Diyanet İşleri
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
Kamer suresi
Kamer suresi, 54. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ
inne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneher.
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar Kamer 47–55 3
Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?
İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.
Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 54–55. ayetler için yazılmıştır.
54. “Şüphesiz takvâ sahipleri” şirkten sakınan büyük ve küçük günahlardan korunan, Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınanlar “cennetlerde ve ırmak kenarlarındadırlar.” Hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir kimsenin hatırından geçirmediği pek güzel ağaçlar, akan ırmaklar, yüksek köşkler, çok güzel konaklar, lezzetli yiyecek ve içecekler, pek güzel huriler, oldukça güzel bağlar, bahçeler bulunan nimet cennetlerindedirler. Mutlak egemen ve her şeyin gerçek malikinin rızasını ve O’na yakın olma başarısına nail olacaklardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
55. “Kudret sahibi Melîk’in katında, hak meclisindedirler.” Artık bundan sonra Rablerinin lütuf ve ihsanından onlara neler vereceğini, onlara neleri bağışlayacağını sorma gitsin!
Allah bizleri bu mükâfatlara nail olacaklardan kılsın. Bizim kötülüklerimiz sebebi ile O’nun nezdindeki iyiliklerden bizi mahrum kılmasın.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetlerde nimet içinde ve akan ırmaklardadır.
Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ortak kavram: Cennet
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(54, 55) Muttakîler (duyarlı olanlar) ise güçlü hükümdarın (Allah'ın) huzurunda ‘doğruluk makamındaki' dipnot 1 bahçelerde ve ırmak(ların kenarların)da olacaklardır.
Ne var ki, sorumluluğunun bilincinde olanlar cennetlerde ve ırmaklar arasında (mest) olacaklar:
(Bu nedenle,) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, kendilerini bir bahçeler ve akarsular (cennetin)de bulacaklar,
Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve nehir kıyılarındadırlar.
Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarında,
Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, cennetlerde ve ırmaklardadır.
Takva sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır.
Erdemliler, bahçeler ve ırmaklar içindedir.
Erdemliler, cennetler (bahçeler) ve ırmaklar içindedir.
Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde nur içindedirler.
Şübhesiz müttekıler Cennetlerde nur içinde
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Takva sahipleri cennetlerde dipnot 1 ve nehir kenarlarındadır.
Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
Şübhesiz ki takva saahibleri cennetlerde, ırmaklar (kenarların) da,
Muhakkak ki muttakiler, cennetlerde ve ırmaklardadırlar.
(49-55) Mutlaka biz, her şeyi bir kaderle / belli bir ayarla yaratmışızdır. (Kısıt ve serbestlik yazgısı / ayarlaması) Bizim işimiz tek bir göz kırpması gibidir. Kesin olan şu ki sizin benzerlerinizden / aynı kafa yapısında olanlardan helak ettik ders alan var mı? Yaptıkları her şey zübürdadır / kitaptadır. Küçük büyük her şey yazılıdır / satırlanmıştır. Sakınanlar / muttakiler, kesinlikle cennetlerde ve nehirlerdedirler. İktidar sahibi melikin yanında, sözüne bağlılık / sadakat tahtındadırlar. (Âdem Resulullah’ın mesajı; Adam olmak hatasızlık değil hatayı itiraf etmektir. Nuh Resulullah’ın mesajı; sen karada gemini yap lazım olursa Allah denizi ayağına getirir. Yakup Resulullah’ın mesajı; Saf sevgiyle iki göz verirsen bin gözün göremediği bir bu run sahibi olursun. Yusuf Resulullah’ın mesajı; Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca ülkenin kaderini değiştirir. İbrahim Resulullah’ın mesajı; Hiçbir nemrudun ateşi imanı yakamaz. İsmail Resulullah’ın mesajı; Sen Allah’a kur ban olursan varlık sana kurban olur. Musa Resulullah’ın mesajı; Firavunun zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’yı Firavunun sarayında arayınız.
Takva sahibi olanlar, Cennetler'de ve pınarlardadır.
Korunanlar cennetlerde ırmaklar(ın kenarın)dadırlar.
Kendini yanlışlardan koruyanlar bahçelerde ve ırmaklarda olacak dipnot 1 ,
Kendilerini koruyanlar bahçelerde, ırmak kıyılarında dolaşacak,
Takva sahipleri Cennetlerde ve ırmaklar içindedir.
Korunanlar ise cennetlerde ve ırmaklarda.
Korunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.
Those who regard Allah with breasts filled with piety and entertain the profound reverence dutiful to Him, shall be welcomed into gardens beneath which rivers flow;
The righteous will live securely among Gardens and rivers,
As to the Righteous, they will be in the midst of Gardens and Rivers,
Surely those who shun disobedience will dwell amidst Gardens and running streams
The people who have taqwa will be amid Gardens and Rivers,
Verily, The Muttaqûn (the pious - see V.2:2), will be in the midst of Gardens and Rivers (Paradise).
Indeed the Godwary will be amid gardens and streams,
(That is why) those who became secure against evil and were dutiful (to God) shall be amidst gardens and bounties;
Surely the godfearing shall dwell amid gardens and a river
As to those who minded their Lord, they will end up in gardens with the streams.
Verily, the pious shall be amid gardens and rivers,
The righteous will be in paradises and rivers.
Moreover the pious shall dwell among gardens and rivers,
Surely the righteous (who guard against evil) shall dwell among Gardens and Rivers,
Surely the pious will (dwell) among Gardens and Rivers,
Lo! the righteous will dwell among gardens and rivers,
Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and light,
[Hence, too,] behold, the God-conscious will find themselves in [a paradise of] gardens and running waters,
Indeed, the righteous will be amid Gardens and rivers,[1]
The righteous will be in paradises and rivers.
Surely, the righteous have deserved gardens and rivers.
Indeed, the righteous will be among gardens and rivers,
Those of prudent fear will be among gardens and a river,
Behold, those who walk aright will be in the midst of gardens and rivers.
Verily, as to those who act right, they will be in the in the midst of gardens and streams,
Of course, the God-fearing will be in gardens and rivers,
The righteous will be in gardens and rivers.