Diyanet İşleri
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Kalem suresi
Kalem suresi, 46. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ
em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet Kalem 42–47 3
(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.
(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
46. “Yoksa sen onlardan (davete karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar bu borç yükü altında mı eziliyorlar?” Yani onların senden kaçışlarının, seni tasdik etmeyişlerinin haklı bir sebebi yoktur. Çünkü sen onlara hakkı öğretmekte ve onları sırf kendi faydaları için Allah’ın yoluna çağırmaktasın. Bunun için de mallarından onlara ağır gelecek herhangi bir ücret istemiyorsun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onları davet ettiğin şeye karşılık onlardan bir mükâfat mı istiyorsun ki; bu yüzden çok ağır bir yük taşıyorlar da, bu da onların senden yüz çevirmesine sebep oluyor? Oysa durum bunun tam aksinedir. Sen onlardan bir mükâfat istemiyorsun. Öyleyse sana tabi olmalarına engel olan nedir?
Aynı kök: غرم (6 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)
Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
"Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak)…
Aynı kök: غرم (6 geçiş)
Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla…
Aynı kök: غرم (6 geçiş)
Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler.…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da borç yüzünden ağır bir yük altında mı kalıyorlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istedin de, onlar altında ezilecekleri ağır bir borç yükünden mi kaçıyorlar?
Yoksa, (ey Peygamber,) onlardan bir karşılık isteyeceğinden ve böylece (seni dinledikleri için) borç yükü altında kalacaklar(ından mı korkuyorlar)?
Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da, onlar borçtan ağır bir yük altına mı girmişler?
Sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, onlar, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altında kalmışlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da ağır bir borç yükü altında mı kalıyorlar?
Yoksa,sanki sen onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır borç altında mı eziliyorlar?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da mı cereme vermekten ezilmişler?
Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borca mı giriyorlar?
Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borca mı giriyorlar?
Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borca mı giriyorlar?
Sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, onlar, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altında kalmışlar?
Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da onlar (sana ödeyecekleri) bir borcdan dolayı ağır yük altında mı bırakılmışlardır.
Yoksa sen, onlardan bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altında mı kalmışlardır?
(46-52) Yahut sen bir ücret / ecir mi istedin de onlar o borcun altında ezilmişler mi? ya da gayb / şahit olunamayan, onların yanlarında da onu mu yazıyorlar? Rabbinin hükmüne / yargı kararına sabret, balık sahibi gibi olma, vaktaki o öfke ve kederle dolu seslenmişti / nida etmişti. Rabbinden bir nimet yetişmeseydi/ tedarik etmeseydi. O kınanmış kişi / mezmum kişi ıssız bir alana / diyara atılacaktı. Rabbin onu yeniden seçti de onu salihlerden yaptı. Kafirler, Hatırlatmayı / Kuranı işittiklerinde bakışlarıyla seni y ıkacak / devirecek gibi olurlar ve derler ki kesinlikle O, cinlenmiş / mecnun. O Okunan / O Kuran, alemler için bir hatırlatmadır / zikirdir.
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa onlardan ücret istiyorsun da onu ödeme yükü altında mı eziliyorlar dipnot 1 !
Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da borç altında mı eziliyorlar?
Yoksa, onlardan bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altındalar mı?
Yoksa, onlardan bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altındalar mı?
Bir ücret mi istiyorsun kendilerinden de onlar, bir borç altında eziliyorlar!
Or do you invite them O Muhammad and present them with inducements to follow the path of truth and reality for something in return, and so they are charged with a debt that burdens them or brings them under such liability! The truth is that they are obstinate, not that they hold opinions but the opinions hold them.
Do you demand some reward from them that would burden them with debt?
Or is it that thou dost ask them for a reward, so that they are burdened with a load of debt?-
Or are you asking them for some compensation so that they feel burdened with debt? dipnot 1
Or do you ask them for a wage so they are weighed down with debt?
Or is it that you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) ask them a wage, so that they are heavily burdened with debt?
Do you ask them for a reward, so that they are weighed down with debt?
(Prophet!) do you ask from them a reward (for conveying to them the Message of prophethood) so that they are weighed down by (this undue) debt (which they find hard to pay)?
Or askest thou them for a wage, and so they are weighed down with debt?
Mohammad, are you asking a reward for inviting them to the right path that they feel so enraged toward you?
Or dost thou ask them a hire for it while they are burdened with debts?
Or did you ask them for a wage, so they are burdened by the fine?
Dost thou ask them any reward for thy preaching? But they are laden with debts.
Or do you ask from them a reward, so that they are burdened with debt?
Or even do you ask them for a reward so they are weighed down with heavy fines?
Or dost thou (Muhammad) ask a fee from them so that they are heavily taxed?
Do you ask for any compensation from them that they are burdened with want?
Or is it that [they fear lest] thou ask them for a reward, [O Prophet,] so that they would be burdened with debt [if they listened to thee]?
Or are you asking them for a reward ˹for the message˺ so that they are overburdened by debt?
Or did you ask them for a wage, so they are burdened by the fine
Are you asking them for money, so they are burdened by the fine?
Or do you ask of them a payment, so they are by debt burdened down?
If thou askest of them a reward: then are they burdened by debt!
Or is it that you ask them any reward so that they are burdened?
Or is it that you do ask them for a reward, so that they are not burdened with a load of debt?
Is it that you ask them for a fee, due to which they are burdened with debt?
Or do you ask them for a wage, so they are burdened by the fine?