Diyanet İşleri
Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.
Kasas suresi
Kasas suresi, 21. ayet. فَخَرَجَ مِنْهَا خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ قَالَ رَبِّ نَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
feḫarace minhâ ḫâifey yeteraḳḳab. ḳâle rabbi neccinî mine-lḳavmi-żżâlimîn.
Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3
Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.
Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.
(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. “Bunun üzerine” öldürüleceğinden endişe ettiği için “korku içinde (etrafı) gözetleyerek şehirden ayrıldı” ve dua ederek “Rabbim, beni zalimler topluluğundan kurtar, dedi.” Çünkü o, işlediği günahtan, öldürme kastı gütmeksizin sırf kızgınlıktan yaptığı o işten tevbe etmişti. O bakımdan onların kendisi hakkındakı bu tavırları onların bir zulmü ve cüretkârlıkları idi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- kendisine nasihat eden adamın sözünü yerine getirdi. Korku içinde o ülkeden çıktı ve başına ne geleceğini bekleyerek Rabbine şöyle dua etti: "Rabbim! Beni bu zalim topluluğun elinden kurtar, bana bir kötülükleri dokunmasın."
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş)
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…
Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş)
Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa) korku içinde, (etrafı) gözetleyerek şehirden çıkmış (ve) "Rabbim! Beni zalimler topluluğundan koru!" diye dua etmişti.
Bunun üzerine, korku dolu gözlerle etrafa bakınarak orayı terk ederken, bir yandan şöyle yakarıyordu: "Rabbim! Beni şu zalim toplumun elinden kurtar!"
Bunun üzerine (Musa) korku içinde çevresine bakınarak ve "Ey Rabbim, zalimlere karşı beni koru!" diye dua ederek oradan uzaklaştı.
Bunun üzerine (Musa) korkarak, (etrafı) gözetleyerek oradan çıktı. . . (Musa) dedi ki: "Rabbim, zalim toplumdan beni kurtar!"
Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: "Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar" dedi.
Musa korka korka, (etrafı) gözetleyerek oradan çıktı. «Rabbim! Beni zalimler güruhundan kurtar» dedi.
Bunun üzerine, korku içinde bakınarak çıkıp gitti. Dedi ki: "Efendim! Haksızlık yapanlar toplumundan beni kurtar!"
Bunun üzerine Musa, korku içinde çevresini gözetleyerek oradan çıktı. "Ey Rabbim! Beni, zalim toplumdan kurtar!" dedi.
Korku içinde, çevreyi kollayarak oradan kaçtı. "Efendim, beni şu zalim toplumdan kurtar" dedi.
Korku içinde, çevreyi kollayarak oradan kaçtı. 'Rabbim, beni şu zalim toplumdan kurtar,' dedi.
Hemen korku içinde çevreyi gözetleyerek şehirden çıktı ve: "Ey Rabbim, kurtar beni bu zalim kavimden!" dedi.
Derhal oradan korku ile çıktı gözetiyordu, dedi: ya rabbi! kurtar beni bu zalim kavmden
Bunun üzerine korku içinde etrafı kollayarak oradan ayrıldı: "Rabb'im! Beni bu zalim halktan kurtar." dedi.
Bunun üzerine korku içinde etrafı kollayarak oradan ayrıldı: "Rabb'im! Beni bu zalim halktan kurtar." dedi.
Bunun üzerine korku içinde etrafı kollayarak oradan ayrıldı: "Rabb'im! Beni bu zalim halktan kurtar." dedi.
Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: "Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar" dedi.
Bunun üzerine (Musa) korkarak (ve etrafı) gözetleyerek oradan çıkdı. "Rabbim, dedi, beni o zaalimler güruhundan kurtar".
Bunun üzerine korku içinde gözetleyerek oradan çıktı ve: Rabbım; beni, o zalimler güruhundan kurtar, dedi.
(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.
Bunun üzerine korku içinde etrafını gözetleyerek oradan çıkıp gitti. "Rabbim!" dedi. "Beni zalim kavimden kurtar."
(Musa, etrafı) kollayarak, korka korka oradan çıktı: "Rabbim, beni şu zalim kavimden kurtar!" dedi.
Musa korku içinde, çevreyi gözleye gözleye oradan çıktı. "Rabbim, beni yanlışlar içindeki bu topluluktan kurtar!" dedi dipnot 1 .
Musa korku içinde, ortalığı gözetleye gözetleye şehri terk etti. "Rabbim! Beni bu zalimler topluluğunun elinden kurtar" dedi.
Bunun üzerine korku içinde etrafını gözetleyerek oradan çıkıp gitti. Rabbim, dedi. Beni zalim kavimden kurtar.
Bunun üzerine korku içinde etrafını gözetleyerek oradan çıkıp gitti. -Rabbim, dedi. Beni zalim kavimden kurtar.
Bunun üzerine Musa, oradan korka korka çıktı. Her yanı gözlüyordu. Şöyle yakardı: "Rabbim, beni şu zalimler topluluğundan kurtar!"
Mussa took the man's advice and left the city in a state of anxiety and fear expecting to be seized with a calamity at any moment. Feeling helpless he invoked Allah for help, thus: "Protect me O Allah, my Creator. and save me from the people who are wrongful of actions."
So Moses left the city, fearful and wary, and prayed, ‘My Lord, save me from people who do wrong.’
He therefore got away therefrom, looking about, in a state of fear. He prayed "O my Lord! save me from people given to wrong-doing."
Soon after hearing this Moses departed in a state of fear, looking around as one in apprehension and prayed: "My Lord, deliver me from these unjust people."
So he left there fearful and on his guard, saying, ‘My Lord, rescue me from the people of the wrongdoers!’
So he escaped from there, looking about in a state of fear. He said: "My Lord! Save me from the people who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)!"
So he left the city, fearful and vigilant. He said, ‘My Lord! Deliver me from the wrongdoing lot.’
So (Moses) left that (city) in fear and he kept watching (around) carefully. He said (praying at that time), `My Lord! deliver me from the unjust people.'
So he departed therefrom, fearful and vigilant; he said, 'My Lord, deliver me from the people of the evildoers. '
Moses then fled the town in fear and prayed: "O Lord save me from these wicked people. "
So he went forth therefrom, afraid and expectant. Said he, 'Lord, save me from the unjust people!'
He exited the city, afraid and watchful. He said, "My Lord, save me from the wicked people."
Wherefore he departed out of the city in great fear, looking this way and that, lest he should be pursued. And he said, O Lord, deliver me from the unjust people.
And a man came from the remote parts of the city running. He said, "O Moses! Verily, the chiefs are deliberating concerning you to slay you; therefore go forth; verily, I am to you a sincere adviser!"
So he went out of it, frightened and on the watch. He said, "Lord! Safely deliver me from the unjust people."
So he escaped from thence, fearing, vigilant. He said: My Lord! Deliver me from the wrongdoing folk.
So he left the city, fearful and hesitant, (and) prayed: "O Lord, deliver me from these wicked people. "
So he went forth from thence, looking fearfully about him, and prayed: "O my Sustainer! Save me from all evildoing folk!"
So Moses left the city in a state of fear and caution, praying, "My Lord! Deliver me from the wrongdoing people."
He exited the city, afraid and watchful. He said: "My Lord, save me from the wicked people."
He fled the city, afraid and watchful. He said, "My Lord, save me from the oppressive people."
So he left it, fearful and anticipating [apprehension]. He said, "My Lord, save me from the wrongdoing people."
And he went out therefrom in dread, expectant. He said: “My Lord: deliver Thou me from the wrongdoing people.”
So he escaped from there, fearful, vigilant. He said, "My Lord! Save me from the oppressive people."
Therefore he got away from there, looking around (still) in a state of fear. He prayed: "O my Lord! Save me from people used to doing wrong."
So, he went out of it (the city), looking around in a state of fear. He said, "O my Lord, save me from the cruel people."
He exited the city, afraid and watchful. He said: "My Lord, save me from the wicked people."