onların nezdinde de, onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar?
Yoksa gizli gerçekler onların yanında da onlar mı yazıyorlar?
Yoksa, gayb bilgileri var da bu bilgileri kendileri mi yazıyorlar?
Yoksa geçmişin ve geleceğin bilgisi onların yanında da onlar mı kaydediyorlar?
Yoksa geçmişin ve geleceğin bilgisi onların yanında da onlar mı kaydediyorlar?
Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
Veya gaybın bilgisine sahipler de oradan mı yazıyorlar?
Veya gaybın bilgisine sahipler de oradan mı yazıyorlar?
Veya gaybın bilgisine sahipler de oradan mı yazıyorlar?
Yoksa gayb (görünmeyenin bilgisi) onların yanında mıdır ki, kendileri yazıp duruyorlar?
Yahud gayb, yanlarındadır da onlar (bunu ondan) mı yazıyorlar?
Yoksa gayb kendilerinin katında mıdır da ondan yazıyorlar?
(46-52) Yahut sen bir ücret / ecir mi istedin de onlar o borcun altında ezilmişler mi? ya da gayb / şahit olunamayan, onların yanlarında da onu mu yazıyorlar? Rabbinin hükmüne / yargı kararına sabret, balık sahibi gibi olma, vaktaki o öfke ve kederle dolu seslenmişti / nida etmişti. Rabbinden bir nimet yetişmeseydi/ tedarik etmeseydi. O kınanmış kişi / mezmum kişi ıssız bir alana / diyara atılacaktı. Rabbin onu yeniden seçti de onu salihlerden yaptı. Kafirler, Hatırlatmayı / Kuranı işittiklerinde bakışlarıyla seni y ıkacak / devirecek gibi olurlar ve derler ki kesinlikle O, cinlenmiş / mecnun. O Okunan / O Kuran, alemler için bir hatırlatmadır / zikirdir.
Yoksa gayb onların yanındadır da onlar mı yazıyorlar?
Yoksa gayb (görünmez bilgi hazinesi), kendi yanlarında da onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar?
Yoksa gizli bilgiler onlarda da onu onlar mı kayda geçiriyorlar dipnot 1 ?
Yoksa gizli bilgiler onlarda da onu mu yazıyorlar?
Yoksa gayb onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?
Yoksa gayb onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?
Yoksa gayb, yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
Or do they, of all people, apprehend and comprehend what is by nature not an object of sight and they commit it to writing?
Do they have knowledge of the unseen that enables them to write it down?
Or that the Unseen is in their hands, so that they can write it down?
Or do they have any knowledge of the Unseen which they are now writing down? dipnot 1
Or is the Unseen in their hands, so they can write out what is to happen?
Or that the Ghaib (the Unseen - here in this Verse it means Al-Lauh Al-Mahfûz) is in their hands, so that they can write it down?
Do they possess [access to] the Unseen so that they write it down?
Or have they (the knowledge of) the unseen so that they write it down (to judge things in its light)?
Or is the Unseen in their keeping, and so they are writing it down?
Mohammad, do they have any knowledge of unseen that they accuse you of being a fraud.
Or have they the knowledge of the unseen, so that they write?
Or do they know the future? So they have it recorded?
Are the secrets of futurity with them; and do they transcribe the same from the table of God's decrees?
Or have they the knowledge of the unseen, so that they write it down?
Or even is the Unseen in their presence so they are writing (it down)?
Or is the Unseen theirs that they can write (thereof)?
Or do they have knowledge of the unknown which they copy down?
Or [do they think] that the hidden reality [of all that exists] is within their grasp, so that [in time] they can write it down?
Or do they have access to ˹the Record in˺ the unseen, so they copy it ˹for all to see˺?
Or do they know the future So they have it recorded
Do they know the future? Do they have it recorded?
Or have they [knowledge of] the unseen, so they write [it] down?
If the Unseen be with them: then are they writing!
Or is it that theirs is the future that they have written down?
Or that the unseen (Ghaib) is in their hands, so that they can write it down?
Or do they have the (knowledge of the) Unseen, and they write it down?
Or do they know the future? So they have it recorded?