Diyanet İşleri
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Kasas suresi
Kasas suresi, 41. ayet. وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا يُنصَرُونَ
vece`alnâhüm eimmetey yed`ûne ile-nnâr. veyevme-lḳiyâmeti lâ yünṣarûn.
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3
Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.
Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
41. “Biz onları ateşe çağıran önderler kıldık.” Yani Firavun’u ve onun ileri gelenlerini, arkalarından gidenleri ve kendilerine uyanları hüsranlık ve bedbahtlık yurduna götüren önderlerden kıldık.
“Kıyamet gününde onlara” Allah’ın gazabına karşı “yardım da edilmez.” O azabı kendilerinden uzaklaştıramayacak kadar güçsüz olacaklardır. Allah’ın dışında onların dostları ve yardımcıları olmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onları, yaydıkları küfür ve sapkınlıklar sebebiyle, ateşe davet eden azgın ve sapkın kimselere birer örnek kıldık. Onlar kıyamet günü kendilerini azaptan kurtaracak bir yardım da göremeyecekler. Bilakis, uydurdukları kötü gelenekler ve davet ettikleri sapıklıklar sebebiyle onların azapları misliyle arttırılır. Onlara, işledikleri bu kötü amellerin günahı yazıldığı gibi, onlara uyarak bu amelleri işleyenlerin günahı da yazılır.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.
Aynı kıssa: Firavun · Ortak kavram: Yardım (nusret)
"Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?"…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…
Aynı kıssa: Firavun
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Firavun
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
"Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."
Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Böylece) onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler dipnot 1 kılmıştık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Ve onları, (takipçilerini) ateşe çağıran rehberler kıldık; onlara kıyamet günü yardım da edilmeyecektir.
(Yeryüzünde onların işini bitirdik) ve böylece kendilerini (cehennem) ateşinin yolunu gösteren (kötülüğün) sembol tipleri olarak (insanlığın karşısına) çıkardık; öyle ki, Kıyamet Günü'nde böylelerine asla yardım edilmeyecektir;
Biz onları, ateşe çağıran önderler kıldık. . . Kıyamet sürecinde de yardım olunmazlar.
Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Ve onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de yardım görmeyeceklerdir.
Onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.
Biz, onları ateşe davet eden baş kumandanlar yaptık. Kıyamet gününde de yardım görmezler.
Biz onları öyle baş kumandanlar yaptık ki ateşe da'vet ederler ve kıyamet günü yardım olunmazlar
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve kıyamet günü onlara yardım edilmez.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve Kıyamet Günü onlara yardım edilmez.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Ve Kıyamet Günü onlara yardım edilmez.
Biz onları ateşe çağıran imamlar kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Biz onları (dünyada insanları) ateşe da'vet edegelen rehberler yapdık. Kıyamet gününde ise (azablarının def'i husuusunda) asla yardıma kavuşdurulmayacaklardır.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de yardım görmezler.
(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü asla yardım olunmazlar.
(Haksız yere büyüklenmelerinden dolayı) Onları, ateşe çağıran önderler haline getirmiştik dipnot 1 . Kıyamet /mezardan kalkış dipnot 2 gününde bir yardım da görmeyeceklerdir.
Onları, cehenneme çağıran önderlere dönüştürmüştük. Kıyamet gününde de yardım görmeyecekler.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.
Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.
Biz onları, ateşe çağıran önderler yapmıştık. Kıyamet günü yardım göremeyeceklerdir.
And We justly incited them to compete for superiority in iniquities and be the leaders thereof, an attribute that led them and those who fell in line with them directly to Hell and no help whatever shall they receive in Day of Judgement.
We made them leaders calling [others] only to the Fire: on the Day of Resurrection they will not be helped.
And we made them (but) leaders inviting to the Fire; and on the Day of Judgment no help shall they find.
And We made them leaders who invite people to the Fire. dipnot 1 On the Day of Judgement they shall not find help from any quarter.
We made them leaders, summoning to the Fire, and on the Day of Rising they will not be helped.
And We made them leaders inviting to the Fire: and on the Day of Resurrection, they will not be helped.
We made them leaders who invite to the Fire, and on the Day of Resurrection they will not receive any help.
And We made them archetypes (of evil) who invited (people) to the Fire, and on the Day of Resurrection they will find no help.
And We appointed them leaders, calling to the Fire; and on the Day of Resurrection they shall not be helped;
They have set a precedent for injustice so that whoever walks on their path goes to Hell. Surely no one will show up to help them on the Day of Judgment.
But we made them models calling to the fire; and on the resurrection day they shall not be helped;
We made them role models for inviting to the fire. On the day of Resurrection, they will not be supported.
And We made them deceitful guides, inviting their followers to hell fire; and on the day of resurrection they shall not be screened from punishment.
And We overtook him and his army, and We flung them into the sea; behold, then, what was the end of the unjust!
And We made them leaders calling to the Fire; and on the Day of the Resurrection they will not be vindicated.
And We made them patterns that invite unto the Fire, and on the Day of Resurrection they will not be helped.
We made them the leaders of those who call to Hell; and on the Day of Judgement they will not be helped.
[We destroyed them, ] and We set them up as archetypes [of evil] that show the way to the fire [of hell]; and [whereas] no succour will come to them on Resurrection Day,
We made them leaders inviting ˹others˺ to the Fire. And on the Day of Judgment they will not be helped.
We made them role models for inviting to the Fire. And on the Day of Resurrection, they will not be supported.
We made them imams who led their people to Hell. Furthermore, on the Day of Resurrection, they will have no help.
And We made them leaders inviting to the Fire, and on the Day of Resurrection they will not be helped.
And We appointed them leaders, inviting to the Fire; and on the Day of Resurrection they will not be helped.
And We made them leaders, a pattern, of those who take people to the Fire, and no help shall they find on the Resurrection Day.
And We made them (only) the leaders inviting (others) to the Fire: And on the Day of Judgment, they will find no help.
We made them leaders who called (people) towards hell; and on the Day of Judgment, they will not be helped.
We made them leaders, inviting to the Fire. And on the Day of Resurrection, they will not be supported.