Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 8. ayet

Şûrâ suresi, 8. ayet. وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَهُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ وَٱلظَّٰلِمُونَ مَا لَهُم مِّن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

velev şâe-llâhü lece`alehüm ümmetev vâḥidetev velâkiy yüdḫilü mey yeşâü fî raḥmetih. veżżâlimûne mâ lehüm miv veliyyiv velâ neṣîr.

Diyanet İşleri

Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 5–11 · surenin 8. ayeti / 53

Konu Vahyin gelişi ve şehirlerin anası Şûrâ 1–9 3

  1. Şûrâ 5

    Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Şûrâ 6

    Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

  3. Şûrâ 7

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

  4. 8

    Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

  5. Şûrâ 9

    Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki gerçek dost Allah'tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  6. Şûrâ 10

    Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

  7. Şûrâ 11

    O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Eğer Allah dileseydi onları” bütün insanları hidâyet üzere olan “tek bir ümmet yapardı.” Çünkü O, her şeye güç yetirendir, O’nun için imkânsız bir şey yoktur. Ancak O, yarattıklarının haslarından dilediği kimseleri rahmetine almak istemiştir.

Hiçbir iyi işe yaramayan zalimlere gelince onlar, ilâhî rahmetten mahrumdurlar ve onlar için Allah’tan başka işlerini görüp gözetecek ve böylelikle arzu ettiklerini elde etmelerini sağlayacak “hiçbir dost ve” hoşlanmadıkları şeyleri kendilerinden uzaklaştıracak “yardımcıları yoktur.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah dileseydi onları İslam dini üzerine bir tek ümmet kılardı. İslam dini üzerine tek bir ümmet kılardı ve hepsini birlikte cennete sokardı. Fakat O'nun hikmeti, dilediğini İslam dinine ve cennete girmesini gerektirdi. Küfür ve isyanlarla kendi nefislerine zulmedenlerin, onlara sahip çıkacak hiçbir dostları ve Allah'ın azabından kurtaracak bir yardımcıları yoktur.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve şayet
  2. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. لَجَعَلَهُمْ lecealehum onları yapardı kök: جعل
  5. أُمَّةًۭ ummeten millet kök: امم
  6. وَٰحِدَةًۭ vahideten bir tek kök: وحد
  7. وَلَـٰكِن velakin fakat
  8. يُدْخِلُ yudhilu sokar kök: دخل
  9. مَن men kimseyi
  10. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  11. فِى fi
  12. رَحْمَتِهِۦ ۚ rahmetihi rahmetine kök: رحم
  13. وَٱلظَّـٰلِمُونَ ve zzalimune zalimlere gelince kök: ظلم
  14. مَا ma yoktur
  15. لَهُم lehum onların
  16. مِّن min hiçbir
  17. وَلِىٍّۢ veliyyin velisi kök: ولي
  18. وَلَا ve la ve yoktur
  19. نَصِيرٍ nesirin yardımcısı kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ama eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı: Ne var ki O, (isteyeni) rahmetine kavuşturmayı diler; zalimler ise ne candan bir dost, ne de bir yardımcı bulabilecekler.

Muhammed Esed

Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı; bununla birlikte O, (kavuşturulmayı) dileyeni rahmetine kavuşturur; halbuki (Hesap Günü) zalimler ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah dileseydi onları elbette ümmet-i vahide (tek bir inançta olan toplum) kılardı. . . Fakat Allah dilediğini Rahmetine dahil eder! Zalimlere gelince, onların ne bir velisi vardır ve ne de bir yardım edeni!

Ali Bulaç

Eğer Allah dileseydi, onları her halde tek bir ümmet kılardı. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı (bulursun).

Ali Özek ve heyeti

Allah dileseydi onları bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.

Ali Rıza Safa

Oysa Allah dileseydi, kesinlikle, onları bir tek topluluk yapardı. dipnot 414 Fakat dilediğini rahmetinin içine alır. Haksızlık yapanlar için ise ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 414
    "Oysa Allah dileseydi, kesinlikle, onları bir tek topluluk yapardı." bildirimi, 5:48, 11:118 ve 16:93 ayetlerinde tekrarlanır.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Allah dileseydi, onları bir tek inanç etrafında toplardı. Fakat O, dileyenleri rahmetinin içine alır. Zalimler için hiçbir koruyucu ve yardımcı yoktur.

Edip Yüksel

ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah dileseydi elbette (insanların) hepsini bir tek ümmet de yapardı. Fakat dilediğini rahmetinin içine koyuyor. Zalimlere gelince onlara ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dilese idi Allah elbet hepsini bir ümmet de yapardı ve lakin dilediğini rahmetine koyuyor da zalimlere gelince ne bir veliy var onlara ne de bir nasir

Erhan Aktaş

Eğer Allah dileseydi dipnot 1 kesinlikle onları bir tek ümmet dipnot 2 yapardı. Ne var ki O hak eden dipnot 3 kimseyi rahmetinin içine koyar. Zalimlere gelince, onların velisi ve yardımcısı yoktur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç kimseye seçme hakkı tanımayarak, özgür irade sahibi yapmayarak; insanları, seçimlerinde özgür bırakmayarak, seçimi Kendisi yapsaydı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Toplum, topluluk. İnsan soyu. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargılarına ve aynı uygarlığa sahip olan insanların topluluğu. Ümmetin diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış amaç edinilmiş, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Ayni tür canlı topluluklarına da ümmet denmektedir. Örneğin: kuşlar bir ümmettir (Bkz.6:38).
  3. metne dön, dipnot 3
    Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, "Dilediğime" demekle, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," İnsanın "dilemesine," "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah dileseydi dipnot 1 kesinlikle onları bir tek ümmet dipnot 2 yapardı. Ne var ki O hak eden dipnot 3 kimseyi rahmetinin içine koyar. Zalimlere gelince, onların velisi ve yardımcısı yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimseye seçme hakkı tanımayarak, irade sahibi yapmayarak. İnsanları, seçimlerinde özgür bırakmayarak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Toplum. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargıları ve aynı uygarlığa sahip olan insan topluluğu. Sözcüğün diğer bir anlamı da "yol"dur. Bu yol, amaçlanmış, hedef olarak belirlenmiş yoldur. İnsan soyu. Ümmet, toplum anlamının yanı sıra aynı tür canlı topluluğuna da verilen isimdir. Örneğin kuşlar bir ümmettir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni anlamındadır. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah dileseydi dipnot 1 kesinlikle onları bir tek ümmet dipnot 2 yapardı. Ne var ki O dilediği dipnot 3 kimseyi rahmetinin içine koyar. Zalimlere gelince, onların velisi ve yardımcısı yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimseye seçme hakkı tanımayarak, irade sahibi yapmayarak. İnsanları, seçimlerinde özgür bırakmayarak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Topluluk, toplum. Sözcüğün birincil anlamı "yol" demektir. Bu yol, amaçlanmış, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargıları ve aynı uygarlığa sahip olan insan topluluğu demek olan ümmet kavramının; aynı zamanda ana, din, yol, cemaat, familya, nesil, boy, zaman gibi anlamları da bulunmaktadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Uygun gördüğünü. Dileyeni, hak edeni; hak etmek için gayret göstereni.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı dileseydi, onları her halde tek bir ümmet kılardı. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah dileseydi onları elbet birtek ümmet de yapardı. Fakat O, kimi dilerse onu rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince:) Onların ne bir haamisi, ne de (başkaca) bir yardımcısı yokdur.

İbni Kesir

Şayet Allah dileseydi; hepsini tek bir ümmet yapardı. Ama O; dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne de bir yardımcı.

Mehmet Alagaş

(7-12) Mekke’yi ve etrafındakileri uyarman için , şüphe duyulmayan toplanma gününden uyarman için , işte böyle, biz sana Arabi bir Okunanı / Kuranı vahyettik. Bir kısım / bir fırka cennette bir kısmı da ateşte. Eğer Allah isteseydi, sizi tek bir ümmet yapardı ve lakin istediği kimseler, esirgemesine / rahmetine soku lur, zalimlerin ise onların bir dostu ve de bir yardımcısı yoktur. Yoksa O’ndan başka dostlar mı edindiler? Allah işte O, dosttur, O ölülere hayat verir, O her şeyi güç yetirip ayarlayandır / kâdirdir. Karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz konuların hükmü hakkında ki karar Allah’a aittir, işte sizin Rabbiniz olan Allah, benim de Rabbimdir , O’na vekaleti verdim / O ’nu vekil tayin ettim ve yönümü ona gönülden yöneldim. Semaları ve Arzı yarıp çıkarmıştır (fatır), sizler için kendinizden türdeş eşler ve ziraatini yaptığınız / çiftçiliğini yaptığınız nimetlerden de çiftler /dişler erkekler yapmıştır, O’nun bir benzeri / bir misli daha yoktur (zât, sıfat ve eylem itibari ile benzersizdir) ve O işitendir, görendir. Semaların ve Arzın otorite anahtarları / meqalid O’ndadır. (İnsan O’nun mülküne misafirdir) İstediği kimse için rızkı basitleştiriyor ve ayarlıyor, muhakkak ki O her şeyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet kılardı. Fakat dilediği kimseyi rahmetine alır. O zalimlerin ise hiçbir dost ve hiçbir yardımcıları yoktur.

Süleyman Ateş

Allah dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.

Süleymaniye Vakfı

Tercihi Allah yapsaydı dipnot 1 onları kesinlikle tek bir ümmet haline getirirdi dipnot 2 ama o, tercihini doğru yapanı dipnot 3 rahmeti içine alır /yoluna kabul eder. Yanlış yapanların ise ne bir velisi ne de bir yardımcısı olur dipnot 4 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah sistemini imtihan için kurduğundan doğru yola gelip gelmeme konularında tercihi kuluna bırakmıştır. (Hud 11/7, Kehf 18/29, Muhammed 47/31, Mülk 67/1-2, İnsan 76/3).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Şae (شاء ) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tercihi Allah yapsaydı dipnot 1 onları kesinlikle bir tek toplum (ümmet) haline getirirdi. Ancak Allah, doğru tercihte bulunanı ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanların ne bir dostu ne de yardımcısı olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Şae = شاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir (Müfredat). Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip yaptı", Allah olursa "tercih edip yarattı" anlamına gelir.

Şaban Britch

Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat, dilediğini rahmetine katar. Ama zalimlerin ne bir velisi vardır ne de bir yardımcısı...

Şaban Piriş

Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat, dilediğini rahmetine katar. Ama zalimlerin ne bir velisi vardır ne de bir yardımcısı...

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Allah dileseydi onları bir tek ümmet elbette yapıverirdi. Fakat O, dilediği kişiyi/dileyeni rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had Allah willed, He would have made them one conjoint body united in feeling and in thought, but He extends His mercy to whom He will, whereas the wrongful of actions have no tutelary friend or guardian nor can any one afford them help.

Abdul Haleem

If God had so pleased, He could have made them a single community, but He admits to His mercy whoever He will; the evildoers will have no one to protect or help them.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah had so willed, He could have made them a single people; but He admits whom He will to His Mercy; and the Wrong-doers will have no protector nor helper.

Abul A'la Maududi

If Allah had so willed, He could have made them all a single community. But He admits whomsoever He pleases into His Mercy. As to those given to wrong-doing, they shall have none as protector or helper. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This theme has three objects in this context:

Aisha Bewley

If Allah had willed, He would have made them a single nation. But He admits whoever He wills into His mercy and the wrongdoers have no protector and no helper.

Al-Hilali & Khan

And if Allâh had willed, He could have made them one nation, but He admits whom He wills to His Mercy. And the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) will have neither a Walî (protector or guardian) nor a helper.

Ali Quli Qarai

Had Allah wished, He would have surely made them one community; but He admits whomever He wishes into His mercy, and the wrongdoers do not have any guardian or helper.

Amatul Rahman Omar

And if Allâh had wanted (to enforce His will) He would have made all these people one nation (of believers). But He admits (him) to His Mercy who wishes (so). As for the wrongdoers they will have neither a patron nor a helper (in the Hereafter).

Arthur John Arberry

If God had willed, He would have made them one nation; but He admits whomsoever He will into His mercy, and the evildoers shall have neither protector nor helper.

Bijan Moeinian

Had God willed, He would have made everybody the member of one community [Muslim]. Instead, God [has given man the freedom of choice to chose between good and bad and] will admits whoever He wills [and deserves] into His mercy and the wrongdoers [who will naturally not be admitted into His mercy] have neither any protector nor a helper.

E. Henry Palmer

But had God pleased He would have made them one nation; but He makes whom He will enter into His mercy; and the unjust have neither patron nor help.

Edip-Layth

Had God willed, He could have made them one nation. But He admits whom He wills into His mercy. The transgressors will have neither an ally, nor helper.

George Sale

If God had pleased, He had made them all of one religion: But He leadeth whom He pleaseth into his mercy; and the unjust shall have no patron or helper.

Hamid S. Aziz

And if Allah had willed He would surely have made them a single community, but He makes whom He wills enter into His mercy, and the unjust it is that shall have no guardian or helper.

Mahmoud Ghali

And if Allah had (so) decided, He would indeed have made them one nation; but He causes whomever He decides to enter into His mercy, and the unjust ones will in no way have any patron or any ready vindicator.

Marmaduke Pickthall

Had Allah willed, He could have made them one community, but Allah bringeth whom He will into His mercy. And the wrong-doers have no friend nor helper.

Mohamed Ahmed - Samira

If God had pleased He would have made them one community of belief; but He admits whom He please to His grace; yet the sinners have neither friend nor helper.

Muhammad Asad

Now had God so willed, He could surely have made them all one single community: none the less, He admits unto His grace him that wills [to be admitted] whereas the evildoers shall have none to protect them and none to succour them [on Judgment Day].

Mustafa Khattab

Had Allah willed, He could have easily made all ˹humanity˺ into a single community ˹of believers˺. But He admits into His mercy whoever He wills. And the wrongdoers will have no protector or helper.

Progressive Muslims

And had God willed, He could have made them one nation. But He admits whom He wills into His mercy. And the transgressors will have neither an ally, nor helper.

Rashad Khalifa

Had GOD willed, He could have made them one community. But He redeems into His mercy whomever He wills. As for the transgressors, they have no master, nor a helper.

Sahih International

And if Allah willed, He could have made them [of] one religion, but He admits whom He wills into His mercy. And the wrongdoers have not any protector or helper.

Sam Gerrans

And had God willed, He would have made them one community; but He makes whom He wills enter into His mercy; and the wrongdoers have neither ally nor helper.

Shabbir Ahmed

Now had Allah willed, He could have made all of them one single community. But Allah brings into His Grace him who so wills (making himself worthy). Whereas for the violators of human rights shall be no patron and no helper.

Syed Vickar Ahamed

And if Allah had so willed, He could have made them all one people (and one nation); But He admits those He wills to His Mercy; And the wrongdoers will have no protector nor helper.

Taqi Usmani

Had Allah willed, He would have made all of them a single group; but He admits whomsoever He wills into His mercy. As for the wrongdoers, they have neither a patron nor a helper.

The Monotheist Group

And if God had willed, He could have made them one nation. But He admits whom He wills into His mercy. And the transgressors will have neither an ally, nor helper.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩