Diyanet İşleri
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 94. ayet. قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى
ḳâle yebneümme lâ te'ḫuẕ biliḥyetî velâ bira'sî. innî ḫaşîtü en teḳûle ferraḳte beyne benî isrâîle velem terḳub ḳavlî.
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Buzağı ve Sâmirî Tâhâ 83–98 3
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
(92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.
Samiri, şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."
Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
94. Bunun üzerine Hârûn, şöyle dedi: “Ey anamın oğlu” O, Mûsâ’nın anne-baba bir kardeşi olduğu halde kalbini yumuşatmak gayesiyle böyle demişti, “Sakalımı, başımı çekiştirme! Ben ‘İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın ve benim sözüme uymadın’, diyeceğinden korktum.” Çünkü sen, bana aralarında yokken senin yerime geçmeni emrettin. Eğer senin ardından gelecek olsaydım, senin bana vermiş olduğun bu emri terk etmiş olurdum. O nedenle senin beni kınayacağından korktum. Ayrıca bana, onları başsız ve halifesiz bırakıp gittiğim için “İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın” diyeceğinden çekindim. Çünkü aralarında onları gözetecek, onlara halifelik edecek bir kimse olmaması, onların tefrikaya düşmelerine ve onların birliklerinin dağılmasına sebep olurdu. O halde sen beni zalimler topluluğu ile bir tutma ve düşmanların, halimize sevinmelerine sebep olacak bir iş yapma. Mûsâ, kardeşine yaptıklarından -böyle bir şeyi hak etmediğini anladığı için- pişman oldu ve: “Dedi ki: Rabbim, beni de kardeşimi de bağışla. Bizi rahmetine al. Sen rahmet edenlerin en merhametli olanısın.” (el-A’raf, 7/151)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- kardeşinin yaptıklarını kınayarak saçından ve sakalından tutup kendisine doğru çekiştirmiş, Harun da ondan şefkat bekleyerek şöyle demiştir: "Saçımı ve sakalımı tutup çekiştirme, benim onlarla birlikte kalmamda bir mazeretim vardı. Onları yalnız başlarına bıraktığımda ayrılığa düşmelerinden korktum. Sonra bana: Onların arasını ayırdığımı, onlar hakkında vasiyetini tutmadığımı söyleyecektin."
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: راس (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da…
Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Harun) şöyle demişti: "Ey annemin oğlu! dipnot 1 Saçıma, sakalıma yapışma! Şüphesiz ki ben senin ‘İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!' demenden korktum." dipnot 2
"Ey anamın oğlu!" dedi, "Sakalımı-saçımı çekiştirip durma! İnan ki senin bana "İsrailoğulları arasına ayrılık tohumları saçtın, nasihatimi dinlemedin!" demenden korktum, (fakat gücüm yetmedi)!"
(Harun:) "Ey anamın oğlu!" dedi, "Saçımdan sakalımdan tutma! Gerçek şu ki, ben senin, 'Bak işte, İsrailoğulları'nın arasına ayrılık soktun; sözüme riayet etmedin! demenden korktum".
(Harun) dedi ki: "Ey anamın oğlu! Saçıma, sakalıma yapışıp durma! Muhakkak ki ben: 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' demenden korktum. "
Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."
(Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: «İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!» demenden korktum.
Dedi ki: "Ey anamın oğlu; sakalımı ve başımı çekme!" "Aslında, ‘İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın; sözüme bağlı kalmadın!' demenden korktum!"
Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "Saçımı sakalımı yolma! Emin ol ki ben senin; 'İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün, sözümü tutmadın!' demenden korktum."
Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. ‘İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum."
Dedi ki, 'Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. 'İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum.'
Harun: "Ey anamın oğlu, sakalımı ve başımı tutma! Emin ol ki, "dediğime bakmadın da İsrail oğulları arasına ayrılık düşürdün." dersin diye korktum." dedi.
Ey anamın oğlu dedi, sakalımı başımı tutma, emin ol ki dediğime bakmadın da Beni İsrail arasına tefrika düşürdün dersin diye korktum
Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu dipnot 1 ettim. dedi.
Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu dipnot 1 ettim. dedi.
Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma. Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin, demenden çekindim." dedi.
Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."
(Harun) dedi: "Ey anamın oğlu, sakalımı, başımı tutma. Hakikat, ben senin: — Israil oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın, diyeceğinden korkdum".
O da: Ey anamın oğlu; saçımdan sakalımdan tutma. Doğrusu; İsrailoğulları arasına ayrılık soktun, sözüme bakmadın, demenden korktum, dedi.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
Dedi ki: “Anamın oğlu! Sakalıma, başıma yapışma. Ben, bana: İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın ve benim sözüme (neden) uymadın, diyeceğinden korktum.”
(Harun, kardeşini yumuşatabilmek için): "Ey anamın oğlu, dedi, sakalımı, başımı tutma. Ben senin 'İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' diyeceğinden korktum (da onun için idare yoluna gittim)."
Harun dedi ki: "Ey anamın oğlu! Saçıma sakalıma yapışma! Ben senin 'İsrailoğullarını böldün; sözümü de dinlemedin' demenden korktum dipnot 1 ."
Harun dedi ki "Anamın oğlu! Saçımdan sakalımdan tutma. Ben senin ‘İsrailoğullarını böldün; sözümü de dinlemedin' demenden korktum."
Harun ise: Ey anamın oğlu! dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, “İsrailoğulları'nın arasına ayrılık düşürdün sözümü tutmadın” demenden korktum.
Harun ise: -Ey anamın oğlu dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, "İsrailoğulları'nın arasını açtın, sözümü tutmadın" demenden korktum.
Harun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma. Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum: 'Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!"
"O son of my mother", Harun said, "do not drag me by the beard nor by the head. I was afraid you would say I have set the children of Israel at variance and did not listen to your instructions".
He said, ‘Son of my mother- let go of my beard and my hair!- I was afraid you would say, "You have caused division among the children of Israel and have not heeded what I said."’
(Aaron) replied: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard nor by (the hair of) my head! Truly I feared lest thou shouldst say, 'Thou has caused a division among the children of Israel, and thou didst not respect my word!'"
Aaron answered: "Son of my mother! Do not seize me with my beard, nor by (the hair of) my head. dipnot 1 I feared that on returning you might say: 'You sowed discord among the Children of Israel, and did not pay heed to my words.'" dipnot 2
He said, ‘Son of my mother! Do not seize me by the beard or by the hair. I was afraid that you would say, "You have caused division in the tribe of Israel and taken no notice to anything I said."’
He [Hârûn (Aaron)] said: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard, nor by my head! Verily, I feared lest you should say: ‘You have caused a division among the Children of Israel, and you have not respected my word!’ "
He said, ‘O son of my mother! Do not hold my beard or my head! I feared lest you should say, ‘‘You have caused a rift among the Children of Israel, and did not heed my word [of advice]. ’’ ’
(Aaron) said, `O son of my mother! do not hold me by my beard nor (pull me) by my head. (If I was not strict to them it was because) I was afraid lest you should say, "You have caused a disruption among the Children of Israel and did not preserve my word".'
'Son of my mother, ' Aaron said, 'take me not by the beard, or the head! I was fearful that thou wouldst say, "Thou hast divided the Children of Israel, and thou hast not observed my word. "
Aaron replied: "Brother, please do not pull my beard and my hair. I was simply afraid that you accuse me of causing a division among the children of Israel as you had strictly ordered me against."
Said he, 'O son of my mother! seize me not by my beard, or my head! Verily, I feared lest thou shouldst say, "Thou hast made a division amongst the children of Israel, and hast not observed my word. "'
He said, "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I feared that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."
Aaron answered, O son of my mother, drag me not by my beard, nor by the hair of my head. Verily I feared lest thou shouldest say, thou hast made a division among the children of Israel, and thou hast not observed my saying.
From following me? Have you then rebelled against my bidding?
He (Harûn) said, "O son of my mother, do not take hold of my beard or of my head! I was apprehensive that you would say, ‘You have caused disunity among the Seeds (Or: sons) of Israel) and you have not respected my saying. "
He said: O son of my mother! Clutch not my beard nor my head! I feared lest thou shouldst say: Thou hast caused division among the Children of Israel, and hast not waited for my word.
"O son of my mother, " (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair! I was really afraid you may say that I had created a rift among the children of Israel, and did not pay heed to your command. "
Answered [Aaron]: "O my mother's son! Seize me not by my beard, nor by my head! Behold, I was afraid lest [on thy return] thou say, 'Thou hast caused a split among the children of Israel, and hast paid no heed to my bidding!"
Aaron pleaded, "O son of my mother! Do not seize me by my beard or ˹the hair of˺ my head. I really feared that you would say, ‘You have caused division among the Children of Israel, and did not observe my word.’"
He said: "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I feared that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."
He said, "O son of my mother; do not pull me by my beard and my head. I was afraid that you might say, 'You have divided the Children of Israel, and disobeyed my orders.' "
[Aaron] said, "O son of my mother, do not seize [me] by my beard or by my head. Indeed, I feared that you would say, 'You caused division among the Children of Israel, and you did not observe [or await] my word.' "
Said he: “O son of my mother: seize thou me not by my beard, nor by my head! I feared lest thou say: ‘Thou hast caused division among the children of Israel, and hast not observed my word.’”
Aaron said, "O Son of my mother! Don't get mad at me, nor treat me harshly. I feared that you would say, "You have let the Children of Israel divide into parties and sects." (Moses accepted this explanation since sectarianism is no less a crime than idol worship in any form. Seizing the beard and head pertains to harsh interrogation (7:150)).
[Haroon (Aaron)] replied: "O son of my mother! Do not grab (me) by my beard, nor by (the hair of) my head! Truly, I feared that you may say; ‘You have caused a split in the Children of Israel, and you did not respect my word!’ "
He said, "O son of my mother, do not hold me by my beard, nor by my head. I feared that you would say, ‘You have caused discord among the children of Isrā’īl and did not observe my advice.’"
He said: "O son of my mother, do not grab me by my beard nor by my head. I was concerned that you would say that I separated between the Children of Israel, and that I did not follow your orders."