Diyanet İşleri
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.
Kalem suresi
Kalem suresi, 50. ayet. فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
fectebâhü rabbühû fece`alehû mine-ṣṣâliḥîn.
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret, balık sahibi gibi olma Kalem 48–52 3
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.
(Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.
Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.
Halbuki o (Kur'an), alemler için ancak bir öğüttür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 48–50. ayetler için yazılmıştır.
48. Artık geriye eziyetlerine sabretmekten ve yaptıklarına tahammül edip onları davet etmeyi sürdürmekten başka bir şey kalmıyor. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O halde sen, Rabbinin hükmüne sabret.” Rabbinin dini ve kaderi hükümlerine karşı sabret. O’nun kaderî hükmü içinde eziyet verici olanlara sabredilir. Onlar öfke ve tahammülsüzlükle karşılanmaz. Şer’î hükmüne de kabul ve teslimiyetle ve emrine itaat etmek sureti ile karşılık verilir. “Ve balık sahibi gibi olma!” Balık sahibinden kasıt, Metta oğlu Yunus aleyhisselam’dır. Yani balığın karnında hapsolmasını gerektirecek duruma kadar kendisini götüren halinde ona benzeme! Sözü edilen bu hâl ise kavmine karşı göstermesi istenen sabrı göstermemesi, Rabbi için öfkelenerek kavminin yanından uzaklaşıp denizde yolculuğa çıkmasıdır. Gemi, yolcularının çokluğu dolayısı ile ağırlığından hareket edemeyince geminin yükünün hafiflemesi için kimin denize atılacağını tespit etmek üzere gemidekiler arasında kura çekildi. Kura da ona çıktı ve balık onu yuttu.
“Hani o gamla dolu bir halde (Rabbine) seslenmişti.” Yani o, balık tarafından yutulmuş ve onun karnında iken dua etmişti. Yahut da kendisi gamlı ve kederli bir halde Rabbine dua ederek şöyle demişti: “Senden başka (hak) ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zulmedenlerden oldum.” (Enbiyâ, 21/87)
Yüce Allah da onun duasını kabul buyurmuş ve balık onu karnından çıkarıp hasta bir halde açık bir alana atmıştı. Yüce Allah, onun için kabağa benzer bir ağaç bitirmişti. Bu konuda burada da şöyle buyrulmaktadır:
49. “Eğer Rabbinden bir nimet ona yetişmemiş olsa idi o açık alana” ıssız bir düzlüğe “kınanmış bir halde atılırdı.” Ama Yüce Allah, rahmeti ile onu kuşattı ve kınanmış değil övülmüş olarak oraya atılmış oldu. Onun hali ilk halinden daha da güzel oldu. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
50. “Ama Rabbi onu seçti de” ve her türlü kederden, olumsuzluktan onu arındırdı ve “onu salihlerden kıldı.” Amelleri, sözleri, niyetleri ve durumları düzgün olan kimselerden kıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Oysa Rabbi onu seçti ve onu salih kullarından biri kıldı.
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki:…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbi onu (peygamber olarak) seçmişti ve kendisini iyilerden kılmıştı. dipnot 1
Fakat Rabbi onu (yeniden) seçti ve iyiler arasına kattı.
ama (bilindiği gibi,) Rabbi o'nu alıp dürüst ve erdemliler arasına koydu.
Rabbi Onu seçti de Onu salihlerden (hakikati yaşayanlardan) kıldı.
Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı.
Fakat ardından, Rabbi onu seçti (vahiy verdi) ve onu sâlihlerden kıldı.
Yine de Efendisi Onu seçti; erdemli olanlar arasına kattı.
Rabbi onu seçip, iyi kullarından kıldı.
Ancak Efendisi onu seçip erdemlilerden kıldı.
Ancak Rabbi onu seçip erdemlilerden kıldı.
Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.
Fakat rabbı onu ıstıfa buyurdu da salihinden kıldı.
Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.
Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.
Fakat Rabb'i onu seçti ve iyilerden yaptı.
Fakat rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı.
(Bunun ardından) Rabbi onu seçdi de kendisini saalihlerden yapdı.
Rabbı, onu seçti de salihlerden kıldı.
(46-52) Yahut sen bir ücret / ecir mi istedin de onlar o borcun altında ezilmişler mi? ya da gayb / şahit olunamayan, onların yanlarında da onu mu yazıyorlar? Rabbinin hükmüne / yargı kararına sabret, balık sahibi gibi olma, vaktaki o öfke ve kederle dolu seslenmişti / nida etmişti. Rabbinden bir nimet yetişmeseydi/ tedarik etmeseydi. O kınanmış kişi / mezmum kişi ıssız bir alana / diyara atılacaktı. Rabbin onu yeniden seçti de onu salihlerden yaptı. Kafirler, Hatırlatmayı / Kuranı işittiklerinde bakışlarıyla seni y ıkacak / devirecek gibi olurlar ve derler ki kesinlikle O, cinlenmiş / mecnun. O Okunan / O Kuran, alemler için bir hatırlatmadır / zikirdir.
Ancak Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.
Fakat Rabbi onun du'asını kabul etti de onu Salih (iyi insan)lardan yaptı.
Sonra Rabbi onu tekrar seçti ve iyilerden yaptı dipnot 1 .
Ancak Rabbi ona bir fırsat daha verdi de onu iyilerden yaptı.
Rabbi O’nu seçti ve salih kimselerden kıldı.
Rabbi O'nu seçti ve salih kimselerden kıldı.
Fakat Rabbi onu seçilip yüceltti ve barışseverlerden yaptı.
But Allah relented and quit him all His debt, and with divine grace he came to be of the righteous whose deeds were imprinted with wisdom and piety.
but his Lord chose him and made him one of the Righteous.
Thus did his Lord choose him and make him of the Company of the Righteous.
But his Lord exalted him, and included him among His righteous servants.
But his Lord chose him and made him one of the righteous.
Then his Lord chose him and made him of the righteous.
So his Lord chose him and made him one of the righteous.
But his Lord chose him and made him (one) of the righteous.
But his Lord had chosen him, and He placed him among the righteous.
But your Lord forgave him and included him among the righteous people.
But his Lord elected him, and made him of the pious.
But his Lord blessed him, and made him righteous.
But his Lord chose him, and made him one of the righteous.
Then his Lord chose him, and He made him of the righteous.
Then his Lord selected him and so made him among the righteous.
But his Lord chose him and placed him among the righteous.
Then his Lord chose him and placed him among the upright.
but [as it was, ] his Sustainer had elected him and placed him among the righteous.
Then his Lord chose him, making him one of the righteous.
But his Lord blessed him, and made him righteous.
But his Lord blessed him, and made him righteous.
And his Lord chose him and made him of the righteous.
But his Lord chose him, and made him of the righteous.
But his Lord had elected him and included him among those who have worked for reform and to actualize their 'Self'.
Thus did his Lord choose him and grant him the company of the righteous.
Then his Lord chose him, and made him one of the righteous.
But his Lord blessed him, and made him righteous.