Kasas suresi

Kasas suresi, 41. ayet

Kasas suresi, 41. ayet. وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا يُنصَرُونَ

vece`alnâhüm eimmetey yed`ûne ile-nnâr. veyevme-lḳiyâmeti lâ yünṣarûn.

Diyanet İşleri

Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 38–44 · surenin 41. ayeti / 88

Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3

  1. Kasas 38

    Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.

  2. Kasas 39

    O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

  3. Kasas 40

    Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

  4. 41

    Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

  5. Kasas 42

    Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

  6. Kasas 43

    Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  7. Kasas 44

    (Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “Biz onları ateşe çağıran önderler kıldık.” Yani Firavun’u ve onun ileri gelenlerini, arkalarından gidenleri ve kendilerine uyanları hüsranlık ve bedbahtlık yurduna götüren önderlerden kıldık.

“Kıyamet gününde onlara” Allah’ın gazabına karşı “yardım da edilmez.” O azabı kendilerinden uzaklaştıramayacak kadar güçsüz olacaklardır. Allah’ın dışında onların dostları ve yardımcıları olmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları, yaydıkları küfür ve sapkınlıklar sebebiyle, ateşe davet eden azgın ve sapkın kimselere birer örnek kıldık. Onlar kıyamet günü kendilerini azaptan kurtaracak bir yardım da göremeyecekler. Bilakis, uydurdukları kötü gelenekler ve davet ettikleri sapıklıklar sebebiyle onların azapları misliyle arttırılır. Onlara, işledikleri bu kötü amellerin günahı yazıldığı gibi, onlara uyarak bu amelleri işleyenlerin günahı da yazılır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَـٰهُمْ ve cealnahum ve biz onları yaptık kök: جعل
  2. أَئِمَّةًۭ eimmeten önderler kök: امم
  3. يَدْعُونَ yed'une çağıran kök: دعو
  4. إِلَى ila
  5. ٱلنَّارِ ۖ n-nari ateşe kök: نور
  6. وَيَوْمَ ve yevme ve günü kök: يوم
  7. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  8. لَا la asla
  9. يُنصَرُونَ yunsarune yardım olunmazlar kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

  • Aynı kıssa: Firavun · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?"…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Aynı kıssa: Firavun

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Firavun

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Böylece) onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler dipnot 1 kılmıştık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firavun'un izinden giden bu kişilerin [eimmeh] yani "imamlar" kılınması onların zalimlikte elebaşılar olduğunu göstermektedir. Yüce Allah bu kişileri kendilerinden sonra gelenler için ibretlik tipler olarak insanlığın karşısına çıkardığını ifade etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ve onları, (takipçilerini) ateşe çağıran rehberler kıldık; onlara kıyamet günü yardım da edilmeyecektir.

Muhammed Esed

(Yeryüzünde onların işini bitirdik) ve böylece kendilerini (cehennem) ateşinin yolunu gösteren (kötülüğün) sembol tipleri olarak (insanlığın karşısına) çıkardık; öyle ki, Kıyamet Günü'nde böylelerine asla yardım edilmeyecektir;

Ahmed Hulusi

Biz onları, ateşe çağıran önderler kıldık. . . Kıyamet sürecinde de yardım olunmazlar.

Ali Bulaç

Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.

Ali Özek ve heyeti

Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.

Ali Rıza Safa

Ve onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de yardım görmeyeceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.

Edip Yüksel

Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, onları ateşe davet eden baş kumandanlar yaptık. Kıyamet gününde de yardım görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onları öyle baş kumandanlar yaptık ki ateşe da'vet ederler ve kıyamet günü yardım olunmazlar

Erhan Aktaş

Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve kıyamet günü onlara yardım edilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve Kıyamet Günü onlara yardım edilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve Kıyamet Günü onlara yardım edilmez.

Gültekin Onan

Biz onları ateşe çağıran imamlar kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.

Hasan Basri Çantay

Biz onları (dünyada insanları) ateşe da'vet edegelen rehberler yapdık. Kıyamet gününde ise (azablarının def'i husuusunda) asla yardıma kavuşdurulmayacaklardır.

İbni Kesir

Onları, ateşe çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de yardım görmezler.

Mehmet Alagaş

(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

Süleyman Ateş

Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü asla yardım olunmazlar.

Süleymaniye Vakfı

(Haksız yere büyüklenmelerinden dolayı) Onları, ateşe çağıran önderler haline getirmiştik dipnot 1 . Kıyamet /mezardan kalkış dipnot 2 gününde bir yardım da görmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Kıyamet ayağa kalkma ve kalkış demektir. Kıyamet günü, insanların yeniden dirilip kabirlerinden kalktığı gündür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları, cehenneme çağıran önderlere dönüştürmüştük. Kıyamet gününde de yardım görmeyecekler.

Şaban Britch

Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.

Şaban Piriş

Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onları, ateşe çağıran önderler yapmıştık. Kıyamet günü yardım göremeyeceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We justly incited them to compete for superiority in iniquities and be the leaders thereof, an attribute that led them and those who fell in line with them directly to Hell and no help whatever shall they receive in Day of Judgement.

Abdul Haleem

We made them leaders calling [others] only to the Fire: on the Day of Resurrection they will not be helped.

Abdullah Yusuf Ali

And we made them (but) leaders inviting to the Fire; and on the Day of Judgment no help shall they find.

Abul A'la Maududi

And We made them leaders who invite people to the Fire. dipnot 1 On the Day of Judgement they shall not find help from any quarter.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "They have set a precedent for the later generations as to committing injustices, rejecting the truth and persistence in their rejection till the last, and using all sorts of devices to defend falsehood against the truth." They showed these ways to the people and have gone to Hell, and now their descendants are following in their footsteps and rushing towards the same doom.

Aisha Bewley

We made them leaders, summoning to the Fire, and on the Day of Rising they will not be helped.

Al-Hilali & Khan

And We made them leaders inviting to the Fire: and on the Day of Resurrection, they will not be helped.

Ali Quli Qarai

We made them leaders who invite to the Fire, and on the Day of Resurrection they will not receive any help.

Amatul Rahman Omar

And We made them archetypes (of evil) who invited (people) to the Fire, and on the Day of Resurrection they will find no help.

Arthur John Arberry

And We appointed them leaders, calling to the Fire; and on the Day of Resurrection they shall not be helped;

Bijan Moeinian

They have set a precedent for injustice so that whoever walks on their path goes to Hell. Surely no one will show up to help them on the Day of Judgment.

E. Henry Palmer

But we made them models calling to the fire; and on the resurrection day they shall not be helped;

Edip-Layth

We made them role models for inviting to the fire. On the day of Resurrection, they will not be supported.

George Sale

And We made them deceitful guides, inviting their followers to hell fire; and on the day of resurrection they shall not be screened from punishment.

Hamid S. Aziz

And We overtook him and his army, and We flung them into the sea; behold, then, what was the end of the unjust!

Mahmoud Ghali

And We made them leaders calling to the Fire; and on the Day of the Resurrection they will not be vindicated.

Marmaduke Pickthall

And We made them patterns that invite unto the Fire, and on the Day of Resurrection they will not be helped.

Mohamed Ahmed - Samira

We made them the leaders of those who call to Hell; and on the Day of Judgement they will not be helped.

Muhammad Asad

[We destroyed them, ] and We set them up as archetypes [of evil] that show the way to the fire [of hell]; and [whereas] no succour will come to them on Resurrection Day,

Mustafa Khattab

We made them leaders inviting ˹others˺ to the Fire. And on the Day of Judgment they will not be helped.

Progressive Muslims

We made them role models for inviting to the Fire. And on the Day of Resurrection, they will not be supported.

Rashad Khalifa

We made them imams who led their people to Hell. Furthermore, on the Day of Resurrection, they will have no help.

Sahih International

And We made them leaders inviting to the Fire, and on the Day of Resurrection they will not be helped.

Sam Gerrans

And We appointed them leaders, inviting to the Fire; and on the Day of Resurrection they will not be helped.

Shabbir Ahmed

And We made them leaders, a pattern, of those who take people to the Fire, and no help shall they find on the Resurrection Day.

Syed Vickar Ahamed

And We made them (only) the leaders inviting (others) to the Fire: And on the Day of Judgment, they will find no help.

Taqi Usmani

We made them leaders who called (people) towards hell; and on the Day of Judgment, they will not be helped.

The Monotheist Group

We made them leaders, inviting to the Fire. And on the Day of Resurrection, they will not be supported.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩