Kasas suresi

Kasas suresi, 44. ayet

Kasas suresi, 44. ayet. وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلْغَرْبِىِّ إِذْ قَضَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَى ٱلْأَمْرَ وَمَا كُنتَ مِنَ ٱلشَّٰهِدِينَ

vemâ künte bicânibi-lgarbiyyi iẕ ḳaḍaynâ ilâ mûse-l'emra vemâ künte mine-şşâhidîn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 41–47 · surenin 44. ayeti / 88

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap ve "iki sihir" iddiası Kasas 43–50 3

  1. Kasas 41

    Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

  2. Kasas 42

    Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

  3. Kasas 43

    Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

  4. 44

    (Ey Muhammed!) Musa'ya o emri verdiğimiz zaman sen (vadinin) batı tarafında değildin. (O olayı) görenlerden de değildin.

  5. Kasas 45

    Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

  6. Kasas 46

    Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.

  7. Kasas 47

    Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Yüce Allah, Rasûlü’ne gayba dair bu haberleri anlattıktan sonra kulların dikkatlerini bunun katıksız ilâhî bir haber olduğuna, vahiy dışında peygamberin bunları bilmesine imkân bulunmadığına çekmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Biz, Mûsâ’ya o (peygamberlik) görevini verdiğimizde sen” Tûr dağının “batı tarafında değildin. Sen” buna “tanık olanlardan da değildin” ki bu yolla ona dair bilgi sana ulaşmış, denilebilsin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Musa -aleyhisselam-'ı, Firavun ve soylular topluluğuna gönderme işini ona bildirerek sonuca bağladığımız zaman sen Musa’ya göre dağın doğusunda bulunmuyordun. Sen orada hazır bulunanlardan biri değildin ki, bunun haberini bilip onu insanlara anlatasın. Senin onlara haber verdiklerin yalnızca Allah’ın sana vahyettikleridir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve
  2. كُنتَ kunte sen değildin kök: كون
  3. بِجَانِبِ bicanibi tarafında kök: جنب
  4. ٱلْغَرْبِىِّ l-garbiyyi batı kök: غرب
  5. إِذْ iz vakit
  6. قَضَيْنَآ kadeyna yaptığımız kök: قضي
  7. إِلَىٰ ila
  8. مُوسَى musa Musa'ya
  9. ٱلْأَمْرَ l-emra o işi kök: امر
  10. وَمَا ve ma ve
  11. كُنتَ kunte değildin kök: كون
  12. مِنَ mine -den
  13. ٱلشَّـٰهِدِينَ ş-şahidine görenler- kök: شهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Musa'ya emrimizi verdiğimiz sırada sen, batı tarafında bulunmuyordun ve (o olayı) görenlerden de değildin. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [cânibi'l-ğarbiyy] tamlaması Mukaddes Vâdî'nin, yani Hz. Musa'nın vahiy aldığı Sînâ Dağı'nın "batı yakası" anlamına gelmekte, dolayısıyla Hz. Muhammed'in olayın yaşandığı ortamda bulunmadığı ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ve sen (Ey Peygamber)! Biz (vadinin bir yamacında) Musa'ya bu Emr'i bildirirken, sen vadinin öbür yamacında değildin; dolayısıyla (olan biteni oradan) izleyen tanıklardan da değildin.

Muhammed Esed

İmdi, (sana gelince, ey Muhammed,) Biz Musa'ya Yasamızı bildirirken sen o kutlu vadinin batı yamacında değildin; (o'nun devrinde olup bitenlere) şahit olan kimseler arasında da bulunmuyordun;

Ahmed Hulusi

Sen batı tarafında değildin biz Musa'ya o emri hükmettiğimizde. . . Şahitlerden de değildin.

Ali Bulaç

Musa'ya o işi (ilahi vahyi verip) gerçekleştirdiğimiz zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz sırada, sen (Tûr Dağı'nın) batı yönünde bulunmuyordun ve (o hadiseye) şahit olanlardan da değildin.

Ali Rıza Safa

Musa'ya o buyruğu verdiğimizde, sen, batı yamacında değildin; tanık olanlar arasında da değildin.

Bayraktar Bayraklı

Musa'ya emrimizi bildirdiğimiz zaman, sen, batı yönünde Musa'yı bekleyenler arasında değildin, onu görenler arasında da yoktun.

Edip Yüksel

Musa'ya emri ilettiğimiz zaman sen batı tarafında bulunmuyordun; sen tanık değildin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa'ya emri ilettiğimiz zaman sen batı tarafında bulunmuyordun; sen tanık değildin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa'ya o emri vahyettiğimiz sırada sen batı yönünde bulunmuyordun, olayı görenlerden de değildin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ise Musaya o emri kaza ettiğimiz sıra canibi garbide değildin, o şahidlerden de değildin

Erhan Aktaş

Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tur'un batı yakasında.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tur'un batı yakasında.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen, Musa'ya o emri yerine getirdiğimizde batı tarafında dipnot 1 değildin. Ve sen, tanık olanlardan da değildin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tur'un batı yakasında.

Gültekin Onan

Musa'ya o buyruğu gerçekleştirdiğimiz (kaza) zaman, sen (Tur'un) batı yanında değildin ve (buna) şahid olanlardan da değildin.

Hasan Basri Çantay

Musaya o emri vahyetdiğimiz vakit (Habibim) sen batı tarafında (haazır) değildin, görenlerden de değildin.

İbni Kesir

Musa'ya buyruğumuzu bildirdiğimiz vakit, batı yönünde değildin sen. Görenlerden de olmamıştın.

Mehmet Alagaş

(44-50) Musa'ya emirlerimizi gerçekleştirdiğimizde sen o yerin batı tarafında değildin, şahitlerden de olmadın , velakin bizler nice nesiller yarattık, onların ömürleri de uzundu, sen Medyen halkına oturmuş ayetlerimizi okuyan biri değildin velâkin gönderenler bizdik. Seslendiğimizde / nida ettiğimizde Tûrun yamacında da değildin, velakin Rabbinden, senden önce bir uyarı verilmemiş olan o kavmi uyarman için bir rahmettir , Böylelikle belki hatırla yıp anarlar. Eğer ki onlara bir musibet isabet etse derler ki Rabbimiz eğer bize bir Resul gönderseydin de ayetlerine uyarak bizde iman edenler den olsaydık. Ne zaman ki onlara yanımızdan bir gerçek geldi / bir hak geldi, dediler ki keşke Musa ya verilenin bir benzeri bize de verilseydi , önceden Musa ya ver ileni de yok saymadılar mı? İki Büyü / iki sihir birbirine arka çıkıyor / yardımlaşıyor (Tevrat ve Kuran) biz kesinlikle hepsini de yok sayıyoruz. Eğer doğru sözlü iseniz bu ikisinden daha iyi rehberlik eden / yola ileten Allah ’ın yanından bir kitap getirin bende ona uyayım. Sana icabet edemezlerse / cevap veremezler ise bil ki onlar kesinlikle keyiflerine / hevalarına uyuyorlar , Allahtan gelen hidayet dışında hevasına tabi olan kimseden daha sapmış kim olabilir? Allah zalim kavimleri yola iletmez. [Kur’an’ın Tevrat dediği aslında Toradır, Yahudilerin eski ahidi ise Tanahtır üç bölümdür. A- Nevi’im (Peygamberler) B- Ketuvim (Yazılar) C- Tora (Yasa / Musa'nın Beş Kitabı) "Esfar-ı Hamse" (Beş Kitap) ise 1. Bereşit (Genesis / Yaratılış) 2. Şemot (Exodus / Çıkış) 3. Vayikra (Leviticus / Levililer) 4. Bamidbar (Numbers / Sayılar) 5. Devarim (Deuteronomy / Tesniye) Tora haftalık ibadet döngüsü 54 haftalıktır, bunlara paraşot / pareşa denir. Eski ahit Tanah ise 39 kitap içerir.]

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ’ya emir verdiğimizde sen, Tûr Dağı'nın batı tarafında bulunmuyordun. Sen buna şahit olanlardan da değildin.

Süleyman Ateş

Musa'ya o işi yaptığımız (yani kendisine bildirmek istediğimiz işi ona vahyettiğimiz) vakit sen (Mukaddes Vadinin) batı tarafında değildin, (o hadiseyi) görenlerden de değildin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen; Musa'ya görev verdiğimizde vadinin batı yamacında değildin; olup biteni gözlemlemiyordun.

Şaban Britch

Musa’ya emir verdiğimizde sen (Tur'un) batı yanında değildin ve sen (buna) şahit olanlardan da değildin.

Şaban Piriş

Musa'ya emir verdiğimizde sen batı tarafında değildin. Gözünle de görmedin.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz Musa'ya o emri vahyettiğimizde, sen batı tarafında değildin; olayı izleyenlerden de değildin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You Muhammad were not at the western side of Mount Tur at the time We imparted to Mussa the divine knowledge and entrusted him with the Book and empowered him to do the intended duty nor were you a witness of the event.

Abdul Haleem

You [Muhammad] were not present on the western side of the mountain when We gave Our command to Moses: you were not there-

Abdullah Yusuf Ali

Thou wast not on the Western side when We decreed the Commission to Moses, nor wast thou a witness (of those events).

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), you were then not on the western side dipnot 1 when We bestowed this commandment (of Law), and you were not among its witnesses. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Western side": Mount Sinai, which lies to the west of the Hijaz and on which the Prophet Moses (peace be upon him) was given the Divine Law.
  2. metne dön, dipnot 2
    "The witnesses": the seventy of the elders of Israel who had been summoned along with Moses for the covenant to follow the Law. See (Surah Al-Aaraf: Ayat 155).

Aisha Bewley

You were not on the western side when We gave Musa the command. You were not a witness.

Al-Hilali & Khan

And you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) were not on the western side (of the Mount), when We made clear to Mûsâ (Moses) the commandment, and you were not among the witnesses.

Ali Quli Qarai

You were not on the western side when We revealed the commandments to Moses, nor were you among the witnesses.

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) you were not on the western side (of the Mount of Sinai) when We granted Moses the commission (of prophethood), nor were you (personally) present with the witnesses (there when they were making the prophecy about your advent).

Arthur John Arberry

Thou wast not upon the western side when We decreed to Moses the commandment, nor wast thou of those witnessing;

Bijan Moeinian

You (Mohammad) were not present in the Western edge of the Mount Sinai and were not witnessing these event when I issued My commandments to Moses [these passages are not, therefore, your words and are the revelations of your Lord. ]

E. Henry Palmer

Thou wast not upon the western side when we decided for Moses, but afar off; nor wast thou of the witnesses.

Edip-Layth

You were not on the western slope when We decreed the command to Moses. You were not a witness.

George Sale

Thou, O prophet, wast not on the west side of mount Sinai, when We delivered Moses his commission: Neither wast thou one of those who were present at his receiving it:

Hamid S. Aziz

And We gave Moses the Book, after that We had destroyed the former generations, to give insight to mankind, and a guidance and a mercy; per chance (or possibly), they may reflect.

Mahmoud Ghali

And in no way were you (i. e., Muhammad) beside the western (Mount) as We decreed to Mûsa (Moses) the Command, and in no way were you of the ones witnessing.

Marmaduke Pickthall

And thou (Muhammad) wast not on the western side (of the Mount) when We expounded unto Moses the commandment, and thou wast not among those present;

Mohamed Ahmed - Samira

You were not there on the western side (of Mount Sinai) when We gave the commandments to Moses, nor were you witness (to the event).

Muhammad Asad

NOW [as for thee, O Muhammad,] thou wert not present on the sunset slope [of Mount Sinai] when We imposed the Law upon Moses, nor wert thou among those who witnessed [his times]:

Mustafa Khattab

You were not there ˹O Prophet˺ on the western side of the mountain when We entrusted the Commandments to Moses, nor were you present ˹in his time˺.[1]

Progressive Muslims

You were not on the western side of the mount when We decreed the command to Moses. You were not a witness.

Rashad Khalifa

You were not present on the slope of the western mount, when we issued the command to Moses; you were not a witness.,

Sahih International

And you, [O Muúammad], were not on the western side [of the mount] when We revealed to Moses the command, and you were not among the witnesses [to that].

Sam Gerrans

And thou wast not on the western side when We decreed to Moses the command, and thou wast not among the witnesses.

Shabbir Ahmed

And (O Prophet) you were not present on the Western slope (of Mount Sinai) when We expounded the Commandments to Moses, nor were you among those who witnessed his times.

Syed Vickar Ahamed

And you (O Prophet!) were not on the Western side (of the Tawa valley of Mount Túr) when We gave the prophethood to Musa (Moses) and you did not see (those events).

Taqi Usmani

And (O prophet,) you were not there at the Western side (of the mount Tūr) when We delegated the matter to Mūsā, nor were you among those present,

The Monotheist Group

And you were not on the western slope when We decreed the command to Moses. You were not a witness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩