Diyanet İşleri
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Kalem suresi
Kalem suresi, 45. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ
veümlî lehüm. inne keydî metîn.
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet Kalem 42–47 3
(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 44–45. ayetler için yazılmıştır.
44-45. Yani bu yüce Kur’ân’ı yalanlayanlarla Beni başbaşa bırak! Onları cezalandırmak Benim işimdir. Onların cezaya çarptırılmaları için acele etme! “Biz onları bilmeyecekleri bir yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.” Onlara mal ve evlat vereceğiz. Bol rızıklar ve uzun ömür vereceğiz. Ama bu, aldansınlar ve kendilerine zarar verecek şeyleri sürdürsünler diyedir. Bu, Yüce Allah’ın onların kötü amellerine karşılık kurduğu bir tuzaktır. Allah’ın düşmanlarına kurduğu tuzak ise çok sağlam ve güçlüdür. Bundan dolayı onların karşılaşacakları ceza ve görecekleri zarar pek büyüktür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Günahlarında ısrar etmelerinde onlara mühlet vereceğim. Şüphesiz benim tuzağım kâfirlere ve yalanlayanlara karşı çok güçlüdür. Benden asla kaçamazlar ve cezalandırmamdan kurtulamazlar.
Aynı kök: متن (3 geçiş) · Aynı kök: ملو (10 geçiş) · Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Aynı kök: متن (3 geçiş)
Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim…
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır. dipnot 1
Ama onlara imkan ve zaman tanırım; çünkü onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim pek sağlamdır.
çünkü onlara bir süre belli bir üstünlük versem de Benim ince planım son derece sağlamdır!
Mühlet veririm onlara. . . Muhakkak ki benim tuzağım çok sağlamdır!
Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım çok sağlamdır!
Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.
Onlara biraz süre tanıyorum. Doğrusu benim planım çok sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Benim planım sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Benim planım sağlamdır.
Ve Ben, onların iplerini uzatır (süre tanır)ım, çünkü fendim sağlamdır.
Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü fendim sağlamdır.
Onlara süre tanıyorum. Kuşkusuz, Benim planım çok sağlamdır.
Onlara süre tanıyorum. Kuşkusuz, Benim planım çok sağlamdır.
Onlara süre tanıyorum. Kuşkusuz, Benim planım çok sağlamdır.
Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ben onlara mühlet (zaman) veriyorum. Şübhe yok ki benim fendim sağlamdır!
Ben; onlara mühlet veriyorum. Benim tuzağım muhakkak sağlamdır.
(34-45) Sakınanlara Rableri yanında naim cennetleri kesin olarak vardır. Teslim olanları /Müslümanları, suçlular /cürümlüler gibi hiç yapar mıyız? Ne oluyor size, nasıl yargılıyorsunuz / hükmediyorsunuz? Yahut sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz? Onda, siz neyi beğenip seç erseniz / tehayyer ederseniz o, kesinlikle sizindir mi? yazıyor, ya da geçerliliği / beeliğası kıyamete kadar / kalkış gününe kadar süren, yeminlerimiz mi var size? Her neye hükmederseniz / kararınız her neyse mutlak mıdır? Sor onlara onlardan hangisi b öyle bir şeyin sorumlusu olacak / kefili olacak. Ya da ortak birileri mi var ? Eğer dürüstseler ortaklarını da getirsinler. O gün ayaklar bacaklar açılır, secde etmeye davet edilirler ama istidatları yetmez / güçleri yetmez ki secde etsinler. Bakışları düşmüş / gözler yerde , onları zillet sarmıştır. Becerebilirken / sağ salim iken secde etmeye davet ediliyorlardı. Artık bu olayları / hâdiseleri yalanlayanı bana bırak/ sal gelsin bana. Onları bilmedikleri taraftan derece derece / tedrici bir biçimde azaba yaklaştıracağız. Onlara mühlet veririm kesinlikle benim tuzağım sağlamdır / metindir.
Onlara mühlet veriyorum. Çünkü benim tuzağım çok sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz).
Onlara süre tanırım. Benim kurduğum oyun sağlamdır dipnot 1 .
Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum Çünkü benim tuzağım çok sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Çünkü benim tuzağım çok sağlamdır.
Süre tanıyorum onlara. Tuzağım gerçekten zorludur benim.
I give them respite and delay My action, but My scheme of action is decisive, conclusive, strict and unfailing, it strikes at the root.
I will allow them more time, for My plan is powerful.
A (long) respite will I grant them: truly powerful is My Plan.
I am giving them a respite. Great is My scheme! dipnot 1
I will allow them more time. My subterfuge is sure.
And I will grant them a respite. Verily, My Plan is strong.
I will grant them respite, for My devising is indeed sure.
Yet I shall give them respite (to mend their ways). Verily, My plan is invincible and firm.
and I shall respite them -- assuredly My guile is sure.
I (God) will give them enough time so that they completely prove that they are guilty; My plan is indeed perfect.
And I will let them have their way! for my device is sure.
I will lead them on; for My scheming is formidable.
And I will bear with them for a long time; for my stratagem is effectual.
Yet I do bear with them, for lo! My plan is firm.
And I will reprieve them. Surely My plotting is ever-pervading.
Yet I bear with them, for lo! My scheme is firm.
Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
for, behold, though I may give them rein for a while, My subtle scheme is exceedingly firm!
I ˹only˺ delay their end for a while, but My planning is flawless.
And I will lead them on; for My scheming is formidable.
I will give them enough rope; My scheming is formidable.
And I will give them time. Indeed, My plan is firm.
And I will grant them respite — My plan is firm.
Though I give them respite, behold, unwavering is My Plan.
A (long) time will I give for them: (But) truly Powerful is My plan.
And I give them respite. Indeed, My plan is firm.
And I will lead them on; for My planning is formidable.