Diyanet İşleri
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 45. ayet. قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ
ḳâlâ rabbenâ innenâ neḫâfü ey yefruṭa `aleynâ ev ey yaṭgâ.
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3
"Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin."
"Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır."
"Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."
"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
45. “Dediler ki: “Ey Rabbimiz!” daha senin risaletini tebliğ etmeden ve delili ortaya koymadan önce “Bize karşı aşırı gitmesinden” acele tarafından bizi cezalandırıp başımıza bir iş getirmesinden “veya azgınlığını artırmasından” Hükümranlığı, saltanatı, orduları ve yardımcıları sebebiyle hakka karşı inatlaşıp iyice azgınlaşmasından “korkuyoruz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa ve Harun -aleyhimasselam- şöyle dediler: "Ona davetimizi tamamlamadan bizi cezalandırmada acele etmesinden, ölüm veya başka şeyler ile bize zulüm etmede haddi aşmasından korkuyoruz."
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Firavun'a git, çünkü o azmıştır."
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır."
Aynı kök: فرط (8 geçiş)
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…
Aynı kök: فرط (8 geçiş)
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa ve Harun) "Rabbimiz! Doğrusu, onun bize kötülük yapmasından veya iyice azmasından endişe ediyoruz." demişlerdi.
O ikisi "Rabbimiz!" dediler, "doğrusu biz, bize aşırı şiddet uygulamasından veya daha da azgınlaşmasından korkarız."
(Musa ile Harun:) "Ey Rabbimiz!" dediler, "onun bize düşmanca davranmasından yahut azgınlık(ta devam) etmesinden korkarız".
"Rabbimiz! Doğrusu biz, bizim aşırı üstümüze gelmesinden veya taşkınlık yapmasından korkarız" dediler.
Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkuyoruz."
Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.
Dediler ki: "Efendimiz! Aslında, bize karşı taşkınlık yapmasından veya azgın davranmasından korkuyoruz!"
Musa ve kardeşi, "Ey Rabbimiz, onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız" dediler.
Dediler ki: "Efendimiz, onun bize karşı saldırı ve taşkınlıkta bulunmasından korkuyoruz."
Dediler ki: 'Rabbimiz, onun bize karşı saldırı ve taşkınlıkta bulunmasından korkuyoruz.'
"Ey Rabbimiz, bize şiddetle saldırmasından veya azgınlığının artmasından korkarız!" dediler.
Rabbena dediler, korkarız ki bize şiddetle saldırır, yahud tuğyanını artırır
"Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz." dediler.
"Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz." dediler.
"Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz." dediler.
Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkuyoruz."
Dediler: "Ey Rabbimiz, doğrusu onun bize karşı aşırı gitmesinden, yahud tuğyanını artırmasından endişe ediyoruz biz".
Dediler ki: Rabbımız; onun bize taşkınlık yapmasından veya azgın davranmasından endişe ederiz.
(42-55) Sen ve kardeşin ayetlerimizle gidin. Beni hatırlamakta gevşeklik göstermeyin. İkiniz de firavuna gidin O muhakkak ki taşkınlık etti. İkiniz de ona yumuşak şekilde söz söyleyin, böylelikle belki hatırlayıp anar veyahut ürperir. Rabbimiz, bize karşı aşırılığından yahut taşkınlık yapmasından dedi. İkiniz de k orkmayın, mutlaka ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm dedi. Ona gidin ve deyin ki muhakkak ki Rabbinin elçileriyiz, beraberimizde İsrail oğullarını gönder ve onlara azap etme. Bizler Rabbinden ayetl erle sana geldik. Kılavuzluğa / Hidayete tabi olan her kişiye esenlik olsun / selam olsun. Bize vahy olmuştur ki yalanlayana ve yüz çevirene azap vardır. Firavun dedi ki ikinizin de Rabbi kimdir Ey Musa? Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada yarattığını yola iletendir dedi. Peki önceki memleketlerin durumu nedir? dedi. Onun bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz dedi. Öyle ki arzı size beşik yapmıştır, onda sizlere yollar açmıştır , s uyu gökten indirmiştir, saçılmış bitkil erden çiftleri, on unla çıkarmıştır. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, muhakkak ki bunda aklı başında olanlar için göstergeler / ayetler vardır. Orada / arzda sizi yarattık, sizi oraya iade edeceğiz, başka bir kere daha sizi oradan tekrar çıkaracağız.
“Rabbimiz, biz, bize karşı aşırı gitmesinden yahut azgınlığını arttırmasından korkarız” dediler.
Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize taşkınlık etmesinden, yahut iyice azmasından korkuyoruz."
Dediler ki: "Rabbimiz! Bize kötü davranmasından veya taşkınlık etmesinden korkuyoruz."
Dediler ki "Rabbimiz! Bize karşı çok ileri gider veya haddi aşar diye korkuyoruz."
Rabbimiz, biz onun bize taşkınlık yapmasından veya azmasından korkuyoruz, dediler.
-Rabbimiz, biz onun bize taşkınlık yapmasından veya azmasından korkuyoruz, dediler.
Dediler ki: "Rabbimiz, onun aleyhimizde bir taşkınlık yapmasından yahut yine azmasından korkuyoruz."
They Mussa and Harun said: "O Allah, our Creator, we fear he might show a strong dislike to us and involve in some notion repugnant to the moral sense or he might play the blasphemer, the persecutor and the tyrant".
They said, ‘Lord, we fear he will do us great harm or exceed all bounds.’
They (Moses and Aaron) said: "Our Lord! We fear lest he hasten with insolence against us, or lest he transgress all bounds."
The two said:" dipnot 1 Lord! We fear he may commit excesses against us, or transgress all bounds."
They said, ‘Our Lord, we are afraid that he might persecute us or overstep the bounds. ’
They said: "Our Lord! Verily we fear lest he should hasten to punish us or lest he should transgress (all bounds against us)."
The two of them said, ‘Our Lord! We are indeed afraid that he will forestall us or will overstep the bounds. ’
Both (Moses and Aaron) said, `Our Lord! we fear lest he (- Pharaoh) should hasten to do us some harm or exceed all limits in transgression (against You). '
'O our Lord, ' said Moses and Aaron, 'truly we fear he may exceed against us, or wax insolent. '
[When the two brothers joined together and wanted to pay a visit to Pharaoh, ] they said: "Lord, we are afraid that he may subject us to an excessive punishment or that he may rebel (and harm all Jews. )
They two said, 'Our Lord! verily, we fear that he may trespass against us, or that he may be outrageous. '
They said, "Our Lord, we fear that he would let loose upon us, or transgress."
They answered, O Lord, verily we fear lest he be precipitately violent against us, or lest he transgress more exorbitantly.
And speak to him a gentle speech, that per chance (or possibly) he may be mindful or fear. "
They (both) said, "Our Lord, surely we (ourselves) fear he may exceed against us or tyrannize (us). "
They said: Our Lord! Lo! we fear that he may be beforehand with us or that he may play the tyrant.
They said: "O our Lord, we are really frightened lest he behave insolently with us or become violent. "
The two [brothers] said: "O our Sustainer! Verily, we fear lest he act hastily with regard to us, or lest he [continue to] transgress all bounds of equity. "
They both pleaded, "Our Lord! We fear that he may be quick to harm us or act tyrannically."
They said: "Our Lord, we fear that he would let loose upon us, or transgress. "
They said, "Our Lord, we fear lest he may attack us, or transgress."
They said, "Our Lord, indeed we are afraid that he will hasten [punishment] against us or that he will transgress. "
They said: “Our Lord: we fear lest he hasten against us, or that he will transgress.”
They said, "Our Lord! Verily, We fear that he might act hastily regarding us in abrupt tyranny. "
They (Musa and Haroon) said: "Our Lord! Verily, We fear that he (Pharaoh) act quickly in (anger to cause) harm against us, or that he transgress against us. "
They said, "Our Lord, we fear that he will hasten against us, or will become (more) rebellious (against You)."
They said: "Our Lord, we fear that he would let loose upon us, or transgress."