Kehf suresi

Kehf suresi, 1. ayet

Kehf suresi, 1. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَىٰ عَبْدِهِ ٱلْكِتَٰبَ وَلَمْ يَجْعَل لَّهُۥ عِوَجَا

elḥamdü lillâhi-lleẕî enzele `alâ `abdihi-lkitâbe velem yec`al lehû `ivecâ.

Diyanet İşleri

Hamd, kuluna Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah'a mahsustur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 1–4 · surenin 1. ayeti / 110

Konu Kitabın indirilişi ve "Allah çocuk edindi" diyenler Kehf 1–8 3

  1. 1

    Hamd, kuluna Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah'a mahsustur.

  2. Kehf 2–4

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1-3. “Hamd”, Allah’a, hepsi de kemal derecede olan sıfatlarıyla, dinî ve dünyevî, gizli ve açık nimetleri ile övgülerde bulunmaktır. Mutlak olarak O’nun en üstün nimeti de yüce Kitab’ını kulu ve rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirmesidir. Yüce Allah da bu sebeple kendi zatını övmektedir. Bu, kulların da kendilerine peygamberler gönderdiği ve bu peygamberlere kitap indirdiği için O’nu övmeleri gerektiği anlamını içermektedir. Daha sonra Yüce Allah, bu Kitab’ı bütün yönleriyle mükemmel bir kitap olduğunu ihtiva eden iki sıfat ile nitelendirmektedir. Bu iki sıfatan biri, onda hiçbir eğriliğin bulunmamasıdır, diğeri ise bu Kitab’ın hem dosdoğru, hem de doğrultucu olmasıdır. Onda hiçbir eğriliğin olmaması, verdiği haberlerde yalan, emir ve yasaklarda da zulüm ve abes bir şey olmamasını ifade eder. Dosdoğru olması ise sadece en üstün haber ve emirleri vermiş olmasını ifade eder ki verdiği bu üstün haberler de kalpleri marifetle, imanla ve akılla doldurur. Yüce Allah’ın isim, sıfat ve fiillerine dair haberler, önceden geçmiş ve sonradan meydana gelecek gayba dair haberler bunlar arasındadır. Yine bu Kitab’ın emir ve yasakları, nefisleri arındırır, tertemiz eder, geliştirir ve kemale erdirir. Çünkü bu emirler, kemal derecesinde adaleti, alemlerin Rabbi olan Allah’a karşı ihlası ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmeyi içerir. Sözü geçen bu nitelikleri taşıyan bir kitabı indirdiği için Allah’ın kendi zatını övmesi ve onunla kullarına karşı övünmesi elbette ki bu kitaba yakışan bir durumdur.

üce Allah’ın: “kendi katından şiddetli bir azaba karşı uyarmak...” buyruğu şu demektir: Allah bu Kur’an’ı, onunla kendi nezdinde bulunan ilâhi cezaya karşı kulları uyarmak için indirmiştir. Bu azabı “kendi katından” diyerek nitelemesi, bu azabın emrine muhalefet edenlere karşı O’nun bir takdiri ve hükmü olduğundandır. Bu da hem dünyevî cezayı, hem de âhiretteki cezayı kapsar. Yüce Allah’ın kullarını korkutup, kendilerine zarar verecek, kendilerini helak edecek şeylere karşı uyarması da O’nun nimetlerindendir. Nitekim Yüce Allah, bu Kur’an-ı Kerim’de cehennemin niteliklerini söz konusu ettikten sonra şöyle buyurmaktadır: “İşte bununla Allah kullarını korkutuyor. Ey benim kullarım, benden korkun!” (ez-Zumer, 39/16) Yüce Allah’ın emrine muhalefet edenlere karşı ağır cezalar koyup bunları kendilerine açıklamış olması ve bu cezalara ulaştıran sebepleri beyan etmesi, kullarına rahmetinin bir tecellisidir.

“Salih ameller işleyen mü’minlere de içinde ebediyen kalacakları güzel bir mükâfat olduğunu müjdelemek için.” Allah, kuluna bu Kitab’ı kendisine, peygamberlerine ve kitaplarına iman eden, bu imanları kemale erip salih amel işlemelerini sağlayan mü’minleri müjdelemek için indirmiştir. Bu salih ameller ise ihlâs ve peygambere uyma özelliklerini bir arada taşıyan her türlü farz ve müstehab amellerdir. “Güzel bir mükâfat” ise Yüce Allah’ın, iman ve salih amele vereceğini belirttiği mükâfattır. Bu mükâfatın en üstün ve değerli olanı ise Allah’ın rızasına nail olmak ve içinde hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği nimetlerin bulunduğu cennete girmektir. Buradaki mükâfatın “güzel” olmakla nitelendirilmesi, bu mükâfatta tadını bozacak, hevesini kursakta bırakacak herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığına işarettir. Çünkü bunlardan herhangi birisi bulunacak olursa o mükâfat tam anlamıyla güzel olmaz. Bununla birlikte “içinde ebediyen” kalacaklardır. Bu güzel mükâfat, onlardan ayrılmayacak, onlar da ondan ayrı kalmayacaklardır. Aksine her an içinde bulundukları nimetler artıp duracaktır. Müjde vermek, müjdelenen şeyin verilmesini gerektiren amellerin söz konusu edilmesini de gerektirir. O yüzden bu Kur’an, nefislerin hoşuna giden ve ruhları neşelendiren o nimetlere ulaştıran salih amellerin bütününü kapsar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kemâl ve celâl sıfatlarıyla, zahiri ve batini nimetler, kulu ve resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı indiren Yüce Allah içindir. Bu Kur'an'da haktan hiçbir eğrilik ve sapma bulunmamaktadır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلْحَمْدُ el-hamdu hamdolsun kök: حمد
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  3. ٱلَّذِىٓ llezi ki
  4. أَنزَلَ enzele indirdi kök: نزل
  5. عَلَىٰ ala
  6. عَبْدِهِ abdihi kuluna kök: عبد
  7. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  8. وَلَمْ velem ve
  9. يَجْعَل yec'al koymadı kök: جعل
  10. لَّهُۥ lehu ona
  11. عِوَجَاۜ ivecen hiçbir eğrilik kök: عوج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(1, 2, 3, 4) Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde ebedî kalacakları güzel ödül (cennet) bulunduğunu müjdelemek ve "Allah çocuk edindi!" diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı dipnot 1 Kitabı kulu (Muhammed'e) indiren Allah'a hamdolsun.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [kayyim] kelimesi, ikinci ayetin başında gelmekte, dolayısıyla birinci ayetle bağlantılı olarak anlaşılabileceği gibi ikinci ayetteki mesajla da ilişkilendirilebilir. Bu durumda anlam "Onu doğru kıldı ki kendi katından gelecek şiddetli bir cezayla uyarasın diye" şeklini alır. Bu iki ihtimal nedeniyledir ki birinci ayetin son kelimesiyle ikinci ayetin ilk kelimesi arasında bir [sekte] vardır.

Mustafa İslamoğlu

Hamd tümüyle kuluna ilahi mesajı indiren ve onda hiçbir çarpıklığa yer vermeyen Allah'a mahsustur.

Muhammed Esed

Bütün övgüler Allah'a yakışır; O (Allah) ki, kuluna bu ilahi kelamı indirmiş ve onun anlaşılmasını güçleştirecek hiçbir çapraşıklığa yer vermemiştir:

Ahmed Hulusi

HAMD o Allah'a mahsustur ki, kuluna Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini (KİTAP), kendisinde hiçbir tutarsızlık olmaksızın inzal etti.

Ali Bulaç

Hamd, Kitabı kulu üzerine indiren ve onda hiç bir çarpıklık kılmayan Allah'a aittir.

Ali Özek ve heyeti

Hamd; kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indiren,

Ali Rıza Safa

Kitap'ı, kuluna indiren ve Onda tutarsızlık bulundurmayan Allah'a övgüler olsun!

Bayraktar Bayraklı

Bütün övgüler, kuluna kitabı indiren ve ona hiçbir eğrilik koymayan Allah'a aittir.

Edip Yüksel

ALLAH'a övgü olsun, kuluna kitabı indirmiş ve onda hiçbir eğriliğe yer vermemiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a övgü olsun, kuluna kitabı indirmiş ve onda hiç bir eğriliğe yer vermemiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hamd o Allah'a mahsustur ki, kuluna Kitab indirdi, içinde hiçbir yamukluk yapmadan,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hamd o Allaha ki kuluna kitab indirdi, hem ona hiç bir yamıklık yapmaksızın

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hamd dipnot 1 , kendisinde hiçbir çelişki olmayan Kitap'ı indiren Allah'a aittir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltmek sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanmak veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hamd dipnot 1 , kendisinde hiçbir çelişki olmayan Kitap'ı indiren Allah'a aittir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Övgü.

Gültekin Onan

Hamd, Kitabı kulu üzerine indiren ve onda hiç bir çarpıklık kılmayan Tanrı'ya aittir.

Hasan Basri Çantay

(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.

İbni Kesir

Hamd, O Allah'a ki; kuluna dosdoğru kitabı indirdi ve onda hiç bir eğrilik koymadı.

Mehmet Alagaş

(1-6) Övgü / Hamd kuluna kitabı indiren Allaha mahsustur , onda hiçbir eğrilik yoktur. Değerlidir, O’nun katında ki şiddetli sertliğe dair uyarıdır. Müminlere ki onlar, s alih amel işlerler, onlara içinde ebedi kalacakları güzel bir ödül ün var olduğunu müjdelemen içindir, Allah evlat edindi diyenleri uyar mak içindir, onların da babalarının da bunda bir bilgisi yoktur, ağızlarından çıkan büyük bir kelimedir, onlar kesinlikle yalan söylüyorlar , üstelik sen onların arkalarından, bu söze iman etmemelerine üzülerek kend ini mahvedecektin , arzda ziynet olarak neyi yaptıysak , hangisi güzel amel işleyecek bilelim diyedir, biz üzerinde ne varsa kupkuru toprak kesinlikle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hamt olsun Allah'a ki, kuluna kitabı indirdi ve onda hiçbir eğrilik koymadı.

Süleyman Ateş

Allah'a hamdolsun ki, kuluna Kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı.

Süleymaniye Vakfı

Her şeyi mükemmel yapmak, dipnot 1 kuluna bu kitabı indiren ve onda herhangi bir eğrilik dipnot 2 oluşturmayan Allah'a özgüdür. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Hamd", birini kendi yaptığı şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. "Şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için "güzel" yerine "mükemmel" kelimesini kullandık (Fatiha 1/2).
  2. metne dön, dipnot 2
    Eğrilik anlamı verdiğimiz ivec (عوج), çok dikkat edilmedikçe anlaşılamayacak olan eğriliktir (Müfredat). Doğruya çok yakın görünecek şekilde anlamda yapılan çarpıtmalar, böyle eğriliklerdir. Kur'an'da herhangi bir ivec yoktur (Zümer 39/28); ancak insanlar Kur'an'a uymak yerine Kur'an'ı kendilerine uydurmak için anlamı çarpıtabilir yani ivec yapabilirler.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her şeyi güzel yapmak, kuluna bu Kitabı indiren Allah'a mahsustur. O, bunu (Kitabı) anlaşılmayacak biçimde çarpıtılabilecek dipnot 1 bir yapıda oluşturmamıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İveç: Dışarıdan bakıldığında kolaylıkla anlaşılamayacak bir eğrilik, çarpıtmadır. Kur'an'ın ayetleri ayetlerle açıklayan, muhkem-müteşabih mesani (ikili) yapısı sayesinde (Bkz. Al-i İmran 3/7 ve ilgili dipnotlar) bu tip çarpıtmalar tespit edilebilir. Bu tip hileleri tespit edebilmek iyi seviyede Arapça dil bilgisi, Kuran Bilgisi ve ekip çalışması gerektirir. İnsanları, Allah'a değil kendilerine kul yapmak isteyenler, çok usta çarpıtmalar (iveçler) yaparlar. Geleneksel dinde kadın hukuku ve miras konuları bunların en belirgin örneklerindendir. İveç konusu ile ilgili olarak Bkz. Al-i İmran 3/99, Araf 7/45, Araf 7/86,  Hud 11/19, İbrahim 14/3, Kehf 18/1

Şaban Britch

Hamd olsun Allah'a ki kuluna, kitabı indirdi ve onda hiçbir eğrilik koymadı.

Şaban Piriş

Kuluna kitabı, onda hiç bir eğrilik bırakmadan, dosdoğru olarak indiren Allah'a hamd olsun.

Yaşar Nuri Öztürk

Hamt o Allah'a ki, kuluna Kitap'ı, kendisinde hiçbir eğiklik ve çelişme yapmaksızın indirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Praise be to Allah Who sent down to His servant the Book -the Quran- well founded, constant,resolute and did not allow therein of declension, obliquity or crookedness,

Abdul Haleem

Praise be to God, who sent down the Scripture to His servant and made it unerringly straight,

Abdullah Yusuf Ali

Praise be to Allah, Who hath sent to His Servant the Book, and hath allowed therein no Crookedness:

Abul A'la Maududi

Praise be to Allah Who has revealed to His servant the Book devoid of all crookedness; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, there is nothing intricate or complicated in it that may be beyond anyone’s understanding nor is there anything that deviates from the straight path of the truth and thus cause hesitation in the mind of a truth loving person.

Aisha Bewley

Praise belongs to Allah Who has sent down the Book to His slave and has put no crookedness in it.

Al-Hilali & Khan

All the praises and thanks be to Allâh, Who has sent down to His slave (Muhammad صلى الله عليه وسلم) the Book (the Qur’ân), and has not placed therein any crookedness.

Ali Quli Qarai

All praise belongs to Allah, who has sent down the Book to His servant and did not let any crookedness be in it,

Amatul Rahman Omar

All type of true and perfect praise belongs to Allâh Who has revealed this perfect Book to His servant, and has not assigned to it any crookedness.

Arthur John Arberry

Praise belongs to God who has sent down upon His servant the Book and has not assigned unto it any crookedness;

Bijan Moeinian

Mankind should be thankful to God Who sent this Qur’an through His servant Mohammad and made His points in it sound and clear.

E. Henry Palmer

Praise belongs to God, who sent down to His servant the Book and put no crookedness therein,-

Edip-Layth

Praise be to God who sent down the book to His servant, and He did not allow any flaw in it.

George Sale

Praise be unto God, who hath sent down unto his servant the book of the Koran, and hath not inserted any crookedness, but hath made it a strait rule:

Hamid S. Aziz

Praise be to Allah, who sent down to His servant the Book, and allowed no crookedness therein,

Mahmoud Ghali

Praise be to Allah Who has sent down upon His bondman the Book and has not made to it any crookedness;

Marmaduke Pickthall

Praise be to Allah Who hath revealed the Scripture unto His slave, and hath not placed therein any crookedness,

Mohamed Ahmed - Samira

ALL PRAISE BE to God who has revealed to His votary the Book which is free of all obliquity,

Muhammad Asad

ALL PRAISE is due to God, who has bestowed. this divine writ from on high upon His servant, and has not allowed any deviousness to obscure its meaning:

Mustafa Khattab

All praise is for Allah Who has revealed the Book to His servant,[1] allowing no crookedness in it,

Progressive Muslims

Praise be to God who sent down the Scripture to His servant, and He did not make in it any crookedness.

Rashad Khalifa

Praise GOD, who revealed to His servant this scripture, and made it flawless.

Sahih International

[All] praise is [due] to Allah, who has sent down upon His Servant the Book and has not made therein any deviance.

Sam Gerrans

Praise belongs to God who sent down the Writ upon His servant — and placed not therein deviation —

Shabbir Ahmed

All beauty and balance in the Universe is the living evidence that Allah is Praiseworthy. Praise be to Allah who has revealed this Book to His servant, and made it flawless.

Syed Vickar Ahamed

All Praises (and thanks) are due to Allah, Who has sent down to His Servant (the Prophet) the Book (the Quran), and has permitted no unevenness (or crookedness) in it:

Taqi Usmani

Praise belongs to Allah who has sent down the Book to His servant, and allowed no crookedness in it,

The Monotheist Group

Praise be to God who has sent down the Book to His servant, and He has not made in it any crookedness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩