Yûnus suresi

Yûnus suresi, 90. ayet

Yûnus suresi, 90. ayet. وَجَٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

vecâveznâ bibenî isrâîle-lbaḥra feetbe`ahüm fir`avnü vecünûdühû bagyev ve`advâ. ḥattâ iẕâ edrakehü-lgaraḳu ḳâle âmentü ennehû lâ ilâhe ille-lleẕî âmenet bihî benû isrâîle veenâ mine-lmüslimîn.

Diyanet İşleri

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 87–93 · surenin 90. ayeti / 109

Konu Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş Yûnus 75–93 3

  1. Yûnus 87

    Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri müjdele" diye vahyettik.

  2. Yûnus 88

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."

  3. Yûnus 89

    Allah da, "Her ikinizin de duası kabul edildi. Öyleyse dürüst olmakta devam edin ve sakın bilmeyenlerin yolunda gitmeyin" dedi.

  4. 90

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

  5. Yûnus 91

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  6. Yûnus 92

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  7. Yûnus 93

    Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

90. Şanı Yüce Allah, Musa’ya İsrailoğulları ile birlikte geceleyin yola koyulmayı emretti ve ona Firavun ve beraberindekilerin onu izleyeceklerini haber verdi. Firavun ise şehirlere toplayıcılar göndermişti: Onlar şöyle diyorlardı: “Gerçekten bunlar (Mûsâ ve kavmi) az bir topluluktur ve onlar bizi gerçekten kızdırdılar. Biz ise uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.” (eş-Şuarâ, 26/54-56) Böylece Firavun, uzak yakın bütün askerlerini topladı. Askerleri ile “haddi aşıp saldırganlık etmek üzere” yani yeryüzünde de haddi aşmak ve Mûsâ ile kavmine saldırmak üzere arkalarından yola koyuldu. Haddi aşma iyice artıp günah pekişti mi, artık geriye cezayı beklemekten başka bir şey kalmaz. “İsrailoğullarını denizden geçirdik.” Şöyle ki Yüce Allah, Mûsâ’ya denize ulaştı mı ona asasıyla vurmasını emretmişti. Mûsâ da asasıyla denize vurdu ve deniz yarılıp on iki yola ayrıldı. İsrailoğulları da o yolları izledi. Firavun ve askerleri de arkalarından denizin içerisine girerek yola koyuldular. Mûsâ ve kavmi denizin dışına çıktıklarında ve Firavun ile askerleri de hala denizin içerisinde bulunuyorken Yüce Allah, denize emretti ve deniz, Firavun ve askerlerinin üzerine kapandı. İsrailoğullarının gçzü önünde hepsini suda boğdu. Nihâyet Firavun da boğulma noktasına gelip artık kesinlikle öleceğini anlayınca “şöyle dedi: İsrailoğullarının iman ettiklerinden başka bir ilâhın olmadığına iman ettim.” İşte kendisinden başka ilah olmayan, tek hak ilah olan Allah O’dur, “ben de müslümanlardanım!” Allah’ın dinine ve Mûsâ’nın getirdiklerine itaat edenlerdenim.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yarılmasından sonra İsrailoğulları'na denizden geçişi kolaylaştırdık. Böylece onlar denizden geçmişlerdi. Firavun ve ordusu ise zulüm ve taşkınlıkla onlara yetişmiş fakat deniz onu sıkıştırıp da boğulacağı zaman kurtulmaktan ümidini kesmişti. Ve şöyle demişti: "İsrailoğulları'nın iman ettiği hak mabuttan başka ilah olmadığına iman ettim. Ben de itaatle O'na boyun eğenlerdenim."

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَـٰوَزْنَا ve cave zna ve geçirdik kök: جوز
  2. بِبَنِىٓ bibeni oğullarını kök: بني
  3. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  4. ٱلْبَحْرَ l-behra denizden kök: بحر
  5. فَأَتْبَعَهُمْ fe etbeahum onların peşlerine düştüler kök: تبع
  6. فِرْعَوْنُ fir'avnu Firavun
  7. وَجُنُودُهُۥ ve cunuduhu ve askerleri de kök: جند
  8. بَغْيًۭا begyen taşkınlıkla kök: بغي
  9. وَعَدْوًا ۖ ve adve n ve düşmanlıkla kök: عدو
  10. حَتَّىٰٓ hatta sonunda
  11. إِذَآ iza zaman
  12. أَدْرَكَهُ edrakehu onu yakaladığı kök: درك
  13. ٱلْغَرَقُ l-garaku boğulma kök: غرق
  14. قَالَ kale dedi kök: قول
  15. ءَامَنتُ amentu iman ettim kök: امن
  16. أَنَّهُۥ ennehu elbette
  17. لَآ la olmadığına
  18. إِلَـٰهَ ilahe ilah kök: اله
  19. إِلَّا illa başka
  20. ٱلَّذِىٓ llezi kimseden
  21. ءَامَنَتْ amenet iman ettiği kök: امن
  22. بِهِۦ bihi kendisine
  23. بَنُوٓا۟ benu oğullarının kök: بني
  24. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  25. وَأَنَا۠ ve ena ve ben de
  26. مِنَ mine
  27. ٱلْمُسْلِمِينَ l-muslimine Müslümanlardanım kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    "Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

  • Aynı kök: جوز (5 geçiş) · Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: جوز (5 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, "Ey Musa! Onların kendilerine ait…

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri…

  • Aynı kök: درك (12 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    (Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: جند (29 geçiş)

    O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz İsrailoğullarını denizden geçirmiştik de Firavun ve askerleri haksızlık etmek ve saldırmak üzere onları takip etmişti. Sonunda (denizde) boğulma zamanı gelince (Firavun) "İsrailoğullarının inandığı ilahtan başka ilah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Hemen ardından Firavun ve ordusu kin ve nefretle onların peşini takip etti. Nihayet boğulacağını anladığında şöyle yakardı: "Ben de, İsrailoğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım; artık ben de O'na kayıtsız şartsız teslim olanlardanım!"

Muhammed Esed

Derken İsrailoğulları'nı denizin öte yakasına geçirdik; bunun üzerine Firavun ve ordusu hışımla onların ardına düştü, (denizin dalgaları onları örtüp de Firavun) boğulmak üzereyken: "Elhak, inandım," dedi, "İsrailoğulları'nın inandığı Tanrı'dan başka tanrı yok! Ve ben de artık kendini yürekten O'na teslim eden kimselerdenim!"

Ahmed Hulusi

İsrailoğullarını denizden geçirdik. . . Firavun ve ordusu haddi aştı ve düşman olarak onları izledi. . . Ta ki boğulma hali ona erişince: "İman ettim ki tanrı yoktur, ancak İsrailoğullarının kendisine iman ettiği vardır. Ben müslimlerdenim" dedi.

Ali Bulaç

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığı (ilahtan) başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Ali Özek ve heyeti

İsrailoğullarını denizden geçirmiştik. Firavun ve askerleri ise, zâlim ve düşman olarak onları takip etmişlerdi. Nihayet Firavun suda boğulacağını iyice anlayınca şöyle demişti: "İsrailoğullarının iman ettiğinden başka İlâh olmadığına iman ettim. Ben de müslümanlardanım".

Ali Rıza Safa

Ve İsrailoğullarını, denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla arkalarına düştü. Boğulmak üzereyken, şöyle dedi: "İnandım! Kuşkusuz, İsrailoğullarının inandığından başka Tanrı yoktur. Ben de teslim olanlar arasındayım!"

Bayraktar Bayraklı

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma tehlikesiyle burun buruna gelince Firavun,"Gerçekten İsrailoğulları'nın inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de Müslümanlardanım" dedi.

Edip Yüksel

İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu ise küstahça ve düşmanca arkalarına düştü. Boğulmak üzereyken, "İsrail oğullarının onayladığından başka tanrı olmadığını onayladım, ben Müslümanım" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu ise küstahça ve düşmanca arkalarına düştü. Boğulmak üzereyken, 'İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben müslümanım,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun askerleriyle takip ve taarruz etmek için derhal arkalarına düştü. Sonunda boğulma kendini sıkboğaz edince: "İnandım, gerçekten de İsrail oğullarının iman ettiği Allah'tan başka tanrı yok, ben de O'na teslimiyet gösterenlerdenim!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken Beni İsraili denizi geçirdik, derhal Fir'avn askerile ta'kıb ve taaruz için arkalarına düştü, nihayet gark kendini derdest edince; inandım hakıkat Beni İsrailin iyman ettiğinden başka ilah yok, ben de ona teslim olanlardanım, dedi

Erhan Aktaş

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Teslim olanlardanım.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğulları'nın iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım." dipnot 1 dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Teslim olanlardanım.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım." dedi.

Gültekin Onan

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığından başka tanrı olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Hasan Basri Çantay

Israil oğullarını denizden (selametle) geçirdik. Hemen Fir'avn, askerleriyle beraber, zulmederek ve saldırarak, arkalarına düşdü. Nihayet su onu boğmıya başlayınca (şöyle) dedi: "İnandım. Hakıykat İsrail oğullarının iman etdiğinden başka Tanrı yokmuş. Ben de müslümanlardanım".

İbni Kesir

İsrailoğullarına da denizi geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: İsrailoğullarının iman ettiğinden başka tanrı olmadığına inandım. Artık ben de müslümanlardanım, dedi.

Mehmet Alagaş

(75-93) Sonra o nların ardından Musa ve Harun ’u Firavun ve seçkinlerine yolladık, büyüklendiler ve suçlu kavim oldular , yanımızdan bir gerçek geldiğinde dediler ki bu apaçık bir büyüdür / sihirdir , Musa, size hak geldiği için mi böyle söylüyorsunuz? Sihir mi bu? Sihirbazlar iflah olmazlar / kurtuluşa eremezler dedi. Dediler ki babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan, dikkatimizi başka yöne çevirmeye ve arzın büyüklerinden olmaya mı geldiniz? Bizler her ikinize de iman etmiyoruz . Firavun dedi ki bilge tüm büyücüleri bana getirin , s ihirbazlar geldiğinde Musa onlara dedi ki, ne atacaksanız atın, attıkları zaman Musa dedi ki sizin bu getirdiğiniz sihirdir, muhakkak ki Allah, onu iptal edecektir. Kesin olan şu ki Allah bozguncuların / ifsat edenlerin amellerini ıslah etmez. Allah, kelimelerinin / ifade ettiklerinin gerçek olduğunu / hakikat olduğunu suçlular hoşlanmasa da gerçekleştir ir. Musa’ya sadece kavminden zürriyeti / soydaşları, onlar da firavun ve seçkinlerinin onları sınayacakları / fitneye düşürecekleri korkularından dolayı iman etti. Muhakkak ki Firavu n, arzda yüceydi ve de kesinlikle savurganlardandı / müsrif ti. Musa dedi ki ey kavmim Eğer Allaha iman ettiyseniz eğer ki tam teslim olduysanız vekaleti ona veriniz. Dediler ki Allaha tevekkül ettik , Rabbimiz Zalim kavme bizleri sınama yapma / fitne yapma, rahmetinle bizleri, örtbas eden kavimden / kafir kavimden kurtar. Musa’ya ve kardeşine Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evleriniz kıbleli olsun , namazları kılın ve de müminleri müjdele yin şeklinde vahyettik. Musa dedi ki Rabbimiz sen Firavuna ve se çkinlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin, Rabbimiz! yolundan sapmaları için mi verdin? Rabbimiz onların mallarını sil süpür / kazı, kalplerini şiddetlendir, onlar acı veren azabı görünceye kadar sana iman etmezler. Her ikinizin de duasına icabet edildi , İstikamet üzere kalın, bilmeyenlerin yoluna uymayın dedi. İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve ordusu kin ve düşmanlık içinde onları takip ettiler, Firavun boğulduğunu idrak ettiğinde dedi ki kesinlikle İsrail oğullarının iman ettiği ilahlarından başka ilah olmadığına iman ettim ve ben Müslümanlardanım dedi, yani şimdi mi? sen önceden kesinlikle i syan etmiştin, bozgunculardandın, bugün senin bedenini s enin ardından gelenlere gösterge olsun / ayet olsun diye kurtaracağız , İnsanların çoğu ayetlerimize karşı dikkatsizdirler / gafildirler. Kesin olan şu ki biz, İ srail oğullarını güvenli yerleşim yerlerine yerleştirdik , hoş olan şeylerden onları rızıklandırdık , ne zaman ki onlara ilim geldi / bilgi geldi karşıtlığa / ihtilafa düştüler, muhakkak ki Rabbin aralarındaki ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü hükmünü gerçekleştirecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri, haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben de Müslümanlardanım." dedi.

Süleyman Ateş

İsrail oğullarını denizden geçirdik, Fir'avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma kendisini yakalayınca (Fir'avn): "Gerçekten İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

İsrailoğullarını denizden karşıya geçirdik dipnot 1 . Firavun ve orduları onları yakalamak ve ezmek için arkalarından yetişti dipnot 2 . Firavun, boğulması kaçınılmaz olduğunda dipnot 3 dedi ki: "İsrailoğullarının inanıp güvendiğinden başka ilah olmadığına inandım. Ben de ona teslim olanlardanım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ile orduları, onları yakalamak ve ezmek için hemen peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken Firavun dedi ki "İsrailoğullarının inanıp güvendiği ilahtan başka ilah olmadığına inandım. Ben de tam teslim olanlardanım(müslümanlardanım)"

Şaban Britch

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben O’na inanan müslümanlardanım, dedi.

Şaban Piriş

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: -İsrailoğulları'nın inandığından başka ilah olmadığına inandım. Artık ben O'na teslim olanlardanım, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onları izlemekteydi. Nihayet, boğulma ümüğüne çökünce şöyle dedi: "İman ettim. İsrailoğullarının inanmış olduğu dışında ilah yok. Ben de O'na teslim olanlardanım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We led Bani Isra‘il (the Children of Israel) across the sea whereupon Pharaoh and his troops pursued them with the intention of persecuting them and unjustly and wrongfully torturing them. Such intention had prevailed until the moment when the sea- water overwhelmed them in abundance and Pharaoh realized that he was drowning. There and then he uttered his pining regrets and vain repentances and said: " Now do I realize that there is no Ilah but Him Who has been recognized by Bani Isra‘il and I submit to join those who have conformed to Islam."

Abdul Haleem

We took the Children of Israel across the sea. Pharaoh and his troops pursued them in arrogance and aggression. But as he was drowning he cried, ‘I believe there is no God except the one the Children of Israel believe in. I submit to Him.’

Abdullah Yusuf Ali

We took the Children of Israel across the sea: Pharaoh and his hosts followed them in insolence and spite. At length, when overwhelmed with the flood, he said: "I believe that there is no god except Him Whom the Children of Israel believe in: I am of those who submit (to Allah in Islam)."

Abul A'la Maududi

And We led the Children of Israel across the sea. Then Pharaoh and his hosts pursued them in iniquity and transgression until Pharaoh cried out while he was drowning: 'I believe that there is no god but Allah in Whom the Children of Israel believe, and I am also one of those who submit to Allah. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Bible does not mention this happening but the Talmud says explicitly that when he was drowning he said: Who is like Thee, O Lord, among the gods?

Aisha Bewley

We brought the tribe of Israel across the sea and Pharaoh and his troops pursued them out of tyranny and enmity. Then, when he was on the point of drowning, he said, ‘I believe that there is no god but Him in whom the tribe of Israel believe. I am one of the Muslims.’

Al-Hilali & Khan

And We took the Children of Israel across the sea, and Fir‘aun (Pharaoh) with his hosts followed them in oppression and enmity, till when drowning overtook him, he said: "I believe that none has the right to be worshipped but He (Allâh) in Whom the Children of Israel believe, and I am one of the Muslims (those who submit to Allâh’s Will)."

Ali Quli Qarai

We carried the Children of Israel across the sea, whereat Pharaoh and his troops pursued them out of defiance and aggression. When overtaken by drowning, he called out, ‘I believe that there is no god except Him in whom the Children of Israel believe, and I am one of those who submit [to Him]!’

Amatul Rahman Omar

And We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh and his legion pursued them in wanton aggression and for no justified cause till when he (Pharaoh) was about to be drowned, he cried, `I (confess and) believe that there is no One worthy of worship but He in Whom the Children of Israel have believed in, and I am of those who submit (to Him). '

Arthur John Arberry

And We brought the Children of Israel over the sea; and Pharaoh and his hosts followed them insolently and impetuously till, when the drowning overtook him, he said, 'I believe that there is no god but He in whom the Children of Israel believe; I am of those that surrender. '

Bijan Moeinian

Eventually, I led the children of Israel across the [Red] sea. Then Pharaoh and his army followed them [through the passage opened in the sea] with the hostile intention. When Pharaoh was drowning [due to the closure of the passage by the permission of the Lord], he said: "Now I believe that there is no deity but the Lord in whom the children of Israel have believed. Thus, I declare myself to be a Muslim (submitted to the commandments of God.)"

E. Henry Palmer

And we brought the children of Israel across the sea; and Pharaoh and his hosts followed them eager and hostile, until when drowning overtook him, he said, 'I believe that there is no god but He in whom the children of Israel believe, and I am of those who are resigned!' -

Edip-Layth

We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when drowning overtook him, he said, "I acknowledge that there is no god except the One in whom the Children of Israel acknowledge, and I am of those who have peacefully surrendered."

George Sale

And we caused the children of Israel to pass through the sea; and Pharaoh and his army followed them in a violent and hostile manner; until, when he was drowning, he said, I believe that there is no God but He, on whom the children of Israel believe; and I am one of the resigned.

Hamid S. Aziz

He said, "Your prayer is answered; be upright then (follow the Straight Way), you two, and follow not the path of those who have no knowledge (the ignorant). "

Mahmoud Ghali

And We made the Seeds (Or: sons) of Israel) pass over the sea; then Firaawn and his hosts followed them up inequitably and aggressively till, when the drowning overtook him, he said, "I believe that there is no god except He in Whom the Seeds of believe, and I am one of the Muslims. "

Marmaduke Pickthall

And We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh with his hosts pursued them in rebellion and transgression, till, when the (fate of) drowning overtook him, he exclaimed: I believe that there is no Allah save Him in Whom the Children of Israel believe, and I am of those who surrender (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

And We brought the people of Israel across the sea, but the Pharaoh and his army pursued them wickedly and maliciously till he was on the point of drowning, and he said: "I believe that there is no god but He in whom the people of Israel believe, and I submit to Him. "

Muhammad Asad

And We brought the children of Israel across the sea; and thereupon Pharaoh and his hosts pursued them with vehement insolence and tyranny, until [they were overwhelmed by the waters of the sea. And] when he was about to drown, [Pharaoh] exclaimed: "I have come to believe that there is no deity save Him in whom the children of Israel believe, and I am of those who surrender themselves unto Him!"

Mustafa Khattab

We brought the Children of Israel across the sea. Then Pharaoh and his soldiers pursued them unjustly and oppressively. But as Pharaoh was drowning, he cried out, "I believe that there is no god except that in whom the Children of Israel believe, and I am ˹now˺ one of those who submit."

Progressive Muslims

And We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when he was certain to drown, he said: "I believe that there is no god except the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who have surrendered."

Rashad Khalifa

We delivered the Children of Israel across the sea. Pharaoh and his troops pursued them, aggressively and sinfully. When drowning became a reality for him, he said, "I believe that there is no god except the One in whom the Children of Israel have believed; I am a submitter."

Sahih International

And We took the Children of Israel across the sea, and Pharaoh and his soldiers pursued them in tyranny and enmity until, when drowning overtook him, he said, "I believe that there is no deity except that in whom the Children of Israel believe, and I am of the Muslims. "

Sam Gerrans

And We brought the children of Israel across the sea; and Pharaoh followed them with his forces in sectarian zealotry and enmity. When the drowning had overtaken him, he said: “I believe there is no god save He in whom the children of Israel believe; and I am of those submitting.”

Shabbir Ahmed

We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh with his armies pursued them in rage and bitter enmity. When Pharaoh was drowning, he cried out, "I believe that there is no god but the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who surrender."

Syed Vickar Ahamed

And We took the Children of Israel across the sea: Firon (Pharaoh) and his armies followed them with pride and anger. At the end, when overpowered with flood, he said: "I believe that there is no god except He in Whom the Children of Israel believe: I am of those who bow (to Allah in Islam)."

Taqi Usmani

And We let the children of Isrā’īl cross the sea. So, Pharaoh and his troops chased them in transgression and hostility, until when he was about to drown, he said, "I believe that there is no god but the One in whom the children of Isrā’īl believe, and I am among those who submit to Allah."

The Monotheist Group

And We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when he was certain to drown, he said: "I believe that there is no god except the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who have submitted."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩