Kasas suresi

Kasas suresi, 18. ayet

Kasas suresi, 18. ayet. فَأَصْبَحَ فِى ٱلْمَدِينَةِ خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِى ٱسْتَنصَرَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۥ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِىٌّ مُّبِينٌ

feaṣbeḥa fi-lmedîneti ḫâifey yeteraḳḳabü feiẕe-lleẕi-stenṣarahû bil'emsi yestaṣriḫuh. ḳâle lehû mûsâ inneke legaviyyüm mübîn.

Diyanet İşleri

Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 15–21 · surenin 18. ayeti / 88

Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3

  1. Kasas 15

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

  2. Kasas 16

    Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Kasas 17

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

  4. 18

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

  5. Kasas 19

    Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.

  6. Kasas 20

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

  7. Kasas 21

    Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.

18. Mûsâ aleyhisselam düşmanlarından olan kişiyi öldürdükten sonra “şehirde korku içinde (etrafı) gözetleyerek sabahı etti.” Firavun hanedanı kendisinin farkına varacak mıydı, varmayacak mıydı? O, İsrailoğullarından Mûsâ’nın dışında böyle bir işe hiç kimsenin cesaret edemeyeceğinin anlaşılacağını bildiğinden dolayı korkmuştu.

ûsâ aleyhisselam bu halde iken “bir de baktı ki dün kendisinden” düşmanına karşı “yardım isteyen kişi yine” bir başka Kıptiye karşı “ondan imdat diliyor!”

“Mûsâ ona” bu hali dolayısı ile onu azarlayarak “Gerçekten sen besbelli azgın” azgınlığı ve suça cüretkârlığı açıkça ortada olan “bir kimsesin, dedi”

19. Mûsâ “ikisinin de” yani hem kendisinin hem de kendisinden yardım isteyen, İsrailoğullarına mensup kişinin “düşmanı olan kişiyi yakalamak isteyince...” Yani Kıptilerden olan kişi ile İsrailoğullarından olan kişi arasındaki çekişme sürüp gitti. İsrailoğullarından olan kişi de Mûsâ aleyhisselam’dan yardım isteyip durdu. Nihâyet Mûsâ hamiyete geldi ve Kıptiyi yakalamak istedi. Kıpti de kendisini öldürme isteğine karşı onu azarlamak üzere “dedi ki: Ey Mûsâ! Dün bir kişiyi öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? (Anlaşılan) sen bu ülkede ancak bir zorba olmak istiyorsun.” Çünkü yeryüzünde zorbalık yapanın en büyük işlerinden birisi, haksız yere insanları öldürmektir.

“Islâha çalışanlardan olmak istemiyorsun.” Çünkü sen, ıslah edicilerden olmayı isteseydin herhangi bir kimseyi öldürmeksizin benimle onun arasına girerdin, bizi ayırırdın. Bunun üzerine Mûsâ onu öldürmekten vazgeçti. Onun verdiği öğüdü dinledi ve yaptığı azardan etkilendi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bir Kıpti'yi öldürmesinin ardından, korku içinde neler olacağını gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de baktı ki, daha dün Kıpti düşmanına karşı kendisinden yardım ve destek isteyen kimse, başka bir Kıpti’ye karşı yine ondan yardım istiyordu. Musa -aleyhisselam- ona şöyle dedi: “Şüphesiz sen apaçık bir azgınlık ve sapıklık içindesin.”

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَصْبَحَ feesbeha sabahladı kök: صبح
  2. فِى fi
  3. ٱلْمَدِينَةِ l-medineti şehirde kök: مدن
  4. خَآئِفًۭا haifen korku içinde kök: خوف
  5. يَتَرَقَّبُ yeterakkabu gözetleyerek kök: رقب
  6. فَإِذَا feiza bir de baktı ki
  7. ٱلَّذِى llezi
  8. ٱسْتَنصَرَهُۥ stensarahu kendisinden yardım isteyen kök: نصر
  9. بِٱلْأَمْسِ bil-emsi dün
  10. يَسْتَصْرِخُهُۥ ۚ yestesrihuhu yine feryadediyor kök: صرخ
  11. قَالَ kale dedi kök: قول
  12. لَهُۥ lehu ona
  13. مُوسَىٰٓ musa Musa
  14. إِنَّكَ inneke gerçekten sen
  15. لَغَوِىٌّۭ legaviyyun bir azgınsın kök: غوي
  16. مُّبِينٌۭ mubinun belli ki kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.

  • Aynı kök: صرخ (5 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar.…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur.…

  • Aynı kök: صرخ (5 geçiş)

    İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…

  • Aynı kök: صرخ (5 geçiş)

    Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Allah, şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladıktan sonra bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kişi, feryat ederek tekrar ondan yardım istiyor. (Musa) ona, "Doğrusu sen apaçık bir azgınsın!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'nın bu sözü, gerektiğinde kendi yakını bile olsa birisinin hatasını fark edince artık onun yanında yer almamak gerektiğinin göstergesidir.

Mustafa İslamoğlu

Ve ertesi sabah, söz konusu kentte endişeyle etrafı kolaçan ederek dolaşıyordu. Fakat o da ne? Dün ondan yardım isteyen adam, kendisini yine yardıma çağırmıyor mu? Musa ona: "Besbelli ki sen iyice zıvanadan çıkmışsın!" dedi.

Muhammed Esed

Böylece, ertesi sabah, korku içinde çevresini gözetleyerek yine şehirde dolaşıyordu; bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen adam (yine) o'nu (yardımına) çağırmıyor mu! Musa, (bu sefer) ona: "Sen gerçekten apaçık bir azgınmışsın!" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) şehirde (etrafı) gözetleyerek korku içinde sabahladı. . . Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen (yine) Ona feryat ediyor. . . Musa ona dedi ki: "Muhakkak ki sen apaçık bir azgınsın!"

Ali Bulaç

Böylece şehirde korku içinde (çevreyi) gözetleyerek sabahladı. Derken, bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen (kişi, bugün de) kendisine yardım için bağırıyor. Musa, ona dedi ki: "Sen açıkca bir azgınsın."

Ali Özek ve heyeti

Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse, feryat ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona (yardım isteyene) dedi ki: Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın!

Ali Rıza Safa

Böyle korku içinde gözleyerek, kentte sabahladı. Bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen, Onu yardımına çağırıyor. Musa, ona, dedi ki: "Kuşkusuz, sen, gerçekten apaçık azgın birisin!"

Bayraktar Bayraklı

Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kişi, feryat ederek yine ondan yardım istiyor. Musa, ona dedi ki: "Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın."

Edip Yüksel

Korku içinde, etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Kendisinden dün yardım istemiş olan adam, feryad ederek yine kendisinden yardım istiyordu. Musa ona, "Belli ki sen bir belalısın" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Korku içinde, etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Kendisinden dün yardım istemiş olan adam, feryad ederek yine kendisinden yardım istiyordu. Musa ona, 'Belli ki sen bir belalısın,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken şehirde korku içinde çevreyi gözetleyerek sabahladı ve birden dün kendisinden yardım isteyenin yine feryad ettiğini gördü ve Musa ona: "Besbelli sen bir yaramazsın!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken şehirde korku içinde sabahı etti gözetiyordu, baktı ki dün kendisinden yardım istiyen ona yine feryad ediyor, Musa ona besbelli sen yaramazsın dedi

Erhan Aktaş

Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: "Sen apaçık bir azgınsın!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: "Sen apaçık bir azgınsın!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: "Sen apaçık bir azgınsın!" dedi.

Gültekin Onan

Böylece şehirde korku içinde (çevreyi) gözetleyerek sabahladı. Derken, bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen (kişi bugün de) kendisine yardım için bağırıyor. Musa, ona dedi ki: "Sen açıkca bir azgınsın."

Hasan Basri Çantay

Hulasa şehirde korkarak (ve başına gelecek aakıbete) intizaar ederek sabahladı. Bir de ne görsün: Dün kendisinden imdad isteyen (adam yine) ona feryad (ve ondan istimdad) ediyor! Musa ona dedi ki: "Sen hakıykat apaşikar bir azgınsın".

İbni Kesir

Şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün, kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu. Musa ona dedi ki: Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün; dün kendisinden yardım isteyen adam yine feryat edip yardım istiyordu. Mûsâ ona: "Sen, besbelli azgının/sapkının birisin." dedi.

Süleyman Ateş

Şehirde korku içinde (sonucu) gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen (İsrail oğlu), yine kendisine feryaded(ip yardım ist)iyor. Musa, ona: "Belli ki sen bir azgınsın!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Şehirde, korku içinde çevresini gözleyerek sabahladı. Bir de ne görsün; dün kendisinden yardım isteyen kişi, feryat ederek yine yardım istiyordu. Musa ona dedi ki: "Sen besbelli azgının tekisin!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa geceyi şehirde geçirdi; sürekli çevresini gözetliyordu. Bir de ne görsün, bir gün önce kendisinden yardım isteyen kişi feryat ederek yine yardım istiyordu. Musa ona dedi ki; "Yaramaz adamın teki olduğun çok açık ."

Şaban Britch

Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün dün kendisinden yardım isteyen adam yine feryat edip yardım istiyordu. Musa ona: Sen, besbelli azgının/sapkının birisin, dedi.

Şaban Piriş

Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün dün kendisinden yardım isteyen adam, yine feryat edip, yardım istiyordu. Musa ona: -Sen, azgının birisin, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kentte, korku içinde sabahladı, göz kulak kesiliyordu. Bir de baktı ki, dün ondan yardım isteyen adam yine onu yardıma çağırıyor. Musa ona dedi ki: "Anlaşıldı, sen, tam azmış bir adamsın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

From then on he came to be apprehensive of impending danger expecting at any moment to be arrested and prosecuted and either tortured or killed. And in this state of anxiety and fear he met his same co-religionist whom he had helped the day before crying for his help today. Mussa said to Him: "You are indeed quarrelsome and alienated from Allah."

Abdul Haleem

Next morning, he was walking in the city, fearful and vigilant, when suddenly the man he had helped the day before cried out to him for help. Moses said, ‘You are clearly a troublemaker.’

Abdullah Yusuf Ali

So he saw the morning in the city, looking about, in a state of fear, when behold, the man who had, the day before, sought his help called aloud for his help (again). Moses said to him: "Thou art truly, it is clear, a quarrelsome fellow!"

Abul A'la Maududi

The next morning he proceeded to the city in fear and looking around as one apprehensive of danger when all of a sudden, the man who had sought his help the day before again called out to him for his help. Moses said to him: "Clearly, you are a very misguided fellow." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "You seem to be a quarrelsome man: you have a new quarrel daily with one or the other person."

Aisha Bewley

Morning found him in the city, fearful and on his guard. Then suddenly the man who had sought his help the day before, shouted for help from him again. Musa said to him, ‘You are clearly a misguided man.’

Al-Hilali & Khan

So he became afraid, looking about in the city (waiting as to what will be the result of his crime of killing), when behold, the man who had sought his help the day before, called for his help (again). Mûsâ (Moses) said to him: "Verily, you are a plain misleader!"

Ali Quli Qarai

He rose at dawn in the city, fearful and vigilant, when behold, the one who had sought his help the day before, shouted for his help [once again]. Moses said to him, ‘You are indeed manifestly perverse!’

Amatul Rahman Omar

(The next day) early in the morning he entered the city apprehensive (of the enemy and) observing (the situation). And lo! the man who had sought his help the day before (again that day) cried out to him for help. Moses said to him, `You are a misguided fellow, away from the path of peace and piety.'

Arthur John Arberry

Now in the morning he was in the city, fearful and vigilant; and behold, the man who had sought his, succour on the day before cried out to him again. Moses said to him, 'Clearly thou art, a quarreller.'

Bijan Moeinian

The next morning, still under the shock of the incidence, he saw that the same man is engaged in another fight and is asking for his help. Moses replied: "You are certainly a misguided man [always engaged in a new fight.]

E. Henry Palmer

And on the morrow he was afraid in the city, expectant. And behold, he whom he had helped the day before cried (again) to him for aid. Said Moses to Him, 'Verily, thou art obviously quarrelsome.'

Edip-Layth

So he spent the night in the city, afraid and watchful. Then the one who sought his help yesterday, was asking again for his help. Moses said to him: "You are clearly a trouble maker."

George Sale

And the next morning he was afraid in the city, and looked about him, as one apprehensive of danger: And behold, he whom he had assisted the day before, cried out unto him for help a secong time. But Moses said unto him, thou art plainly a quarrelsome fellow.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord! For that you have been gracious to me, I will never more be a supporter of the guilty. "

Mahmoud Ghali

So he became frightened in the city and on the watch. Then, only then, the man who had asked his vindication on the day before screamed to him (for help). Mûsa said to him, "Surely you are indeed an evidently misguided (fellow)."

Marmaduke Pickthall

And morning found him in the city, fearing, vigilant, when behold! he who had appealed to him the day before cried out to him for help. Moses said unto him: Lo! thou art indeed a mere hothead.

Mohamed Ahmed - Samira

In the morning he came to the city, fearful and hesitant. Just then he who had asked him for help the day before called out for help (again). "You are indeed a meddlesome fellow," Moses said to him.

Muhammad Asad

And next morning he found himself in the city, looking fearfully about him, when lo! the one who had sought his help the day before [once again] cried out to him [for help whereupon] Moses said unto him: "Behold, thou art indeed, most clearly, deeply in the wrong!

Mustafa Khattab

And so Moses became fearful, watching out in the city, when suddenly the one who sought his help the day before cried out to him again for help. Moses rebuked him, "Indeed, you are clearly a trouble-maker."

Progressive Muslims

So he spent the night in the city, afraid and watchful. Then the one who sought his help yesterday, was asking again for his help. Moses said to him: "You are clearly a trouble maker."

Rashad Khalifa

In the morning, he was in the city, afraid and watchful. The one who sought his help yesterday, asked for his help again. Moses said to him, "You are really a trouble maker."

Sahih International

And he became inside the city fearful and anticipating [exposure], when suddenly the one who sought his help the previous day cried out to him [once again]. Moses said to him, "Indeed, you are an evident, [persistent] deviator."

Sam Gerrans

And in the morning he was in the city, in dread, expectant: — and when he who had sought his help the day before had cried out to him for help, Moses said to him: “Thou art one clearly erring!” —

Shabbir Ahmed

And next morning he was in the city, fearful and vigilant when, behold! The man who had asked him the day before cried out to him for help. Moses said to him, "You are indeed one erring manifestly."

Syed Vickar Ahamed

So he saw the morning in the City, (still) looking around in a state of fear, when look! The man who had wanted his help, the previous day, called loudly for his help (again). Musa (Moses) said to him: "Clearly, you are truly a quarrelsome fellow!"

Taqi Usmani

Then next morning he was fearful in the city, waiting (for what comes next) when the man who sought his help the day before, shouted to him for help (again). Mūsā said to him, "You are surely a clear trouble-maker."

The Monotheist Group

So he spent the night in the city, afraid and watchful. Then the one who sought his help yesterday, was asking again for his help. Moses said to him: "You are clearly a trouble maker."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩